{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1982 - 2025/10<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1982 <br>KARAR NO\t: 2025/10<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/236 E.  -  2021/456 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabet<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2021 tarih ve 2019/236 Esas - 2021/456 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin  “...” ve “...” ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, davalı yana ait \"www...com web sitesinde\" yer alan bir kısım görsellerin, müvekkiline ait tescilli markalar ile ayniyet derecesinde benzerlik teşkil ettiğini, yine \"...\" ibaresinin davalı  yana ait mağazalarda müvekkiline ait markalar ile iltibas yaratacak şekilde kullanıldığını, davalının bu kullanımlarının Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/53 D.iş sayılı dosyası ile yaptırılan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiğini ve ilgili web sitesindeki kullanımlara ilişkin olarak kısmen ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkilinin markası tanınmış olduğundan, farklı  mal ve hizmetlerde kullanımın dahi müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturacağını, davalının dava konusu eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,  markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz oluşturan ürünlerin toplatılmasına, tabelaların kaldırılmasına, ticari evrakların toplanmasına, davalı yana ait web sayfasında yer alan görsellerin kaldırılmasına, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  şimdilik  1000 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline 6769 sayılı Kanunun 150.maddesinin uygulanması suretiyle müvekkiline ait markaların uygun olmayan ve kalitesiz koşullarda kullanıldığının anlaşılması halinde bu gerekçe ile de ayrıca tazminata hükmedilmesini ve bu tazminatın da bu aşamada belirsiz alacak davası şeklinde değerlendirilmesine, 6769 sayılı Kanunun 151.maddesinin uygulanması suretiyle, mahkemece yapılacak tahkikat sonucunda tespit edilecek zarara makul bir payın eklenmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın ihlalin tespit edildiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve  hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş,  cevap cevap dilekçesinde de dava dilekçesindeki taleplerinin yanında davalı yana ait ticaret unvanından \"... ibaresinin terkinine veya müvekkiline ait markalarla iltibas yaratmayacak şekilde bir başka ibare ile değiştirilmesine, davalı yana ait \"....com\" şeklindeki alan adına erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14/09/2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de maddi tazminat taleplerini 114.661,88 TL arttırmak suretiyle, toplamda 115.661,88 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.  <br>Davalı vekili, müvekkili firmanın, uyuşmazlığa konu \"...\" markasını, sahibinin rızası ile kullandığını, zira müvekkil firmanın sahibi ve genel müdürünün, aynı zamanda bu markanın tescil sahibi olduğunu, eldeki davanın kötü niyetli olarak açıldığını, \"...\" ibaresinin tescili için 23/10/2013 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, başvurunun kabul edilerek 12/02/2014 tarihli marka bülteninde yayınlandığını, markanın tescil sahibinin, bu tarihten sonra kurumsal bir kimliğe sahip olabilmek adına markasını müvekkili firmaya tahsis ettiğini marka başvurusundan bir iki ay kadar önce \"http://www...com\" isimli internet sitesinin isim hakkının müvekkili firma tarafından  satın alındığını, davacının, \"...\" markasının ve internet sitesinin kurulmasının üzerinden beş yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen bu süre boyunca sessiz kaldığını,  tabelasında yalnızca \"...\" ibaresi olan ve yıllardır kesintisiz şekilde faaliyet gösteren birçok franchise mağazasının, davacıya ait İpekyol markalı giyim mağazalarıyla aynı AVM'lerde hizmet verdiğini savunarak, davacının markalarını 14. sınıfta yer alan mallarda kullanmadığını savunarak davanın reddini  istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, somut olayda davalı vekili cevap dilekçesi ile birlikte davacı yanın marka hakkına tecavüz iddiasına mesnet gösterdiği markaların özellikle 14.sınıfta yer alan emtialar bakımından kullanılmadığına ilişkin def'i ileri sürdüğünden, davalı yanın ileri sürdüğü kullanmama def'i ön sorun olarak incelenmesi gerektiği, davacının  davasına mesnet tüm markalarının tescil tarihleri itibariyle kullanmama def'ine tabi oldukları, davacının 2002/2322 sayılı ve \"...