{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/535 <br>KARAR NO: 2025/123<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/12/2021<br>NUMARASI: 2017/433 Esas 2021/490 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali <br>BİRLEŞEN İSTANBUL 17. ATM'NİN 2018/209-456 SAYILI DOSYASI <br>DAVA: İtirazın İptali <br>Asıl ve birleşen davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>ASIL DAVA: Asıl davada davacı ...Ltd Şti vekili; taraflar arasında 11.01.2016 tarihli Lojistik Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, davalının bu sözleşme ile müvekkilinin yurt dışındaki kuruluşlardan ithal edeceği emtiayı taşıma işini üstlendiğini, sözleşmeye göre, taşınacak yükün sevkiyat noktaları ve tarihleri konusunda taraflar mutabık kaldıktan sonra, davalının boş konteynerleri yükleme noktasına bırakacağını, yükün konteynerlere yüklenmesiyle konteynerlerin davalı tarafça teslim alınarak gümrükleme sahasına götürüleceğini ve gümrük işlemlerinin davalının sorumluluğunda gerçekleştirileceğini, gümrük işlemleri tamamlanan yükün bulunduğu konteynerlerin gemiye yüklenmesi işleminin yine davalı tarafça icra edileceğini, taşımanın sözleşmenin ekinde yer alan örnek zaman çizelgesine uygun olarak çizelgede yer alan “ana hat“ üzerinden gerçekleştirileceğini, taşımanın hangi gemi ile gerçekleştirileceğinin müvekkili tarafından, kendisine verilen takvimden ihtiyacı doğrultusunda seçileceğini ve davalı tarafça müvekkilinin talimatı doğrultusunda hareket edileceğini, somut olayda davalının sözleşme kapsamında 17x20 standart konteyner yükünün müvekkilinin İspanya'da bulunan fabrikası ...'den teslim alınarak Tükiye'de bulunan tesisine taşınması işini üstlendiğini, davalının taşıma için ... gemisini tuttuğunu ve müvekkilinin bu doğrultuda bildirimde bulunduğunu, yükleyicinin taşıma konusu yükü, zaman çizelgesinde belirtilen süre içerisinde yükleme limanına getirmesine rağmen gümrükleme işlemlerinin davalı tarafça süresi içinde tamamlanamaması sebebiyle konteynerlerin M/V Miriam Borchard gemisine yüklenemediğini, bu geminin müvekkilinin yükünü almadan limandan ayrıldığını, taşımanın ana hat üzerinden gerçekleştirilememesi halinde meydana gelebilecek gecikmeleri önleyebilmek için başvurulabilecek bir çok opsiyon hat olmasına rağmen, davalının yüklemeyi tam yedi gün sonra aynı limandan kalkacak olan ... gemisi ile gerçekleştirmeyi tercih ettiğini, müvekkiline geminin Barcelona Limanından 02.08.2017 tarihinde kalkacağı ve Yılport Limanına 09.08.2017 tarihinde varacağının bildirildiğini, ancak bu geminin limandan iki günlük gecikmeyle 04.08.2017 tarihinde hareket ederek, Yılport Limanına 12.08.2017 tarihinde varabildiğini, müvekkilinin bir takım özel yüklerinin öncelikli olarak taşımasına ilişkin açık talimatına aykırı hareket ederek tüm konteynerleri aynı hat üzerindeki bir sonraki gemi ile taşıttığını, özel yüklerin taahhüt edilen süre içinde teslim edilememesi nedeniyle müvekkilinin büyük maddi ve ticari kayıplara uğrama riski doğduğunu, davalının taşıma hususunda müvekkilinin talimatına uymadığı gibi, taşımada gerçekleşen aksaklıklara ilişkin olarak müvekkiline zamanında ve gerektiği gibi bilgi vermediğini, davalının gemiye eksik yüklenen veya yüklenmeyen beher konteyner için günlük 500-Euro ceza bedeli ödemeyi kabul ettiğini, cezai şart bedelinin tahakkuk etmeye başlayacağı tarihin, boş konteynerlerin teslimat günü olarak belirlendiğini, müvekkili tarafından düzenlenen 05.10.2017 tarihli fatura ile davalıya toplam 17 konteyner için 21.07.2017 tarihinden başlayarak 04.08.2017 tarihine kadar geçen toplam 15 günlük gecikme süresine istinaden, 127.500-Euro (534.531-TL) tutarında cezai şart bedeli tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafça fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça bu takibe haksız yere itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptaline, %20'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Asıl davada davalı ... ...A.