{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/292 - 2025/183<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t    \t\t\t           \t\t\t       (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>                 (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın<br>                                                                             Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/292 <br>KARAR NO\t: 2025/183<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 26/10/2023<br>NUMARASI\t: 2021/146 Esas -  2023/709 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALILAR\t<br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 20/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 26/02/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; Davalıların iş ortaklığı kurmak suretiyle Devlet Su İşleri 20. Bölge Müdürlüğü'nce 2016/597456 İhale Kayıt No. ile ihale edilen Adıyaman ili Merkez Akçalı-1 ve Akçalı-2 Gölet İnşaatı işinin yükleniciliğini yaptığını, İhaleyi alan davalıların ihaleye ve ihale sonrası düzenlenen sözleşmeye konu işlerin yapımı konusunda alt yüklenici olan müvekkili ile anlaştığını, bu meyanda davalılar ile müvekkili arasında Adıyaman ili Merkez Akçalı-İ ve Akçalı-2 Gölet İnşaatı işinde ulaşım yollarının kazı- dolgu ve gövde kazıları yapım işleri ile beton imalatları için gerekli agrega malzemesinin temini konusunda 2017 yılında iki adet sözleşme imzalandığını, bu sözleşmelerden 2017 yılında yapılan Adıyaman ili Merkez Akçalı-1 ve Akçalı-2 Gölet İnşaatı işinde ulaşım yollarının kazı-dolgu ve gövde kazıları yapım işleri sözleşmesi kapsamında sözleşmenin feshedildiği 17.09.2020 tarihine kadar 213.000,00 m3 kazı, dolgu (hafriyat) işi yaptığı ancak yaptığı bu işin parasal tutarı olan (450 fiyat farkı ve KDV dahil olmak üzere) 2.250.000,00 TL.yi davalılardan alamadığını, bu alacak kaleminden dolayı fazlaya dair hak ve alacaklar saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL. talep edildiğini, Taraflarca 2017 yılında imzalanan Adıyaman ili Merkez Akçalı-l ve Akçalı-2 Göleti İnşaatı kapsamında yapılacak beton imalatları için gerekli agrega malzemesinin temini sözleşmesine göre de, müvekkilin bu sözleşme kapsamında sözleşmenin feshedildiği 17.09.2020 tarihine kadar 348.621,90 ton agrega malzemesi imal ettiğini, ancak yaptığı bu işin parasal tutarı olan (450 fiyat farkı ve KDV dahil olmak üzere) 5.966.794,00 TL.yi davalılardan alamadığını, bu alacak kaleminden dolayı fazlaya dair hak ve alacaklar saklı kalmak üzere şimdilik 50.000.00 TL. talep edildiğini, bu sözleşmeler kapsamında yapılan yollara çekilen ve serilen 7083 m'.lük temel malzemeden dolayı (9450 fiyat farkı ve KDV dahil olmak üzere) 214.098,00 TL. alacağı da davalılar tarafından müvekkiline ödenmediğini bu alacak kaleminden dolayı fazlaya dair hak ve alacaklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL. talep edildiğini, müvekkilinin gerek ulaşım yollarının kazı-dolgu ve gövde kazıları yapım işi sözleşmesinden ve gerekse beton imalatları için gerekli agrega malzemesinin temini sözleşmesinden dolayı alt yüklenici olarak sözleşmelerden doğan tüm edimlerini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalıların aralarındaki sözleşmeler gereğince alt yüklenici olan müvekkiline yaptığı işlerin bedelini ödemediğini, sözleşmelerin müvekkili tarafından Adıyaman 4 Noterliği'nde keşide edilen 17.09.2020 tarih ve 19208 yevmiye no.lu İhtarname ile feshedildiğini, Davalı ...'nin kestiği 18.09.2020 tarihli 3.271.471,17TL tutarındaki harcamaların yansıtıldığı e-faturanın 17.09.2020 fesih tarihi sonrasında kesildiğini, fatura