\" ibareli markası ile dava konusu \"...\" ibaresi arasında benzerlik bulunmadığı, davacının  \"...\" ibareli diğer markaları ile dava konusu ibarenin benzer olduğu, davacının dava konusu başvuru  ile benzer olan markalarının tescilli olduğu 14 sınıf mallarda ciddi kullanımını ispatlayamadığı ancak davacı yanın 18 ve 25. sınıftaki emtialarda “...” markasını uzun yıllardır kullandığı ve bu kullanımları ile sektöründe belli bir bilinirlik kazanmayı da başardığı, davalı kullanımlarının gerçekleştiği 18. sınıftaki “çantalar” emtiaları bakımından  25. sınıftaki genel anlamda moda – giyim tekstil ürünleri bakımından emtialar arasındaki yüksek düzeyli benzerlik nedeniyle karıştırılma ihtimalinin var olacağı, delil tespiti dosyası kapsamında tespit edilen “güneş gözlükleri” emtiası bakımından ise, uygulamada salt giyim aksesuar ürünleri olmaları vesilesiyle bu nitelikteki her bir ürün gamının birbiri ile benzer görülmesinin isabetli olmayacağı, bu ürünlerin birlikte kullanımı mevcut olmakla nihai anlamda farklı ihtiyaçlara yönelik oldukları, dolayısıyla farklı ihtiyaçlara yönelik bu giyim aksesuarları bakımından iltibas ihtimalinden bahsedilmesi için işaretler arasında güçlü bir benzerlik bulunması gerektiği kabul edilmekte olup her ne kadar davacı markalarının tescili kapsamında bulunan “güneş gözlükleri” emtialarında dava tarihinden geriye dönük son beş yılda ciddi kullanımı bulunduğuna dair deliller dosyada mevcut değil ise de somut uyuşmazlık bakımından “...” markaları arasındaki oldukça yüksek düzeyli benzerlik ilişkisinin varlığı ve davacı markalarının sektörel bilinirliği de gözetildiğinde bu durumun, giyim, çanta, ayakkabı ve moda aksesuar ürünlerinin tamamı açısından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalini meydana getireceği, bu nedenle davalı yanın \"kadın çanta\" ve \"güneş gözlüğü\" emtialarında \"...\" ibaresini kullanması, bu emtiaları \"...\" ibaresi altında satışa sunması eylemlerinin, davacıya ait  99/018178, 2005/25619, 2004/01056 ve 2004/02708 sayılı marka haklarını ihlal ettiği ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, davalı yan her ne kadar dava dışı ...'ya ait 2013/86311 sayılı markaya istinaden dava konusu kullanımları gerçekleştirdiğini ileri sürmüşse de, söz konusu markanın tescili kapsamında 14.sınıfta yer alan emtiaların bulunduğu, ihlale konu \"çanta\" ve \"güneş gözlüğü\" emtialarının koruma kapsamında bulunmadığı, bu nedenle davalı yanın tescilli marka hakkı sahibinin verdiği icazet ile hukuka uygun olarak markasal faaliyette bulunduğu savunmasına itibar edilmediği, diğer taraftan davalının \"...\" ibaresi altında takı, mücevher, kıymetli taş ve bunlardan mamul takılar imal edip satması eylemi bakımından ise marka hakkı ihlali ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, zira bu emtiaların \"...\" esas unsurlu marka altında ticari sahaya sunulması eylemleri bakımından sessiz kalma yolu ile hak kaybı koşulu oluştuğu,  davalının \"...\" ibaresini bu emtialar bakımından 2014 yılından beri  www...com ibareli internet sitesinde ticari etki doğuracak şekilde ve markasal bir biçimde kullandığı, internet sitelerine zaman veya mekan fark etmeksizin her yerden erişilebildiği, davacı şirketin icra ettiği ticari faaliyetleri nedeniyle basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulunduğu, davalının 2014 yılının başında \"...\" ibaresini yukarıda yer verilen emtialar bakımından ticari etki doğuracak şekilde dava tarihi olan 23/10/2019 tarihine kadar davacı yanın herhangi bir itirazı ile karşılaşmaksızın kullandığı, davacının, davalının 5 yılı aşkın süredir \"...