{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1106 <br>KARAR NO: 2025/165<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/01/2024<br>NUMARASI: 2022/604 Esas - 2024/38 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Bankacılık işlemlerinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davacı müvekkili şirket ile dava dışı ...  (... ) firması arasında \"King Khaled Uluslararası Havalimanı Terminal 5'in Yapım Tasarım ve İlgili  Alt Yapı Projesi\"  kapsamında  \"mekanik elektrik ve sıhhi tesisat\"  işleri için 03/06/2014 ve 24/04/2016 tarihli, toplam bedeli 422.000.000,00 SAR olan \" Alt İstisna(Taşeronluk  Sözleşmeleri\" ile aynı proje kapsamında teknoloji tesisat işlerinin ifası için 18/12/2014 tarihli 12.452.546,00 SAR  tutarlı ayrı bir \"Alt İstisna(Taşeronluk) Sözleşmesi\" imzalandığını, ilgili sözleşmeler kapsamında, ... bank A.Ş. Ümraniye Ticari Merkez Şubesi'ne ait, 09/05/2014 tarihli, ... numaralı, 30/09/2016 vadeli, 5.450.000,00 USD bedelli ve ...bank A.Ş. Ümraniye Ticari Merkez Şubesi'ne ait, 21/05/2014 tarihli, ... numaralı, 30/09/2016 vadeli, 5.450.000,00 USD bedelli 2 adet teminat mektubunun, müvekkili şirket tarafından dava dışı ...'a teslim edildiğini, dava dışı ... tarafından, davacı müvekkili şirketin hak etmiş olduğu alacakların bugüne dek ödenmediği gibi, yukarıda yazılı teminat mektuplarından 003 nolu mektubunun 5.450.000,00 USD'si, ... nolu teminat mektubunun ise 2.660.000,00 USD'lik kısmı olmak üzere toplam 8.110.000,00 USD'lik kısmının nakde dönüştürülmesinin talep edildiğini ve davalı Banka tarafından, teminat mektuplarının 8.100.000,00 USD'lik kısmının, haksız bir şekilde ve usulüne aykırı olarak nakde dönüştürüldüğünü, davaya konu edilen teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesine ilişkin, yapılan araştırmalar ile bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, dava dışı ... tarafından, 08/09/2016 tarihinde, ... Bankası aracılığı ile vade tarihleri 30/09/2016 olan, bahse konu teminat mektuplarının vadelerinin 1 yıl süreyle uzatılmasının davalı Banka'dan talep edildiği, davalı Banka tarafından, davacı müvekkili şirketin onayı alınmaksızın, her iki teminat mektubunun vadesinin, dava dışı ...'ın talebi doğrultusunda, 30/07/2017 tarihine kadar hukuka aykırı olarak uzatıldığı, yine davadışı ...'ın 15/05/2017 tarihli tazmin talebi doğrultusunda, davalı Banka tarafından teminat mektuplarından ... nolu mektubun 5.450.000,00 USD'si, 005 nolu teminat mektubunun ise 2.660.000,00 USD'lik kısmı olmak üzere toplam 8.1 10.000,00 USD'lik kısmının nakde dönüştürüldüğünün tespit edildiğini, Borçlar Kanunu'nun Üçüncü kişinin fiilini üstlenme başlıklı 128. maddesinde; \"Üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Belirli bir süre için yapılan üstlenmede, sürenin bitimine kadar üstlenene edimini ifa eltmesi için yazılı olarak başvurulmaması hâlinde, üstlenenin sorumluluğunun  sona ereceği kararlaştırılabilir.\" düzenlemesi bulunduğunu, sonuç olarak, vadeli teminat mektuplarında vade sonuna kadar tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde BK. 110/2 maddesi uyarınca teminat mektubunun hükümsüz olacağını, dava konusu teminat mektuplarının vade tarihlerinin 30/09/2016 olduğu olgusu karşısında, davacı müvekkili şirketin onayı bulunmaksızın usülüne aykırı şekilde süresi uzatılan teminat mektuplarının vadelerinin bitiminden sonraki tarihte tazmin edilmesinin, hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, dava dışı ...'dan hak etmiş olduğu alacaklarını tahsil edemeyen davacı müvekkili şirketin, dava dışı ...'