Ş. vekili; taşımaya ilişkin konşimentonun ön yüzünde yer alan yetki şartı doğrultusunda uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku ve yetkili mahkemelerin de Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu nedenle işbu uyuşmazlık bakımından dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından anlaşmaya uygun şekilde 26.07.2017 tarihinde ... gemisine rezervasyon yapıldığını, fakat Barcelona Limanı'ndaki grev sebebiyle, emtianın nakliyesinin 02.08.2017 tarihli rezervasyonla bir sonraki ... gemisi ile gerçekleştirilmek zorunda kalındığını, liman gümrük personelinin yaptığı grev sebebiyle, emtianın Barcelona Gümrük onayının yetişmediğini, emtianın bir sonraki ilk gemiye alınmak zorunda kalındığını, bu konuda da davacı tarafın onayı olduğunu, akabinde 02.08.2017 rezervasyon tarihli bir sonraki gemi ...'ın da yine grev sebebiyle 04.08.2017 tarihinde hareket edebildiğini, davacı tarafın tüm bu olgulara vakıf olmasına ve her aşamada gelişmelerden haberdar edilmesine rağmen, hiçbir şekilde müvekkili şirketin ihmal ve/veya kusurundan kaynaklanmayan bu vakıa sebebiyle, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin fahiş cezai şartını kötü niyetle işletmeye çalıştığını,  Marmedsa yani Barcelona Liman İşletmesi'nin yazısında personel azlığından somut hadisede işlemin 35 saati aştığı, hatta gümrük yetkililerine karşı bu gecikmeler sebebiyle yasal işlem başlatıldığının da vurgulandığını, müvekkili şirketin hiçbir ihmal ve kusurunun olmadığını, davacı tarafça karayolu taşıma talimatının müvekkili tarafından yerine getirilmediği iddiasının da doğru olmadığını, sözleşme ekinde müvekkili şirkete ait imza sirkülerinin 2. maddesine göre, müvekkili şirket ...'nin 100.000-USD ve üzeri bir miktar için borç altına sokulabilmesi için müşterek imza gerektiğini, sözleşmede imzası bulunan ...'ın, müvekkili şirket ...'yi bu tutarda risk altına sokmak ve sözleşme akdetmek için tek başına yetkili olmadığını, bu nedenle sözleşmedeki ceza şartının da geçerli olmadığını, ayrıca sözleşme'nin \"cezai şart maddesi\" fahiş nitelikte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacı ... ...A.Ş. vekili;  müvekkili  ile davalı  şirket  arasında navlun  akdi kurulduğunu ve müvekkilinin davalıya ait emtiaların  taşınması işinin organizasyonunu üstlendiğini, taşıma işleminin ... - ... Gebze hattında gerçekleşmesine, navlun  alacağının yasal olarak muaccel hale gelmiş olmasına karşın, davalı tarafından müvekkili şirketin navlun  alacağının ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası tahtında, toplam 95.106,82-TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Birleşen davada davalı  ...Ltd Şti vekili; 11/06/2016 tarihli sözleşmenin ihlali nedeniyle müvekkilinin davalıdan 127.500-Euro karşılığı 534.531-TL tutarında cezai şart alacağı doğduğunu, davacının, müvekkilinin İspanya'daki fabrikasındaki emtiaların Türkiye'ye taşınması işini üstlendiğini, ancak gümrükleme işlemlerini süresinde tamamlayamayarak emtianın gemiye yüklenememesine neden olduğunu, daha sonraki geminin de gecikmeli kalktığını, müvekkilinin zararına neden olduğunu, davacının bazı yüklerin öncelikli taşınmasına dair açık talimatlara aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağı bulunduğunu, bununla ilgili olarak İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili İstanbul 17. ATM'nin 2017/433 esas sayılı davanın derdest olduğunu, davacının navlun ücretine hak kazanamadığını, taşımayı gereği gibi yapmadığını belirterek davanın reddine, % 20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; asıl davada davalı ... vekili tarafından konişimentodaki yetki şartına dayanarak milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş ise de, taraflar arasında düzenlenen lojistik hizmet sözleşmesinin 2.1 maddesinde uyuşmazlıkların çözümü için İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığından, sözkonusu yetki şartına göre davalının yetki ilk itirazının yerinde olmadığı, taraflar arasında akdedilen 11.01.2016 tarihli lojistik hizmet sözleşmesinde ... A.