{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/902 <br>KARAR NO: 2025/214<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/01/2024<br>NUMARASI: 2022/583 E - 2024/19 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 28/01/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu yanın, takip dayanağı faturayı ödememesi üzerine, aleyhine icra takibi yapıldığı, davalının alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnedsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, borçlu olmadığını beyan ederek takibi durmasını sağladığını, davalı yanın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/444 Esas sayılı dosyasıyla, 13.04.2015 ödeme tarihli 234.446,00-TL bedelli faturadan borçlu olmadığının tespiti istemiyle açmış olduğu menfi tespit davasında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2020/614 Esas, 2020/931 Karar sayılı ilamı ile  \"Davanın kısmen kabulü ile, 234.446,00 TL lık  dava konusu faturanın 24.840,10 TL'lik kısmı nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Bakiye 209.605,90 TL lık faturanın 20.000,00 TL'lik kısmından davacının borçlu olmadığının tespitine\" karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi'nin iş bu kararının Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce onandığını ve kararın bu haliyle 18.02.2021 tarihinde kesinleştiğini, tüm bu nedenlerle  davalı yanın icra takibine ilişkin borca itirazının iptaline ve takibin takip talebindeki şartlarla devamına, İcra takibinde yazılı asıl ve feri alacakların davalı yandan tahsiline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı  cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  kesinleşen mahkeme kararında ...'in  dava konusu fatura sebebiyle davacıya borçlu olmadığının yapılan yargılama sonucunda tespit edildiği, borçlunun kendisinden önceki abonenin borcundan dolayı sorumlu tutulamayacağı, akrabalık ilişkisinin olması yada aynı işkolu ile aynı işyerinde faaliyetin devam etmesi davacının sorumluluğu açısından hukuki bir sorumluluk oluşturmayacağı, sorumluluk bedelinin dava dışı ... 'den tahsil edilmesi gerektiği,  davalı kurum tarafından eksik hesaplanan elektrik tüketim bedellerinin dava dışı ...ile düzenlenen sözleşme kapsamında elektrik kullanımından kaynaklanan döneme ilişkin olduğu, davacının işyerini devraldıktan önceki döneme ait fatura bedeli olduğu, bu bedelden elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği ile TBK kapsamında yasal olarak her ne kadar daha önceki iş yeri sahibiyle davacı arasında bir akrabalık durumu mevcut ise de, işyeri devri ileri sürülerek ispatlanamadığı gibi, bu durumun davacının tüketmediği elektrik borcuna katlanmasını gerektirmediği, elektrik sayacı kim tarafından kullanmış ise geçmişe yönelik olsa dahi o kişiden tüketim bedellerinin tahsil edilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davalıdan tahsiline yönelik yapılan itirazın haklı olduğu\"gerekçesiyle Davanın Reddine   karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde ; \"Davalı yanın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/444 Esas sayılı dosyasıyla, 13.04.2015 ödeme tarihli 234.446,00-TL bedelli faturadan borçlu olmadığının tespiti istemiyle açmış olduğu menfi tespit davasında,  bozmaya uygun olarak  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2020/614 Esas, 2020/931 Karar sayılı ilamı ile \"Davanın kısmen kabulü ile, 234.446,00 TL lıkdava konusu faturanın 24.840,10 TL'lik kısmı nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Bakiye 209.605,90 TL lık faturanın 20.000,00 TL'lik kısmından davacının borçlu olmadığının tespitine\" karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin iş bu kararı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce onanmış ve karar bu haliyle 18.02.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Akabinde kesinleşmiş mahkeme ilamı doğrultusunda iptaline karar verilen fatura müvekkil şirket tarafından ilama uygun olarak revize edilmiş ve davalının borçlu olduğu tespit edilen tutar olan 189.497,16- TL asıl alacak ile 271.039,05-TL Miktarı için icra takibi yapılmıştır. Ancak yukarıda da izah edildiği üzere; kesinleşen mahkeme ilamı ile borçluluğu sabit olan fatura borcuna dair yapmış olduğumuz icra takibine davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takip durmuştur.  Mahkemece feragate yanlış anlam yüklenmiştir. Mahkeme feragate davayı geri alma anlamında vazgeçme olarak kabul etmiştir. Halbuki Feragat sadece şekli anlamda davayı sona erdirme değil aynı zamanda feragat maddi hukuka dair sonuç doğuran kişinin ileri sürdüğü haktan vazgeçtiğini belirten bir işlemdir. Nitekim itirazın iptali davamızla aynı alacak için açılan menfi tespit davasında  Yargıtay 3 HD 2019/4523 E 2020/1599 K. sayılı ekli ilamı ile şu şekilde karar vermiştir.\"Somut olayda; davacının dava konusu fatura bedeline ilişkin davalı şirket nezdindeki itirazı üzerine 234.446,00 TL olan fatura bedeli 209.605,90 TL olarak düzeltilmiş, bu durum üzerine davacı 16.06.