{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/581 <br>KARAR NO\t: 2025/52<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/12/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/73 Esas,  2022/769 Karar<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... İlinde İnşaat ve Yapı Malzemeleri üretimi ve satışı yapmakta olduğunu, müvekkili şirket ile müteahhitlik işleri ile uğraşan borçlu arasındaki ticari ilişki sonucunda; davalı borçlunun cari hesaplarından dolayı müvekkili şirkete 31.327,62 TL borcu bulunduğunu, davalının bu borcu ödememesinden dolayı alacağın tahsili amacıyla Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. dosyası ile icra takibine girişildiğini, ancak borçlunun yasal süresinde mal kaçırma amacı ve kastı ile borcun tümüne itiraz ederek takibi durdurduğunu, taraflarınca Kanunen zorunlu hale gelen Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvurulduğunu, icra takibine konu alacağın miktarı ve doğruluğu, tarafların ticari defterleri, muhasebe kayıtları fatura ve irsaliyeler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu açıkça ortaya çıkacağını, davalının itirazının alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşımakta olduğunu, bu nedenle icra takibine yönelik haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, icra takibindeki alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... müteahhitlik mesleği ile iştigal ettiğini, almış olduğu inşaat ihalesinde kullanılmak üzere davacı taraftan inşaat malzemesi satın almak için anlaştıklarını, davacı yanın anlaşması yapılan inşaat malzemelerini müvekkile teslim ettiğini, dava dilekçesinde de zaten ayrıntılı olarak satılan malların ne olduğu, ne zaman satıldığı, malzemelerin nasıl teslim edildiği, bu malzemelere ilişkin fatura ya da teslim irsaliyelerden bahsetmemiş sadece bir cari hesaptan bahsetmiş ve ayrıntı bildirilmediğini, cevaba cevap dilekçesiyle bu hususların ayrıntılarının davacı tarafça belirtilmesi durumunda bu iddialara karşı beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacı yanca satılığı iddia edilen inşaat malzemelerinin müvekkile teslim edilmediğini, teslime ilişkin ne bir tutanak ne de imzalı teslim irsaliyeli bir fatura bulunmadığını, tarafların ticari defterleri ve kayıtları incelendiğinde bu husus açıkça sabit olacağını, bu nedenlerle  açılan davayı kabul etmediklerini, yapılacak yargılama sonucunda açılan bu mesnetsiz ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin davalı tarafa inşaat malzemesi sattığını ancak ücretini tam olarak tahsil edemediklerini beyan etmiştir. Davalı ise söz konusu inşaat malzemelerinin faturasının ve sevk irsaliyesinin bulunmadığını bu malların müvekkiline teslim edilmediğini beyan etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde HMK'nin 222.maddesi kapsamında inceleme yapılmasına ve davacı ve davalı tarafın form ba ve... kayıtlarının dosya arasına alınmasına karar verilmiştir. Davacı taraf defterlerini ibraz etmiş ancak davalı taraf defterlerini ibraz etmemiştir. HMK'nin 222/2.maddesi \"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.\" şeklinde, 222/3.maddesi ise \"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının defterlerinin usulüne uygun e-defter olarak tutulduğu, davalı tarafa 108.225,62 TL tutarında mal sattığına dair faturaların, 60.000,00 TL tahsilat yapıldığının ve davalının hesap bakiyesinin 48.225,62 TL olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bununla beraber davacının... bildiriminde davalıya 90.270,00 TL mal sattığına dair beyanda bulunduğu, davalının ise Form BA bildiriminde davacıdan 92.019,94 TL tutarında mal aldığına dair beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ve davacının defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olmasının yanı sıra davacı ve davalının Form BA ve BS bildirimlerinde mal alış verişine dair kayıtlar bulunması nedeniyle ve davacı davalıdan icra takibi ile 31.327,62 TL asıl alacak talep ettiğinden taleple bağlı kalınarak HMK'nin 222.maddesi kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davanın kabulü ile; davalının Erzurum ... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki 6.265,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari defterlerinin geçerli bir nedenle sunamadığını, müvekkili şirketin merkezi Ankara olduğundan ticari defterlerin KDV iadesi işlemleri için Ankara da ki yeminli müşavirde inceleme halinde olduğundan sunulamadığını, karşı tarafça sunulan e-defterler usulüne uygun olmadığından hükme esas alınamayacağını, söz konusu sözleşmenin tarafların anlaştıkları şekilde ifa edilmediğini, davacı tarafın öncelikle kesilen faturalar karşılığında mal teslim yükümlülüğünü yerine getirdiğini kanıtlaması gerektiğini, mal teslimi yapılmamasının yanında malın eksiksiz teslim edildiğine dair bir belge olmadığından davanın reddi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, cari hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili,  müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağı için başlattıkları takibe davalının haksız itiraz ettiğini iddia ederek, davalının Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili, taraflar arasında  inşaat malzemesi almak için anlaşma yapıldığını, ancak davacının fatura konusu malları teslim etmediğini savunarak davanın reddini talep etmiş, davacı vekili 09/03/2022 tarihli dilekçesinde toplamda 91.327,62-TL'lik satımdan kaynaklı fatura düzenlediğini, davacı tarafça 60.000,00-TL ödeme yapıldığı, ödenmeyen bakiye kısmın takibe konu yapıldığı beyan edilmiştir. İlk derece mahkemesince ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmaması nedeniyle inclenemediği, davacının incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının tespit edildiği, davacının ticari defterlerine göre davacı tarafın davalıdan 48.225,62-TL alacaklı olduğu, davacının BS Formu ile davalı ile ilgili olarak 90.270,00-TL bildirimde bulunduğu, davalının BA formu ile davacı şirket yönünden KDV hariç 77.983,00-TL bildirimde bulunduğu, davalı tarafından 60.000,00-TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, takibe ve davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulünün gerekeceği (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.), somut olayda davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine 2020 yılında davacı şirketten 15 adet belge karşılığı KDV hariç 77.983,00-TL mal aldığı yönünde beyanda bulunduğu, o halde davalının BA formu ile bildirdiği miktara KDV ilave edilince 92.019,34-TL tutarında davacıdan mal aldığının anlaşıldığı, davalının yaptığı ödemede dikkate alındığında takip miktarı kadar borcunun bulunduğu, bakiye borcun ödendiğine dair her hangi bir belge sunulmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 2.139,98-TL karar harcından peşin alınan 535,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.604,98-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ....tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ccee2a3971cd55a","SID":"cfc60c57b8df1e82"}}