Ş'nin, davacı şirketin yurt dışından ithal edilecek emtianın fabrikadan teslim alınarak alıcının tesislerine taşınmasını üstlendiği, boş konteynerlerin yükleme noktasına bırakılmasından sonra  doldurulması ve zamanında hazır edilmesinin davacı firmanın sorumluluğunda olduğu, davalının dolu konteynerleri teslim alarak gümrük sahasına götüreceği, gümrük işlemleri ile konteynerlerin gemiye yüklenmesinin davalının sorumluluğunda olduğu, deniz nakliyesine ait işlemlerin forwarder firması olan davacıya bırakıldığı, konteynerin fabrikadan alınması, evrak işlemleri, limana getirilmesi masrafları, tahliye limanındaki kara nakliyesi masraflarının davalıya ödenecek olan navlun ücretine dahil olduğu, ...'ten kaynaklanan sebeplerle geminin kaçırılması durumunda, taşımadaki gecikme süresi için günlük 500 Euro cezai şart ödeneceği, cazai şartın başlangıç tarihi olarak boş konteynerlerin önceden belirlenen teslimat gününün esas alınacağının kabul edildiği, gümrük işlemlerinin tamamlanamaması sebebiyle ... gemisiyle yapılması planlanan taşımanın gerçekleştirilemeyip, eşyanın ... gemisiyle taşınmasından dolayı taşımada gecikme meydana geldiği, taraflar arasında yapılan yazışmalarda davalının grevden söz ettiği görülmekle birlikte, davalının mevcut sözleşme ile hat üzerinde sıklıkla taşıma yaptığı ve bu sebeple yaşanacak gecikmelerin önüne geçilebileceği, gerek yükün yüklenmesinin kararlaştırıldığı ilk gemi olan ...'ın yanaşıp gecikmeli de olsa kalkması ve bir hafta sonrası olan 02.08.2017 tarihinde diğer geminin ayarlanabilmesi, gerekse resmi bir grev olduğu yönünde dosyada resmi bir merciden alınan belge ya da bilgi bulunmaması karşısında gecikmenin grevden kaynaklandığı hususunun ispatlanamadığı, gümrük işlemlerinin yaz dönemindeki personel eksikliği nedeniyle uzun sürdüğü hususunun bilinen bir durum olduğu, bu nedenle meydana gelecek gecikmenin önlenmesi ya da gecikme meydana geldikten sonra davacının zarara uğramasının önlenmesi için için davalının üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, TTK'nın 1178/2. maddesi kapsamında e-posta yazışmalarından da anlaşıldığı üzere, yükün gecikmesinin eşyanın taşıyan sıfatına sahip davalının hakimiyetine bulunduğu sırada ve davalının kusurundan kaynaklandığı, söz konusu gecikmeden kaynaklı zararlardan davalı taşıyanın sorumlu olduğu, sözleşmede cezai şart kararlaştırıldığını,  TTK m. 22 uyarınca tacir sıfatını haiz borçlunun, aşırı ceza kararlaştırıldığı iddiasıyla sözleşme cezasının indirilmesini isteyemeyeceği, davacının yetkilisi tarafından ... yetkilisi ...'a gönderilen 11.08.2017 tarihli e-postada cezai şart talep edileceği açıkça belirtildiğinden ifanın çekince ile kabul edildiği, dava konusu olayda gümrük işlemlerindeki gecikmenin telafi edilebilmesi için gereken özenin gösterilmediği, bu nedenle davalının eyleminin sözleşme koşullarından “yapılan takviyelere rağmen forwarderdan kaynaklanan sebeplerle geminin kaçırılması durumunda forwarder bir sonraki maddede yer alan ceza şartlarını kabul eder” şartının kapsamına girdiği, ilk geminin kaçırılmasından sonra bir hafta beklenmeden, daha kısa bir sürede başka bir gemi bulunmaya çalışılmadığı, davacının ısrarlı taleplerine ve sözleşmede bu konuda,“... bir sonraki gemi sevkiyatının teslimat süresini aksatacağını düşündüğü takdirde konteynerlerin karayolu ile teslimatını planlama hakkına sahiptir” şeklinde açık hüküm bulunmasına rağmen taşımanın karayolu ile gerçekleştirilmesi için somut bir çaba harcanmadığı, buna göre yükün taşınmasında gecikilen zaman için cezai şart talep etmenin gerek yasal gerekse sözleşmesel koşullarının oluştuğu, sözleşmenin ilgili hükümleri çerçevesinde, asıl dosya davacısının boş konteynerlerin önceden belirlenen teslimat gününden başlayarak bir sonraki geminin yola çıktığı 04.08.2017 tarihine kadar 17 adet konteyner için, sözleşmedeki hüküm gereğince konteyner başına günlük 500 Euro cezai şart talep edilebileceği, davalının 18.10.2017 tarihinde temerrüde düştüğü, 534.531-TL cezai şart alacağı için takip tarihine kadar 713, 93-TL faiz işlediği, birleşen davada davacı ... şirketinin birleşen