{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/69 Esas<br>KARAR NO: 2025/312<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/12/2024 tarihli ara karar<br>NUMARASI: 2024/792 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; ... Bankası Muğla Şubesi'ne ait, ... seri numaralı ... San. Ltd. Şti.'nin lehtarı olduğu, 14/12/2024 tarih 320.000-TL bedelli çekte bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, çekteki imza ile müvekkiline ait imza arasında gözle görülür şekilde büyük farklılıklar bulunduğunu ileri sürerek, davaya konu çekin bankaya ibrazı halinde ödenmemesi/karşılıksızdır ibaresi vurulmaması ve herhangi bir ihtiyati haciz ve icra takibine konu olmaması, ödenmemesi, için İİK m.72  icra takibinin durdurulması hakkında tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesince 18/12/2024 tarihli ara karar ile; davacı tarafın, dayanak olan çek üzerinde müvekkili adına atılı imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia ettiği, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde,  davacının iddiasının, tedbiren durdurulmasına yönelik talep bakımından yaklaşık ispatın oluştuğu kanaatine varıldığı, İİK md.72 hükmü uyarınca menfi tespit davasında verilebilecek tedbir kararları arasında \"ödeme yasağı\" tedbiri bulunmadığı, ayrıca mahkemece sadece davanın tarafları ve dava konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği gerekçesiyle, davacının İİK'nın 72/2 hükmü uyarınca ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; dava sonuçlanıncaya kadar;  davaya konu  çekten dolayı davalı tarafından davacı aleyhine icra takibi yapılmasının  tedbiren durdurulmasına, ancak iş bu tedbirin dava dışı 3.kişiler yönünden ise geçerli bulunmamasına, davacı vekilinin ödeme yasağına dair ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yaklaşık ispat koşulu oluşmaksızın verilen ihtiyati tedbir kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin faktoring kanunu ile yönetmeliğine uygun olarak faktoring işlemini gerçekleştirdiğini, davacının davaya konu çek nedeni ile borçlu olmadığı iddiasının bir defi olduğunu, faktoring kanunun taraflar arasındaki defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini açıkça düzenlediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair ara kararın istinafına ilişkindir. Karar davalı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 341/1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve  ihtiyati haciz taleplerinin reddi ile karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları ile karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itirazlar üzerine verilen kararlar istinafa tabidir.Somut olayda mahkemece verilen 18/12/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı dosya üzerinden verilmiştir. Bir başka ifade ile karşı tarafın yani davalı tarafın yokluğunda verilmiştir. Dolayısıyla söz konusu karar istinafa tabi olmayıp HMK'nın 394/1.maddesi uyarınca itiraza tabi kararlardandır.Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e88e3beeee3f9a58","SID":"d3a26cada535a88b"}}