\" ibaresini  takı, mücevher, kıymetli taş ve bunlardan mamul takılar imal edip satması bakımından kullandığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde 5 yılı aşkın süre boyunca bu kullanıma ses çıkarmadıktan sonra eldeki davayı ikame etmesinin TMK m.2 hükmünde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, bilirkişi raporund maddi tazminat hesaplamasında, davacı yanın SMK m.151/2-b hükmü uyarınca toplam 115.661,88 TL tazminat isteminde bulunabileceği kanaatine varılmışsa da söz konusu kanaatin hükme esas alınması mümkün olmadığı, çünkü bilirkişilerin yapmış olduğu hesaplamada  sadece davalının tecavüz oluşturduğu kabul edilen \"güneş gözlüğü\" ve \"çanta\" emtiaları değil davalının vergi dairesine vermiş olduğu kurumlar vergi beyannameleri baz alınarak, mal veya hizmet ayrımı yapılmaksızın kül halinde bir değerlendirme yapıldığı, ancak yukarıda izah edildiği üzere, davalı yanın \"takı-aksesuar\" ürünleri bakımından \"...\" esas unsurlu markasal kullanımları yönünden sesiz kalma yolu ile hak kaybı  oluştuğundan, maddi tazminat hesaplaması yapılırken, davalı yanın \"takı-aksesuar\" emtialarından elde ettiği net kazancın dışlanması gerektiği, davalı yan ticari defterleri hakkında bilgi vermekten kaçındığından davalıya ait ticari kayıtlar üzerinde ayrıca bir bilirkişi incelemesi de yaptırılamadığı, davacı yanın, davalının marka hakkı ihlali ve haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle uğramış olduğu zarar tam olarak belirlenemediğinden 6098 sayılı TBK m.50/2 hükmü uyarınca zararın belirlenmesi gerektiği,  buna göre davalı yanın, \"...\" esas unsurunu davacıya ait \"...\" esas unsurlu markalar ile iltibas oluşturacak şekilde \"çanta\" ve \"güneş gözlüğü\" emtialarının ticaretinde kullandığı süre, davacı markalarının özgünlüğü, davacı markalarının bilinirlik düzeyi, 6769 sayılı SMK m.151/4 hükmü uyarınca \"...\" markalarının etkin konumu da dikkate alınarak 50.000,00 TL maddi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, davacının yukarıda açıklanan markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemi nedeniyle manevi tazminat koşullarının da oluştuğu, tarafların mali, sosyal ve ekonomik durumları, ihlale konu ürün sayısı, bu ürünlerin niteliği,  tarafların kusur oranları, sıfatları, davacının uğradığı maddi zararın boyutu, işgal ettikleri makam ve 4721 sayılı TMK m.4 hükmünde ifadesini bulan hak ve nesafet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesinin talep sonucunda belirttiği 20.000,00 TL bedelin manevi tazminat olarak somut olayın özelliğine uygun düştüğü, öte yandan davacı vekili her ne kadar itibar  tazminatı isteminde bulunmuşsa da, somut olayda itibar tazminatı koşulunun oluştuğunu ispat edemediği, zira davalının dava konusu markayı kötü kullanımı konusunda yapılmış bir tespit olmadığı, buna ilişkin yapılmış bir şikâyetin dosyaya sunulmadığı, ayrıca markanın davalı tarafından kötü kullanımı sonucunda davacının satışlarının azaldığına ilişkin bir tespit de olmadığı dikkate alındığında;  SMK m.150 uyarınca itibar tazminatının şartlarının oluşmadığı, davacının hükmün ilanı isteminin de yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen  kabulü ile davalı yanın kadın çanta ve güneş gözlükleri ürünlerinin satışına ilişkin \"...\" ibareli markasal kullanımlarının, davacıya ait 99/018178, 2005/25619, 2004/01056 ve 2004/02708 sayılı marka haklarını ihlal ettiğinin TESPİTİNE, davalı yanın kadın çanta ve güneş gözlükleri ürünlerinin satışına ilişkin \"...\" ibareli markasal kullanımlarının, davacıya ait 99/018178, 2005/25619, 2004/01056 ve 2004/02708 sayılı marka haklarını ihlal eden eylemlerin durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz oluşturan tüm kullanımların önlenmesine, ürünlerin toplatılmasına, tabelaların kaldırılmasına, ticari evrakın toplanmasına, davalı yana ait \"www...com\" ibareli internet sitesinde ihlal oluşturan görsellerin kaldırılmasına, davalı yanın kadın\" çanta\" ürünlerinin satışına ilişkin \"...\" ibareli markasal kullanımlarının davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın 31/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, itibar tazminatı isteminin karar kesinleştiğinde masrafı davalı yandan karşılanmak kaydıyla hükmün ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede ilan edilmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminat, itibar tazminatı ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin talep edebileceği tazminat miktarının 115.661,88 TL olarak hesaplandığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluşmadığı gibi ilk derece mahkemesinin hangi hesaba göre maddi tazminata