{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/2065 - 2025/139<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/2065 <br>KARAR NO\t: 2025/139<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/95 E.  -  2022/313 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/09/2022 tarih ve 2022/95 Esas - 2022/313 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı, davalılar ..., ...  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin \"...\" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini,  oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının da oluştuğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin ticaret unvanının asli unsurunu oluşturan ibare ve \"....com.tr\" alan adı ile de benzer olduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, somut olay bakımından SM'Knın 6/5 maddesi koşullarının da gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek,  YİDK'ın 2022-M-110 sayılı kararın iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>  Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, “...” ibaresinin Mardin/Midyat yöresinin eski ismi olduğunu ve yerel coğrafyada halen bu ismin kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile   davacının 2014/19725 sayılı markası özelinde, görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğunu, dava konusu markasının kapsamına alınmak istenilen 29, 30 ve 32. sınıflardaki emtialar ile 24 sınıf \"Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar\" emtiaları yönünden dava konusu başvuru ile davacının 2014/19725 sayılı markası arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, davacının diğer itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında işaretler bakımından SMK'ın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, davacının SMK'nın 6/3-5-6 maddelerine dayalı iddiaları yerinde olmadığı gibi dava konusu başvurunun kötü niyetli de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'ın 2022-M-110 sayılı kararının 29, 30 ve 32. sınıf emtialarının tamamı ile 24. Sınıf \"Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar\" emtiası ile sınırlı olarak kısmen iptaline, dava konusu markanın sayılan mallarla sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet tüm markalarının SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer bulunduğunu ve başvuru kapsamında bırakılan tüm mallar yönünden iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, başvurunun SMK'nın 6/5 maddesi anlamında da tescili engeli bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının 2014/19725 sayılı markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, dava konusu başvuru ile 2014/19725 sayılı marka arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin benzer olmadığının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/2121 E-2020/20 K, 2017/3594 E-2019/522 K ve 2012/14517-2013/12078 sayılı ilamlarında da kabul edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. <br><br>GEREKÇE:1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>                            Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>2-Davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; işlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin 18.02.2020 tarihinde, 2020/20167 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 24,25,29 30 ve 32 sınıfta yer  alan malların yer aldığı,  davacının \"...\" ibareli markalarında dayalı olarak yaptığı  itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiği, bahsi geçen kararın  davacıya 14.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 11.03.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve davalıların istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2014/19725 sayılı markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır. <br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). <br>Yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru \"...\",  davacının itirazına mesnet 2014/19725 sayılı markası ise \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Gerek dava konusu başvuruda gerekse de davacının bahsi geçen markalarında başkaca kelime ve şekil unsuru bulunmamaktadır. Her ne kadar tarafların markalarını oluşturan ibareler arasında yalnızca tek harften kaynaklanan bir farklılık bulunsa da, bu durumun her zaman marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiği, dava konusu başvurunun bir bütün olarak davacının bahsi geçen itirazına mesnet markasından işitsel ve görsel olarak yeterince farklılaştığı kanaatine varıldığından,  dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet  2014/19725 sayılı markası arasında işitsel, görsel ve kavramsal açıdan bir benzerlik bulunmadığı kabul edilmiş, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde bulunmamıştır. Nitekim Yargıtay 11.   Yargıtay 11. HD'nin 2012/14517 E -2013/12078 K , 2017/3594 E-2019/522 ve 2019/2121 E-2020/20 K sayılı ilamlarında da \"...\" ibaresinin davacının \"...\" ibareli markaları ile benzer olmadığı kabul edilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporuna itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. <br>Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği gibi davacı markalarının tanınmış olması da sonuca etkili bulunmamıştır.<br> Bu durumda, mahkemece  dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet  2014/19725 sayılı marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen  karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/09/2022 gün ve 2022/95 Esas - 2022/313 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin düşümü ile kalan 534,70-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, <br>\t5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,  <br>\t7-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 48,00-TL posta gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan 268,70-TL‬ yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,<br>\t8-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),\t<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t11-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin düşümü ile kalan 534,70-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, <br>\t12-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,\t\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 29/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be8adc5d86bc91de","SID":"34a207b2ad21fc1c"}}