{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/2192 - 2025/224<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/2192 <br>KARAR NO\t: 2025/224<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/10 E.  -  2022/230 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka <br>\t\t  Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/2022 tarih ve 2022/10 E. - 2022/230 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2020/81049 başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin “...” ibareli markalarına dayalı olarak gerçekleştirdiği itirazın dava konusu YİDK kararı ile haksız olarak reddedildiğini, müvekkili şirketin 58 yıldan beri “...” ibaresini ticaret unvanı olarak da kullandığını,  müvekkili şirket ve/veya idari ekonomik olarak ilişkili olan şirketlerin “...” ibaresini gıda sektörünün dışında pek çok sektörde kullandığını, müvekkili şirketin “...” markasını taşıyan ürünleri yedi kıtaya ihraç ettiğini, dava konusu markanın “...” ibaresi yanında tali unsur niteliğinde, ayırt edici katkı sunamayan ve tanınmış marka olan “...” markasının hakim konumunu değiştirmeyen eklemeler ile oluşturulduğunu, davalı şirketin karşı görüş formunda dava konusu markada yer alan “-...” ibaresinin “...” isimli bileşiğin baş harflerinden oluştuğunun, “...” sayısının ise markayı taşıyacak ürünlerin içeriğinde yer alacak olan bor oksit isimli maddenin içerik yüzdesi olduğunun belirtildiğini, ancak dava konusu işarette vurgunun “...” ibaresinde olduğunu, müvekkili şirketin “...” markalarının tanınmış marka olması sebebiyle iltibas ihtimalinin arttığını, müvekkili markasının bütün sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri kapsar bir şekilde korunması gerektiğini, “...” ibaresi ile “...” ibaresinin fonetik ve kavramsal olarak birbirine yakınlık içeren ibareler olduğunu, ortalama tüketicilerin markalar arasında bir ilişki kurabileceğini, dava konusu markanın müvekkili şirkete ait seri markaların içine sızabileceğini, davalı markasının müvekkili markalarının toplumda sağladığı güven ve tanınırlıktan haksız bir biçimde faydalanacağını, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 2018/59334 başvuru numaralı mesnet markasının 21.06.2018 tarihinde tescil edilmiş olması sebebiyle kullanım ispatına konu olmadığını ileri sürerek, ... YİDK’nın 2021-M-9162 sayılı kararının iptaline, 2020/81049 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>Davalı ... vekili, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, markaların aynı firmanın markası gibi algılanacak nitelikte olmadığını, dava konusu “...” ibaresinin bileşke marka olduğunu, dava konusu ibarenin bir bütün olarak ele alınmasının gerektiğini, ibarenin bu haliyle ayırt ediciliğini oluşturduğunu, somut olayda SMK 6/5. maddesindeki şartların gerçekleşmediğini, davacının kötü niyet iddialarını destekler nitelikte herhangi bir delil sunmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu  savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı ... Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili,   müvekkili ... Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün devletin genel maden politikası içinde ülkemizin her türlü maden ve endüstriyel hammadde kaynaklarını değerlendirmek üzere kurulmuş ve tümüyle ticari esaslara göre faaliyet gösteren bir iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün direktifiyle 1935 yılında kurulan ...’ın ülkemizin madencilik sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu, “...” isminin Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün tavsiyesiyle konulduğunu, kuruluşundan bugüne “...”, “... Holding A.Ş.” ve “... Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü” olarak üç ayrı ticari unvan kullandığını, tüm ticari unvanlarda “...” ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğunu, ibarenin müvekkili ile özdeşleştiğini, \"...