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile alacağın belirsiz alacak haline geldiği gerekçesiyle dava miktarının şimdilik 20.000,00 TL kısmının menfi tespiti ile 20.000,00 TL üzerinden yatırılacak teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 176/1. maddesine göre, \"taraflardan her biri yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.\" Eldeki davada davacının talebi, bir usul işlemi olmayıp maddi hukuka taalluk eden kısmi feragattir. \" ,Bu bozma kararına göre verilen karar kesinleşerek aynı alacak konusunda kesin hüküm ve kesin delil oluşmuştur. Kaldı ki; 23.01.2023 tarihli bilirkişi raporu alacağımızı ayrıca  tespit etmiştir  HMK m. 303/1'e göre davanın taraflarının aynı, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucun aynı olması durumunda kesin hüküm vardır. İlk derece mahkemesinin Yargıtay kararıyla onanan ve kesinleşen bir  hükme aykırı bir hüküm kurulması hukuka aykırıdır. İlk derece mahkemesi açık ilama, kesin hükme aykırı bir karar vermiş olmakla mutlak bozma nedenidir. Borçlu 18.02.2021 tarihinde kesinleşen ilamla belirlenen likit alacağa 23.09.2021 günü itiraz etmiş olmakla icra tazminatına mahkum edilmelidir.\" şeklindeki istinaf sebepleriyle,kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali    talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan MTS- İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... Sayılı Dosyasında ; borçlu aleyhine 14.09.2021 tarihinde başlatmış olduğu ilamsız takipte,189,407,16 TL asıl alacak, Enerji Bedeli, 69.103,30 TL işlemiş faiz,12.438,59 TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 271.039,05 TL alacağın  tahsili talebiyle icra takibi yapmış,  davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; \"Elektrik tüketim faturası son ödeme tarihi 08.05.2015 tarihi olup, alacaklı tarafça -14.09.2021 tarihinde icra takibi yapılmıştır.6183 Davacı alacaklı, davalıdan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre faiz talep etmektedir.Taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesinin 5.f. maddesinde “..fatura veya ödeme bildirimlerinde belirtilen son ödeme tarihine kadar borç ödenmediği takdirde müşteriye son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı kanunun 51. Maddesine göre belirtilen oranları aşmamak üzere yürürlüktekiş gecikme zammı günlük olarak tahakkuk ettirilir... “hükmü bulunmaktadır. Dolayısıyla davacı tarafça 6183 sayılı kanunun 51. Maddesine göre gecikme zammı talep edilebilinecektir.  Davacının icra müdürlüğünde başlattığı takip miktarı yönünden taleplerinin kabul görmesi  durumunda davacının, davalıdan;  189.407,16 TL  asıl enerji alacağı, 69.103,30 TL işl. faiz ( taleple bağlılık ilkesi gereğince, talebe bağlı olarak değerlendirildiği,)   12.438,59 TL işlemiş faizin %18  KDV’si ( Taleple Bağlılık İlkesi Gereğince) 271.039,05 TL alacağının, asıl alacağa takip tarihinden itibaren  işleyecek 6183 sayılı kanunun  51. maddesi gereğince yıllık %19,20 ve değişen  oranında gecikme faizi   ile birlikte tahsili gerekeceği \" şeklinde görüş  bildirilmiştir.  Davacı şirketçe , kesinleşmiş mahkeme ilamı doğrultusunda iptaline karar verilen fatura  ilama uygun olarak revize edilmiş ve davalının borçlu olduğu tespit edilen tutar olan 189.497,16- TL asıl alacak ile işlemiş faiz toplamı  271.039,05-TL  için icra takibi yapılmıştır. Kesinleşen mahkeme kararı ile ,davalının takipte borçlu olduğu asıl alacak miktarı 189.497,16- TL olarak tesbit edilmesine rağmen,mahkemece dosya kapsamına uymayan gerekçe ile red kararı verilmesi hukuka aykırı olmuştur. Her ne kadar ,taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesinde 51. maddede gecikme faizi uygulanacağına ilişkin hüküm bulunmakta ise de ,gecikme zammı oranları sözleşmede açıkça gösterilmediğinden ,yasal/avans faizi uygulanması gerekmekte ise de ,istinaf eden davacı aleyhine değerlendirme yapılamayacağından, bu husus dikkate alınmamıştır. Bu sebeplerle ,davacı istinafının kabulü ile ,karar kaldırılıp,yeniden esas hakkında HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden esas hakkında; 1-Davanın kabulü ile, davalının borca itirazının kısmen iptali ile, takibin 189.497,16 TL asıl alacak, 69.103,30 TL işlemiş faiz, 12.438,59 TL işlemiş faizin  KDV'si üzerinden devamına, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı kanunun 51. maddesi gereğince yıllık %19,20 veya değişen oranında gecikme faizi uygulanmasına,3-Asıl alacağın %20 si üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,4-Harçlar Yasası uyarınca alınması gereken 12.938,40 TL karar harcından, peşin alınan 4.628,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.309,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacıdan peşin alınan 4.628,67 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 1.266,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.319,55 TL vekalet  ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımların kararın kesinleşmesi halinde yatıran  taraflara ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacının  istinaf aşamasında yapmış olduğu 170,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a  maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63e4d495e8130ef2","SID":"51af5d1e952707d3"}}