{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/305 <br>KARAR NO\t: 2025/433<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/163 E.  -  2022/393 K.<br><br>DAVACI<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  İle İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/11/2022 tarih ve 2022/163 E. - 2022/393 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirdiği  2021/028986 sayılı \"...+şekil\" ibareli marka tescil başvurusunun, Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile re'sen 6769 sayılı SMK'nun 5/1-b, ç, ç maddeleri uyarınca  kısmen reddedildiğini, bu ret kararına karşı yaptıkları itirazın bu kez TÜRKPATENT YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2008 yılında elektrikli araçların şarj istasyonlarına yönelik bir işletme ağı kurmak amacıyla girişim şirketi olarak kurulduğunu, elektrikli araçların yayılmasının önündeki en önemli engel olan \"şarj istasyonu altyapısı ve yaygınlığı\" sorununu çözmeyi hedeflediğini, müvekkilinin elektrikli araçlar için şarj istasyonları sağlanması hizmetleri bakımından Türkiye’nin en tanınmış şirketlerinden biri olduğunu, 04 / 12 / 32 / 35 / 37 / 39 / 45.sınıfları kapsayacak şekilde gerçekleştirdiği 2021/028986 numaralı marka başvurusunun 12.sınıfta; “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar.“ malları bakımından ve 37.sınıfta “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)” hizmetleri bakımından ve 35.sınıfta \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)\" hizmetleri bakımından  Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) m.5/1 (b) ve (c) gerekçeleriyle reddedildiğini, somut olay bakımından ... kelimesinin 12.sınıftaki mallar ve 37.sınıftaki \"Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)\"  hizmetleri ve 35.sınıfta \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)\" bakımından tanımlayıcı olmadığını, ayırt ediciliğe sahip bulunduğunu, yaratılmış olan bir kelime olduğunu, “...” kelimesinin hiçbir literatürde ve kaynakta elektrikli araç şarj istasyonu anlamına gelmediğini,  bütünsel olarak türetilmiş ayrı bir kelime olduğunu, marka vasfını haiz bulunduğunu, müvekkilinin 2011 3424 ve 2012 61182 sayılı aynı ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, “...” markasının,  geçmişte de müvekkili şirket adına elektrikli ürünlerin de olduğu sınıflarda tescil edildiğini,  SMKm 5/2 uyarınca da müvekkili başvurusunun reddedilmemesi gerektiğini, uzun süreli, fasılasız kullanım yoluyla ayırt edici hale geldiğini, ayrıca yine müvekkili başvurusunun 2017/77016 sayılı marka ile SMK m.5/1 (ç) bendi uyarınca \"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” yönünden kısmi reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili markası ile 5/1-ç maddesine gerekçe tutulan markanın bütünsel algıda farklı olduğunu, redde gerekçe markada herhangi bir şekil unsurunun yer almadığını ileri sürerek,  TÜRKPATENT YİDK'nin 2022-M-2246 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, Kurum tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu  savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  başvuru konusu edilen işaretin tüketici nezdinde yaratacağı bütünsel algı itibariyle, 12.sınıftaki “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar.” ve 35. Sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ve 37. sınıftaki “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)” mal ve hizmetleri açısından esasen iktisadi kaynak göstermeye elverişli bir şekilde markasal bir izlenim oluşturmayacağı, bu ibarenin söz gelimi otomotiv sektöründe otomobilin elektrikli olduğu veya yine elektrikli araçlar için sunulan şarj istasyon hizmetlerini işaret eder bir niteliğinin bulunduğunu gösterir bir işaret/logo olarak algılanacağı, davacı yanın ilgili sektörde hakim işletme olması ve sektörde “...” ibaresini uzun yıllardır kullandığı iddiasının, davacı lehine, sektör kullanımına açık kalması gerektiği düşünülen böylesi bir ibare üzerinde mutlak bir hak oluşturmayacağı, zira mevcut durumda anılan ibarenin nitelik itibariyle, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler açısından herhangi bir iktisadi kaynağı işaret etme yeterliliği bulunmayan bir ibare olduğu, dava konusu işareti oluşturan sözcük ve şekil unsurunun bütün olarak yarattığı algı itibariyle, reddine karar verilen mal ve hizmetlerde, normal şartlarda,  iktisadi kaynak gösterme fonksiyonu bulunan bir marka olarak değil, sektör açısından (echarge şeklindeki İngilizce kullanımından da anlaşılabileceği üzere) yaygın kullanıma konu olan/olması mümkün bir işaret olarak algılanacağı,  bu tür yaygın kullanıma konu olan/olması mümkün işaretlerin sektörün devamlılığının sağlanması ve gelişimi açısından tek bir iktisadi kaynağa bırakılmasının isabetli olmayacağı,  davacı tarafın ilgili sektörün öncü girişimcilerinden olmasının, anılan ibare üzerinde tekel oluşturması ve sektörde faaliyet gösteren/göstermesi muhtemel 3.kişilerin bu ibareye yönelik her türlü kullanımını kısıtlar mahiyette sonuçlar yaratabilecek bir tescil elde etmesini kendiliğinden sağlamayacağı,  nihai olarak işaretin bütününe hakim unsurların yarattığı algı itibariyle 6769 s. SMK 5/1-b maddesi anlamında kaynak gösterme fonksiyonunun mevcut olmadığı, sahip olduğu bütünsel algı itibariyle yalnızca 12. Sınıftaki “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar” ve 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”  ile 37.sınıftaki  “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)” açısından, satılan malın/sunulan hizmetin aynı zamanda bir çeşidini/cinsini belirtir niteliğe haiz olduğunu gösterir bir işaret olduğu, söz gelimi bir otomobil üzerinde “...” ibaresinin gören tüketicinin, otomobilin elektrikli ve şarj edilebilir bir özelliğe sahip olduğunu düşünebileceği, “...” ismi ile gerçekleştirilen satış faaliyetlerinde yine “şarj edilebilir araçların, şarj istasyonlarının“ satışının yapıldığı algısının edinilebileceği, keza yine servis istasyonlarında bu ibare ile karşılaşan tüketicinin “elektrikli araçlar için şarj servisi” bulunduğu izlenimi edinebileceği, bununla birlikte sair mal ve hizmetler açısından ise esasen 5/1-c maddesi kapsamında aranılan bir ilişki içerisinde olduğundan bahsedilemeyeceği, davacıya ait başvuru kapsamında SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca 35.sınıfta reddine karar verilen hizmetlerin tamamının ret gerekçesi marka kapsamında da birebir aynı şekilde yer aldığı, her iki markanın da “...” ibaresini ortak olarak taşıdığı görülmekle, 5/1-ç maddesinin uygulanabilirliğinde salt kelime unsurlarının ortaklığının yeterli bir kriter olmadığı, taraf markalarının özellikle görsel anlamda birbirlerinden somut bir şekilde uzaklaştıkları, markalarda kullanılan her iki logonun, renklerin ve hatta sözcüklerin yazımında kullanılan harf karakterleri ile oluşturulan görsel algının tamamen farklılaştığı, markaların bütün olarak birbirini çağrıştırır hiçbir ortak özelliğinin dahi olmadığı, bu haliyle markaların 5/1-ç bendi anlamında Yüksek Yargı kararları ışığında aranılan aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olma kriterinden özellikle görsel anlamda ciddi şekilde uzaklaştığı,  SMK'nın 5/1-ç maddesi şartlarının oluşmadığı, davacı yanca işlem dosyasına “...” anahtar kelimesi ile Google arama motorunda yapılan arama sonuçlarında ilk sırada çıktığına ilişkin ekran görüntüsü, 5/1-ç maddesi uyarınca redde konu marka ile farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerine yönelik ekran görüntüleri, müvekkilinin “...” markası altındaki faaliyetlerine yönelik internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yer alan bir kaç adetten ibaret paylaşım görselleri gibi delillerin sunulduğu, sunulan bu sınırlı sayıdaki delilin davacı ... başvurusuna konu daha baştan özgünlüğü bulunmayan böylesi bir işaretin yoğun kullanım sonucunda ayırt edici hale geldiği değerlendirmesi açısından yeterli görülmediği, bu halde davacı ... başvurusuna konu işaretin kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığı kanaatine varılamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nun 2022-M-2246 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 35.sınıf “ Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.”  yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyada mübrez 07.10.2022 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını,  \"...\" kelimesinin ayırt ediciliğe sahip olmayan, tanımlayıcı bir ibare olmadığını, sundukları delillerin başvuru markasının kullanımla ayırt edicilik kazandığını ispata yeterli bulunduğunu, 2008 yılından bu yana yoğun ve yaygın kullanımla SMK'nın 5/2.maddesi uyarınca ayırt edicilik kazandığını, hiçbir kaynakta ve literatürde araç şarj istasyonu anlamına geldiğinden bahsedilmediğini, \"...\" ibaresinin 2011/34243 ve 2012/61182 sayılı markalarla 2012 yılından itibaren müvekkili tarafından tescilli olarak kullanıldığını, müvekkilinin Türkiye'de en fazla hızlı elektrikli şarj istasyonuna sahip birinci şirket olduğunu, YİDK kararının tümüyle iptalinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markası ile kısmi redde gerekçe gösterilen markaların esaslı unsurunun “...” ibaresi olduğunu, redde gerekçe markada bulunan şekil unsurunun tali nitelikte olup markada ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, redde mesnet markaya da ayırt edicilik özelliğini sağlayan, markanın çekirdeğini oluşturan kısmın “...” ibaresi olduğunu, söz konusu ibarenin baskın ve ayırt edici şekilde hem başvuru markasında hem de kısmi redde mesnet markada aynı şekilde yer aldığını, davacının başvurusundaki yardımcı unsur konumunda bulunan şekil ile oluşturulan farklılığın gözde ve kulakta bıraktığı intiba itibari ile marka başvurusunu redde dayanak gösterilen markadan ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaktan çıkartmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesine göre, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyecekleri, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde de ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacaklarının hüküm altına alındığı, bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerektiği, bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesinin mümkün olmadığı, tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğini tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescilinin mümkün olduğu, buna göre yapılan değerlendirmede \"...\" ibareli başvurunun, uyuşmazlık konusu  12.sınıftaki “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar.” ve 35. Sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ve 37. sınıftaki “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)” mal ve hizmetleri açısından SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca soyut ayırt ediciliği haiz bulunmadığı, bunun yanında 12. Sınıftaki “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar” ve 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ile 37.sınıftaki  “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)” açısından aynı Kanun'un 5/1-c maddesi anlamında tanımlayıcı da olduğu, davacı tarafça sunulan kullanım delillerinin, ayırt edicilik fonksiyonu bulunmayan, kısmen tanımlayıcı nitelik taşıyan ... ibaresinin ve buna vurgu yapan şekil unsurunun SMK'nın 5/2.maddesi anlamında yoğun kullanım sonucunda ayırt edici hale geldiğinin kabulü açısından yeterli görülmediği, öte yandan başvurunun uyuşmazlık konusu 35.sınıf “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” yönünden, SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında reddine mesnet alınan 2017/77016 sayılı \"...\" ibareli marka ile arasında  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarih, 2020/1019-5419 E.K. sayılı ilamında vurgulandığı biçimde, ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık bir benzerliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf  vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0'er-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6118874c42ff6406","SID":"0cbddf2a66f074c2"}}