{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2024/3436 <br>KARAR NO\t: 2025/264<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t : 2024/500 Esas - 2024/890 Karar<br>KARAR TARİHİ\t : 09/10/2024  <br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>KARAR TARİHİ                 : 07/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ  : 07/02/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin daha önce ... nin 08/03/2024 tarihinde, ...  tarafından olağan mali genel kurul yapılacağına dair kendisine gönderilen toplantıya davet tutanağının ekinde çalışma programının ve tahmini bütçenin 2024 yılı gelir gider hesabının bulunmaması sebebiyle, müvekkilinin 26/02/2024 tarihinde itiraz etmesi üzerine, bahse konu 08/03/2024 tarihinde yapılması planlanan ...  olağan mali genel kurulunun iptaline 05/03/2024 tarihinde karar verdiğini, akabinde ise ...  eksiklikleri tamamladığı var sayımı ile yeni toplantı günü belirleyerek 26/04/2024 tarihinde toplantı yapacağından bahisle genel kurula çağrının yer aldığı davet tutanağını gönderdiğini, dava  dilekçesi ekinde yer aldığı üzere 22/03/2024 tarihli davet tutanağından anlaşıldığı üzere, davalının iki yönetim kurulu üyesi ve bir başkanın imzasının bulunduğu davet tutanağına göre 26/04/2024 tarihinde olağan mali genel kurulunun yapılacağı ve yapılacak olan olağan mali genel kurulun gündeminin yer aldığı ekler bölümünde 10 maddeden ibaret ekinin bulunduğunun yazılı olduğu genel kurula çağrı davetinin sunulduğunu, bahse konu çağrı tutanağının ek 8 inde yer aldığı belirtilen bütçe çalışmasının ekte yer almadığını, bunun yerine 2024 yılı tahmini yatırım bütçesinin olduğunu, bu nedenle müvekkilinin itirazda bulunduğunu,  müvekkilinin 15/04/2024 tarihli itirazı sonrasında İzmir Valiliği İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü'nün cevabi yazısında tahmini bütçeyi açıklayıcı gerekli bilginin ivedilikle il müdürlüğüne gönderilmesinin istendiğini, verilen cevabi yazıda yine 2024 yılı tahmini yatırım  bütçesinin gönderildiği, tahmini bütçenin gönderilmediğini, açıklanan nedenlerle 26/04/2024 tarihinde yapılan olağan mali genel kurul toplantısının 4,6,8,9,10,12 ve 13. Maddelerinin yoklukla butlanına veya iptaline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 26.04.2024 tarihli 2023 yılı ...  olağan Mali Genel Kurulu'nun iptali ve Genel Kurul'da alınan 4,6,8,9,10,12 ve 13 maddeli kararların yoklukla butlanına veya iptaline ilişkin mesnetsiz, hukuka ve yasaya aykırı davanın kabulünün mümkün olmadığını, 26.04.2024 tarihli ...   2023 yılı olağan mali genel kurulun usule, hukuka ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, müvekkil ...  ,  4562 sayılı OSB Kanunu ile kurulmuş olup, genel kurul toplantılarının hangi nasıl yapılacağı OSB Kanunu ve OSB Uygulama Yönetmeliğinde belirlendiğini, genel kurul çağrısının şekli de, OSB Uygulama Yönetmeliği'nin 14. Maddesinde düzenlendiğini, OSB Uygulama Yönetmeliği'ne göre toplantının kanun ve yönetmeliğe uygun şekilde yapılıp yapılmadığını denetleme görevinin Bakanlık temsilcisinde olduğundan; 26.04.2024 tarihli ...  2023 yılı Olağan Mali Genel Kurul'u T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 'nın biri İl Müdürü  diğeri Şube Müdürü olan üç Bakanlık temsilcisinin gözetiminde gerçekleştirildiğini, Bakanlık temsilcilerinin de vurguladığı gibi, OSB Uygulama Yönetmeliği'nin 14. Maddesi uyarınca katılımcılara gönderilmesi gereken belgelerden olan tahmini bütçenin şekli, usul ve esası ve nasıl hazırlanması gerektiğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br> DELİLLER                                :<br>26/04/2024 tarihli genel kurul tutanağı ve şerhleri ve ekleri, 22/03/2024 tarihli genel kurula çağrı davet tutanağı ve ekleri, 2024 yılı tahmini yatırım bütçesi, 15/04/2024 tarihli itiraz dilekçesi, 19/04/2024 tarihli bakanlık cevabı, 20/04/2024 tarihli itiraz dilekçesi, 25/04/2024 tarihli il müdürlüğünün cevabı yazısı, Menderes CBS soruşturma dosyaları, tanık beyanları, raporlar ve tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ...somut uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmadığı, görevli mahkemenin genel yetkili asliye hukuk mahkemeleri olduğu, HMK 114/1-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartı olup, yine HMK nun 115/1 maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, düzenlenmiş olup, iş bu yasal düzenlemeye göre uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olmadığı gerekçeleriyle \" dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla; davanın görev yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine, \" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı ...  