içeriği harcama kalemlerinin müvekkilinin yükümlülüğünde olduğunu, bu nedenle davalının yapmış olmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca harcamaların dayanağı belgelerin dosyaya sunulmadığını, faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, e-fatura sisteminde de görülmediğini, faturayı kabul etmediklerini, davalı ek sözleşmede fiyat farkı uygulanmayacağının belirlendiğini iddia etse de bu ifadelerinin sözleşmelere sonradan ilave edildiğini, ek sözleşmelerin 1 nüsha düzenlendiğini, müvekkiline de nüsha verilmediğini, dava konusu sözleşmelerden dolayı hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı ...'nin 16.06.2021 tarihli dilekçe ekinde sunduğu faturaların ve ödemelerin dava konusu işle ilgili olmadığını, taraflar arasında gerçekleşen beko ve loader marka iş makinalarının kiralanmasıyla ilgili işe ait olduğunu, dosyaya sunulan ödeme belgelerinde imzaları olan kişilerin müvekkili şirketle bağının olmadığını, bu kapsamda ... ve ...'a yapılan ödemelerin bu davayla ilgili olmadığını, ileri sürerek, fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak üzere, şimdilik 110.000,00 TL alacağın fesih tarihi olan 17.09.2020 fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesi talep edilmektedir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı ... İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; müvekkili şirketin diğer davalı ... San Gıda A.Ş. ile Ankara 57. Noterliğinin 25682 yevmiye numaralı ve 22.06.2017 tarihli iş ortaklığı ile sözleşme konusu iş için adi ortaklık sözleşmesi akdettiğini, dosyaya sunulan Sözleşmenin 5. Maddesi ile aynen \"5/A-Ortaklığın, işbu projeden kaynaklı her türlü iş ve işlemlerini takip, tedvir ve sonuçlandırmaya, ortaklık adına bu proje sebebi ile ve bu proje ile sınırlı kalmak kaydıyla bankalarda her türlü hesap açtırmaya ve yine sadece bu projeden kaynaklı elde edilen paradan dilediği miktarda para çekmeye, para yatırmaya, hesapları kapattırmaya, davalar ikame etmeye, ortaklık işlerinin muamelatın yürütülmesi hususunda üçüncü şahısları tevkile ve azle, hülasa ortaklığı bu sebeplerle temsil ve ilzama veya başkalarını görevlendirmeye ... ve ...'ın müşterek imzaları ile yetkili kılındığını, Bu madde ile yukarıda belirtilen yetkileri ile münferit olarak yetkilendirilen kişi veya kişilere; her ne nam ve ad altında ve her ne sebeple olursa olsun ortaklığı borçlandırma, ortaklık adına kredi kullanma, ortaklık malları veya gelirleri üzerine/aleyhine rehin veya ipotek tesis ettirme, ortaklık adına bankalardan çek yaprağı almaya veya ortaklık adına çek keşide etmeye, ortaklık adına senet tanzim etme, hülasa ortaklık adına hiçbir suretle borçlandırıcı işlem yapma hak ve yetkisi verilmediğini, münferiden işlem yapmaya yetkilendirilen kişi veya kişilerin 5/B maddesinde belirtilen hususlara aykırı davranması durumunda, ... İnşaat Turizm Enerji San. ve Tic. A.Ş.'nin uğrayacağı tüm zararlardan ... Altyapı İnş. Enj. Petr. Mad. Nakl. Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin sorumlu olacaktır. ... Altyapı İnş. Enj. Petr. Mad. Nakl. Gıda San. ve Tic. A.Ş. Firması bu hususu kabul beyan ve taahhüt eder.\" şeklinde olduğunu, çift imza ile ortaklığın temsil ve ilzamı konusunda anlaşma bulunduğunu, müvekkili şirketin ortaklıktaki tüm hisselerini Kahramanmaraş 4. Noterliği'nin 28 Ağustos 2019 tarih ve 17655 yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile diğer ortak ve davalı ... Alt Yapı İnş. En. Pet. Mad. Nak. Gıda San. ve Tic. A.