\" ürünününün ilk olarak 2009 yılında piyasaya sunulduğunu, borlu tarım ürünü olup gıda piyasasıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili kuruluşun 2020/81049 numaralı marka başvurusunun davacı şirket markaları ile işaret ve kapsam yönünden bir benzerliğinin söz konusu olmadığını, davacının gıda sektöründe faaliyet göstermesi sebebiyle de iltibas ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili markasının hitap ettiği tüketici kitlesinin söz konusu emtia ya da ürünleri tanıyan, dikkat ve seçicilik özelliği bulunan kişiler olduğunu, müvekkilinin 2016/44882 ve 2016/44887 sayılı “...” ibareli markalarının da bulunduğunu, davacının kötü niyet iddialarını ispatlar nitelikte delil ileri sürülmediğini, davacının tanınmışlık iddiaları yönünden SMK m. 6/5’te belirlenen koşulların oluşmadığını, davacının başvuru sınıflarında hiç ticari faaliyet göstermediğini ve markalarını kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu başvuru kapsamında bulunan mal ve hizmetler ile itiraza mesnet 2018/59334 sayılı marka kapsamında yer alan  mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, dava konusu marka başvurusunun genel görünüm itibariyle esaslı unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, \"-...\" ibaresinin aynı zamanda Zonguldak ilinin plaka kodu olması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde markasal ayırt ediciliğinin bulunmadığı, davacı markasının esaslı unsurunun ise \"...\" ibaresi olduğu, \"Şekil\" unsurunun \"...\" sözcüğü ile aynı kavramsal çağrışımı oluşturduğu, dava konusu marka başvurusunu gören ilgili tüketici kesiminin \"...-...\" şeklinde değil, yazıldığı gibi \"...\" şeklinde ve bütüncül olarak markayı kavrayacağı, karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davaya konu 2021-M-9162 sayılı YİDK kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, hükümsüzlük davası yönünden kullanmama def'i öne sürülmüş olmakla birlikte, davacıya ait kullanmama def'ine tabi olmayan 2018/59934 sayılı marka ile dava konusu marka arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,  davacı yana ait “...” ibareli markanın “çikolata, gofret, bisküvi, kek, kraker” emtiaları bakımından tanınmış marka olduğu yönünde kanaat oluşmakla birlikte, davacının tanınmış markası olan “...” ibaresi ile dava konusu \"...” ibareli markanın birbiri ile ilişkilendirilemeyecek derecede farklı olduğu, davacının markasını kullandığı “gıda” sektörü ile davalının markası kapsamında yer alan ve genel olarak “boyacılık sektörü”ne ait mal ve hizmetlerin birbiri ile ilişkilendirilemeyecek derecede farklı olduğu, bu nedenle, davalıya ait markanın, davacıya ait “...\" ibareli markanın ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden herhangi birinin mevcut olmadığı, bu nedenle tanınmışlık iddiasına dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığı, davalının kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,   davaya konu marka başvurusunda müvekkiline ait “...” markasının birebir yer aldığını, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında işaret ve kapsam benzerliği bulunduğundan karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu,  ayırt edici hiçbir kelime ve görsel unsur eklenmeden başvuruda bulunulduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olmasının markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini arttırdığını, SMK'nın 6/5.maddesine göre yapılan değerlendirmelerde işaretler yönünden SMK'nın 6/1.maddesi bağlamında yüksek düzeyde bir benzerlik aranamayacağını, SMK'nın 6/5.maddesi uyarınca davacı markaları bakımından tanınmışlık koşullarının gerçekleştiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin dikkate alınması suretiyle belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına ve davasına mesnet \"...\" asıl unsurlu kullanım ispatına tabi bulunmayan 2018/59334 sayılı markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvuruda \"...\" ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, bir bütün olarak dava konusu başvuruda, davacının mesnet markası karşısında yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, davacı adına tescilli \"...\" ibareli markaların \"çikolata, gofret, bisküvi, kek, kraker\" emtialarında tanınmışlığı söz konusu ise de bu tanınmışlık nedeniyle başvurunun tescil edilmek istendiği boyacılık sektörüne ilişkin 2.sınıf mallar ile 35.sınıfın 5.alt sınıfında 2.sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden  SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların oluştuğunun ispat olunamadığı, bunun yanında marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmasının başvurunun tesciline engel oluşturmayacağı, kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"33364d60f28cace4","SID":"e4ab5b1153c44ede"}}