{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/412 - 2025/193<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t\t            (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca \t\t\t\t            Başvurunun Esastan Reddine)<br><br>ESAS NO\t: 2024/412 <br>KARAR NO\t: 2025/193<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/02/2024<br>NUMARASI\t: 2022/830 Esas -  2024/119 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 27/02/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; davalı idare tarafından ihale edilen ''Eşik Regülatörü ve HES Projesi'' yapım işinin yüklenicisi olduğunu, sözleşmeyle birlikte teslim edilen ihale dokümanları ve fizibilite raporuna göre çalışmalara başladığını, davalı idarece verilen karar ve onaylar doğrultusunda harita ve jeoteknik çalışmalarını da tamamlayarak kati projeleri bitirdiğini, idarenin onayına sunduğunu, ancak davalı idare tarafından ilgili kurumlardan enerji nakil hattı bağlantı görüşü alınamaması nedeniyle, müvekkili şirketin iş süreçlerinin diğer aşamalarına geçemediğini ve bu sebeple enerji nakil hattı projelerini hazırlayamadığını, davalı idarenin, enerji nakil hattı bağlantı görüşünün alınmamasından kaynaklı gecikilen süreler için müvekkili şirkete 13/09/2019 tarihli yazı ile 160 gün süre uzatımı verildiğini, ancak verilen süre uzatımının sona ermesinden sonra, müvekkili şirkete yazılan 27/12/2019 tarihli yazı ile tüm projelerin 3. bir firmaya yeniden hazırlatmış olduklarını '' revize fizibilite raporuna'' göre yeniden hazırlanmasını istediklerini, revize fizibilite raporunun önceki ihale dokümanı eki fizibilite raporuna göre tamamen yeni mahiyette olduğunu, tüm projelerin tamamen yeniden hazırlanmasına gerek duyulduğunu, tüm çalışmaların geçersiz hale geldiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin, sözleşme süresi ile verilen 160 günlük ek süre boyunca harcadığı emek ve mesainin boşa gittiğini, süre uzatımı alınan tarihli revize fizibilite raporunun alınma tarihi arasında 160 günden fazla bir süre geçtiğinden bu süre uzatımının müvekkili şirket açısından bir faydasının olmadığını, bu nedenle anılan sürenin ek süre olarak kabulünün mümkün bulunmadığını, müvekkili şirketin kendi kusurundan kaynaklanmayan ve ortadan kaldırmaya gücünün yetmediği, tamamen davalı idare ile ilgili kurumlardan kaynaklı nedenlerden ötürü oldukça uzun süreler kaybetmesine rağmen, davalı idarece müvekkil şirkete oldukça az süre verilerek gecikme cezası uygulanmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme konusu işi 02/03/2021 tarihinde tamamlayarak davalı idarenin onayına sunduğunu, davalı idarenin 29/06/2021 tarihinde 105 gün gecikmeli olarak projeleri onayladığını, davalı idarenin 13/12/2021 tarihli yazısı ile projeleri geç onayladığından 105 gün ek süre verdiğini, iş bitim tarihinin 06/10/2021 olarak belirlendiğini, davalı idarenin iş bitim tarihinin 06/10/2021 olarak belirlenmesine rağmen 29/12/2021 tarihli yazı ile iş bitim tarihinin 28/12/2020 tarihi olduğunu belirttiğini, projelerin teslim edildiği 02/03/2021 tarihine kadar geçen 64 gün için müvekkili şirkete gecikme cezası uygulandığını, davalı idarenin gecikme cezası bedelini müvekkili şirketin kesin hakediş alacağından mahsup ederek tahsil ettiğini, müvekkili şirketinin kendi kusurundan kaynaklanmayan ve ortadan kaldırmaya gücünün yetmediği, tamamen davalı idareden kaynaklı nedenlerden ötürü uğradığı süre kayıplarının süre uzatımı olarak dikkate alınması halinde iş bitim süresinin 08/04/2022 tarihinde olması gerektiğini, bu nedenle 2022 Nisan ayında açıklanan endekse göre fiyat farkı hesabının yapılarak kesin hakediş raporunun düzenlenmesi gerektiğini, davalı idarece 2021/ Haziran ayında açıklanan endekse göre fiyat farkı hesabı yapılarak kesin hakediş raporu hazırlandığını, müvekkili şirkete hakettiğinden daha az miktarda fiyat farkı ödendiğini, iş bitim süresinin 