davalı ... adına düzenlediği navlun faturalarının her iki yanın defterlerinde de kayıtlı olduğu, 17.07.2017 tarihli  faturadan kalan 5.394,68-TL bakiye alacak ile, 11.08.2017 tarihli 79.380,23-TL bedelli ve 14.08.2017 tarihli 5530,29-TL bedelli navlun faturalarından dolayı ...'nin, ...'den toplam 90.305,20-TL alacaklı olduğu, 18.09.2017 tarihinde yapılan 5.089,63-TL ödeme mahsup edildikten sonra bakiye alacak miktarının 85.215,17-TL olduğu, davalı ... firmasının 26.10.2017 tarihinde temerrüde düştüğü, icra takip tarihine kadar 2.708,79-TL faiz işlediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 534.531-TL asıl alacak ve 713.93-TL işlemiş faiz alacağı yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 106.906,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen davanın davanın kısmen kabulüne davalının İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... sayılı takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 85.215,17-TL asıl alacak, 2.708,79-TL işlemiş faiz alacağı yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 17.043,03-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı-birleşen davalı vekili; davacının, müvekkilinin İspanya'daki fabrikasındaki emtiaların Türkiye'ye taşınması işini üstlendiğini, ancak gümrükleme işlemlerini süresinde tamamlayamayarak emtiannın taşımanın gemiye yüklenememesine neden olduğunu, daha sonraki geminin de gecikmeli kalktığını, müvekkilinin zararına neden olduğunu, bazı yüklerin öncelikli taşınmasına dair açık talimatlara aykırı hareket ettiğini, 11/06/2016 tarihli sözleşmenin ihlali nedeniyle müvekkilinin davalıdan 127.500-Euro karşılığı 534.531-TL tutarında cezai şart alacağı bulunduğunu, TTK'nın 875/3. maddesi gereğince gecikme sonucunda bir zarar oluşmasa bile taşıma ücretinde orantılı olarak indirim yapılacağının düzenlendiğini, gecikme süresi ve kusurun ağırlığı dikkate alındığında davacının navlun ücretine hak kazanamadığının kabulünün gerektiğini, ceza bedeli haksız olarak ödemeyen davalının müvekkilinden navlun talep etme hakkının bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı-birleşen davacı vekili; taşımaya ait konşimentonun ön yüzünde yer alan yetki şartı nedeniyle uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku ve yetkili mahkemelerin de Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu nedenle işbu uyuşmazlık bakımından dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin taşımanın en başından sonuna kadar davacı-birleşen davalının talimatları ile hareket ettiğini, bu nedenle müvekkilinin özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin kabul edilemeyeceğini, gemilerin davacının onayı ile seçildiğini, taşıma güzergahlarında da davacıdan onay alındığını, davacının talimatları ile hareket edildiğine göre müvekkilinin özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğini, greve ilişkin resmi yazışmalar ile gazete küpürlerinin ve elektronik posta yazışmalarının dosyaya sunulduğunu, mahkemenin de grevin varlığını ve yaşanan süreci kabul ettiğini, müvekkilinin greve müdahalesinin olamayacağını, gelişmelerden davacıyı haberdar ederek üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, taşıma güzergahının davacının talimatları ile belirlendiğini, buna göre gemi rezervi yapıldığını, grevin TTK'nın 1182 maddesinde sorumsuzluk hali olarak düzenlendiğini, sözleşme kapsamında cezai şart koşullarının oluşmadığını, 31/07/2017 tarihli yazışma ile davacının 04/08 çıkış tarihli gemiyi onayladığını, müvekkilinin davacının onayına istinaden hareket ettiğini, mahkeme kararının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, gerekçeli kararda gümrükteki gecikmenin müvekkilinden kaynaklanmadığı belirtildiği halde ilerleyen paragraflarda aksi yönde kanaat belirtildiğini, bunun dışında davacının onayı ile hareket edildiğinin karayolu taşımasının veya başka bir gemi araştırılmamasının öneminin bulunmadığını, çünkü sürecin davacının onayı ile ilerlediğini, davacının grev nedeniyle değişen programı onaylaması nedeniyle hükme esas alınan cezai şart başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu, davacı tarafça dava dosyasına sunulan sözleşme ekinde müvekkili şirkete ait imza sirkülerinin 2. maddesine göre, müvekkili şirket ...'nin 100.000-USD ve üzeri bir miktar için borç altına sokulabilmesi için müşterek imza gerektiğini, sözleşmede imzası bulunan ...'