{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1901 - 2025/26<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1901 <br>KARAR NO\t: 2025/26<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/103 E.  -  2020/707 K.<br><br>DAVACI\t<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi ve Manevi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/11/2020 tarih ve 2019/103 E. - 2020/707 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:    <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı, Ankara Barosuna bağlı olarak avukatlık mesleğini icra ettiğini, vekil olarak Manavgat İş Mahkemesindeki duruşmaya  katılmak üzere ... internet sitesi üzerinden Ankara'dan Antalya'ya gidiş dönüş uçak bileti aldığını, gidiş uçuşunun davalı ... ... A.Ş, dönüş uçuşunun ise davalı ... A.O.'nın yan kuruluşu olan ...'e ait olduğunu, diğer davalı ... Turizm Şirketinin ise yetkili acente sıfatının bulunduğunu, uçuş bilgilerini gsm hattına ve mail hesabına mesaj olarak gönderildiğini, uçuş saatinden 1 saat önce Esenboğa havalimanına giderek ... yolcu hattından check-in işlemini yapmak ve biletini almak istediğinde, soy isim bölümüne ikinci isminin yazdığının, gerekli düzenlemenin yapılması için bilet satış bölümü ile görüşmesi gerektiğinin bildirildiğini, yapılan görüşmede düzeltmenin yapılabileceğinin ve beklemesi gerektiğinin belirtildiğini, 20 dakika kadar bekledikten sonra düzeltmenin yapılamadığının ve uçuş hakkının bulunmadığının söylendiğini, düzeltmenin yapılabilmesi için müşteri hizmetlerinin arandığını ve 8. aramasında ulaştığını, asistan ile yapılan görüşmede PNR numarası ile yapılan kontrolde tüm bilgilerin eşleştiğinin bildirildiğini ancak mağduriyet yaşayacağını belirtmesine rağmen bilet düzenlenemeyeceğinin kendisine söylendiğini, iptal durumunda ise fesih beyanının işleme alınmadığını, davalıların eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu, başka bir sefer bulunamaması nedeniyle duruşmaya da katılamadığını, davalıların hukuka aykırı eylemleri nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 200.000,00 TL manevi ve 100 EURO karşılığı Türk Lirası maddi tazminat ile 233,98 TL bilet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. \t<br>\tDavalı ... Hava Taşımacılığı A.Ş vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, biletteki bilgilerle kimlik bilgilerinin örtüşmediğini, bu sebeple davacının uçağa kabul edilmediğini, müvekkilinin somut olayda sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.   <br>\tDavalı ... A.O vekili, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının uçağa alınma talebinin reddinin hukuka uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>\tDavalı ... Seyahat Acentası ve Tic. A.Ş vekili, davacı tarafın soy ismini yazmaması nedeniyle uçuşunu gerçekleştiremediğini, kusurun davacıda olduğunu ve müvekkiline yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının online bilet alınırken kimlik bilgisini (soy isim) hatalı olarak bildirmesi ve uçuş öncesi ibraz ettiği kimlik bilgisi ile PNR'da ve bilette bulunan kimlik bilgisinin uyuşmaması nedeniyle, davacının uçağa kabul edilmemesinin şartlarının oluştuğu, bu uyumsuzluğun davalılara atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanmadığı, davacının uçağa kabul edilmemesinin yasal düzenlemelere uygun olduğu, bu nedenlerle davacının manevi tazminat taleplerinin yerinde görülmediği, davacının bilet ücretlerinin iadesi ile  maddi tazminat talepleri bakımından ise, davacının her iki bileti alırken isim ve soy isim bakımından düştüğü esaslı hatada, davalıların, davacının bu hataya düşmesinde herhangi bir dahillerinin veya müdahalelerinin olmaması ve bu bakımından da kusurun davacıda bulunması sebebiyle maddi tazminat taleplerinin ve bilet ücret iadesi talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.         <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı, mahkemece verilen kararın HMK'nın 297. maddesine aykırı olduğunu, kararın deliller bölümünde, yalnızca mahkemece alınan bilirkişi raporuna yer verildiğini, dosyaya sundukları uzman görüşünün, mahkemece  hükmün deliller bölümünde belirtilmediğini, uzman mütaalasında belirtilen görüşlerin, bu görüşlerin kabul edilmemesinin hukuki gerekçesinin, uzman mütaalası ile bilirkişi raporu arasında oluşan esaslı çelişkilerin ve bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını gerektiren hukuki sebeplerin kararda tartışılmadığını, bu nedenlerle mahkeme tarafından verilen hükmün, delillerin toplanması ve tartışılması yönünden HMK'nın 297/c maddesine aykırı oluşturulduğunu, davalı taşıyıcıların web sitelerinde yer alan taşıma sözleşmesine ilişkin \"Rezervasyon, İptal/İade Koşulları/ Uçuşa kabul edilmeme/Bagaj Hakkı ... vb.\" düzenlemelerin, taşıyıcılar tarafından önceden soyut ve tek taraflı olarak hazırlanması, yolcuların içeriğe müdahale edememeleri, müzakere edemeden kabul ederek hizmeti almak zorunda kalmaları nedeniyle 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesi kapsamında genel işlem koşulları niteliğinde bulunduğunu, dolayısıyla bu düzenlemelerin, TBK'nın 25. maddesi  gereğince geçersiz olduğunu, kimlik belgesi, uçuşa ilişkin bilgilerin yer aldığı mail, sms, bilet üzerindeki TC Kimlik No, doğum tarihi gibi kimlik bilgileri, ödeme araçları vb. ispat araçları ile yolcunun taşıma sözleşmesinin tarafı olduğunu ispat etmesini sağlayacak durumlarda, taşıyıcının yolcunun giderilebilir, basit nitelikteki hatası nedeniyle uçuş hakkını elinden almasının hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunduğunu, davalılar ... ve ... şirketlerinin, yasalara uygun biçimde yolcuya çeşitli vasıtalarla ispat hakkı tanıyarak bilette değişliklik yapma hakkı tanırken, somut olayda bizzat firmaları tarafından düzenlenen kurallara aykırı davrandıklarını, isim ve soy isim bilgisinde oluşan hatanın meydana geliş şekli incelendiğinde; daha önce de  birçok kez bilet satın aldığı \"....com\" web sitesinin tarayıcısında kayıtlı olması ve bilet almak için ilk olarak mail adresinin istenmesi, daha ilk iki harfini girmesi üzerine bilgilerin otomatik çıkması sonucu soy isim bölümüne ikinci isminin yazıldığını, kendisinin de bunu fark edemediğini, sözleşmenin tarafı olduğuna dair elektronik makbuzda isim ve soy isim bilgisinin yanısıra  kimlik bilgileri olan \"T.C Kimlik Numarası\" ve \"Doğum Tarihi\" bilgilerinin doğru olarak yer aldığını, elektronik makbuzla oluşturulan tüm bilgilerin kendisine mesaj olarak geldiğini, check-in sırasında mesajın gönderildiği telefonunun hazır olduğunu, elektronik makbuz bilgilerinin gönderildiği e-mail adresine de ulaşılabildiğini, ödemenin yapıldığı kredi kartının da yanında olduğunu, ödeme sonucunda davalı tarafça oluşturulan fatura bilgisinden de yine sözleşmenin tarafı olarak tespit edilmesinin mümkün bulunduğunu, taşıma sözleşmesinin tarafı olduğunu delillendiren kimlik bilgilerinin ve yine e-devlet üzerinden kimliğinin tespit edilebileceğini, tüm bu hususlar gözetildiğinde, somut olayda ki hatanın basit ve giderilebilir bir olduğunun kabulünün gerektiğini, her ne kadar mahkemece verilen kararda, hukuki gerekçesine yer verilmeksizin ve tartışılmaksızın hatanın esaslı hata olduğu belirtilmekte ise de hatanın neden esaslı olduğunun ve bu yönden şayet bu hata olmasa idi sözleşmenin akdedilmemiş sayılması gerektiğinin temellendirilmediğini, davalılarca, yolcu olarak kendisini ispat hakkı tanınmadan, bilette yer