{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/264  <br>KARAR NO\t: 2025/63<br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 17/04/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2025<br><br>Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak ibraz edilen dava dilekçesinde özetle davacı tarafından  ''TASFİYE HALİNDE ----- ünvanlı şirket aleyhine açılan hizmet tespitine ilişkin ----- İş Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava sırasında davalı şirketin terkin edilmiş olduğunun anlaşılması üzerine ihyası için süre verildiği ileri sürülerek sonuçta söz konusu şirketin söz konusu ----- Esas sayılı dava yönünden ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>Adli yardım talebi yönünden tensiben yapılan incelemeye bağlı olarak oluşturulan ara karar ile adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. <br>Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.<br>Davalı tasfiye memuru vekili duruşmadaki beyanında müvekkilinin tasfiyeyi usulüne uygun olarak tamamladığını, üzerine düşen vazifeyi yerine getirdiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiş ve aksi ihtimalde müvekkilinin davaya sebebiyet vermediğini ileri sürerek yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. <br>Dava tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ''TASFİYE HALİNDE ----- ünvanlı şirketin -----İş Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı davası yönünden ihyasının gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir. <br> TTK'nin \"Ek tasfiye\" başlıklı 547.maddesi:<br> \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.<br>    (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" hükmünü içermektedir. <br>Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin tasfiyeye bağlı olarak 02/05/2018 tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin----olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, tasfiye memurunun ---- olduğu belirlenmiştir.Gerekli kısımlarının örneği celp edilen ----. İş Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın davacı tarafından açılan hizmet tespitine ilişkin dava olduğu ve davalının ihyası talep edilen söz konusu şirket olduğu, yargılamasının devam ettiği ve 20/03/2024 tarihli duruşmada alınan ara karar ile söz konusu davalı şirketin ihyası için davanın açılması yönünden karar oluşturulduğu ve akıbetinin beklendiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.<br>Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; yargılaması devam eden söz konusu ----- Esas sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır. <br>Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş olup, yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ----- Ticaret Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olması ve şirket hakkında açılacak davayı bilecek durumda olmaması nedeni ile sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.<br>Son olarak belirtmek gerekir ki ek tasfiye söz konusu olacağından ve TTK. Madde 547/2 düzenlemesi gözetilerek son tasfiye memuru olan davalı ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru olarak atanmış olup, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına ilişkin savunma yerinde görülmeyerek davanın niteliğine ve ek tasfiye gereğine bağlı olarak davalı tasfiye memuru yargılama giderinden sorumlu tutulmuştur.<br><br>HÜKÜM:  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   ;<br>Davanın TTK'nin 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile;<br>a)--- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''TASFİYE HALİNDE -----' ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının,  ----İş Mahkemesinin ---- Esas sayılı dava dosyası yönünden ve Mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ------ Ticaret Siciline yeniden tesciline,<br>b)Ek tasfiye işlemlerinin  daha önceki tasfiye memuru davalı ----- tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,<br>c)Kararın ----- Ticaret Siciline tescil ve ilanına, <br> Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına ve sonuçta: <br>a) Adli yardım talebi nedeniyle başlangıçta harç yatırılmamış ve adli yardım talebinin kabul edilmiş olması gözetilerek sonuçta 427,60 TL başvurma harcı ve 615,40 TL maktu karar harcının toplamı olan 1.043 TL harcın davalı-tasfiye memuru ----- alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>b) Yapılan giderler Adli Yardım Kurumu kapsamında resmi ödenekten karşılandığından ve davacı tarafça bir gider yapılmadığından bu yönden bir karar oluşturulmasına yer olmadığına, <br>c) Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalı-tasfiye memuru  ----- alınarak davacıya verilmesine,<br>d) Adli Yardım Kurumu kapsamında resmi ödenekten karşılanan toplam 567,50 TL yargılama giderinin davalı-tasfiye memuru ----- alınarak Hazineye gelir kaydına, <br> Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere davacı vekili ile davalı tasfiye memuru vekilinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2ab4962a05abb3f","SID":"3538aaa4b9d6ba33"}}