ın, müvekkili şirket ...'yi bu tutarda risk altına sokmak ve ayrıca sözleşme akdetmek için tek başına yetkili olmadığını, bu nedenle sözleşmedeki ceza şartının da geçerli olmadığını, mahkemece buna ilişkin itirazlar konusunda değerlendirme yapılmadığını, ayrıca sözleşme'nin \"cezai şart maddesi\" fahiş olup, mahkemece bu yönde değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu, asıl dava için icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere alacağın yargılamayı gerektirdiğini, birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken 5.089,63-TL ödemenin hangi alacak için yapıldığı değerlendirilmeden kısmi kabul hükmü kurulmasının da doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Asıl dava, gecikmeden kaynaklanan cezai şart alacağının, birleşen dava ise navlun alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl dosyada davacı, davalıdan kaynaklanan nedenlerle yükün taşınmasında 15 günlük gecikme yaşandığını ileri sürerek, toplam 17 konteyner için konteyner başına sözleşmede kabul edilen günlük 500-Euro cezai şart bedeli üzerinden 534.531-TL cezai şart alacağı ile 999,50-TL işlemiş faizden oluşan toplam 535.530,50-TL alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasını başlatmıştır. Birleşen davaya konu olan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında birleşen dosya davacısı ... firması, 90.305,50-TL navlun alacağı ile 4.801,30-TL işlemiş faizden oluşan toplam 95.106,82-TL alacağın tahsilini talep etmektedir.  Taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konşimentonun esas alınacağı (TTK 1237/1), dolayısıyla konşimento hamilinin gönderilen eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşullarının, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konşimentoya göre belirleneceği düzenlenmiş ise de  TTK'nın 1237/2 hükmünde taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı belirtilmiştir. Davalı birleşen dosya davacısı ...tarafından konişimentodaki yetki klozuna göre Londra Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmakta ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1 maddesinde uyuşmazlıkların çözümü için İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Taşıyan davalı ile taşıtan davacı arasındaki sözleşmede hüküm bulunduğundan davalının konşimentoya dayalı olarak ileri sürdüğü yetki itirazı yerinde değildir. Taraflar arasında akdedilen 11.01.2016 tarihli lojistik hizmet sözleşmesinde ... A.Ş'nin, asıl dosya davacısı tarafından yurt dışından ithal edilecek emtianın yurt dışındaki fabrikadan teslim alınarak alıcının tesislerine veya belirlediği yere kadar taşınmasını forwerder sıfatıyla üstlendiği, sözleşmede forwarderin yapmakla yükümlü olduğu işlerin ayrıntılı olarak düzenlendiği, buna göre boş konteynerlerin yükleme noktasına bırakılmasından sonra doldurulması ve zamanında hazır edilmesinin davacı  ...Ltd ...nin sorumluluğunda olduğu, forwarderin dolu konteynerleri teslim alarak gümrük sahasına götüreceği, gümrük işlemleri ile konteynerlerin gemiye yüklenmesinin forwarderin sorumluluğunda olduğu, deniz nakliyesine ait işlemlerin forwarder firması olan  ...A.Ş'ye bırakıldığı, konteynerin fabrikadan alınması, evrak işlemleri, limana getirilmesi masrafları, tahliye limanındaki kara nakliyesi masraflarının ... ...A.Ş'ye ödenecek olan navlun ücretine dahil olduğu, ...'den kaynaklanan sebeplerle geminin kaçırılması durumunda, taşımadaki gecikme süresi için günlük 500-Euro cezai şart ödeneceği, cezai şartın başlangıç tarihi olarak boş konteynerlerin önceden belirlenen teslimat gününün esas alınacağı kabul edilmiştir. 17 adet konteynerden 2 adedinin 18.07.2017, 4 adedinin 19.07.2017, 5 adedinin 20.07.2017, 4 adedinin 21.07.2017 ve 2 adedinin 24.07.2017 tarihinde boş olarak teslim edildiği, davalı ... ...A.