ın talebi ile davalı Banka tarafından, haksız olarak nakde dönüştürülen teminat mektupları sebebiyle, alacağını tahsil edemediği gibi fazladan para ödediğini ve davalı Banka karşısında, haksız yere borçlu konumuna geçtiğini, davalı Banka tarafından usul ve yasalara aykırı şekilde süresi sona erip, hükümsüz hale gelmiş olduğu halde tazmin edilen dava konusu teminat mektupları sebebiyle, 8.110.000,00 USD için, davacı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti açısından huzurdaki davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı müvekkili şirketin davalı Banka'ya karşı, her biri 09/05/2014 tarihli, 30/09/2016 vadeli, 5.450.000,00 USD bedelli, ... ve ... numaralı teminat mektupları sebebiyle, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı firmaya Olağanüstü Hal kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun Kayyım olarak tayin edildiğini, bu kapsamda şirketin sevk ve idaresinin TMSF'ye devredildiğini, HMK’nın 115. maddesine göre; dava şartı olarak düzenlenen “dava ve taraf ehliyetinin” olup olmadığının mahkemece kendiliğinden araştırılması ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca davacı firma ile ... &... (...) arasında akdedilen Alt İstisna Sözleşmesi kapsamında ... A.Ş.'nin, ...'da King Khaled Uluslararası Havalimanının 5. Terminali ve ilgili tesislerin tasarım ve inşaat işleri için davacı firma ile ... arasında sözleme imzalandığını, Alt yüklenicinin Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinin gereği gibi yerine getirilmesinin teminatı olarak kesin teminat mektubu talep edilmesi üzerine davaya konu performans garantiler müvekkil banka tarafından davacı ... A.Ş. lehine  ...(...) firmasına muhatap olarak düzenlendiğini, sonraki süreçte davaya konu teminat mektupları ile ilgili olarak muhatap ... & ...  (...) firmasının, söz konusu garantilerin bir yıl süreyle vadelerinin uzatılma talebini ... Bankası aracılığı ile  08/09/2016 tarihinde swift mesajları ile müvekkillerine bildirildiğini, vade temdidi için müvekkili bakaya gelen swift mesajları içerisinde yer alan muhatap, vade, temdit talep yazılarının, metin olarak müvekkilince düzenlenen performans garantilerle uyumlu ve uygun olduğundan, ... A.Ş. firmasına bildirim yapıldığını, garantilerle ilgili vade temdit taleplerinin müvekkili bankaya ulaştığı tarihlerde ... Holding Yönetim Kurulu Başkanı ...’ın 15 Temmuz’la ilgili soruşturma kapsamında gözaltında olması ve firmanın karar mekanizmalarının çalışmaması nedeniyle muhatabın temdit talebi cevapsız kaldığını, muhatap tarafından garantiye uygun olarak yapılan temdit talebinin, makul bir sürede (ki bu süre  teamüle uygun olarak 3 ile 5 iş günü olmakta) yerine getirilmesi, şayet yerine getirilemiyorsa banka tarafından muhataba bilgi verilmesi gerektiğini, dava konusu olayda vade temdit talepleri garantilerin vadelerinden önce  müvekkiline ulaştığını, davacı tarafın  her ne kadar  mektupların vadesinin müvekkili şirketin onayı alınmadan uzatıldığı gerekçesi ile süresinin sona ermiş olması sebebi ile hükümsüz hale geldiğini iddia etmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere, temdit talebinde, garantilere konu işin tamamlanmaması nedeniyle temdit talep edildiğinin belirtildiğini, temdit talebinde belirtilen gerekçe nazara alındığında  bu defa garanti vadesine kadar olan 15 günlük sürede garantilerin tazmin edilmesi zaruretinin doğduğunu, davacı tarafın temdit işlemlerinin yapıldığı tarih itibari ile aciz halinde olduğunu,  ... A.