Ş ye tüm aktif ve pasifi ile her türlü sorumluluk ... şirketine ait olmak üzere devir ve temlik ettiğini, davacının da bu devir ve temlik hakkında bilgi sahibi olduğunu, Kahramanmaraş 8. Noterliği'nin 29 Haziran 2017 tarih ve 16665 yevmiye numaralı işveren idare ile üstlenilen işin sözleşmesine uygun olarak yapılan devir sözleşmesi idare tarafından kabul edildiğini ve onaylandığını, devir sözleşmesi idarenin kabulünde olmakla müvekkili şirketin devir sözleşmesi tarihi itibarı ile adi iş ortaklıkla bir alakası kalmadığını, (Ek-3 Ana Sözleşme) davacının sunduğu ve dayandığı sözleşmelerde ortaklık imzası bulunmadığını, sadece diğer davalı ... şirket yetkilisi ...'ın imzası bulunduğunu, bu halde ortaklığı ilzam etmeyen bu sözleşmeler bakımından müvekkili şirkete bir sorumluluk yükletilmesinin mümkün olmadığını, davacı müdebbir tacir sıfatına haiz olup, sözleşme tarafının yetkisini bilmek zorunda olduğunu, bu küçük araştırmayı yapmadan imzalanan sözleşmeler bakımından müvekkili şirkete yapılan dava müracaatının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının davasını kısmi olarak ikame ettiği ve büyük bir alacaktan bahsettiğini, Arabuluculuk safahatında yapılan görüşmelerde diğer davalı ... Şirketinin davacının aralarındaki sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeni ile reddine, davanın zaman aşımı itirazları nedeni ile reddine, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, davanın esastan reddine, yargılama gider ve harçların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... Altyapı İnş. A.Ş vekili; müvekkili yönünden husumet yokluğu ile zaman aşımı itirazında bulunduklarını, 2016/597456 ihale kayıt nolu işin sözleşmesinin ...-... İş ortaklığı ile DSİ arasında 29.06.2017 tarihinde imzalandığını, sonrasında Kahramanmaraş 4. Noterliğinin 28.08.2019 tarihli sözleşmesiyle işin müvekkilince iş ortaklığından devir alındığını, dava konusu işin sözleşmesi 2017 yılında imzalansa da 2017 yılında iş yapılmadığını, 2018/3. ayda gönderilen avans sonrasında işe başladığını, işin götürü sabit bedel olduğunu, fiyatın kazı işlerinde m3 fiyatın 5,50 TL * KDV olarak, agrega temini işinin 7,00-TL/ton+KDV olarak belirlendiğini, fiyatın değiştirilemeye- ceğini, fiyat farkı istenemeyeceğini, davacının yaptığı tüm işlere ait alacağının müvekkilince ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava eser sözleşmelerinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.<br>\tDavacı ile davalı arasında 2017 yılında Adıyaman Akçalı 1 ve Akçalı 2 gölet inşaatı işinin ulaşım yollarının kazı-dolgu ve gövde kazıları yapım işleri  ile agrega temini işleri için iki sözleşme imzalanmıştır. Davacı ile davalı ... şirketi arasında sözleşmenin 2017 yılında hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Diğer davalı ... Şirketi dava konusu sözleşmenin altında yalnızca diğer davalı firma yetkilisinin imzasının bulunduğunu adi ortaklık sözleşmesinde müşterek imza kuralının getirildiğini ayrıca adi ortaklıktaki tüm hisselerini 28/08/2019 tarihinde davalı ...'ye devrettiğini bu nedenle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı dava dilekçesi ile ulaşım yollarının kazı dolgu vs. işleri için szöleşmenin imzalandığı 2017 yılından sözleşmenin feshedildiği 17/09/2020 tarihine kadar geçen süre için 50.000,00-TL fiyat farkı, aynı şekilde agrega temini sözleşmesi için 50.000,00-TL fiyat farkı ve yollara serilen temel malzemesinden dolayı 10.000,00-TL fiyat farkı talep etmektedir. Davacı her bir kalem alacağı içi %50 fiyat farkı talep etmektedir.<br>\tDavalı ... AŞ husumet itirazında bulunmuş ise de işveren DSİ ile imzalan sözleşmenin adı ortaklık tarafından imzalanmış olması ve uyuşmazlığın da bu sözleşme kapsamındaki işlerle alakalı olması nedeniyle husumetin varlığı kabul edilmekle itirazın reddine karar verimiştir.