{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1211 Esas<br>KARAR NO:2025/70 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI:2019/215 Esas - 2022/119 Karar <br>TARİH:15/03/2022<br>DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:23/01/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Mülkiyeti dava dışı ... ye ait olan ... teknesinin müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... notu poliçe ile gezinti tekneleri rizikolarına karşı sigortalı bulunduğunu, davalı yan uhdesinde sigortalı bulunan ve ...'na ait ... teknesinde 29.12.2017 tarihinde çıkan yangının ... teknesine sirayeti ile hasara yol açtığını, müvekkilinin sigortalısı için 9,339,50 Euro (05.04.2018 tarihinde 46.059,61 TL) hasar tazminatı ödemesini yaptığını, bunun sonucundada TTK 1472 maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, müvekkilinin dava açmadan önce davalı yana bildirimde bulunduğunu, Arabuluculukta anlaşmama olarak tutanak tutulduğunu, 29.12.2017 tarihinde meydana gelen hasarda davalıya sigortalı olan ... teknesinin çıkan yangın nedeniyle %100 kusurlu olduğunu, davanın Ticaret Kanunundaki halefiyet ilkesine dayandığını, Davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiğini belirterek, 46.059,61 TL rücu tazminatın, fazlaya dair ve faiz ve kusur artışından doğan dava ve talep haklan saklı tutularak, 31.07.2018 tarihinden itibaren ...Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranı üzerinden faiz, masraf ve ücreti vekalet ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davaya cevap verilebilmesi için öncelikle HMK 12. md. gereğince delillerin kendilerine tebliği gerektiğini, TTK 1472. maddesi gereğince sigortacının halefiyet hakkımn gerçekieşebiJmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunması, sigortacının bu sözleşmeye dayanarak sigortalısına (gerçek hak sahibine) bir ödeme yapmış olması, yine ödemenin poliçe hükümlerine ve gerçek zarar ilkesine uygun olması, ödemenin poliçe teminatı içinde kalan riziko ve hasara yönelik yapılmış olması ve nihayet sigortalısının kendisine zarar verene karşı bir dava hakkının mevcut olması koşullarının birarada olması gerektiğini, davacı tarafından zararın karşılandığı ... isimli teknede meydana gelen zarara ... isimli sigortalı teknenin sebebiyet verdiği iddia edilmişse de, bu iddiaların ispat edilmediği gibi yersiz olduğunu, 29.12.2017 tarihli yangın raporunda, yangının başlangıcının ... veya ... isimli yelkenli teknelerde olduğu, iki tekneden birinin şarj kablolarında veya teknelerin elektrik aksamlarında herhangi bir nedenle meydana gelen kısa devre sonucu yangının çıktığının yazılı olduğunu, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/2 D.Îş sayılı dosyası kapsamında alınan 23.04.2018 tarihli mahkeme tespit raporunda, yangının saat 23.03.30'da çıktığı, güvenlik görevlilerinin yangının başlangıcında yangına müdahale ettiklerini gösteren bir görüntünün bulunmadığı, itfaiyenin olay yerine geliş saatinin 23.32 olduğu, güvenlik kamera kayıtlarında yangının hangi tekneden çıktığının seçilemediğinin yazılı olduğunu, 05.02.2018 tarihli Enkaz Çıkarma Raporunda, yangının nasıl ve nerede başladığının tespit edilemediğinin belirtildiğim, anlaşılacağı üzere yangının kaynağı hususunda dosya kapsamında çelişkiler mevcut olduğunu, bu çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, kusur ve sorumluluğun ispat yükünün davacının üzerinde bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketinin zarar gören üçüncü şahısların zararından ancak poliçe limitleri dahilinde sorumlu bulunduğunu, uyuşmazlığa konu kaza neticesinde ... ve ... isimli teknelerden başka 7 teknenin daha zarar gördüğünün bilindiğini, tüm zarar görenlerin zararının tespitinin önem arzettığini, poliçedeki 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta teminatının tüm zararı karşılamaya yetmemesi halinde, zarar görenler arasında zararları oranında bir garanıe hesabına gidilmesinin gerektiğini, hasar tutarının gerçek zarar miktarı ile sınırlı olması gerektiğini, davacı taleplerinin miktar bakımından kabul edilebilir olmadığını, somut olayda sözkonusu tekne hasar anında ehliyetli kişiler gözetiminde olsaydı hasarın meydana gelmeyeceğini, zira itfaiyenin olaya yarım saat sonra müdahale etmesi, site güvenlik görevlilerinin ve çalışanlarının yangının büyümesini önlemek için hemen hiçbirşey yapmamış olmaları, yangının diğer teknelere sirayet etmemesi için herhangi bir önlem faaliyetinde bulunmamalarının, site yönetiminin bu konuda yeterli eğitim, tatbikat vedonanımdaıı yoksun olduğunu ortaya koyduğunu, sigortalının dava konusu hasarın önlenmesi ve artmasında ağır kusurunun söz konusu olduğunu, Sigortalı teknenin iplerinin kesilerek tekne kontrolsüz bir şekilde rıhtımdan uzaklaştırıldığı esnada, ... isimli teknenin iplerini kopartarak sürüklenmesine sebebiyet verdiğini ve sürüklenen ... teknesinin karşı rıhtımda bulunan E pontonundaki ... teknesine temas ederek, bu teknelerin de alev almasına sebebiyet verdiğini, yeterli ehliyet sahibi bir kimsenin kolayca önlem alabileceği ve önleyebileceği bir durum olmasına karşılık, teknenin hasar anında ehliyetsiz kişilerin kullanımına ve gözetimine bırakılmış olması sebebiyle dava konusu hasarın meydana geldiğini, davacı taleplerinin olağan deniz tehlikeleri kapsamında değerlendirilemeyeceğini, Toplu Site Yönetiminin müterafık kusuru bulunduğunu, davacının fazi başlangıcı taleplerinin de yerinde olmadığım belirterek, davanın reddini ve herhalükarda gerçek zararın sorumluluk sınırları çerçevesinde bilirkişi aracılığıyla tespitini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 15/03/2022 tarih ve  2019/215 Esas - 2022/119 Karar sayılı kararında;\"Dava, 29/12/2017 tarihinde davalıya yana sigortalı ... isimli teknede çıktığı iddia olunan yangının ... teknesine zirayet ettiğinni iddia edildiği olayda, yangının ne şekilde meydana geldiği, nasıl ve nerede başladığı, tarafların kusur durumu, geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca kadri marufunda ödeme yapılıp yapılmadığı, hasarın poliçe kapsamında kalıp kalmadığı, davacı sigortacının davalı sigortalıya rücu şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen 10/01/2020 tarihli raporda, Davaya konu yangının, elektrik aksamında meydana gelen bir arıza/kısa devre nedeniyle ilk önce ... isimli teknede çıktığı, daha sonra yanında bulunan ... isimli tekneye sıçradığı; ... teknesinin de sahile bağlı halatlarının yanması ve/veya Site görevlilerince kesilmesi sebebiyle sürüklenerek karşı kıyıda bulunan ... teknesinin üzerine yasladığı/temas ettiği ve alevleriyle onu etkileyerek hasarlanmasına sebebiyet verdiği, ... isimli yatın mezkur yangın olayı nedeniyle bir kusurunun bulunmadığı; ... yatının hasarianması olayına, yangının ilk başladığı tekne olan ... isimli yat ile mezkur yangına ilk anda yeterli müdahaleyi yapamayan, bu konuda yetersiz ve donanımsız olduğu anlaşılan Site Yönetimi'nin müşterek kusurlarının bulunduğu, ... isimli motoryatta meydana gelen yangın hasarının onarım bedelinin 9.939,50 Euro olduğu, bu tutarın % 50 kusur esası ile TL karşılığı 23.029,80 TL ) hasar tazminatından davacıya karşt ... isimli yatın donatan/maliki/ ve sigortacısının sorumlu olabileceğine ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Tarafların beyan ve itirazları üzerine dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 21/01/2022 tarihli raporda; Davaya konu yangının, elektrik aksamında meydana gelen bir arıza/kısa devre nedeniyle ilk önce ... isimli teknede çıktığı, daha sonra yanında bulunan ... isimli tekneye sıçradığı; ... teknesinin de sahile bağlı halatlarının yanması ve/veya Site görevlilerince kesilmesi sebebiyle sürüklenerek karşı kıyıda bulunan ... teknesinin üzerine yasladığı/temas ettiği ve alevleriyle onu etkileyerek hasarlanmasına sebebiyet verdiği, ... isimli yatın mezkur yangın olayı nedeniyle bir kusurunun bulunmadığı; ... yatının hasarlanması olayında, yangının ilk başladığı tekne olan ... isimli yat ile mezkur yangına ilk anda yeterli müdahaleyi yapamayan, bu konuda yetersiz ve donanımsız olduğu anlaşılan Site Yönetimi'nin %50'şer oranında müşterek kusurlarının bulunduğu, ... isimli motoryatta meydana gelen yangın hasarının onarım bedelinin 9.939,50 Euro olduğu, bu tutarın %50 kusur esası ile TL karşılığı 23.029,80 TL hasar tazminatından davacıya karşı ... isimli yatın donatan/maliki ve sigortacısının sorumlu olabileceğine ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Dava dilekçesi , cevap dilekçesi , yangın raporu , bilirkişi raporları ile dosyada bulunan tüm deliller bir bütün olarak düşünüldüğünde ;Yangının çıkış sebebi hakkında yapılan değerlendirmede ; Dava dışı sigortalı ...'ye ait ... teknesinin davalı sigortacı nezdinde sigortalı ... teknesinde 29.12.2017 tarihinde çıkan yangının sirayeti nedeniyle zarar gördüğü olayda dosya içerisinde bulunan yangın raporunda ;yangının ... teknesinde meydana geldiği, bu teknenin sürüklenmesi sebebiyle ... isimli teknenin de yanmaya başladığı, perona bağlandıkları halatları yanan teknelerin, şiddetli rüzgarın etkisiyle bağlı bulundukları yerden yanarak ayrılması sonucu yangın diğer teknelere sirayet etmesi sonucu davaya konu teknenin yangından zarar gördüğünün belirtildiği, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nın 2018/2 D.ls sayılı dosyasına sunulan ve bilirkişiler ... ile ... tarafından düzenlenen 23.04.2018 tarihli Raporda;  yangının sigortalıya ait tekneden çıktığının kabulü halinde bile yangına geç müdahale edilmesi ve zararın büyümesinde Toplu Site Yönetiminin müterafik kusurunun bulunduğunun söyleneceği zira, yangın sigortalı tekneden çıkmış olsa dahi itfaiyenin olaya neredeyse yarım saat sonra müdahale edebilmiş olması, site güvenlik görevlilerinin ve çalışanların yangının büyümesini önlemek için hemen hiçbir şey yapmamış olmaları, yangının diğer teknelere sirayet etmemesi için herhangi bir önlem faaliyetinde bulunmamaları, site yönetiminin bu konuda yeterli eğilim, tatbikat ve donanımdan yoksun olduğunu ortaya koyduğunu , bu nedenle yangından sorumluluk ile zararın büyümesinden doğan sorumluluğu birbirinden ayırarak, en basit şekliyle site yönetimini diğer teknelerin zarar görmesinde ve zararın artmasında müterafik kusurlu addetmenin mümkün olabileceğinin belirtildiği , dosya içerisinde bulunan tüm deliller ve tanık beyanlarının değerlendirilmesi ile; davaya konu yangının ilk önce ... isimli teknede, elektrik aksamında meydana gelen bir arıza/kısa devre nedeniyle çıktığı daha sonra yanında bulunan ... isimli tekneye sıçradığı, ... teknesinin de sahile bağlı halatlarının yanması ve/veya Site görevlilerince kesilmesi sebebiyle sürüklenerek karşı kıyıda bulunan ... teknesinin üzerine yasladığı/temas ettiği ve alevleriylc onu etkileyerek hasarlanmasma sebebiyet verdiği mahkememizce kabul edilmiş ,Tarafların