08/04/2022 tarihi olması gerektiği gözetildiğinde, müvekkili şirketin 24/02/2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5203 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile verilen ek fiyat farkından da yararlanması gerektiğini, müvekkili şirketin kesin hakediş raporunu ihtirazi kayıtla imzaladığını, davalı idarece, iş eksilişine konu edilen iş kalemleri bedelinin gerçekten daha fazla olduğu, bu nedenle müvekkil şirkete eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek, süre uzatımının eksik verilmesi nedeniyle iş bitim tarihinin hatalı olarak belirlenmesi ve fiyat farkı hesaplanmasının hatalı yapılmasından kaynaklı olarak eksik ödenen fiyat farkı alacağına ilişkin olarak şimdilik 1.000,00 TL, iş eksiliş bedellerinin gerçekten daha fazla yapılmasından kaynaklı alacağına ilişkin olarak şimdilik 1.000,00 TL, müvekkili şirketin fazladan katlanmak zorunda kaldığı işçilik bedelleri ile tüm giderlerden kaynaklı alacağına  ilişkin olarak şimdilik 1.000,00 TL, müvekkil şirketin yükümlülüğünde olmamasına rağmen ödemek zorunda kaldığı EDR raporu, su hakları raporu, peyzaj onarım planları ve kamulaştırma ile ilgili harçlar bedelinden kaynaklı alacağına ilişkin olarak 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca talep miktarını arttırma haklarının saklı tutulması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin, kesin hakediş raporunun onaylandığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, haksız ve hukuka aykırı olarak uygulanan ve bedeli müvekkili şirket hakediş alacaklarından mahsup edilen gecikme cezası bedellerinden kaynaklı 1.000,00 TL  alacağının ceza bedellerine mahsup edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca talep miktarını arttırma haklarının saklı tutulması kaydıyla şimdilik 3000,00TL'nin,  birlikte davalı idareden tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile gecikme cezası ile ilgili talebini 11.399,04 TL'ye, davalının eylemleri nedeniyle fazladan yaptığını iddia ettiği harcamalar ile ilgili talebinin 481.440,00 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı vekili; ihale kapsamında fizibilite raporunun ihalenin resmi bir eki olmadığını, fizibilite raporunun ihale sonrasında firmaya işlerin daha hızlı yürütülmesi adına verilmiş olan bir doküman olduğunu, İdarenin işin tasarımını, ÇED sürecini, formülasyonunu, jeolojisini fen ve sanat kurallarına hakim, ehil bir yükleniciden yapmasını istediğini, teslim edilmiş projeler ile ilgili yapılan yazışmalardan da görüleceği üzere defaten yükleniciye düzeltme verildiğini, eksik iş ve proje formülasyonunda yanlışlık yapılmasının müvekkilinin de çok fazla zamanını aldığını, yüklenici tarafından sağlıklı bir çalışma yürütülmediği görüldüğünde idarenin birlikte çalışmış olduğu diğer uzmanlarla yeniden detaylı bir fizibilite çalışması yapması ihtiyacı oluştuğunu, ihtiyaç olunan bu çalışmada sırf tesisin gücünün net olarak belirlenebilmesi adına revize fizibilite raporu hazırlandığını, yüklenicinin iddia ettiği gibi iş bitim tarihi 13/12/2021 tarih ve 139290 sayılı yazıda belirtildiği gibi 06/10/2021 olarak belirtilmiş bulunduğunu, bu tarihin projelerin Enerji İşleri Genel Müdürlüğünde onaylandığı tarih olduğunu, revize iş proğramında iş bitim tarihinin 28/12/2020 olarak görüldüğünü, bu tarihin işin bir bütün olarak tamamlanması ve idareye teslim tarihini belirttiğini, dava dilekçesinde iddia edilen fiyat farkı hesaplamasından, bütün proje çalışmalarının işin sanki son günü yapılmış ve bu son gün ki tarihe göre fiyat farkı hesabı yapılması algısı oluşturulduğunu, fiyat farkı hesabı proje teslim tarihine göre değil hakediş dönemindeki çalışılan aylara dağıtılarak ilgili mevzuat kapsamında her aya düşen fiyat farkı hesaplanması sonucu yapıldığını, projeye ilişkin ÇED süreci Proje Teknik Şartnamesinin 2.4. Uygulama Projeleri başlığına esas '' Üretilen enerjinin iletilmesini sağlayacak