{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/548 <br>KARAR NO\t: 2025/193<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 29/06/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/19 Esas,  2022/446 Karar<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkili aleyhine 10.000 TL değerindeki kambiyo senedine dayalı alacak iddiasıyla Erzurum ... İcra Dairesi 2021/... E. numaralı dosya kapsamında haksız ve dayanaksız bir icra takibi başlattığını, icra takibine konu senedin malen ibaresinin yer aldığı bir kambiyo senedi olduğunu,  davalı şirketin ve müvekkilinin arasındaki ticari ilişkiye istinaden  mal alımı için anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya dayanarak malen yazılı düzenlen senedin davalıya teslim edildiğini ancak davalı şirketin müvekkiline herhangi bir mal teslim etmediğini, daha sonrasında ise kötüniyetli olarak bu senet dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, davalı şirkete ait ticaret defterleri, irsaliyeler, faturalar v.s. ticari ilişkilerini kanıtlayacak her türlü evrak incelendiği takdirde anlaşılacağı üzere müvekkiline yönelik herhangi bir mal satışı gerçekleşmediğini, mal satışı gerçekleşmiş olsa idi davalı şirket tarafından fatura düzenlenmesinin gerekeceğini ancak mal satışını konu eden herhangi bir faturanın da mevcut olmadığını,  ayrıca davalı şirketin de ticari defter tutma zorunluluğu olduğu için mal satışının gerçekleşip gerçekleşmediğini somut delillerle ispat edebilmek adına ticari defterlerinin sunulması gerektiğini, malen yazılı senetlerde malın teslim edilmediği iddiası olduğu takdirde ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarında malen yazılı olan senetlerde aradaki ticari ilişkinin ispatının davalı alacaklı tarafından yapılması gerektiğinin benimsendiğini, bu nedenlerle davalı şirketin ticari defterlerinin celbini, Erzurum ... İcra Dairesi 2021/... Esas sayılı dosya kapsamında başlatılan ilamsız takip neticesinde müvekkilinin davalı tarafa borçlu olunmadığını tespitine, maddi imkansızlıklardan ötürü teminatsız  bir şekilde  ihtiyati tedbir kararı verilerek başlatılan icra takibinin durdurulmasına, Erzurum ... İcra Dairesi 2021/... e. numaralı  dosyada müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, müvekkiline teslim edilen herhangi bir mal olmadığı için malen yazılı olan  senedin iptaline, haksız ve kötüniyetli olan davalının bono bedelinin %40'ı oranında tazminata hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.     <br>CEVAP:<br>Davalı taraça davaya cevap verilmemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince, \" Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf 10.000,00 TL bedelli senedin davalıya ticari alış veriş nedeniyle verildiğini, ancak senet teslim edildikten sonra davalının mal teslimi yapmadığını, senet karışılığından verilen malın teslim edildiğinin de davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı ise davacının borcuna karşılık senedi verdiğini, malın teslim edilmediğini davacının yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini ve davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 10.000,00 TL bedelli senedin mal teslimi olmadan mı yoksa mal teslim edildikten sonra mı verildiğidir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre, kambiyo senetleri illetten mücerret olup, soyut borç ilişkisi doğurduğundan, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığını iddia edenin bu hususu ispat etmekle yükümlü olduğu sabittir. Ancak davacı taraf senedi elinde bulunduranın mal teslimi hususunu da ispat etmekle yükümlü olduğunun belirterek ispat külfetinin davalıda olduğunu dayanak yaparak davasını açmıştır. Davacı senedi elinde bulundurana karşı malı teslim almadığını iddia ediyor ise, HMK'nin 200 ve 201.maddelerinde de belirtildiği üzere bu iddiasını yazılı delille ispat etmelidir. Davacı ise malı teslim almadığını soyut olarak ifade etmiş ve malın teslim edildiğinin senedi elinde bulunduran tarafından ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulünü istemiştir. Davacı tarafından, bu senedin malın tesliminden önce teminat olarak verildiğine veya davalının malı teslim etmediğine dair senedin geçerliliğini ortadan kaldıracak yazılı bir delil sunulmadığından, yani ispat külfeti davacıda olduğundan ve davacı tarafından ispata dair herhangi bir belge sunulmadığından davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"  gerekçesiyle \" Davanın reddine,  \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; icra takibine konu senette malen ibaresinin yer aldığı bir kambiyo senedi olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında ticari ilişki nedeniyle mal alımı için anlaşma yapıldığını, anlaşma gereği malen yazılı düzenlenen senedin davalıya teslim edildiğini, ancak davalı şirketinin müvekkiline herhangi bir mal teslimi yapmadığını, kötüniyetli olarak senet dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça mal satışına ilişkin düzenlenen faturanın mevcut olmadığını, davalı tarafından ticari defterin mahkemeye sunulmadığını, davalı tarafça mal satımının kanıtlanması gerektiğini, mal teslimine ilişkin ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER  VE GEREKÇE:<br>Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Somut olayda; davacı vekilinin davalı şirket ile müvekkilinin mal alımı için anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya dayanarak malen yazılı düzenlen senedin davalıya teslim edildiğini ancak davalı şirketin müvekkiline herhangi bir mal teslim etmediğini, daha sonrasında ise kötüniyetli olarak bu senet dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını ileri sürmüş, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 680 inci maddesi uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, senedin sonradan  anlaşmaya  aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiği, ayrıca, malen kaydı bulunan bonoda, bono lehtarının malı teslim ettiğini kanıtlaması gerekmeyip, aksine malın teslim edilmediği hususunun bonoyu düzenleyen borçlu tarafından ispat edilmesi gerektiği, dava konusu bonolarda malen kaydı bulunduğu ve davalı alacaklı tarafından bu kaydın talil edilmediği, buna göre malın teslim edildiğinin karine olduğu, senetteki kaydın aksinin yazılı belge ile davacı tarafından ispatlanması gerektiği (Bknz. Y.11.H.D., 2024/1678 E. 2024/6760 K., Y.11.H.D. 2021/4889 E. 2023/2050 K., Y.19.H.D., 2018/871 E. 2018/6570 K. sayılı ilamları aynı yöndedir.) dosya kapsamı itibariyle davacının yazılı delil ile mal teslim edilmediğini ispatlayamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br> Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere.... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a487d00b609d95b","SID":"0fcb42061528fe74"}}