Şirketi  vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın değerlendirilmesinde görevli mahkeme  Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu halde, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden doğduğundan bahisle istem yönünden usulden red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketin tacir sıfatını taşıdığının açık olduğunu, uyuşmazlığın ticari mahiyette olduğunu, davanın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi içerisinde olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir. <br><br>G E R E K Ç E<br><br>Uyuşmazlık, ...  Bölgesinin 26/04/2024 tarihli olağan mali genel kurul toplantısı ve alınan kararların iptali istemine ilişkindir.<br> İlk derece mahkemesince davanın görev yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar verilmiş, bu karara karşı davacı ... Şirketi  vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br> 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br>(I) BAM Kararları Arasında Uyuşmazlığın Giderilmesi Kararı;<br> İDM'nin kararına dayanak yaptığı Yargıtay 11.HD'nin 2022/4599 E - 2023/3797 K sayılı 15/06/2023 tarihli  \"Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair\" Yargıtay İlamınında özetle; <br>Karar Gerekçesi;<br>\"4562 Sayılı Kanunun 5.maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 Sayılı Kanunun 11.maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun 16.maddesi uyarınca tacir kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan, OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktıdır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.\" gerekçesiyle \"OSB'lerin tacir olmadığına, taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun veya olmasın uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine\" oy birliği ile kesin olarak karar verilmiştir.<br>2- Kesinlik ve Bağlayıcılık;<br>5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanunun 35/3.fıkrası son cümlesine göre  Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak Dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.<br>a- Uyuşmazlığın giderilmesi kararlarının kesin olduğu ifade edilmekle birlikte yasal düzenlemede kesinliğin anlamı açıkça ifade edilmemiştir. Öğretide, kesinlikle kastedilenin bu kararlara karşı başka bir yargı mercine başvuru yapılamaması halini ifade ettiği ileri sürülmüştür. Diğer bir anlatımla, Yargıtay'ın ilgili Dairesinin kararına karşı kanun yoluna başvurulmaz.  Yargıtayın uyuşmazlığın giderilmesi kararlarının bağlayıcılığı konusunda ilgili bir hükme yer verilmediğinden karara uyma zorunluluğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.<br>Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin müessesesi Yargıtay İBK, Kanun Yararına Bozma ve Yargılamanın Yenilenmesine ilişkin kanun yollarından farklı olup öğretide 5235 Sayılı Kanunun bu hükmünün kendine özgü bir kanun yolu olarak vasıflandırılabileceği ileri sürülmüştür. Bu düzenleme uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kesin nitelikteki kararlar, temyize tabi kararlarla aynı kapsamda olmasa da Yargıtay incelemesinden geçmektedir. Bu düzenlemenin esas amacının kararın tüm yönleriyle hukuka uygunluğunu denetlemek olduğu ifade edilebilir.  <br>b-Bölge Adliye Mahkemesi hükümleri arasındaki  farklılık doğabileceği öngörülerek ve bu konuda doğacak sorunları çözmek amacıyla kanun koyucu tarafından  5235 Sayılı Kanunun 35. maddesinde ;<br>\" Başkanlar Kurulu, re’sen veya hukuk dairesinin yahut cumhuriyet başsavcısının, istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunması halinde, bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri halinde, kendi görüşlerini de ekleyerek, Yargıtay Birinci Başkanlığından bu konuda bir karar verilmesini isteyecektir.