kusurları yönünden yapılan değerlendirmede ise ; yangına maruz kalarak hasarlanan davacı sigortacıya sigortalı ... isimli tekneye bu olay nedeniyle yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı olayda , yangının meydana geldiği yerin özel bir tekne park alanı olması ve burada yaşanacak yangın, hırsızlık vb. olaylara karşı güvenliğin sağlanmasından site yönetiminin sorumluluğunun bulunduğu , dosyaya sunulu belgelerden site içerisinde yangın durumlarında kullanılmak üzere tesis edilmiş su deposu bulunduğu ancak yangına müdahale için kullanılmamış olduğunun anlaşıldığı, dosyaya sunulu belgelerden saat 23.03,30'da başlayan yangına ilk müdahaleyi yakında bulunan ...'dan gelen palamar botlarının yaptığı, tekneleri bölgeden uzaklaştırma çalışmaları ile müdahalede bulundukları ve nihayet saat 23.32'de olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri tarafından yapılan çalışmalar ile yangının kontrol altına alınarak söndürüldüğü ,site görevlilerinin yangını farkettiklerinde itfaiyeye haber vermekten başka etkili hiçbir müdahalede bulunmadıkları anlaşıldığından Site Yönetimi'nin müşterek kusurlarının bulunduğu mahkememizce kabul edilmiş,Sigorta abonman sözleşmesine göre davaya konu teknenin 28.08.2017 - 28.08.2018 tarihleri için ... A.ş tarafından sigortalandığı, sigorta tarafından 05.04.2018 tarihinde  9.339,50 Euro (veya 42.249,10 TL) hasar tazminatı ödendiği ,yangın hasarının onarım bedelinin 9.939,50 Euro mertebesinde bulunduğu, alınmış olan fiyat tekliflerinin, teknedeki hasarların niteliği ve keza teknenin rayiç değeriyle kıyaslanması ile makul ve yat onarım piyasasında bilinen ve uygulanan fiyatlarla uyumlu olduğu ,davalı sigortalısının TBK 49 uyarınca haksız fiil sorumluluğu esaslarına göre sorumlu olduğu, TTK 1472 maddesine göre sigortalısının haklarına halef olan davacı sigortacının, ... isimli yat ve onun sigortacısından ödediği tazminatını % 50 müşterek kusur esası ile 9.339,50 Euro ¡2 =4.669,75 Euro (05.04.2018 tarihinde karşılığı 46.059,61 TL/2 =23.029,80 TL nin ödeme tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile,''Davanın KISMEN KABULÜ ile 23.029,80 TL alacağın ödeme tarihi olan 05/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya dair istemin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yangına müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortali teknenin sebebiyet verdiği çelişkiye mahal vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini, Davacı tarafından ... isimli teknede meydana gelen zarara ... isimli sigortalı teknenin sebebiyet verdiği iddia edilmiş ve yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında; “…Davaya konu yangının, elektrik aksamında meydana gelen bir arıza/kısa devre nedeniyle ilk önce... isimli teknede çıktığı, daha sonra yanında bulunan ... isimli tekneye sıçradığı; ... teknesinin de sahile bağlı halatlarının yanması ve/veya Site görevlilerince kesilmesi sebebiyle sürüklenerek karşı kıyıda bulunan ... teknesinin üzerine yasladığı/temas ettiği ve alevleriyle onu etkileyerek hasarlanmasına sebebiyet verdiği, ... isimli yatın mezkur yangın olayı nedeniyle bir kusurunun bulunmadığı; ... yatının hasarlanması olayına, yangının ilk başladığı tekne olan ... isimli yat ile mezkur yangına ilk anda yeterli müdahaleyi yapamayan, bu konuda yetersiz ve donanımsız olduğu anlaşılan Site Yönetimi'nin müşterek kusurlarının bulunduğu…” belirtildiğini ve bu doğrultuda Yerel Mahkemece hüküm tesis edildiğini, Ancak diğer taraftan 29/12/2017 tarihli yangın raporunda;\"..Yangının başlangıcının ... numaralı evin önündeki B.1 ve E.5 sayılı elektrik prizlerine ve peronlarına bağlı olan ... veya ... isimli yelkenli teknelerde olduğu, iki tekneden birinin şarj kablolarında veya teknelerin elektrik aksamlarında herhangi bir nedenle meydana gelen kısa devre sonucu yangının çıktığı..