{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1858 Esas<br>KARAR NO:2025/281 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/11/2024<br>NUMARASI:2023/221 E.  Sayılı ara kararı <br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:TALEP: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde;  müvekkili şirketin tüketici elektroniği ürünlerinin üretiminde dünya lideri ve bu ürünlerle ilgili hizmetlerin sağlayıcısı konumunda olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu reklam ve pazarlama faaliyetleri sonucunda önemli bir itibar ve marka değeri yarattığını ve dünya çapında tanındığını, bu bağlamda TPMK nezdinde \"...\" , \"...\" , \"...\" , \"...\" ve  \"...\" ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken davalı taraf müvekkiline ait \"...\" markaları ürünleri müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde hukuka aykırı bir şekilde kullandığını, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde davalı firma adına işlem gören giriş beyannamesinde konu ürünlerin yapılan kontrollerinde müvekkilinin haklarını ihlal eder nitelikte olduğunun anlaşıldığını, gümrük işlemlerinin durdurulduğunu ve müvekkili adına taraflarına bildirimde bulunulduğunu, söz konusu bildirim neticesinde işbu tedbir talebinde bulunduklarını beyan ederek, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde muhafaza edilen, ..../20.06.2023 tarih/sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesine konu ürünlere tedbiren el konulmasını talep etmiştir.<br>TEDBİR KARARI:Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 30/10/2023 tarihli 2023/221E. sayılı ara kararıyla;  \"...Dosya kapsamı delillere göre HMK 389 ile SMK 159 ve devamı maddelerinde aranan koşullar  oluştuğundan davacının ihtiyati tedbir talebinin takdiren 200.000,00 TL teminat karşılığı kabulüne,Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün  ...-...Sayılı durdurma kararına konu davalı şirket adına olan ... tarih/sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesine konu \"...\" marka ürünlere TEDBİREN EL KONULARAK, GÜMRÜKTE MUHAFAZASINA...\" <br>karar verilmiştir.<br>TEDBİRE İTİRAZ:Tedbire itiraz eden davalı vekili;  08/04/2024 ve 21/10/2024 tarihli dilekçeleri  ile  Gümrük mevzuatının 107. maddesi gereği verilen kesin süre içinde davacı tarafça  mahkemeden karar alınmadığının sübut bulduğunu, eşyanın gümrük işlemlerinin durdurulması veya alıkonulması kararından sonra yapılacak işlemleri düzenleyen madde gereği mahkemece verilen ihtiyat tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>TEDBİR İTİRAZIN REDDİ KARARI:Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 14/11/2024 tarihli 2023/221E. sayılı ara kararıyla;  \"...Dosya kapsamı deliller ve bilirkişi rapor ve ek raporuna göre, dava konusu ürünler üzerinde davacı markasının kullanıldığı, davalı tarafça yurt dışından ithal edilen bu ürünlerin orijinal ve marka hakkının tüketilmesi kapsamında paralel ithalat yoluyla yurda getirildiğinin bu aşamada ispat edilemediği ve böyle SMK 159 ile HMK 389 ve devamı maddelerinde aranan koşulların gerçekleştiği, itiraz dilekçesinde bahsi geçen gümrük mevzuatındaki düzenlemenin ihtiyati tedbir kararı verilmesine engel teşkil etmediği sonuç ve kanaatine varılarak, yeterince teminat da alındığından tedbire itirazın reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU:İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davaya konu ürünlerin orijinal olmadıklarına dair delil bulunmadığını, müvekkilini telafisi zor zarara sokacak şekilde tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Büyükçekmece C. Başsavcılığının 2023/49712 Sor. numaralı soruşturması sonucunda ürünlerin orijinal olduğunun tespit edildiğini ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, bu durumun ihtilafa konu tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini,İşbu davada bilirkişi incelemesinin davaya konu ürünlerin davacı tarafından çekilen fotoğrafları ve davacı tarafından hazırlanan evraka dayalı olarak yapıldığını, bu durumun tedbir kararının aşırılığını ve hukuka aykırılığını gösterdiğini,Ürünlerin seri numaralarının davacı tarafa ait internet sitesinde sorgulatıldığında ürünlerin orijinal olduğuna dair kayıt bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, dosyada verilen ihtiyati tedbir kararını destekleyici herhangi bir somut veri ve delil bulunmadığını, her türlü işlemin davacının beyanına göre yapıldığını,Gümrük Kanunun 57/3. maddesine göre 10 iş günü içinde tedbir kararı alınması gerektiğini, bu sürede tedbir kararı getirilmediği veya dava açılmadığı takdirde eşya hakkında beyan sahibinin talepte