alan TC Kimlik No., Doğum tarihi gibi kimlik bilgileri kısa sürede ve kolayca eşleştirilebilecekken, taşıyıcı firmalar tarafından bu işlemlere başvurulmaksızın doğrudan uçuşunun engellenmesinin, TBK kapsamında özen borcuna aykırılık teşkil ettiğini, dosyaya sunduğu uzman görüşünde, olayın esasına ilişkin olarak bilirkişi raporunda belirtilenin aksine meydana geliş şekli bakımında esaslı, sözleşmenin karşı taraflarının sözleşmeyi fesh etmelerini gerektirecek, giderilmesi mevcut şartlarda mümkün olmayan şüphelerin var olduğu bir hatanın söz konusu olmadığının açıklandığını, sözleşmenin feshine ilişkin talebinin, davalı ...'a ulaştığı anda ödeme yapmaktan kaçınıldığını ve böylece sözleşmenin feshi hükümlerine de aykırı davranıldığını, davada öncelikle bilette basit hata bulunduğu ve davalıların sözleşmeye  aykırı davranışlarından doğan zararının talep edildiğini, aynı zamanda somut olayda bileti iptal talebinin de olduğu belirtilmesi nedeniyle bilirkişi tarafından ek raporda, bu kez seçenekli hesaplama yapılmak suretiyle özen yükümlülüğüne aykırılık ve esaslı hatanın bulunmaması halinde tam bilet ücreti, aksi halde alan vergisi iadesi gerektiği bildirildiğini, uçuş hakkının kullanılamaması ve biletin iptali talebi karşısında gerekli düzenlemeler çerçevesinde iade edilmesi gereken alan vergisi ücretinin dahi mahkemece değerlendirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bilet ücretinin iadesi istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK'nın 293. maddesi uyarınca tarafların, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilecekleri, davacı tarafça da uzman görüşünün dosyaya sunulduğu, dosya kapsamında alınan ek bilirkişi raporunda, sunulan uzman görüşünün değerlendirildiği ve mahkemece de dosyaya sunulan ek ve kök bilirkişi raporlarına itibar edildiği,  bu itibarla davacının bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça sunulan delillerin tamamı gerekçeli kararda gösterilmemiş ise de bu delillerin mahkemece değerlendirildiği ve mahkeme kararının da gerekçe içerdiği, dolayısıyla HMK'nın 297. maddesi kapsamında kararın kaldırılmasının gerekmediği, davacının \"www.....com\" web sitesi üzerinden bilet aldığı, bileti alınırken soy isim kısmına, soy isim yerine davacının ikinci adı olan ...  isminin yazıldığı, uygulamada IATA üyesi taşıyıcıların, elinde bulunan biletin kendisine ait olduğunu ispat edemeyen yolcunun taşınmasını reddedebileceğinin kabul edildiği, bunun temelinde uçuş güvenliğinin sağlanması düşüncesinin bulunduğu, somut olayda davacının internet üzerinden bilet alırken soy isim bilgisini tamamen hatalı olarak yazdığı, diğer bir deyişle isim ve soy isimde basit bir harf hatasının olmayıp, davacının soy isminin tamamen yanlış yazıldığı, daha önce \"....com\" web sitesinden bilet alındığı ve mail adresinin yazılması üzerine kimlik bilgilerinin otomatik olarak çıktığı ileri sürülmüş ise de bu durumun, davacının kimlik bilgilerini kontrol yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, somut olayda, genel işlem şartı koşullarının oluştuğunun da söylenemeyeceği, davacının bilet düzenlemesine esas olmak üzere bildirdiği kimlik bilgisi ile uçuş öncesi ibraz edilen kimlik bilgisi arasında uyumsuzluk olması ve bunun basit bir maddi hata kapsamında bulunmaması nedeniyle davacının uçuşa kabul edilmemesinde, bir hukuka aykırılığın olmadığı, zira bu davranışın uçuş güvenliğinin sağlanması için zorunlu bulunduğu, davacının, uçuşa kabul edilmemesinin kendi kusurundan kaynaklanması ve uçuş iptalinin talep edildiği belirtilen süre dikkate alındığında bilet ücretinin iadesi talebinin de yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de3ac13f37fd28ea","SID":"259e4a7a23c38ad2"}}