{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\t               TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t         T.C.<br>\t\t       BURSA<br>\t 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t: 2022/ <br>KARAR NO\t: 2025/<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t:<br><br>ASIL VE BİRLEŞEN (... 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2017/ ESAS SAYILI) DAVA DOSYASINDA<br> <br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:Av. <br>DAVALI \t:<br>VEKİLİ\t:Av. <br><br>DAVA\t\t:Şirket Yöneticisinin Sorumluluğuna Dayalı Tazminat <br>BİRLEŞEN DAVA <br>TARİHİ\t\t:16.05.2017<br>ASIL DAVA TARİHİ \t :31.05.2022<br>KARAR TARİHİ\t :05.02.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t:12.02.2025 <br><br>Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı ... Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin %45 oranında hissedarı olduğunu,  şirketin yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan davalının kasıtlı işlemleri nedeniyle şirketin zarara uğratıldığını, bunun üzerine 2012 yılında davalının yönetim kurulu üyeliği görevine son verildiğini, davalının %21,8 oranında hissedarı olduğu ... Makina San. AŞ'nin sermaye kaybı nedeniyle iflasının talep edilmesi üzerine; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2016 tarih ve 2014/ E., 2016/ K. sayılı sayılı kararı ile şirketin iflasına ve iflasın 17/02/2016 günü saat ... açılmasına karar verildiğini, şirketin iflasına karar verilmesinden önceki dönemde ve halen müvekkil tarafından şirketin bütün vergi ve prim borçlarının ödendiğini, pay sahibi olan davalının payı oranında şirkete karşı sorumlu olmasına karşın bu zamana kadar şirket borçlarına karşılık herhangi bir ödeme yapmadığını, şirketin sözkonusu borçlarından dolayı başlatılan icra takiplerinde müvekkili şirketi temsilen yönetimde görevlendirilmiş yönetim kurulu üyelerinin banka hesaplarına ve şahsi mallarına haciz konulması üzerine belirtilen dönemlerde mevcut olan borçların tamamının cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalındığını, bu kapsamda halen daha ... ve vergi borçlarından doğan taksitlerin ödenmeye devam edildiğini, davalının da ortağı olduğu şirket borçlarının davalının payına düşen kısmının müvekkil tarafından ödenmesi sonucunda davalı sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 156.787,10 TL'nin, her bir ödemenin ayrı ayrı ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalının hissedarı olduğu dava dışı ... Dış Tic.Ltd. Şti'nin hissedarlarından olduğunu, davalının şirketin yetkili müdürü olarak görev yaptığını, davalının ortaklık süresince yaptığı kasıtlı işlemler ile şirketin zarara uğradığından 2012 yılında davalının müdürlük görevinden alındığını, şirketin bütün vergi ve prim borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, davalının bu borçlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.604,78-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesin talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ... AŞ  ile ... Dış Ticaret LTD. şirketinin hakim şirketi konumunda olduğunu, bu şirketlerin yönetim organlarında yer aldığını, şirket hissedarı olması nedeniyle  ödenmemiş sermaye borcunun bulunmadığını, her iki şirketin yönetiminde yer aldığı dönemde şirketlerin ... Kurumuna ve Vergi dairelerine borcunun bulunmadığını, yönetimde bulunan davacı şirketin ödemekle mükellef olduğu kamu borçlarını zarardan sorumlu temsilcilerine rücu etmek yerine bu davayı açmakta haksız olduğunu, yönetici olduğu dönemde herhangi bir zararlandırcı eyleminin olmadığını, şirketlerin ödenmemiş kamu borçlarının bulunmadığını belirterek asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Asıl dava dosyasının tevzi edildiği ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/ E. Sayılı dosyasında, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/ Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verildiği, ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli 2016/ Esas -2019/ Karar sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verildiği, kararının  davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2019/2088 Esas -2022/ Karar sayılı kararında; somut dava yöneticinin sorumluluğu davası olduğu, 6102 sayılı TTK. 644 atfı ile limited şirketlerde de uygulanan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK. 553/1 maddesine göre, yöneticiler kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri taktirde; hem şirkete, hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına  karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları, 6102 sayılı TTK. 4 maddesi gereği, davanın mutlak ticari dava olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekeceğini, yerel mahkemece, davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru olmadığından bahisle mahkemenin kararı  kaldırılarak dosya mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen dava, şirket yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 644/1-a maddesi atfı nedeniyle limited şirketler yönünden de uygulanması gereken anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK 553. maddesinde kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları düzenlenmiştir. Nitekim hem 553, hem 555’inci madde gerekçelerinde de, doğrudan-dolaylı zarar ayrımı yapılmış; şirketin uğradığı zararın tazminini şirket yanında tazminat şirkete ödenmek üzere pay sahiplerinin de isteyebileceği; pay sahibinin ve şirket alacaklısının doğrudan zararların tazminini talep hakkı da bulunduğu açıklanmıştır.Şirketin zarara uğradığı hallerde şirket yanında pay sahipleri de tazminatın yine şirkete ödenmesini istemeleri şartıyla dava açma hakkına sahiptirler (m.555). Çünkü burada şirketin doğrudan zararı ; aynı zamanda pay sahiplerinin dolaylı zararı vardır. Buna karşılık zarara uğrayan şirketin iflası durumunda, pay sahipleri ve şirket alacaklılarının istemleri önce iflas idaresince öne sürülür. İflas idaresi davayı açmadığı takdirde her pay sahibi ve şirket alacaklısı dolaylı zarara dayanarak tazminat talebinde bulunması söz konusu olabilir (m.556). Bunun yanında, pay sahibi ve şirket alacaklıları doğrudan uğradıkları zararlar nedeniyle dava açma hakkına sahiptir (m.553).  Bu bağlamda davacı sıfatı ve tazminatın kime ödeneceği bakımından doğrudan-dolayısıyla zarar ayırımı büyük önem taşımaktadır.Doğrudan zararlar ortaklığın zarar görmesinden dolayı değil, pay sahibi ve alacaklıların ortaklıktan bağımsız olarak uğradıkları zararlardır. Örneğin, ortağın yeni pay alma hakkının ihlali, kar payının ödenmemesi, payın haksız iptali, alacaklıya geç ödeme yapılması, ortağın kanuna aykırı bilançoya güvenerek pay satın alması gibi hallerde ortakların veya alacaklıların doğrudan zararı söz konusu olur. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; asıl davaya konu olan  ... Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin davadan önce ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/02/2016 tarihli 2014/ E-2016/ K.sayılı kararıyla iflasına karar verildiği, kararın 14.03.2016 tarihinde kesinleştiği, iflas idaresinin ... 7.İcra Müdürlüğünce yürütüldüğü dosya kapsamından sabit olmakla; eldeki davaya konu istemin öncelikle şirket iflas idaresince öne sürülmesi gerektiği halde iflas idaresince davanın açılmadığına dair dosyaya herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından asıl dava yönünden davacı pay sahibinin aktif husumet ehliyetinden söz edilemez. Birleşen dava yönünden ise, davacının pay sahibi ve aynı zamanda yöneticisi olduğu ... Dış Tic.Ltd şirketinin kamu borçlarının kendisi tarafından ödendiği, bu borçların davalının yöneticisi olduğu dönemdeki haksız ve kasıtlı eylemlerinden kaynaklandığı iddia edilerek uğranılan zararın tahsili ile kendisine ödenmesini istemiş olup, bu haliyle talebinin dolaylı zararlara ilişkin olduğu anlaşılmakla; birleşen davanın da bu nedenle reddi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; <br>Asıl ve birleşen davanın REDDİNE,<br>ASIL DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; <br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan  2.677,54.-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan bakiye 2.062,14.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, <br>3-Davalı kendisini  vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,  <br>5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,<br>BİRLEŞEN DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; <br>6-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan  1.376,53.-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan bakiye 761,13.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, <br>7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>8-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,  <br>9-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2025<br><br>Başkan <br>  e-imza <br>Üye <br>  e-imza <br>Üye <br>  e-imza <br>Katip <br>  e-imza <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fa44a343bbcc75d","SID":"f14c8f470b4411a7"}}