bulunduğu gümrük rejimine göre işlem yapılması gerektiğinin açık olduğunu,Davacının 28/07/2023 tarihinde tebligatı almasına rağmen 10 iş günü içinde dava açmadığını davanın 26/10/2023 tarihinde açıldığını, SMK ve HMK'nun içerdiği genel hükümlere nazaran Gümrük Kanununca belirlenen özel hükme dayalı olarak ihtiyati tedbire itirazın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu verilerek, istinaf taleplerinin kabulüne, 14/11/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulü ile 30/03/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:İlk derece Mahkemesince marka vekili ..., E. Gümrük Başmüfettişi ... ve Elektronik ve Haberleşme Mühendisi ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; \"…Sahte Eşya niteliğinde olmadıkça, Davalının paralel ithalat yöntemi ile dava konusu “...”, \"...\", “...\", \"... markalı ürünleri ülkemize getirmesi ve yurda giriş ile ithalat işlemleri açısından herhangi bir hukuki sorun olmadığı,Davalının Hong Kong'da yer alan şirketin, Davacının yetkili distribütörü olup olmadığı hususu net olmamakla birlikte, bir an için olmadığı varsayıldığında, paralel ithalat kapsamında sattığı ürünün orijinal olması kaydıyla, yetkili distribütör olmasının gerekmediği ve dolayısıyla Hong Kong'da yetkili distribütör/lisansör vb bir hukuki durumun olmamasının, bu kapsamda ürünün orijinal olmadığını göstermeyeceği,Lakin bu noktada, Dosya kapsamında yer almamakla birlikte Davalının, Hong Kong’dan ithal edilen ürünlerin orijinalliğini yani Davacı marka sahibi ya da onun yetkililerince satılan orijinal ürünler olduğunu gösterir destekleyici belgeleri  sunması gerektiği, sunmaları durumunda, Markaya tecavüzün oluşmayacağı,Bağlantılı olarak;Davacının ..., ..., ... (1m) ürünlerine ilişkin seri numaralarının kontrol edilebildiği bir veri tabanının bulunduğunu gösterir destekleyici belgeleri sunması ve mevcut olması durumunda, seri numaraların Davacı ...'ın -varsa- belirteceği sisteminde de yer almaması durumunda yukarıda belirtilen ürünlerin “orijinal” olmadıkları yönünde tespit, sonuç ve kanaate ulaşılabileceği ve bu durumun markaya tecavüz oluşturacağı,Davacının ürettiği ... ürününe ilişkin seri numarasının, ... adresinden kontrol edilebilen bir veri tabanına kayıtlı olduğu tespit edilmekle birlikte, ... sisteminde görünen mükerrer seri numaralı ...'ların seri numarasının, .... sistemlerinde nasıl kayıtlı gözükebildiğinin,Herhangi bir ... ürününe mükerrer seri numarası vermenin mümkün olup olmadığının, ... şirketine sorulması ve sistemlerinde kayıtlı bu seri numaralı ürünlerin orijinal olup olmadığına ilişkin destekleyici belgelerin ... şirketi tarafından sunulması gerektiğini ve bu konuda sunulacak belgelerin, sistemde her ürün için birbirinden bağımsız seri numarası bulundurduğunu göstermesi durumunda, yukarıda  belirtilen ürünlerin “orijinal” olmadıkları yönünde tespit, sonuç ve kanaate  ulaşılabileceği ve bu durumun markaya tecavüz oluşturacağı değerlendirilmektedir.\" Şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece Mahkemesince aynı heyetten alınan 30/09/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda da aynı görüşlere yer verildiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava, davacıya ait tescilli markaların üzerlerinde yer aldığı ve davalı tarafça gümrük işlemine tabi tutulan ürünlerin taklit oldukları iddiasıyla açılan marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.Mahkemece davacı vekilinin talebi üzerine bu ürünlerle ilgili gümrükte muhafaza altına alınmaları konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yaptığı itiraz ise reddedilmiştir. Davalı vekili bu karara karşı süresi içinde istinaf yargı yoluna başvurmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; bilirkişiler tarafından bizzat Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’ne gidilerek davaya konu ürünlerin incelendiği, ürünlerin üzerlerinde aynı seri numaralarının tespit edildiği, seri numaralarına ilişkin yapılan kontrolde birisi hariç seri numaralarıyla ilgili sonuç bulunamadığının tespit edildiği, daha sonra davacı tarafça sunulan ve davacıya ait her bir ürüne farklı seri numarası verildiğine dair Noter belgesi karşısında bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, Mahkemece bu raporlara dayanılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yerinde olduğu, davalı tarafın itiraz konusu ettiği hususların yargılama sırasında tekrar değerlendirilebileceği, Gümrük mevzuatının SMK ve HMK uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/02/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8fb7e8aafacd4ee6","SID":"4c650d43c2b06baa"}}