{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1316 - 2025/148<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/1316 <br>KARAR NO\t: 2025/148<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/09/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/869 Esas - 2024/967 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 26/02/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 11.06.2013 tarihinde davacı ...’e, evlerinin önünde mavi renkli, sepetli, plakası alınamayan bir motosikletlinin çarptığını ve yaralanmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kaza ile ilgili Ankara Batı Cumhuriyet Savcılığı’nın 2013/16883 Hz. numarası ile soruşturma başlatıldığını ancak çarpan şahsın bulunamadığını, kaza nedeniyle davacı ...’nın vücudunda kırıklar oluştuğunu uzun süre yatağa bağımlı olarak hayatını sürdürdüğünü, başka birinin bakımına muhtaç kaldığını, zararların karşılanması için davalı ... başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, belirsiz alacak davasında tahkikat sonucunda davacının maddi zarar değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik, geçici iş göremezlik zararı için 100-TL, sürekli iş göremezlik zararı için 100-TL, bakıcı gideri için 100-TL, H.Ü. Hastanesi tarafından düzenlenen rapor gideri için 1.260-TL olmak üzere toplam 1.560-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini bakıcı gideri ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden toplam 49.668,72-TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan ilk yargılama sonunda; davanın kabulüne, 49.164,76 TL sürekli iş göremezlik, 503,96 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 49.668,72 TL'nin temerrüt tarihi olan 16/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesi’nin 2023/376 Esas sayılı dosyası ile yapılan istinaf incelemesi neticesi kararın “Somut olayda, davacı vekili cismani zarara bağlı olarak dava dilekçesinde geçici iş göremezlik zararı için 100-TL, sürekli iş göremezlik zararı için 100-TL, bakıcı gideri için 100-TL, H.Ü. Hastanesi tarafından düzenlenen rapor gideri için 1260-TL olmak üzere toplam 1.560-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 49.668,72-TL olarak arttırmıştır. Dava dilekçesinde geçici işgöremezlik için talep edilen 100,00 TL tazminatın ıslah dilekçesinde artırıma konu edilmediği, mahkemece hüküm gerekçesinde davacı küçüğün kaza tarihinde 4 yaşında olması nedeniyle geçici işgöremezlik talep edemeyeceğinin belirlendiği ancak hükümde bu alacak kalemine ilişkin olumlu olumsuz bir karar verilmeden davanın tam kabulüne karar verildiği, yargılama giderlerinin de tam kabul nazara alınarak tayin edildiği anlaşılmıştır.\tBu durum karşısında HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde karar verilmediğinden karar denetlenebilir değildir. Bu nedenle Karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.” gerekçesiyle kaldırılmasına 12/06/2024 tarihinde karar verilmiş, mahkemece kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, 49.164,76 TL sürekli iş göremezlik, 503,96 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 49.668,72 TL'ye temerrüt tarihi olan 16/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalar hakkında, bu aracın varlığı kesin deliller ile tespit edilemediği takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, eldeki davada iddia edilen olay ile ilgili herhangi bir kamera görüntüsü, iz, emare ve/veya görgü tanığı bulunmadığını, plakası belli olmayan aracın varlığının şüpheden uzak kesin bir biçimde ispat edilemediğini, mahkemece hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre, davacı hakkında yapılacak hesaplamalarda, PMF yaşam tablosunun uygulanması gerektiğini, şayet mahkemece TRH 2010 tablosu dikkate alınacaksa bu kez hesaplamada teknik faizin uygulanması gerektiğini, mahkemece yargılama öncesi düzenlenmiş maluliyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, hasar dosyası ile birlikte dosyaya sunulan medikal değerlendirme raporunun mahkemece dikkate alınmadığını, fiilen bakıcı tutulduğu ispat edilmeden brüt asgari ücret dikkate alınarak bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını, davacı küçüğün anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, eksik belge ile başvuru yapılmış olması nedeniyle temerrüt oluşmadığından faize hükmedilemeyeceğini, dava dilekçesi ile talep edilen geçici iş göremezlik ve adli tıp kurumu ücreti kalemleri yönünden dava reddedildi ise gerekçesinin kararda yazılması ve yargılama giderlerinin bu hususa göre tayin edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tSomut olayda, 11.06.2013 tarihinde 4 yaşındaki ...’in, A.... Sokak No:30 karşısında bulunan No:29 garaj girişi ve sokakta arkadaşlarıyla oynadığı sırada sürücüsü ve plakası belli olmayan ve olay yerinden kaçan mavi sepetli motosikletin çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, mahkemece kusur bilirkişisinden alınan 04/02/2022 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde yaya ...'in %75 oranında, sürücüsü ve plakası belli olmayan araç (motosiklet) sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan 20/05/2022 tarihli raporda, davaya konu olayda, plakası belli olmayan motosiklet sürücüsünün %25 oranında, 2009 doğumlu çocuk yaya ...’in %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece H.