\"  şeklinde  düzenleme yapılmıştı.<br>Bu düzenlemeye paralel olarak, 2797 Sayılı Yargıtay Kanununun 15/1.fıkra 2.bendine “Aynı veya farklı yer bölge adliye mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar bakımından hukuk daireleri arasında veya ceza daireleri arasında uyuşmazlık bulunursa” biçiminde (a) alt bendi eklenmişti.<br> Söz konusu bu hükmün gerekçesinde yapılan değişikliğin amacı; “Aynı yer bölge adliye mahkemelerinin hukuk veya ceza daireleri tarafından benzer olaylarda birbirine uymayan ve kesin olarak verilen kendi kararları arasında içtihat uyuşmazlığı olabileceği gibi farklı yer bölge adliye mahkemelerinin hukuk veya ceza dairelerinin kesin olarak verdikleri kararlar arasında da içtihat uyuşmazlığı bulunabilir. Bu gibi içtihat uyuşmazlıklarının giderilmesini sağlamak amacıyla Yargıtay Kanununun 15 inci maddesinde değişiklik yapılarak, Hukuk ve Ceza Genel Kurullarına bu uyuşmazlıkların giderilmesi görevi verilmektedir” biçiminde ifade edilmiştir. Bu hüküm uyarınca, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen içtihatların birleştirilmesi kararının bağlayıcı gücü, diğer İçtihadı Birleştirme Kararlarıyla özdeşlik göstermekteydi. <br>Ne var ki, sözü edilen  2797 Sayılı Kanunun 15/1.fıkra hükmü, 20/11/2017 Tarih ve 696 Sayılı KHK’nın 46. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış; 01/02/2018 Tarih  ve 7079 Sayılı Kanunun 41. maddesiyle de bu değişiklik aynen kabul edilmiştir. Aynı düzenlemeyle  5235 s.lı K.’nun 35. maddesinin 2. fıkrasında da değişikliğe gidilmiş ve Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlıklar  hakkında Yargıtayın ilgili daireleri (hukuk veya ceza) tarafından kesin olarak karar verileceği öngörülmüştür.<br> 20/11/2017 tarih ve 696 sayılı KHKnin  92. maddesi ile değiştirilen ve  01/02/2018 Tarih  ve 7079 Sayılı  Kanunun 41/2.fıkrasıyla kanunlaşan 2 fıkrası değişiklik öncesi metninde aynen: \"(3) numaralı bende göre yapılacak istem hakkında 4.2.1983 tarihli ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 45 inci maddesi kıyas yoluyla uygulanır.\" şeklindeydi. Atıf yapılan 2797 Sayılı Yargıtay Kanunun 45/5.fıkrasına göre ; \" İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.\"<br>Şu halde; önceki düzenlemeden farklı olarak, Bölge Adliye Mahkemeleri hukuk Dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması halinde, Hukuk Genel Kurulu tarafından değil, ilgili Yargıtay Özel Dairesi tarafından bu uyuşmazlık giderilecektir.<br> Ne var ki, bu tür uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin Yargıtay ilgili Dairesinin vermiş olduğu kararın bağlayıcı gücü konusunda bir belirsizlik ortaya çıkmaktadır. Bu tür kararların ileriye yönelik olarak bağlayıcı bir güce sahip olabilmeleri açık bir kanun hükmüne dayanmalıdır. Oysa 2797 Sayılı Kanun kural olarak ve sadece Hukuk Genel Kurulu ile Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun vermiş oldukları İçtihadı Birleştirme Kararlarına 45/5.fıkra gereğince bu yönde bir nitelik kazandırmakta, Özel Daire kararları açısından böyle bir hükme yer vermemektedir. <br>Bunun gibi, 5235 Sayılı  K.’nun 35/1.fıkra  3 numaralı bendi ile değişik 2. fıkrasında ise \"içtihatların birleştirilmesi\" nden değil  “uyuşmazlığın giderilmesi”nden söz edilmekle birlikte kararların bağlayıcılığı hususunda herhangi bir kural yer almamaktadır. İçtihadı Birleştirme Kararı Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulu kararları arasındaki çelişkili kararlar hakkında verilir. \"İçtihatların birleştirilmesi\" ile \"uyuşmazlığın giderilmesi\" kurumları gerek konu, gerek usul ve gerekse sonuçları bakımından birbirinden farklıdır. Uyuşmazlığın giderilmesi, Bölge Adliye Mahkemesinin Daireleri ile başka bir Bölge Adliye Mahkemesinin Daire (leri) arasındaki farklı kararları bakımından istenir. Ancak,  çelişki Yargıtay’ın verdiği kararlara ilişkin ise,bu uyuşmazlık Yargıtay kararları yönünden giderilecektir.