\"Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/2 D. İş sayılı dosyası kapsamında alınan 23.04.2018 tarihli mahkeme tespit raporunda; \"..Yangının saat 23:03:30'da çıktığı, güvenlik görevlilerinin yangının başlangıcında yangına müdahale ettiklerini gösteren bir görüntünün bulunmadığı, itfaiyenin olay yerine geliş saatinin 23:32 olduğu, güvenlik kamera kayıtlarında yangının hangi tekneden çıktığının seçilemediği..\" 05/02/2018 tarihli Enkaz Çıkarma Raporunda ise; \"..Yangının nasıl ve nerede başladığının tespit edilemediği..\" belirtildiğini,Yangının kaynağı hususunda dosya kapsamında çelişkiler mevcut olup, bu çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, Kanunda aksi öngörülmedikçe Kural olarak herkesin iddiasını ispatla yükümlü olduğunu; o halde gerek davanın mahiyeti ve gerekse de HMK 190. maddesi ve MK 6. maddesi uyarınca kusur ve sorumluluğun ispat yükü, davacının üzerinde bulunduğunu, O halde davacının somut kanıtlarla dava konusu yangına müvekkili nezdinde sigortalı teknenin sebebiyet verdiğini ispatlaması gerektiğini ancak davacının davasını ispat edecek hiçbir somut belgesi olmadığı gibi dayanak olarak sunduğu tüm belgelerde çelişki mevcut olduğunu, Ancak Yerel Mahkeme kararında bu çelişkiler giderilmeksizin alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş olup, eksik inceleme içeren Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiklerini,Site yönetiminin ağır kusuru sigortalı ... teknesinde meydana gelen yangın hadisesi ile ... isimli teknede oluşan zarar arasındaki illiyet bağını kestiğini, Dosya kapsamında da sabit olduğu üzere Bilirkişi Raporunun 7. Sahifesinin 3.Paragrafından anlaşılacağı üzere (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) ... teknesinde meydana gelen yangının ...isimli tekneye sıçradığı, ... isimli teknenin rıhtımdan uzaklaştırılmak amacıyla iplerinin kesildiği ve akabinde sürüklenerek farklı puntoda bulunan ... isimli teknenin yanmasına sebebiyet verildiğinin, belirtildiğini, Ayrıca site yönetimi tarafından itfaiyeye neredeyse yarım saat sonra haber verilmiş olması, site güvenlik görevlilerinin ve çalışanlarının yangının büyümesi önlemek için hemen hiçbir şey yapmamış olmaları, yangının diğer teknelere sirayet etmemesi için herhangi bir önlem faaliyetinde bulunmamaları, site yönetiminin bu konuda yeterli eğitim, tatbikat ve donanımdan yoksun olduğunu ortaya koymakta olduğunu, (Kamera görüntüleri ile sabittir.) Site yönetiminin dava konusu hasarın meydana gelmesinde ve artmasında ağır kusuru söz konusu olduğunu, Keza, «...Aynı durumda bulunan her mâkul insanın aklına gelebilecek ilkel koruyucu tedbirleri almayı ihmal eden kimseler, ağır kusur işlemiş olur». BGE 87 II 184 (Kaneti, I. sh. 101, No. 87); Keza BGE 54 II 403; 57 II 480; 62 II 317 İddiaya göre hasar oluştuğu esnada teknenin yanmaya başladığının site güvenlik görevlileri tarafından görevlileri rağmen yeterli tedbir alınmaması, yeterli teknik bilgi ve donanıma sahip kişilere haber verilmemesi zararın meydana gelmesinde önemli rol oynadığını, Ayrıca (iddialar doğru kabul edilirse) sigortalı teknenin iplerinin kesilerek teknenin kontrolsüz bir şekilde rıhtımdan uzaklaştırıldığı esnada Bianca isimli teknenin iplerini kopartarak sürüklenmesine sebebiyet verdiği ve sürüklenen ... teknesinin karşı rıhtımda bulunan E pontonunda ... teknesine temas ederek bu