enerji nakil hattı projeleri, hesapları, trafo projeleri, şalt sahası projeleri, ÇED raporları ve kamulaştırma işlemleri bu sözleşmenin kapsamına dahildir. Bu projelerin resmi ve özel kurumlardan onaylatılması ve izinlerinin alınması bu iş kapsamına dahildir.'' Hükmü doğrultusunda yüklenicinin sorumluğunda olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı fazladan yapılan harcamalar ile haksız kesilen cezanın tahsili istemine ilişkindir. <br>\tTaraflar arasında Eşik Regülatörü ve HES Projesi yapım işine ilişkin sözleşme imzalandığı, davacının davalı idare ile imzalanan sözleşmeye birlikte teslim edilen ihale dökümanları ve fizibilite raporuna göre çalışmalara başladığı, davalı idarece verilen karar ve onaylar doğrultusunda harita ve jeoteknik çalışmaları tamamlayarak kati projeleri bitirdiği ve davalı onayına sunduğu, davalının ek süreler verdiği, fizibilite raporunu yenilediği, işin teslim edildiği, davalının ödemelerini yaptığı, davacının ise kendisine uygun süre verilmemesi nedeniyle hak edişten fazladan ceza kesintisi yaptığını, fizibilite raporu değişikliği yapılması nedeniyle yaptığı faaliyetlerin boşa gittiğini, giderlerinin ödenmediğini ileri sürdüğü, davalının ise davanın reddini savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, taraflar arasında akdedilen ‘Eşik Regülatörü ve Hes Projesi Yapım İşi’ sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının, onay aşamasında ilgili kuruluşlardan enerji nakil hattı bağlantı görüşü alamaması nedeniyle işin yapım süresinin uzayıp uzamadığı, davalının revize fizibilite raporu hazırlanmasını istemesi üzerine davacının tüm projeleri yeniden hazırlamasının gerekip gerekmediği, davacının yeniden ek süre istemesi üzerine verilen sürenin edimi ifaya yeterli olup olmadığı, davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının gecikme cezasını uygulamasının yerinde olup olmadığı, fiyat farkı uygulamasının sözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, 5203 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararından davacının yararlanıp yararlanmayacağı, davacı aleyhine sözleşme bedelinden fazladan iş eksikliği bedeli düşülüp düşülmediği, davacının, davalının eylemleri nedeniyle fazladan harç, gider ve işçilik bedeli ödeyip ödemediği, bu nedenlerle davacının ileri sürdüğü alacak kalemlerinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>\tDava konusu olayda iddia, savunma, toplanan kanıtlar, sözleşme örneği ve ekleri, bilirkişi rapor ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamından, taraflar arasında 19/09/2018 tarihli  \"Eşik Regülatörü ve Hes Projesi Yapım İşi'' sözleşmesi imzalandığı, 29/09/2018 tarihinde işyeri tesliminin yapıldığı, fizibilite raporunun da yüklenici davacıya tesliminin gerçekleştirildiği, kesin projelerin davacı tarafından davalıya sunulduğu, davalı tarafından eksiklikler tespit edilerek projelerin iade edildiği, davacının sözleşmeye uygun şekilde 'enerji nakil hattı bağlantı görüşünü' talep ettiği, davalının, dava dışı kurumdan bu görüşü temin edemediği, bu nedenle davacıya 160 günlük ek sürenin verildiği, davalının, davacıya revize fizibilite raporu sunduğu, buna göre işlerin yeniden yapılmasını talep ettiği, davacıya da yeniden 270 günlük ek süre verdiği kayıtlarla sabittir. Bu nedenle davacının yeniden süre aldığı, yaptığı baştaki işlerin boşa gittiği anlaşılmaktadır. Ancak, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli raporda açıklandığı üzere, yeni revize fizibilite raporu kapsamında daha önce yaptığı işlerin %40'nı kullanabileceği, %60 yeniden işlem yapması gerektiği ortaya çıkmıştır. Revize fizibilite raporu sunulmasının mümkün olması sözleşmeye uygundur. Bu yüzden doğacak fazla işçilik ve giderlerin de davalı sorumlu olmalıdır. Bu şekilde davacının ilk etapta tamamladığı işin %60'na isabet eden giderleri talep etmesi mümkün kabul edilmiştir. Süre uzatımın hangi