<br>Özetle; Yargıtay Dairesinin bu türdeki bir kararı sadece ilişkin bulunduğu uyuşmazlık açısından etkili olabilecek ileriye yönelik bir etki gücüne sahip olamayacaktır. <br>Nitekim, Yargıtay  9.HD.nin  19/04/2022 Tarih ve 2022/3979 E-2022/4838 K sayılı 19/04/2022 sayılı kararında \". Şüphesiz bir Yargıtay Dairesinin uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararları, içtihadın birleştirilmesi kararları gibi tarafları ve mahkemeleri bağlayıcı bir sonuç doğurmazlar. Ancak, bir Yargıtay Dairesinin şayet temyiz yolu açık olsa idi, temyiz incelemesini yapamayacağı bir bölge adliye mahkemesi kararı ile ilgili olarak “uyuşmazlığın giderilmesine yönelik” karar vermesi isabetli bir kabul şekli değildir.…” denmiştir.<br>c-Yeri gelmişken uyuşmazlığın giderilmesi bakımından uyuşmazlık konusunun Yargıtayın ilgili Dairesinin görev alanına girip girmediği de önem arzetmektedir.<br>Yukarıda yer verilen  Yargıtay  9.HD.nin  19/04/2022 Tarih ve 2022/3979 E-2022/4838 K sayılı 19/04/2022 sayılı kararında;<br>\"Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunca yapılacak uyuşmazlığın giderilmesine yönelik başvuruların ancak “aynı Yargıtay Dairesinin görev alanına giren” uyuşmazlıklara bakan Bölge Adliye Mahkemesi Daireleri arasındaki uyuşmazlıklar ile sınırlı olması gerektiği kabul edilmeli,  uyuşmazlığın giderilmesi talepleri bakımından da Yargıtay’ın farklı daireleri arasındaki “iş bölümü” kurallarına riayet edilmelidir. Aksi takdirde, örneğin iş uyuşmazlıklarına bakmakla görevli bir Yargıtay Dairesi ile ticari uyuşmazlıklara bakmakla görevli bir diğer Yargıtay Dairesinin benzer konulardaki “uyuşmazlığın giderilmesi” başvuruları ile ilgili olarak birbirinden farklı kararlar vermesi riski ortaya çıkar.\" denmiştir.<br>4562 Sayılı Yasa uygulamasından kaynaklanan davalar, özel yasadan kaynaklanan dava niteliğinde kabul edilerek Yargıtay Hukuk Daireleri iş bölümü  kararlarına göre,  Yargıtay 4. Hukuk Dairesince bakılmakta iken sonraki yıllarda yapılan değişiklik ile Yargıtay 3. HD iş bölümü alanına dahil edilmiştir. Yargıtay 3. ve 4. Hukuk Dairelerince benzer davalarda OSB lerin tacir sayılmalarına ilişkin çok sayıda emsal kararları da bulunmaktadır. (Örnek;Yargıtay 3.HD 2015/5272 E-2016/5222 K ve 2015/19164 E 2017/3727 K sayılı kararları ile  Yargıtay 4.HD 2021/10410 E-2022/8325 K ve 2021/14053 E 2022/11377 K sayılı kararları)<br>  Uyuşmazlık, konusunda karar vermek üzere dosya ilk önce Yargıtay 3.HD'ne gönderilmiş ancak bu Dairenin aidiyet kararı uyarınca 11.HD'nce iş bölümü konusunda uyuşmazlık çıkarılmamış ve karara bağlanmıştır. Ancak;Bu suretle verilen karar ile aynı Dairenin temyiz incelemesi sonucunda verdiği kendi kararları arasında çelişki doğmuştur. (Örneğin Yargıtay 11.HD'nin 2022/2805 E-2023/5185 K Sayılı 21/09/2023 Tarih ve 2023/938 E-2023/2006 K.sayılı 03/04/2023 Tarihli kararları)<br>   Sonuç olarak; Uyuşmazlığın giderilmesi kararının kesin olmakla birlikte bağlayıcı olup olmadığı konusunda açık bir düzenleme bulunmadığından Dairemizce kararın kesin olması hükmünün  anılan karara karşı başka bir merciye başvurmasının önüne geçilmesi amacıyla konulduğu diğer bir anlatımla İBK gibi   bağlayıcı olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>(II) Görev;<br>a-Mutlak Ticari Dava;<br> 6102 sayılı TCK'nın 4/1.fıkraya göre; Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın (e) bendine  göre  borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılmıştır.<br>4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunun \"Tanımlar Ve Kısaltmalar\" başlıklı 3.maddesinde bu Kanunun uygulanmasında;<br>(h) bendine göre; Organize Sanayi Bölgesi (OSB): Sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan dâhilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla, sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dâhilinde gerekli ortak kullanım alanları, hizmet ve destek alanları ve teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine göre kurulan, planlanan ve işletilen, kaynak kullanımında verimliliği hedefleyen mal ve hizmet üretim bölgelerini ifade edeceği hükme bağlanmıştır.<br>Yukarıda tanımda geçen \"Ortak Kullanım Alanları\" (ğ) bendinde: OSB’nin amaçlarına uygun şekilde faaliyet göstermesini teminen, OSB alanı içinde planlanan yollar, altyapı ve enerji hatları ve sağlık koruma bandı hariç, OSB’nin mülkiyet ve tasarrufunda bulunan sosyal, idari ve teknik altyapı ve hizmet alanları ile park alanları, \"Hizmet ve destek alanları\" (ç) bendinde Küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık sektörlerinde katılımcı veya katılımcının kiracısı olarak faaliyet gösterilen alanlar olarak tanımlanmıştır.