Ş. firmasına muhataba karşı sorumluluklarını yerine getirebilmesi açısından zaman tanınması ve gerekse garantinin 2016 yılında tazminini önlemek amacıyla her iki garantinin vadesinin, muhatabın talebine uygun olarak 30/09/2017 tarihine kadar  uzatıldığını, yapılan işlemin davacı tarafın lehine olduğunu, malum olunduğu üzere garanti niteliğinde bulunan teminat mektubu verildiği hallerde, bankanın muhataba (garanti alana) karşı üstlendiği taahhüdün, bir yandan banka ile müşterisi(lehtar) diğer yandan da lehtar ile muhatap arasındaki ilişkiden tamamen bağımsız olduğunu, müvekkili bankanın, taraflar arasındaki ilişkiden tamamen bağımsız olarak,  muhatabın ilk yazılı talebi üzerine derhal ödeme yapılacağını taahhüt ettiğinden, bankanın mevcut durumu sorgulama ya da araştırmak gibi bir yetkisi veyahut sorumluluğu bulunmadığını, teminat mektubunun verilebilmesi için, lehtarla muhatap arasında bir temel ilişki bulunmalı ve temel ilişkide alacaklı borçludan bir güvence verilmesini isteyebildiğini, bu durumda borçlunun teminat mektubu temin etme borcu doğmakta olduğunu, teminat mektubu temin edilmesiyle birlikte bankanın sorumluluğu açısından temel ilişkinin geçerli olarak kurulmuş olup olmamasının bir önemi olmadığını, dolayısıyla temel ilişki tamamen geçersiz olsa da teminat mektubunun hukuken geçerli olmaya devam edeceğini, davacı tarafın, ... tarafından, hak etmiş olduğu alacakların bugüne kadar ödenmediğini iddia etmekte olduğunu, söz konusu iddianın müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın,   ... (...) firmasına karşı herhangi bir borcunun olmadığı, hatta alacaklı olduğu yönündeki iddialarını ve hatta davaya konu teminat mektupları ile ilgili her türlü taleplerini ... & ... (...) firmasına karşı açacağı bir davaya konu edebileceğini, dava dilekçesinin içeriğinden  davacı tarafın ...& ... (...) firmasına karşı yöneltmiş olduğu bir davanın olmadığının anlaşılmakta olduğunu, bu durumun dahi, davacının iddiasında samimi olmadığını ve iş bu davayı kötü niyetli olarak açtığını ortaya koyduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Dava, uyuşmazlık konusu teminat mektupları nedeniyle, davalı bankaya borçlu bulunulmadığının tespiti talebine ilişkin bulunmaktadır.Davacı tarafça, davacı ile dava dışı ... & ... (...) arasındaki eser sözleşmeleri kapsamında, sözleşmelerin teminatı olmak üzere, davalı bankaca verilen teminat mektupları nedeniyle menfi tespit talebiyle dava açılmıştır. Davacı ile dava dışı ... & ... arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu sabit olup, sözleşme ilişkisinde davacı tarafın edimlerinin ifasının teminatını teşkil etmek üzere, davalı bankaca davacının borcu garanti edilerek uyuşmazlık konusu teminat mektupları verilmiştir. Dosya kapsamına sunulan delillere göre, davacı ile davalı banka arasında teminat mektubuna ilişkin garanti sözleşmesi dışında bir ilişki bulunmamaktadır. Davadaki talebe göre, bankadan talep edilen bir talep sonucu bulunmadığı gibi banka yönünden hüküm verilmesini gerektirecek bir husus da bulunmamaktadır. Davalı banka, teminat mektubunun lehdarı ve muhatabı arasındaki ticari ilişkinin tarafı olmadığından, davalı banka yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2018 tarih ve  2016/15076 Esas- 2018/4865 Karar sayılı ilamı)....\" denilerek, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla; iş bu dava konusu teminat mektuplarının vade tarihlerinin 30.09.2016 olduğu olgusu karşısında, davacı müvekkili şirketin onayı bulunmaksızın usulüne aykırı şekilde süresi uzatılan teminat mektuplarının vadelerinin bitiminden sonraki tarihte tazmin edilmesi, hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, dava dışı ...'dan hak etmiş olduğu alacaklarını tahsil edemeyen davacı müvekkili şirketin, dava dışı ...'