{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1025 Esas<br>KARAR NO: 2025/270<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/04/2021<br>NUMARASI: 2019/51 Esas, 2021/214 Karar<br>DAVA: İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... A.Ş. tarafından davalı müflisin de aralarında bulunduğu borçlular aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, takipte teminat olarak gösterilen ipotekli taşınmazların bir kısmının satılarak paraya çevrildiğini, bu sırada dosya borçlularından müflis ... San. Tic.A.Ş'nin iflasına karar verildiğini, müflisin iflas işlemlerinin İstanbul ... İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, takip dosyasında teminat olarak gösterilen ipotekli taşınmazlardan, müflis şirketin maliki bulunduğu \"Kahramanmaraş ili, Merkez ilçesi, ... köyü, ...-... parselde kayıtlı taşınmazlar\" üzerinde dava dışı ... A.Ş. / ... Bankası A.Ş. lehine 7. derece, 5.200.000 USD miktarlı ipotek alacağının mevcut olduğunu, bu alacak ve ipotek haklarının önce ... A.Ş. / ... Bankası A.Ş. ile ... A.Ş. arasında akdedilen Beşiktaş ... Noterliği'nin 04.11.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı devir ve temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.'ye geçtiğini, daha sonra müvekkili ... A.Ş. ile ... A.Ş. (Eski Unvanı: ... A.Ş.) arasında akdedilen Beşiktaş ... Noterliğinin 06.03.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı alacak temlik sözleşmesi ile müvekkili şirkete geçtiğini, alacaklarının kayıt ve kabulü için İflas Müdürlüğü'ne 26/11/2018 tarihinde başvuruda bulunduklarını, ancak taleplerinin \"alacak kaydına konu edilen miktarın belirsiz olduğu, ipotek alacağına konu edilen takibe dayanak borcun teminatı başkaca ipoteklerin ve başkaca borçluların da bulunduğu\" gerekçesi ile reddedildiğini, iş bu kararın 16.01.2019 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, süresi içerisinde iş bu davayı açtıklarını, iflas dairesi tarafından her ne kadar alacak kaydına konu edilen miktarın belirsiz olduğu belirtilmişse de, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan kapak hesabında, iflas tarihi itibariyle 136.340.646,52 TL bakiye alacaklarının tespit edildiğini, bu hesap tablosunun kayıt talebi ile birlikte iflas dosyasına sunulduğunu, diğer taraftan takibe dayanak borcun teminatı başkaca ipoteklerin ve borçluların olmasının müflis şirketin borcun tamamından sorumlu olduğu gerçeğini değiştirmediğini, davalı şirketin takip borcunun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kaldı ki takipte teminat olarak gösterilen taşınmazlardan, yalnızca müflis şirketin maliki bulunduğu taşınmazların satılarak paraya çevrilmediğini, satılarak paraya çevrilmiş olan diğer taşınmazlardan 136.340,646,52 TL alacağın yalnızca 2.587.808,69 TL'lik kısmının tahsil edilebildiğini, ipotek ile teminat altına alınmış olan 5.500.000,00 USD alacağın rüçhanlı alacak olarak masaya kaydını talep etme zarureti doğduğunu belirterek tüm hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirket alacağının iflas masasına rüçhanlı alacak olarak kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; iflas tarihi itibariyle borç miktarının tespit edilmesine  yönelik 14/09/2020 tarihli rapordaki hesaplama doğrultusunda davacının varlığı ispatlanan 5.500.000 USD değerindeki rüçhanlı alacağının iflas tarihi itibariyle döviz satış kuru karşılığı olarak belirtilen 9.907.700 TL tutarındaki alacağının ancak masaya kayıt ve kabulünün mümkün olduğu, HMK m. 31 hükmü çerçevesinde davacının kayıt ve kabulünü talep ettiği miktarın, yabancı paranın taşınmazın satış tarihindeki TL döviz karşılığı olan 18.504.200,00 TL olduğu, ancak davacının kayıt ve kabulünü talep ettiği bu miktarın tamamının, davacı vekilinin iddia ettiği satış tarihindeki döviz karşılığının ödenmesi gerektiği şeklindeki yönteme göre masaya kayıt ve kabulünün Yargıtay kararları gereğince alacaklılar arasındaki eşitliği bozacağı gerekçesiyle mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davacının 5.500.000,00 USD ipotek alacağının iflas tarihi itibari ile döviz satış kuru karşılığına isabet eden 9.907.700,00 TL alacağının rüçhanlı alacak olarak İstanbul ... İflas Dairesinin ... iflas sayılı dosyasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne,  fazlaya