teknelerinde alev almasına sebebiyet verdiğini; yeterli ehliyet sahibi bir kimsenin kolayca önlem alabileceği ve önleyebileceği bir durum olmasına karşılık teknenin hasar anında ehliyetsiz kişilerin kullanımına ve gözetimine bırakılmış olması sebebiyle dava konusu hasar meydana geldiğini Açıklandığı üzere davacının taleplerinin Institute Clauses 9.1.1 maddesi gereği olağan deniz tehlikeleri dahilinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,Bu nedenle Toplu Site Yönetiminin ağır kusur ... isimli teknede hasar oluşmasına sebebiyet verilmiş olduğu ve sigortalı bakımından illiyet bağı kesilmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesini aksi halde bilirkişi ek raporu alınmasına karar verilmesini talep ettiğini, Müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu ancak poliçe teminat limiti ile sınırlı olup, tüm zarar görenlerin tespiti yapılarak garame hesabı yapılması gerektiğini, Müvekkili sigorta şirketinin, zarar gören üçüncü şahısların zararından ancak poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu,Davaya konu müvekkili sigorta şirketi ile sigortalı arasında düzenlenen 162617912 sayılı ve 27/06/2017-27/06/2018 vadeli Yatım Paket Poliçesinde 3. Şahıs Sorumluluk Teminatı limitini 192.500,00 Euro olduğunun, belirtildiğini,Buna göre verilen 192.500,00-TL teminatın, sigortalı teknenin 3. Şahıslara vermiş olduğu tüm zararları kapsar üst teminat limiti olduğunu,Uyuşmazlığa konu kaza neticesinde sigortalı ... isimli tekne ile davacıya ait ... isimli tekneden başka 7 teknenin daha zarar görmüş olup, kabul anlamına gelmemekle birlikte yangın ...’ten çıkması halinde zarara sebebiyet verilen tüm teknelerin zararları için ödenecek toplam üst teminat limitinin 192.500,00-TL olduğunu, O halde kabul manasına gelmemekle birlikte, olayda zarar gören üçüncü şahıs teknelerinin sayısının fazlalığı ve toplam zararın büyüklüğü dikkate alındığında poliçedeki 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta teminatının tüm zararı karşılamaya yetmemesi halinde zarar görenler arasında zararları oranında bir garame hesabına gidilmesi gerektiğini, ... A.Ş. tarafından İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/989 E. sayılı dosyası ile zarar gören sigortalı \"...\" isimli teknenin zararı, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/221 E. sayılı dosyası ile de Bendil isimli teknelerin zararlarının giderildiğinden bahisle müvekkili sigorta şirketine karşı rücuen tazminat talepleri yöneltildiğini,Diğer taraftan müvekkili sigorta şirketi tarafından alınan son ekspertiz raporunda kusur oranından bağımsız olarak kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu yangın hadisesinde hasar gören teknelerin isim, marka, model, sigorta ve sigorta teminat bilgileri ile gelen/gelmesi beklenen tahmini rücu miktarları ile proporsiyon oranlarına göre poliçe teminat üst limiti kapsamında her bir tekne yönünden tahmini hesaplanan rücu miktarlarını gösteren listenin dilekçede belirtildiği Zarar gören teknelerin tüm zarar bedellerinin (kusur oranından bağımsız olarak) teminat limitini aşmakta olup, bu aşamada tüm zarar görenlerin zararının tespiti garame hesabı yapılabilmesi adına önem arz etmekte olduğunu, Ancak Yerel Mahkeme tarafından bu hususun göz ardı edilerek davaya konu yangın hadisesinde sadece davaya konu tekne zarar görmüş gibi sadece ... isimli teknenin zararının hesaplandığını ve hesaplanan zarar miktarı kusur oranında hüküm kurulması ile eksik incelemeye sebebiyet verilmiş olup Yerel Mahkeme kararının b yönüyle de kaldırılmasını arz ve talep ettiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle; istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını, usul ve yasaya aykırı İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 15.03.2022 tarih, 2019/215 E. sayılı kararın kaldırılmasını, dairemizden arz ve talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı nezdinde yat sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı sigortalıya ait teknenin davalı nezdinde sigortalı teknede çıkan yangın sebebiyle hasar gördüğü iddiası ile sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK'nın 1472 maddesi uyarınca rücuen tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf sebebi olarak; dava konusu yangına davalı sigortalıya ait teknenin sebep olduğunun kesin bir şekilde ispat edilemediğini, Site Yönetiminin ağır kusurunun sigortalı ... teknesinde meydana gelen yangın hadisesi ile ... isimli teknede oluşan zarar arasındaki illiyet bağını kestiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ancak poliçe teminat limiti ile sınırlı olup, davacı nezdinde sigortalı tekne dışında hasar gören teknelerin de bulunduğu ve bu sebeple tüm zarar görenlerin tespiti yapılarak garame hesabı yapılması gerektiğini, Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Somut uyuşmazlıkta; olay tarihi olan 29/12/2017 tarihinde davacı sigortalı ve davalı sigortalı tekneleri ile birlikte başka teknelerinde bağlı bulunduğu ihbar olunan sitede teknelerin bulunduğu alanda yangın çıktığı ve çıkan yangında teknelerin zarar gördüğü, davacı tarafından sigortalısına yat sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapıldığı, hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğu ve sigortalının haklarına halef olunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki istinafa gelen temel ihtilaf dava konusu yangının hangi teknede veya hangi alanda hangi sebeple başladığı, yangının meydana gelmesinde tarafların kusur oranları ve davalının sorumlu olduğu zarar miktarıdır.Dava konusu yangının söndürülmesi için olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin tuttuğu 28/12/2017 tarihli yangın raporunda; yangın yerinde yapılan tetkikte yangın başlangıcının ...numaralı evin önünden ... nolu elektrik prizlerine bağlı olduğu tespit edilen ... ve ... isimli yelkenli teknelerde olduğunun görüldüğü, yapılan araştırma ve soruşturmada yangının içerisinde kimsenin olmadığı tespit edilen aynı zamanda akülerin ve teknelerde kullanılan elektrikli ürünlerin şarj olması için elektriğe bağlı bulunan ... ve... isimli teknelerin şarj kablolarında veya teknelerin elektrik aksamlarında herhangi bir sebepten dolayı (ark, kısa devre, aşırı yükleme, kablo deformasyonu, kaçak akım gibi) meydana gelen elektrik kısa devre neticesinde yangının çıktığı kanaatine varıldığı ve perona bağlandıkları halatları yanan teknelerin şiddetli rüzgarın etkisiyle bağlı bulundukları yerden yanarak ayrılması sonucu yangının diğer teknelere sirayet ettiği tespit edilmiş ise de, söz konusu tespitin yanan teknelerin şarj kablolarının veya teknelerin elektrik aksamlarının teknik olarak ve uzman tarafından incelenerek yapıldığına ilişkin bir bilginin yer almadığı, davalı son ekspertiz raporunda geçen Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/2 değişik iş sayılı dosyasında bulunduğu belirtilen kamera kayıtlarında yangının hangi teknede çıktığının tespit edilemediğine ilişkin bir raporun ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nden yaptırılan bir delil tespiti dosyasına dosya içerisinde rastlanmadığı ve davalı vekili tarafından da söz konusu raporun sunulmadığı, dosyada sadece tarafların ekspertiz raporlarında da