ın talebi ile davalı banka tarafından, haksız olarak nakde dönüştürülen teminat mektupları sebebiyle, alacağını tahsil edemediği gibi fazladan para ödemiş ve davalı banka karşısında, haksız yere borçlu konumuna geçtiğini, davacı müvekkili şirketin mağduriyeti ve zararının oldukça arttığını, Davacı müvekkili şirket ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişkinin tarafı olmasa da, davacı müvekkili şirket ile davalı banka arasında  bir garanti sözleşmesi mevcut olup, bankanın bu sözleşmeye aykırı davrandığını,  banka tarafından, usul ve yasalara aykırı şekilde süresi sona erip, hükümsüz hale gelmiş olduğu halde, karşılığında müvekkili şirket hesabında nakdi blokaj olmamasına rağmen, tazmin edilen işbu dava konusu teminat mektupları sebebiyle, 8.110.000,00 USD için, davacı müvekkili şirketin davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti taleplerinin, mahkemece tüm yönleriyle incelenmeksizin, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak, davalı bankanın, teminat mektubunun lehdarı ve muhatabı arasındaki ticari ilişkinin tarafı olmadığından bahisle, davalı banka yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı banka tarafından usulsüz uzatılarak ödenen teminat mektubu tutarları nedeniyle davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti istemiyle, İİK'nın 72.maddesi uyarınca açılmış bir menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğundan reddine  karar verilmiş; bu karara karşı davacı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Eldeki davada davacı yanca, davacı ile dava dışı ... ( ... ) Arasındaki eser sözleşmesi kapsamında, davacı yüklenicinin yapacağı işlerin teminatı olmak üzere davalı bankaca  verilen  06/05/2014 Tarih, ... numaralı, 30/09/2016 vadeli 5.450.000,00 USD bedelli, 21/05/2014 Tarih, ... numaralı, 30/09/2016 vadeli 5.450.000,00 USD bedelli  teminat mektuplarının süreli olduğu, ancak süresinin bitiminden sonra teminat mektubu muhatabı dava dışı şirketin talebi ile ve  davacı muvafakati alınmaksızın teminat mektuplarının sürelerinin usulsüz şekilde  bir yıl uzatıldığı,  dava dışı şirketin uzatılan süre içinde talebi üzerine davalı bankaca teminat mektupları kapsamında teminat mektubu muhatabına  ödeme yapıldığı, bu surette müvekkili onayı olmaksızın davalı bankanın kusuru sonucu teminat mektuplarının süresi uzatılarak ve ödemesinin bu surette yapılması nedeniyle müvekkilinin zarara uğratıldığı ileri sürülerek, hatalı işlemler ile teminat mektuplarının süresini uzatıp ödeme yapan bankaya teminat mektubu ödemeleri  nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir.  Buna göre davacı tarafından eldeki davada, teminat süreleri dolmakla hükümsüz hâle gelecek olduğunu ileri sürdüğü teminat mektuplarının davalı banka tarafından usulsüz olarak (müvekkilinin onay ve talimatı olmaksızın) süresini uzatıp nakde dönüştürmesinden dolayı davalı bankaya karşı ödenen teminat mektup tutarları kapsamında borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olmakla, davalı bankanın eldeki davada pasif husumet ehliyeti (davalı sıfatı) mevcuttur. Buna göre mahkemece işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davalının pasif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle kurulan hüküm isabetsiz olmuştur.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararını kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 04.02.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9053da23777a51c","SID":"201473e1998b6898"}}