{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/3354 - 2025/505<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/3354 <br>KARAR NO\t: 2025/505<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I  <br><br>BAŞKAN\t:  <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/09/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACI / MÜTEVEFFA<br>... (T.C. No  ) MİRASÇILARI<br>DAHİLİ DAVACILAR\t: 1- ... -  <br>VEKİLİ\t: Av <br>\t  2- ... -  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 2- ... -  -  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) <br><br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/02/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/09/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/07/2015 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobili ile seyir halindeyken yaya ...'e  çarptığını, daha sonra direksiyon hakimiyetini kaybedip sağa doğru kaldırıma çıkıp buradan avlu duvarı ve demir giriş kapısına çarparak durduğunu, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü ...'in 2918 sayılı K.T.K'nun 52/1-a maddesinde belirtilen kuralı ihlal ettiğini, kaza nedeniyle davacının  ciddi oranda geçici ve kalıcı sakatlığa duçar olduğunu, bu kazanın gerçekleşmesinde ... plakalı aracın sürücüsünün tazminatı gerektirir derecede kusurlu olduğunu, kusurlu olan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, bu nedenle şimdilik, kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile; 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun olmadığını, dolayısıyla zarardan sorumluluğunun da bulunmadığını, söz konusu kazanın oluşumunda yaralanan yaya ...'in, 2918 sayılı KTK'nın 68/1-b maddesinde belirtilen ışıklı, işaret ve yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde ve kavşaklarda yaklaşan aracın uzaklık ve hızını göz önüne almadan veya göz önüne aldığı halde uygun zamanda geçmemek kuralını ihlal ettiğini, davacının gerçekten kalıcı ve sürekli maluliyetinin olup olmadığının maluliyeti varsa bile bu maluliyetin kazadan kaynaklı olup olmadığının mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, tazminat talebinin fahiş olduğunu ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın, davalı şirkete 20.10.2014/2015 tarihleri arasında, ... numaralı 2009 Trafik/Artı Trafik Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı davacı tarafından; davalı şirkete yapılan 10.10.2017 tarihli başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve yaptırılan aktüer incelemesi sonucu davacı için 15.01.2018 tarihinde 27.497,03 TL maluliyetten doğan tazminat ödemesi yapıldığını, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde başvuru üzerine ödemenin yetersiz olduğunu iddia etmiş ise de davacının başvurusu üzerine dava açılmadan önce 15.01.2018 tarihinde davacı adına 27.497,03 TL tazminat bedeli ödenmek suretiyle sorumluluğun yerine getirildiğini, tazminatın ödenebilmesi için davacıların ölen veya yaralanan kişi ile ilişkileri, davacıların yaşları ve ölüm olayı dolayısıyla destekten yoksun kalıp kalmadıkları, destekten yoksun kalmışlarsa bu zararlarının uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap ettirildikten sonra sonuca göre karar verilmesi gerektiğini savunarak açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, 126.964,80 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı ... sigorta yönünden 15/01/2018 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 24/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 16.000,00 TL manevi tazminatın 24/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı  ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan kusur ve hesap raporlarına karşı sunmuş oldukları itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur ve hesap hususunda yeniden rapor alınması gerekirken usul ve yasaya aykırı raporlar doğrultusunda karar verildiğini, dosya kapsamında müvekkili sigorta şirketi tarafından zararın giderilmesine yönelik ödeme yapıldığından bakiye alacak bulunmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hesap raporunda davacının zararının yapılan ödeme ile giderilip giderilmediği hususu tespit edilirken TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, yargılama aşamasında iki farklı kusur raporu alındığını ve iki rapor arasında çelişki bulunduğunu, mahkemece kusur oranları arasındaki çelişki giderildikten sonra karar verilmesi gerekirken çelişki giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, meydana gelen yaralanmalı trafik kazası sonucu açılmış olan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın geçici maluliyet yönünden reddine, kalıcı maluliyet ve manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin kusur raporuna ve üçüncü kişilerin kusur durumuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Davalı ..., 24/07/2015 günü saat 18:30 sıralarında, idaresindeki ... plakalı otomobille ... Yolu istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde olduğu ... caddesinin ... sokak ve ... sokak ile birleştiği kavşak mahallinde, karşıya geçmek için sol taraf ... sokak istikametinden koşarak kavşağa giren küçük yaya ...'e aracının ön kısımlarıyla çarptığında direksiyon hakimiyetini kaybederek savrulduğu sağ taraf kaldırıma çıkıp buradaki 1 nolu ikametin avlu duvarı ile demir giriş kapısına çarparak durduğu dava konusu kaza meydana gelmiştir.<br>Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/07/2019 tarihli kusur raporu ile;  meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında, kaza esnasında 8 yaşında olan yaya ...'in asli kusurlu ve kusur oranının %75 (yüzde yetmişbeş), diğer ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'in ise tali kusurlu ve kusur oranının %25 (yüzde yirmibeş) olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. <br>ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 11/03/2020 tarihli kusur raporu ile; \"Davalı sürücü ...; hız azaltarak müteyakkız girmediği kavşakta, sol taraf ... sokak istikametinden koşarak kavşağa giren küçük yaya ...'e idaresindeki otomobilin ön kısımlarıyla çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranmakla kusurlu görülmüştür.