irdelenen Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/2 Değişik İş sayılı dosyasının ve alınan raporun bulunduğu, söz konusu Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/2 Değişik İş sayılı dosyasında da bilirkişi heyeti tarafından mahallinde yapılan incelemede yanan teknelerin enerji aldığı ... nolu prizlerin gövdesinde ya da kontaklarında kararma, erime vb. bir belirtinin bulunmadığı, yine bu prizlere takılı fişlerin üzerinde ve fişten çıkan kabloda da erime ve ısınmaya bağlı kararma görülmediği, prize bağlı kablonun tekne halatının yanması ile birlikte prizden yaklaşık 2 metre sonra yandığının görüldüğü ve yangının karada teknelerin enerji aldığı priz ve fiş düzeneğinden başlamadığının tespit edildiği, bu heyet tarafından izlenen kamera kayıtlarında yangının davalı sigortalının teknesinde patlama ile başladığı ve rüzgarın etkisi ile sol yanındaki ... isimli tekneye sıçradığı ve teknelerin halatlarının yanması neticesi ile yanan teknelerin bulundukları yerden koparak hasar gören diğer teknelere doğru hareket ettiği ve yangının büyüdüğü, değişik iş dosyasında beyanı alınan tanık güvenlisi görevlisinin de beyanında yangının ilk önce davalı sigortalının teknesinde başladığının belirtildiği, davalı ekspertiz raporunda dahi görgü tanıklarının beyanlarına göre yanmaya başlayan ilk teknenin davalı sigortalı teknesi olduğunun ve çalışmalara devam ettiğinin belirtildiği, ekspertiz tarafından en son sunulan raporda tespitin yapılamadığının belirtildiği görülmüştür. Tüm bu tespitler dikkate alındığında dava konusu yangının ilk önce davalı sigortalının teknesinde başladığı ve diğer teknelere zarar verdiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda ... teknesinin sahile bağlı halatlarının yanması ve/veya site güvenlik görevlilerince kesilmesi sebebiyle sürüklenerek karşı kıyıda bulunan davacı sigortalı tekneye zarar verdiği belirtilmiş ise de, söz konusu tespitin ve/veya denilmek suretiyle net bir şekilde yapılmadığı, davalının kendi eksperi tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda ise görgü şahitleri tarafından yanmakta olan davalıya sigortalı teknenin iplerinin kendileri tarafından kesilerek rıhtımdan uzaklaştırıldığı, ancak hemen yanında bağlı bulunan ... isimli teknenin ise iplerinin kopartarak sürüklenmeye başladığı ve davacı sigortalı tekne ile dava dışı diğer iki tekneye zarar verdiğinin belirtildiği, söz konusu tespit dikkate alındığında davalı sigortalı tekenin eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağının kesilmediği, davalının kusurunu ortadan kaldırmadığı anlaşılmış ve davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekili olayda birden çok teknenin zarar gördüğünü ve garame hesabı yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, zarar gören teknelerden sadece bir tanesine ilişkin dava açıldığı belirtilmiş, ancak sorumluluk limitini aşacak şekilde zarar gören diğer tekneler yönünden kendisine rücu edildiğine ilişkin somut bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Tüm zarar gören teknelere ilişkin davalıya rücu edilip edilmeyeceği ve edilecek ise ne zaman edileceği bu aşamada belirli olmadığından davacının bu sürecin sonucunu beklemesine olanak bulunmadığından ve kendisinden beklenemeyeceğinden garame hesabı yapılmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmayıp, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 1.573,70-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 393,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.180,41-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6d177874af30e75","SID":"9772a4e8ba111ab3"}}