Ş.'nin konteynerlerin deniz yolu ile nakli için 26/07/2017 kalkış tarihli ... isimli gemiye rezervasyon yaptırdığı, davalı tarafından davacıya 25/07/2017 tarihinde gönderilen e-postada gümrük yetkililerinin gümrük işlemlerini zamanında tamamlayamaması nedeniyle taşımanın 26/07/2017 kalkış tarihli gemiye yetiştirilemediği bilgisinin verildiği, taşımanın gecikmeli olarak 04/08/2017 kalkış tarihli ... isimli gemi ile yapıldığı hususları ihtilaf dışı olup, uyuşmazlık taşımadaki gecikmenin hangi sebepten meydana geldiği, davalının gecikmeden kaynaklanan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, cezai şartın fahiş olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Grev TTK'nın 1182. maddesinde taşıyan açısından sorumsuzluk sebebi olarak düzenlenmiştir. Sözleşmenin 6. maddesinde mücbir sebepler “doğal afetler, her türlü yasaya, iş emrine, kurallara ve devlet merciilerinin veya diğer resmi dairelerin yönetmeliklerine göre yasalara aykırı eylemler, savaş, ayaklanmalar, devlet içi karışıklıklar, terör saldırıları, yangın, patlama, deprem, sel, kötü hava koşulları, salgın hastalıklar, lokavt, grev ve sonu belli olmayan diğer iş anlaşmazlıkları” olarak sayılmıştır. Taraflar arasında yapılan yazışmalarda davalının grevden söz ettiği görülmekle birlikte, gecikmenin grevden kaynaklı olduğunu sabit kılan bir delil ibraz edilmemiştir. Davalı tarafından ibraz edilen haber sitelerinden alınan dökümlerde grevin haziran ayında olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan davalı tarafından, Barcelona Limanında yaz dönemi ve gümrük personeli eksikliğinden kaynaklı gecikme oluştuğuna dair yazı ibraz edilmiş ise de bahsi geçen yazının resmi bir yazı niteliğinde olmadığı, kaldı ki böyle bir gecikmenin varlığının basiretli tacir olarak davalı tarafından bilinmesi gerektiği dikkate alındığında gecikmenin davalıyı sorumluluktan kurtaracak bir nedenden kaynaklandığının ispatlanamadığı sonucuna varılmaktadır. TTK'nın 1178/2. maddesine göre, taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olmasın şartıyla sorumludur. Davaya konu olayda da, e-posta yazışmalarından da anlaşıldığı üzere, yükün gecikmesinin eşyanın taşıyan sıfatına sahip davalının hakimiyetine bulunduğu sırada ve davalının kusurundan kaynaklandığı saptandığından buna bağlı olarak gecikmeden kaynaklı zararlardan, davalı taşıyan sorumludur. Davalı tarafça; imza sirkülerinin 2. maddesine göre, 100.000-USD ve üzeri miktar için müşterek imza gerektiği, sözleşmeyi imzalayan ...'ın şirketi bu tutarda risk altına sokmak ve sözleşme akdetmek için yetkili olmadığı, bir başkasıyla müşterek imzasının bulunması gerektiği, sözleşmedeki ceza şartının geçerli olmadığı iddiasında bulunulmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmede belli bir miktar öngörülmemiş olup yan edim niteliğindeki cezai şart alacağının doğup doğmayacağının ve miktarının belli olmaması, davalı tarafça sözleşmenin benimsenerek uygulanması karşısında sözleşmenin geçersizliğine dayalı iddialar yerinde değildir. Bilirkişi tarafından konteynerlerin davacıya boş olarak teslim tarihinden itibaren 134.000-Euro olarak hesaplanan cezai şartın sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmaktadır. Davacı icra takibinde bu miktardan daha az 127.500-Euro karşılığı 534.531-TL talep etmektedir. Davalı, sürecin davacının onayı ile yürümesi nedeniyle davacının cezai şart talep edemeyeceğini ileri sürmekte ise de davacı tarafından davalıya sürecin başından beri gönderilen e-postalarda gecikme olgusunun sürekli dile getirildiği, davacının 11/08/2017 tarihli e-postasında cezai şarta ilişkin çekincesini ileri sürdüğü dikkate alındığında ifanın çekincesiz olarak kabul edildiğine yönelik iddia haklı görülmemiştir. Bununla birlikte cezai şartın fahiş nitelikte olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin tarafları sözleşme özgürlüğü çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlük sınırsız ve sonsuz değildir. TBK'nın 27. maddesi