<br>\tDavacı ile davalı ... yetkilisinin tek imza ile akdettikleri sözleşme nedeniyle davalı ... AŞ'nin sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede davacının dava konusu sahada üç yıla yakın iş yaptığı, işlerin tamamının davalılar ile idare arasındaki sözleşme kapsamında yapıldığı, davalı ... AŞ'nin faydasına yapılan imalatlardan 2017-2020 yılları arasında bilgi ve görgüsünün bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu,  davalı ... AŞ'nin ... ile davacı arasındaki sözleşmeye zimni icazet verdiğinin kabulü ile sözleşmeler davalı ... AŞ yönünden de bağlayıcı kabul edilmiştir. ... AŞ vekili müvekkilinin ortaklıktaki tüm hisselerini 28/08/2019 tarihinde davalı ...'ye devri sebebiyle sorumluluğu bulunmadığını iddia etmekte ise de davalılar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisi nedeniyle doğan borçlardan her bir ortak müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Müşterek ve müteselsil borç ilişkisi üçüncü kişilere yönelik olup ortaklar iç ilişkide aksini kararlaştırabilirler. Ancak iç ilişkide belirlenen sınırlamaların üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığından ortaklar arasındaki devir ile ... AŞ'nin borç ilişkisinin tarafı olmaktan kurtulamayacağı kabul edilmiştir.<br>\tTaraflar arasındaki eser sözleşmesine ilişkin yapılan değerlendirmede sözleşmenin varlığı ve sözleşme nedeniyle yapılan ödemeler ve işin yapılıp yapılmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Alınan bilirkişi ek ve kök raporlarında da tespit edildiği üzere davacı ile davalılar arası imzalanan sözleşme uyarınca davacının talep edebileceği bir alacağının kalmadığı, yansıtma faturalarına konu kalemlerin taraflar arasındaki sözleme uyarınca davalı sorumluluğunda olmakla beraber davacıların davacıların yapmış olduğu ve hakedişden  mahsup edilmesinin sözleşmeye uygun olduğu kabul edilmiştir. Fiyat farkı talebi yönünden taraflar arasında bir fiyat farkı anlaşması olmadığı gibi davacı tarafından sözlü anlaşmaya ilişkin beyanda ispat edilemediği\" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.  <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosya kapsamında mevcut yansıtma faturasının, müvekkilinin sözleşmeyi feshinden sonra davalı ... tarafından masa başında, müvekkilinin kendisinden olan alacağını mahsuplaşma yoluyla düşürmek istemesi nedeniyle tek yanlı olarak düzenlendiğini, bu faturanın müvekkiline ait ticari defterlerde kaydının bulunmadığını, bu nedenle işbu faturanın delil niteliği taşımadığını, davalıların bu fatura ile davacı adına ve hesabına harcama yaptığını ispat etmesinin mümkün olmadığını, bu hususa ilişkin iddiaların HMK. 200. maddesi uyarınca yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, ayrıca davalı adına düzenlenmiş yani muhatabı davalı ... olan elektrik, patlayıcı, inşaat malzemeleri, motorin faturaları ile, harcama ve masrafların davalı ... tarafından davacı adına ve hesabına yapıldığının iddia ve ispat edilmesinin de mümkün olmadığını, bu harcamaların müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, yine faturalarda bu harcamaların müvekkili adına yapıldığına dair de bir ibarenin bulunmadığını, taraflar arasında aktedilen sözleşmede davalının yapacağı ödemeleri keşide edeceği çek ile yapacağının hükme bağlandığını, bu hususun HMK. 