<br>Kanunun bu tanımına göre;   Organize Sanayi Bölgeleri 6102 Sayılı TTK'nın 4/1-(e) bendi kapsamında ticarete özgü yerlerden olup; bu durumda 4562 Sayılı Kanundan kaynaklanan uyuşmazlıklarında mutlak ticari dava olduğunun kabulü gerekir.<br>b- Nisbi Ticari Dava;<br> 6102 Sayılı TTK'nun 4. Maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin taraflarının ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Örneğin;Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,  Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri 6102 Sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 Sayılı İİK'nun 154 ve devamı maddeleri gereğince ticari dava sayılır. Buna karşılık 4. Madde uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa ticari dava sıfatını kaybedecektir. <br>Diğer taraftan, 6102 Sayılı TTK'nun 19/2. Fıkrası gereğince; taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. <br>  4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgesi Kanunu'nun 4. maddesine göre Organize Sanayi Bölgeleri;  Sanayi ve Ticaret Bakanlığının onayı ile kurulan ve aynı yasanın 5. maddesine göre bir özel hukuk tüzel kişisi sayılan davalı organize sanayi bölgesi hakkında yine aynı yasanın 25/5 maddesi uyarınca Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlere ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 16/1 maddesi hükmü de gözetildiğinde davalı  kurumun tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir. <br>(Dairemizin 2020/424 E - 2020/480 K sayılı 12/03/2020 tarihli 2023/1721 E - 2023/1773 K sayılı  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2016 gün ve 2015/5272 esas, 2016/5222 karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2017 gün ve 2015/19164 esas, 2017/3727 karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 12/04/2016 gün ve 2015/1048 esas, 2016/10283 karar sayılı ilamları)<br>Somut olayda,...  Bölgesi üyesi davacı şirketin ...  Bölgesinin 26/04/2024 tarihli olağan mali genel kurul toplantısı ve alınan kararların iptalini talep ettiği tartışmasızdır. <br>Sonuç olarak, davanın mutlak ticari dava olmadığının kabulü halinde bile tacir olan davalı gibi sermaye şirketi davacının da tacir olması sebebiyle 6102 Sayılı TTK'nun 4 ve 5/1 maddesi hükümleri uyarınca uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığından taraflar arasındaki davanın nispi ticari dava niteliği bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Özetle; Organize Sanayi Bölgeleri  6102 sayılı TTK'nın 4/1-(e) bendi kapsamında ticarete özgü yerlerden olup 4562 Sayılı Kanundan kaynaklanan tahsis bedelinin geri ödenmesi ve  6098 Sayılı TBK'ndan kaynaklanan munzam zarara ilişkin  uyuşmazlıkların mutlak ticari dava niteliğinde olduğu gibi aksinin kabulü halinde bile  iki tarafın tacir olması nedeniyle nispi ticari dava olarak nitelendirilebileceğinden, İDM'nin aksine olan gerekçeyle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı vermiş olması usül ve yasaya aykırı görülmüştür.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (a-3) bendi ve 355 inci maddesi uyarınca kabulüne,   \"mahkemenin görevli olmasına rağmen görevsizlik kararı vermiş olması\" hükmü gereğince ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan, kararın  esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine; karar verilmesi gerektiği  kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>2-İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/500 Esas - 2024/890 Karar sayılı, 09/10/2024 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (a-3) bendi gereğince  \"mahkemenin görevli olmasına rağmen görevsizlik kararı vermiş olması\" hükmü gereğince ilk derece mahkemesinin kararının ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne  GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davacının peşin yatırdığı 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 07/02/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c398dee17ef36e8","SID":"48541ccdc5bd12f9"}}