hallerde verilebileceği de sözleşmenin 17. maddesinde etraflıca düzenlenmiştir. Davacının idari süreçlere bağlı olarak gecikilen süreleri de talep edebileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşme ve ekleri, yazışmalar ve dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli raporda davacının talep ettiği halde, davalı idarece verilmesi gerektiği halde verilmeyen sürenin 64 gün olduğu ortayı çıkmıştır. Ayrıca, projenin onaylandığı tarih esas alınarak davalı tarafından fiyat uygulaması yapıldığı, bunun da sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmaktadır. Teknik Şartnameye uygun şekilde davacı proje sahibinin katlanması gerektiği masraflar ayrıntılı olarak belirlenmiş olup, davacının buna katlanmakla yükümlü olduğu da belirtilmiştir. Bu durum karşısında, tarafların sözleşme ile edimlerinin karşılıklı olarak belirlendiği, davacının aksamalara rağmen edimini yerine getirdiği, davalıya eseri teslim ettiği, davalının da esere teslim aldığı, süreçte davalının, proje değikliğine gittiği, davacının önceki çalışmalarının bir kısmının boşa gittiği, yeniden masraf yapmak zorunda kaldığı, davacının ilk etapta oluşturduğu çalışmaların %60'nı kullanmayacağı, yeni projede %40'ından faydalanabileceği, davacının buna göre işin %60'na isabet eden 408.000,00 TL+KDV dahil 481.440,00 TL oluşan zararı ile hak edişinden kesilen, verilmeyen 64 güne isabet eden 11.399,00 TL gecikme cezasını talep edebileceği, diğer istemlerinin ise yerinde olmayacağı, daha önce davalının temerrüte düşürülmediği\" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 11.399,04 TL haksız kesilen gecikme cezası ile 481.440,00 TL fazladan katlanmak zorunda kalınan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca yüklenicinin mücbir sebep halleri dışında koşullar ne olursa olsun sözleşme ile yüklendiği edimleri yerine getirmek zorunda olduğunu, davalının işi fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmadığını, sürekli formülasyon değişikliği yapıldığını iddia etmesinin davacının işini sağlıklı ve basiretli bir tüccar gibi yapamadığının göstergesi olduğunu, yüklenicinin işi teknik şartnamedeki hükümleri özensiz takip ettiğini bu nedenle, müvekkili idarenin işin bir an evvel nihayete erdirilmesi ve birbirini takiben yürütülmesi gereken işler için müdahil olmak durumunda kaldığını, yine davacının yaptığı yükleme havuzu, cebri boru ve santral binasının fay ve heyelan bölgeleri içerisinde kalmasına dikkat etmediğini, yüklenicinin işini sağlıklı bir şekilde yürütemediğini, bu durumun idarenin mevcut işleri üzerine de yük daha fazla yük getirdiğini, projenin birden fazla kez incelenmesi ve eksiklik bildiriminde bulunulması zaruriyetini doğurduğunu, davacıya harici olarak teslim edilen revize fizibilite raporunun işin sonunda değil, iş süreci içerisindeki kati projelerin tamamlanması ve idareye sunulması etabında sunulması gerektiğini, davacının her ne kadar % 60 oranında iş kaybına uğradığını iddia etse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, teknik şartnamede de belirtilen uygulama projeleri sürecine kadar harita işlerinin % 15, jeoloji işlerinin % 15, kati projelerin tamamlanmasının % 25 olmak üzere tüm iş kalemlerinin toplamının % 55 oranında olduğunu, idare tarafından verilmeyen 64 güne isabet eden 11.399,00 TL'lik gecikme cezasının tamamen uygulamaya esas olduğunu, idare tarafından verilmeyen, davacı tarafça da talep edilmeyen süreye isabet eden gecikme günlerine ait cezadan ibaret olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 33.665,83 TL istinaf karar harcından peşin alınan 8.416,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.249,37 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>Başkan <br> E-imzalıdır<br><br>Üye<br> E-imzalıdır<br><br>Üye<br> E-imzalıdır<br><br>Katip <br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22cf731dfc38d746","SID":"dca9bb5632186536"}}