hükmedildiğinin kararda açıklamadığını, davalı Şirketin sahibi olan ... aleyhine \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın kabul edilerek markanın tümden hükümsülüğüne karar verildiğini, o dava dosyasından anlaşılacağı üzere davalının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle sessiz kalma nedeniyle kaybı oluşmadığını, ayrıca itibar tazminat için gerekli koşulların da oluştuğunu, müvekkilinin markasının kaliteli ürünlerde kullanıldığını, dava konusu ibarenin ise bijuteri ürünleri üzerinde kullanıldığını, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, davalı vekilinin hiçbir mesai harcamadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının açıklanan yönlerden kaldırılmasını ve davanın tümden  kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t:1- Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, markaya tecavüzün durdurulması, önlenmesi, alan adına erişimin engellenmesi, ticaret unvanının terkini, maddi-manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>     Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının \"...\" ibaresi altında takı, mücevher, kıymetli taş ve bunlardan mamul takılar imal edip satması eyleminin 2014 yılının başında başladığı, davacının bu kullanımlara, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/53 D.iş sayılı dosyasında 19.07.2019 tarihinde talep ettiği tespit tarihine kadar herhangi bir itirazda bulunmadığı, bahsi geçen dava konusu kullanımların başladığı ve tespit talep tarihine kadar 5 yıldan fazla sürenin geçtiği gözetildiğinde davalının  \"...\" ibaresi altında takı, mücevher, kıymetli taş ve bunlardan mamul takılar imal edip satması eylemi yönünden sessiz kalma yolu ile hak kaybının gerçekleştiği, diğer taraftan mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının tercih hakkını kullandığı SMK'nın 151/2-b maddesine göre talep edebileceği tazminat miktarı 115,661,88 TL olarak hesaplanmışsa da,  bilirkişi raporundaki bu sonuca, davalının kurumlar vergisi beyannameleri dikkate alınarak,  sessiz kalma yolu ile hak kaybının gerçekleştiği takı ve aksesuar emtiası yönünden bir ayrım yapılmaksızın kül halinde değerlendirme yapılmak suretiyle ulaşıldığı, dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelere göre mahkemece davacıya ait 99/018178, 2005/25619, 2004/01056 ve 2004/02708 sayılı markalarına tecavüz oluşturan davalının  kadın çanta ve güneş gözlükleri ürünlerinin satışına ilişkin \"...\" ibareli markasal kullanımları yönünden \ttazminat hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, bu itibarla mahkemece TBK'nın 50/2 maddesine göre maddi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi anılan maddeye göre hükmedilen maddi tazminat miktarının da hakkaniyete uygun bulunduğu, diğer taraftan itibar tazminatı koşullarının da oluşmadığı,  reddedilen istemler yönünden yargılama sırasında vekille temsil olunan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde bulunduğu, ayrıca davacının dava dilekçesinde talep etmemekle birlikte iddiasını genişlettiği cevaba cevap dilekçesinde talep ettiği ticaret unvanının terkini talebi yönünden mahkemece olumlu olumsuz bir karar verilmemişse de davacının bu yönde açık bir istinaf itirazı olmadığından, bu hususun kararın kaldırılması nedeni yapılamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Ancak ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3 maddesinde  maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiş olup mahkemece reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı yararına belirlenen vekalet ücretini aşar miktarda davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.<br>\t HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>\t Dairemizce, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece feri nitelikteki vekalet ücretine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan Tarife hükümleri dikkate alınarak davalı yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir<br>                         Ayrıca her ne kadar reddedilen maddi olmayan talepler yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirse de ilk derece mahkemesince reddedilen bu talepler yönünden davalı yararına ayrıca vekalet ücretine hükmedilmediğinden ve karara karşı sadece davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğundan Dairemizce de bahsi geçen reddedilen talep yönünden davalı yararına ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemiştir.. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının   HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2021 gün ve 2019/236 Esas - 2021/456 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3- Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı yanın kadın çanta ve güneş gözlükleri ürünlerinin satışına ilişkin \"...\" ibareli markasal kullanımlarının, davacıya ait 99/018178, 2005/25619, 2004/01056 ve 2004/02708 sayılı marka haklarını ihlal ettiğinin TESPİTİNE,<br>\t4-Davalı yanın kadın çanta ve güneş gözlükleri ürünlerinin satışına ilişkin \"...\" ibareli markasal kullanımlarının, davacıya ait 99/018178, 2005/25619, 2004/01056 ve 2004/02708 sayılı marka haklarını ihlal eden eylemlerin DURDURULMASINA ve ÖNLENMESİNE, tecavüz oluşturan tüm kullanımların ÖNLENMESİNE, ürünlerin TOPLATILMASINA, tabelaların KALDIRILMASINA, ticari evrakın TOPLANMASINA, davalı yana ait \"www...com\" ibareli internet sitesinde ihlal oluşturan görsellerin KALDIRILMASINA,<br>\t5-Davalı yanın kadın çanta ürünlerinin satışına ilişkin \"...\" ibareli markasal kullanımlarının davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, <br>\t6-50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>\t7-20.000,00 TL manevi tazminatın 31/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t8-İtibar tazminatı isteminin REDDİNE,<br>\t9-Karar kesinleştiğinde masrafı davalı yandan karşılanmak kaydıyla hükmün ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede İLAN EDİLMESİNE,<br>10-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken maddi olmayan talepler yönünden 615,40-TL maktu,  4.781,7‬0-TL nispi karar ve ilam harcından, 2.458,63-TL peşin ve tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.938,47‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t11-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi olmayan talepler yönünden ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereğince hesaplanan 7.375,00-TL, kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT m.3 ve m.13/1 hükmü gereğince hesaplanan 7.375,00-TL, kabul edilen manevi tazminat yönünden AAÜT m.3,  m.10 ve m.13 hükümleri gereğince hesaplanan 7.375,00-TL olmak üzere toplam 22.125,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, <br>\t12-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat talebinin kısmen reddolunması nedeniyle ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükümleri gereğince  hesaplanan 7.375,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t13-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.200,00-TL bilirkişi ücreti, 278,83-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 139,00-TL tebligat masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 3.838,53-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1.996,03-TL'ye, mahsup edilen 2.458,63-TL peşin ve tamamlama harcı, 44,40-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 4.499,06-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t14-Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/53 D.İş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti işleminin marka hakkı ihlali ve haksız rekabetin tespitine ilişkin olduğundan ve bu istemlerin kabulüne karar verildiğinden; 123,90-TL harç, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti, 135,60-TL tebligat-posta masrafı ve  606,00-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 2.065,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t15-Davalı tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t16-6325 Sayılı  Hukuk  Uyuşmazlıklarında  Arabuluculuk  Kanunu m.18/A-13 ve  Arabuluculuk  Kanunu Yönetmeliği tarife  hükümleri uyarınca 1.320,00-TL'nin %52 si olan 686,40-TL'nin davalıdan,  % 48 i olan 633,60-TL'nin  davacıdan  alınarak  HAZİNEYE GELİR  KAYDINA,<br>\t17-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t18-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,<br>\t19-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2025         <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a2f29c612fb7b07","SID":"0eab334c130ee1d9"}}