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşmenin bu hükmüne göre, davalının yaptığını iddia ettiği ödemelerini çek dışındaki başka delillerle ispat etme olanağının bulunmadığını, bilirkişi raporunda motorin miktarı ve davalı tarafın dosyaya sunduğu 461 adet teslim fişi fotokopisine göre hesaplandığını, teslim fişlerinde ismi geçen kişilerle müvekkilinin hiçbir ilgisi ve bağının bulunmadığını, bu fişlerin müvekkiline ait olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... İnşaat vekili katılma yoluyla yaptığı istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece verilen kararın netice itibari ile doğru olduğunu, ancak müvekkili yönünden dava konusu ile ilgili müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ve diğer davalı ...'nin ticari defter ve kayıtlarının kendi aralarındaki ticari ilişkiyi yansıttığını, müvekkili şirketin davaya konu talepler bakımından herhangi bir davacı adına işlem kaydının bulunmadığını, mahkeme kararında müvekkiline sorumluluk izafe eden gerekçenin hatalı olduğunu, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalılar yüklenicidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında davalıların yüklenimindeki gölet inşaatının kazı ve dolgu işlerine dair  sözleşme, ayrıca agrega malzemeleri teminine dair sözleşme ve 29/06/2017 tarihli ek sözleşme imzalanmıştır. Davalılar arasında imzalanan 28/08/2019 tarihli devir sözleşmesi ile iş ortaklığı uhdesindeki söz konusu işler davalılardan ... San. Tic. A.Ş'ye devredilmiştir. Davacı üstlendiği işleri yerine getirdiğini, davalıların iş bedelini eksik ödediklerini iddia ederek alacak talep etmiş, davalı ... İnş. Ltd. Şti söz konusu iş ile ilgili yükümlülüklerini diğer davalıya devrettiğini, kendisine bir husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş, davalı ... San. Tic. A.Ş ise davacının hak ettiği imalat bedellerinin ödendiğini davacının bir alacağı kalmadığını savunmuştur.<br>\tTaraflar arasında imzalanan sözleşmeler eser sözleşmesi mahiyetindedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.  Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır.<br>\tDavalı ... İnş. Ltd. Şti vekilinin husumet itirazı incelendiğinde; davalılar arasındaki devir sözleşmesi \"borcun nakli\" mahiyetinde olup, davacı alacaklının borcun nakline bir muvafakati olmamıştır. Bu nedenle devir hususunun davacıya karşı ileri sürülmesi hukuken mümkün değildir. Bu husus taraflar arasındaki iç ilişkide değerlendirilmelidir. Bu davalıya da husumet düştüğünün kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>\t1-Mahkemece yargılama aşamasında iki inşaat mühendisi ve  bir elektrik mühendisinden oluşturulan heyetten bilirkişi raporu ve ek raporlar alınmak suretiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan inceleme ve değerledirme yeterli değildir. Diğer yandan, alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözecek mahiyette değildir. <br>\t2-Mahkemece öncelikle, davalı tarafça ibraz edilen motorin teslim fişlerine davacının yaptığı itirazlar dikkate alınarak, davacı isim ve imzası bulunan teslim fişlerindeki imza inkarı nedeni ile imza incelemesi kuralları uygulanarak, söz konusu teslim fişleri altındaki imzaların davacı ile ürünü olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır. Diğer teslim fişlerindeki imzası bulunan kişilerin ise, davacı ile irtibatları hususu araştırılmalıdır. Böylelikle, söz konusu motorin teslim fişlerini nedeni ile davacının alacağından bir indirim yapılıp yapılmayacağı ortaya çıkarılmalıdır. <br>\tMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücret bordrolarında ismi geçen tüm kişilerin davacı işçileri olduğu ve ücretlerinin davalı tarafça ödendiğinin kabul edilmesi halinde davalı tarafça bu sebeple ödenen miktarların davacı alacağından düşülmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece söz konusu işçilerin hizmet cetvelleri getirtilip incelenmeli, sözleşmedeki