Ü. Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan raporda, davacının 11.06.2013 tarihli yaralanması neticesinde, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği uyarınca maluliyet oranının %5 olduğu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun tedavi süresince bakıcı ihtiyaç süresinin 2 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiğinin belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan raporda, davacının kaza tarihinde 4 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşılmakta olup, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 49.164,76-TL, bakıcı gideri nedeni ile oluşan maddi zararının 503,96-TL olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşu ile uyumlu bulunduğunun anlaşılmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde yaya ...'in %75 oranında, sürücüsü ve plakası belli olmayan araç (motosiklet) sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine, somut olayda, davacının 11/06/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı cismani zararın talep edildiği, davacının 31.05.2021 tarihinde dava şartı olan arabuluculuk yoluna müracaat ettiği, 26/07/2021 tarihinde arabuluculuk süresinin anlaşamama ile sonuçlanması sonrasında 02/08/2021 tarihinde eldeki davayı açtığı, taksirle yaralama suçundan ceza kanunlarındaki zamanaşımı süresinin 8 yıl olacağı, ne var ki zamanaşımını \"kesen sebepler\" olması halinde, kesen sebepler sonrasında kanunlardaki 2 yıllık zamanaşımı süresi yeniden işlemekte ise de, Covid 19 Salgın Hastalığı nedeniyle zamanaşımını durduran sebeplerin varlığı halinde 8 yıllık Ceza Kanun'larında öngörülen zamanaşımı süresinin duracağı, bu durumun Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatlarıyla da kabul edildiği, eldeki uyuşmazlıkta da, 7226 sayılı Kanun ile sürelerin durdurulduğu tarih olan 13/03/2020 tarihi itibariyle 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, gerek Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle zamanaşımı süresinin durduğu 95 günlük süre, gerekse de 6325 sayılı Yasa'nın 18A-15 maddesi hükmü nazara alındığında, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığının anlaşılmasına, Ankara Batı CBS’nin 2013/16883 Soruşturma nolu dosyası kapsamında yer alan belgeler ve özellikle kazadan hemen sonra düzenlenen adli muayene raporu uyarınca davacıda meydana gelen yaralanmanın kaza neticesi meydana geldiğinin açıkça anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, raporun usulüne uygun şekilde davalı yana tebliğ edilip, davalı tarafa itiraz hakkının tanınmış olmasına, buna göre davacının 11.06.2013 tarihli yaralanması neticesinde, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği uyarınca maluliyet oranının %5 olduğu, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyaç süresinin 2 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edilmesine, davalı ...’nın kaza neticesi meydana gelen bakıcı giderinden teminat kapsamında sorumlu olmasına, kazanın meydana gelmesinde davacı küçüğe atfedilen kusurun aynı zamanda velisi olan anne ve babasına atfedilmiş kusur olması nazara alındığında kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurdan söz edilemeyeceğinin anlaşılmasına, davacı tarafça davanın açılmasından önce gerekli evraklarla birlikte davalı tarafa başvuru yapıldığının anlaşılması karşısında davalının temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, hükümde davacının kaza tarihinde 4 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı gerekçesiyle mahrum kaldığı bir kazanç söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, hükümde adli tıp giderlerinin yargılama giderlerine eklenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davalı tarafından yatırılması gereken 3.392,87 TL istinaf karar harcından peşin alınan 848,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.544,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b6cd14f8158e4c3","SID":"30c02fc7e049c55e"}}