<br><br>Yaya ...'in, gelen araçları gözetmeyecek şekilde ... sokaktan koşarak kontrolsüzce girdiği kavşakta sürücü ... idaresindeki otomobil tarafından çarpıldığı olaydaki dikkatsiz ve tedbirsiz hareketleri yaşının müdrik olmayışı nedeniyle oluş üzerine etken görülmüştür.<br>Buna göre meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında, kaza esnasında 8 yaşında olan yaya ...'in  %50 diğer ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'in ise kusur oranının %50 (yüzde yirmibeş) olduğu\" kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.<br> Kazanın meydana geldiği mahallin kavşak olduğu anlaşıldığından ATK raporundaki kusur belirlenmesi yerinde bulunmuştur. Mahkemenin ATK raporuna itibar etmiş olması yerindedir. Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinafı kabul edilmemiştir.<br>Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin aktüerya hesabına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Hükme esas alınan aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı anlaşılmakla rapor bu yönüyle doğrudur.<br>Davacı ...'in karar tarihinden sonra öldüğü anlaşıldığından davalı vekilinin istinafı doğrultusunda Dairemizce aktüerya uzmanından ek rapor alınmasına karar verilmiş, ancak davalı vekili kesin süre içinde bilirkişi ücretini yatırmamıştır. Bu sebeple davalı vekilinin aktüerya raporuna yapmış olduğu istinaf reddedilmiştir.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/09/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.672,96 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 2.169,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 6.503,96‬ TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  <br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda OY ÇOKLUĞU ile karar verildi.27.02.2025  <br>       <br>     <br>  Başkan                    Üye                    Üye                  Katip      <br>¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır    <br>      (Karşı Oy) <br><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tKARŞI OY GEREKÇESİ <br><br>Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından iş bu dosyada temyiz kesinlik sınırınını 6100 sayılı HMK'nın 362. Maddesi ve aynı yasanın Ek 1/2 maddesi gereğince 544.000,00TL olduğu kabul edilerek buna göre Dairemizin kararının kesin olduğu belirtilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin 30/01/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2023/182 esas 2024/203 sayılı 04/12/2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesi ile eklenen ek 1. Maddesinin 2 numaralı  fıkrasında yer alan \"...341 inci, 362 nci ve  369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.\" hükmündeki \" 341 inci, 362 nci ve\" ibarelerinin Anayasanın 13 ve 36 maddelerine aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir. Söz konusu kanun maddesindeki \"362.\" ibaresinin iptaline karar verilmiş olması nedeni ile artık 6100 sayılı yasanın 362. Maddesinde yer alan Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların temyiz sınırını belirleyen parasal sınırlara ilişkin olarak  Bölge Adiye Mahkemesince hüküm verildiği tarihteki miktarın uygulanması olanaklı değildir. Zira temyiz sınırına ilişkin olarak Blge Adliye Adliye Mahkemesinin \" karar tarihindeki\" miktara göre temyiz sınırının belirlenmesine ilişkin hükmün Anayasa'nın 13 ve 36. Maddelerine aykırı olduğu Anayasa mahkemesince tespit edilmiş ve bu tespite ilişkin karar Resmi Gazetede yayınlanmıştır. <br>Dolayısı ile artık Anayasa'ya aykırı olduğu tespit edilen bir kanunun hükmüne göre temyiz kesinlik sınırının belirlenmesi olanaklı değildir. <br>Türk Anayasal sisteminde, \"Devlete güven\" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir kargaşaya neden olmamak, kazanılmış hakları korumak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Anayasa'nın bağlayıcılığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına tüm devlet organlarının uyma zorunluluğu ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi, Anayasa'ya aykırı bir kuralın aykırılığının saptanmasından sonra uygulama alanı bulmasını kesinlikle önler.<br>Her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararının resmi Gazetede yayınlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de,<br>T.C. Anayasası’nın 153 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir (Danıştay 4. Dairesi. 09.05.2011 tarih ve 2011/2546 E., 2011/3384 K. sayılı kararı).<br>Bu konudaki Anayasa Mahkemesinin 12.12.1989 tarih ve 1989/11-48 sayılı kararında; “Anayasanın 152. maddesine göre, itiraz yoluna başvuran mahkemeler, Anayasa Mahkemesi'nce verilecek kararlara uymak zorundadırlar. Bu durumda, itiraz eden mahkeme, elinde bulunan ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından önce açılmış olan bir davayı Anayasa Mahkemesi kararına göre çözecek ve doğrudan iptal kararının etkisini önceye uygulayacaktır. Ayni durum, itiraz yoluna başvurmayan mahkemeler yönünden de geçerlidir. İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa'nın, \"Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.\" yolundaki 153. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur. …” gerekçesine yer verilmiştir.<br> Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında ve yine 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır. <br>Görüldüğü üzere, Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.<br>            Bu nedenlerle eldeki dosyada dosyamız davalısı tarafından ilk derece Mahkemesinin 16/09/2022 günlü kararına karşı istinaf yasa yoluna başvuru yapılmış olup  bu tarihteki Temyiz sınırı olan 107.090,00 TL miktarı esas alınarak dairemizce verilen kararın temyize tabi olduğu kanaatinde olduğumdan dairemizin kararının kesin olduğu yönündeki karar katılmadığımdan dairemiz kararına bu yönü ile karşı oy kullanmaktayım. <br><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  Kürşat KÖYLÜ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t\tBaşkan 42372 <br>                                                                                                          KARŞI OY <br>                                                                                                                  ¸<br>                          İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce626c5be3086d5f","SID":"332606acd3303345"}}