bu özgürlüğün sınırını çizmiştir. TTK'nın 22. maddesi gereğince tacir sıfatını haiz borçlunun TBK'nın 182/3 uyarınca cezai şartın tenkisini isteyemeyeceği düzenlenmiş ise de TBK'nın 27. maddesi gereğince hakim, fahiş gördüğü cezaları resen tenkis etmekle yükümlüdür. TBK'nın 27. maddesi karşısında, mahkemenin, davalının tacir olduğundan bahisle cezai şartın fahiş olduğu iddiasında bulunulamayacağı yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Somut olayda; davacının 26/07/2017 kalkış tarihli taşıma taahhüdüne karşı bir gecikme itirazı bulunmamakta olup, bu taşımanın süresinde yapılmış olması halinde davacının gecikmeye dayalı bir talebi olmayacağı, kaldı ki gecikmenin konteynerlerin davacıya geç teslim edilmesinden kaynaklandığına dair bir iddia bulunmadığı dikkate alındığında konteynerlerin davacıya teslim edildiği tarih ile ilk taşımanın yapılacağı 26/07/2017 tarihi arasına isabet eden cezai şart tutarının fahiş olduğunun kabulü ve bu kısma isabet eden cezai şart tutarının tenkisi gerekir. 26/07/2017 tarihinden önceki kısmın tenkisi sonucunda 26/07/2017-04/08/2017 tarihleri arasındaki 9 günlük gecikme süresine isabet eden cezai şart alacağı (17X500X9=) 76.500-Euro karşılığı (4,1924X76.500=) 320.718,60-TL olarak hesaplanmıştır. Temerrütün gerçekleştiği 18/10/2017 tarihinden 23/10/2017 tarihine kadar 428,36-TL işlemiş faiz hesaplanmış olup davalının itirazının 320.718,60-TL asıl alacak ve 428,36-TL işlemiş faiz alacağı bakımından iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, cezai şartın tahsili istemiyle açılan davada, cezai şart miktarının fahiş olup olmadığının takdiri hakime aittir. Bu hususun önceden takdir ve tespit edilmesi mümkün değildir. Cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı yargılama ile açıklığa kavuşacağından cezai şart alacağı, likit ve belirlenebilir nitelikte değildir. Bu nedenle davanın kabul edilen kısmı için şartları oluşmadığı halde davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Bu yönüyle davalı birleşen davacı vekilinin cezai şart alacağının miktarına ve icra inkar tazminatına ilişkin istinaf nedenleri haklı görülmüştür. Birleşen davada, birleşen davacı ... firması tarafından ise taşımadan kaynaklı navlun alacağı talep edilmektedir. Bilirkişi incelemesinde birleşen davacı ... tarafından düzenlenen navlun faturalarının her iki yanın defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara göre birleşen davacının davalı ... firmasından toplam 90.305,20-TL alacaklı olduğu, 18.09.2017 tarihinde yapılan 5.089,63-TL ödemenin mahsubu ile birleşen davacının 85.215,17-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bahsi geçen 5.089,63-TL ödeme birleşen davacı ...'nin defterlerinde kayıtlı olduğundan alacaktan mahsubunda ve davalı ...'in itirazının 85.215,17-TL asıl alacak ve 2.708,79-TL işlemiş faiz yönünden iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı tarafça, gecikme nedeniyle davacı taşıyanın navluna hak kazanamayacağı ya da navlunda indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de taraflar arasında navlunun TTK'nın 1194. maddesinde kapsamında \"zaman üzerine\" düzenlenmediği, emtianın alıcıya hasarlı teslim edildiğine dair bir iddia da ileri sürülmediği dikkate alındığında birleşen davada davacı taşıyanın navluna hak kazandığının ve navlundan indirim yapılması şartlarının gerçekleşmediği sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı -birleşen davada davalı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada hükmolunan cezai şartta tenkis yapılmaması ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmadığından davalı birleşen davacı ... ...A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından asıl davanın kısmen kabulü ile İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinde davalının itirazının 320.718,60-TL asıl alacak ve 428,36-TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, fazla istemin tenkis nedeniyle reddine ,koşulları bulunmadığından  icra inkar tazminatı talebinin reddine , birleşen davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinde davalının itirazının 85.215,17-TL asıl alacak, 2.708,79-TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, 17.043,03-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmiştir. Asıl davada tenkis edilen miktardan dolayı davalı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirse de; ilk derece mahkemesince asıl davada davalı lehine takdir edilen 5.100-TL vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusu bulunmadığından karar asıl davada davalı lehine vekalet ücreti yönünden tekrar edilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,  2-Asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 Tarih 2017/433 Esas  2021/490 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Asıl davanın kısmen kabulü ile İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinde asıl davada davalının itirazının 320.718,60-TL asıl alacak ve 428,36-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 321.146,96‬-TL alacak için  iptali ile takibin 320.718,60-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, 214.097,97-TL kısmı tenkis nedeniyle olmak üzere fazla talebin reddine, Koşulları olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine ,Birleşen davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ...esas sayılı icra takibinde birleşen davada davalının itirazının 85.215,17-TL asıl alacak, 2.708,79-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 87.923,36- TL alacak için iptali ile takibin 85.215,17-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, fazla talebin reddine, Alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 17.043,03-TL icra inkar tazminatının birleşen davada davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Asıl davada; Alınması gereken 21.937,55-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 6.467,88-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 2.677,65-TL olmak üzere toplam 9.145,53‬-TL'nin mahsubu ile kalan 12.792,02‬-TL'nin asıl davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan ‬9.176,93‬-TL peşin harçların asıl davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 10.000-TL bilirkişi ücreti ve 330-TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.330-TL yargı giderinden davanın kabulü oranında 10324-TL'nin asıl davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 43.776,55-TL vekalet ücretinin asıl davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Asıl davada davalı lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak asıl davada davalıya verilmesine, \"\"Birleşen davada; Alınması gereken 5.821,04-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 1.148,66-TL, icra veznesine yatırılan 475,53-TL olmak üzere toplam 1.624,19-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 4.196,85‬-TL'nin birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan ‬1.624,19‬-TL peşin harcın birleşen davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvurma harcı, 19.000-TL bilirkişi ücreti ve 40,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 19.076,40-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 17.092-TL'sinin birleşen davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 11.877,97-TL vekalet ücretinin birleşen davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Birleşen davada davalı lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak birleşen davada davalıya verilmesine, \"Alınması gereken 6.006,04-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.876-TL harcın mahsubu ile kalan 4.130,04‬-TL harcın asıl davada davacı/birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından yatırılan 9.209,15‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine Asıl davada davacı/birleşen davada davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından yapılan 27,5‬0-TL istinaf yargı giderinin asıl davada davacı/birleşen davada davalıdan alınarak davalı/birleşen davada davacıya verilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84ddcd81a1183098","SID":"ccc4a5a5bbde860e"}}