bu konudaki hükümler de gözetilerek, işçilerin ücret alacakları ve SGK primleri nedeni ile davacı alacağından bir indirim yapılıp yapılamayacağı da açıkça ortaya çıkarılmalıdır. <br>\tMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında ayrıca iş makinesi kirası nedeni ile de bir ticari ilişki bulunduğu belirtilerek, tüm ödemelerin davaya konu sözleşmeler ile ilgili olduğu değerlendirilirse şerhi ile davacının bakiye alacağının tespit edilmeye çalışıldığı görülmektedir. TBK.'nın 102. maddesi çerçevesinde  davalının ödemelerinin hangi borç veya sözleşme için yapıldığı hususu da bu bağlamda incelenip değerlendirilmelidir. <br>\tDavalı tarafın yaptığı bir kısım ödemelerin çek ile olduğu görülmektedir. Mahkemece söz konusu 6358065 nolu ve 40.000,00 TL bedelli, ... tarafından tahsil edildiği görülen çek ile, 5134058 nolu ve 20.000,00 TL bedelli, ... tarafından tahsil edilen çeklerin ödeme olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda da ismi geçen kişilerin davacı ile irtibatları hususu araştırılıp incelenmelidir. <br>\t3-6100 sayılı HMK hükümlerine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (281/2). Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir (281/3). Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK 282/1). Raporu serbestçe değerlendirme yetkisi, hâkimin bilirkişinin yerine geçerek hâkimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verebileceği anlamına gelmez. HGK'nın 04/02/2009 tarihli 2008/4-823 Esas 2009/50 Karar sayılı kararında da hakimin kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsî bilgisi ile sonuca gidemeyeceği, o konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği belirtilmiştir. Diğer taraftan, mahkemelerce bilirkişilerin seçimine özen gösterilmesi, bilirkişilerin uyuşmazlık konusu hakkında özel ve teknik bilgi sahibi uzman kişiler arasından seçilmesi gerekir.<br>\t4-Somut uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, heyette eser sözleşmeleri konusunda uzman bilirkişi bulunmamaktadır. Diğer yandan HMK'nın 267. maddesine göre de aynı uzmanlık alanında çift sayıda bilirkişi atanarak bilirkişi  heyeti oluşturulması da doğru değildir. Zira aynı uzmanlık alanındaki bilirkişilerin farklı kanaatlere ulaşması durumunda ortaya hüküm vermeye elverişli  bir bilirkişi raporu çıkmayacaktır. Bu itibarla mahkemece eser sözleşmeleri konusunda uzman, inşaat mühendisi ve mali konularda uzman 3 kişilik bir bilirkişi heyeti oluşturulmalıdır. Bilirkişi heyetinden  tarafların iddia ve savunmalarının imzalanan sözleşmelerin hükümleri çerçevesinde irdelendiği, daha önce alınan bilirkişi raporu ve ek raporlarına yapılan itirazların incelendiği, yukarıdaki paragraflarda açıklanan hususların da gözetildiği yasa yolu denetimine elverişli bir bilirkişi raporu alınmalı ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>\t2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t3-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/146 Esas, 2023/709 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t4-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>6-İstinaf başvurusunda bulunan davalı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalı ... İnşaat Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak hazineye irat kaydına, <br>7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>9-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>10-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>E-imzalıdır <br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Katip <br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9b12506a15f6200e","SID":"f3e421208e1950d8"}}