ilişkin talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkeme kararındaki fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin hüküm yönünden kararı istinaf ettiklerini, döviz cinsinden alacağın iflas tarihi yerine ipotekli taşınmazın satış tarihine göre TL karşılığının masaya kayıt edilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut davada, İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... tasfiye sayılı dosyasından verilen yazı cevabında, İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/148 Esas sayılı dosyasında 26/10/2011 tarihinde iflasına karar verilen müflis şirketin sıra cetvelinin 06/12/2018 tarihinde ... Gazetesinde yayınlandığı, davacı tarafından iflas masasına ... kayıt numarası ile alacak kayıt başvurusunda bulunulduğu, iflas idaresince talebin reddine karar verildiği, davacının 16/06/2016 tarihinde posta masraf avansını yatırdığı, sıra cetveli ilanı ve kabul-red kararının 16/01/2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın süresi içinde 30/01/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Kayıt kabul davasına esas uyuşmazlıkla ilgili dayanak icra dosyasına göre takip dosyasındaki ilk alacaklının ... Bankası A.Ş iken yapılan temlik sonucunda ...'a temlik olunduğu, akabinde yeniden yapılan temlik sözleşmesi ile alacaklının ... A.Ş.olduğu, bilahare adı geçen bu şirketin 19/12/2019 tarihi itibariyle ... A.Ş.ünvanını aldığı, yine icra dosyasındaki alacak ile ilgili gerçekleşen temlik sonucunda davacı alacaklının ... A.Ş.olduğu, esasen davanın bu şirket tarafından açıldığı, iflas müdürlüğü nezdinde davacı alacaklının Beşiktaş ... Noterliğinin 06/03/2014 tarihli ve ... yevmiye  numaralı alacak temlik sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile ilgili iflas müdürlüğüne beyan dilekçesi sunduğu, bu beyan dilekçesi ile alacaklı vekilinin satışa konu edilen Kahramanmaraş İli, Merkez ilçe, ... köyü ...-... nolu taşınmaz üzerinde 7. dereceden 5.500.000,00 USD ipotek hakkının devam etmesi nedeniyle ipotek alacaklısı olarak alacağını kayda alınmasını talep ettiği, ancak iflas dairesinin alacak miktarının uyuşmaması, ipotek alacağına konu edilen takibe dayanak borcun teminatı başkaca ipotekleri ve başkaca borçlarının bulunduğu gerekçesiyle yargılama konusu olacak alacağın reddine dair karar verdiği, gerekli ilan ve tebligatların yapıldığı, posta avans masrafını yatıran davacı vekilince davanın süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. 06/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı her ne kadar ipotekle temin edilen 25.650.000,00 USD karşılığı olan 39.908.835,00 TL'yi talep etmiş ise de, davalı müflisin verdiği ipoteğin 5.500.000,00 USD olduğu, bunun TL karşılığının 8.557.450,00 TL olarak hesaplandığı, bu alacağa esas ipoteğin azami hak ipoteği olması nedeniyle rüçhanlı olarak masaya kaydedilmesi gerektiği, davacının takip tarihi itibariyle alacağını TL'ye çevirmesi karşısında faiz istemediği, sonuç olarak belirtilen tutarın 5.968.146,31 TL olduğu yönünde görüş belirtilmiştir. 14/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda; müflisin verdiği ipotek limiti 5.500.000,00 USD olduğundan bunun TL karşılığının iflas tarihi itibariyle talep edebileceğinden itirazın yerinde olmadığı, ancak daha önceki raporlarında yanlış değerlendirme sonucu takip tarihindeki kur üzerinden değerlendirme yapıldığı, ancak takip talebi incelendiğinde neticede TL değil USD yani döviz cinsinden talepte bulunulması nedeniyle iflas tarihindeki kur üzerinden bu defa TL'ye çevirme işleminin yapıldığı, sonuç olarak iflas tarihi itibariyle dava konusu ipotekli kısım dışında alacaktan mahsup edilmesi gereken tutar olup olmadığında dair yapılan incelemede, ödeme makbuzlarında açıkça ödemelerin dava konusu ipotekli kısma ait ödemeler olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, yine birden çok alacak söz konusu olduğunda alacaklının kendisi açısından teminatı en zayıf veya kendisi açısından en elverişsiz alacağa mahsup etme imkanının bulunduğu, bu nedenle kapak hesabında yapılan tahsilatın dava konusu alacak dışında mahsubunun mümkün bulunduğu, sonuç itibariyle iflas tarihindeki döviz satış kuru olan 1.801.40 TL üzerinden yapılan hesaplamada davacının masaya kaydı gereken alacak miktarının 9.907.700 TL olduğu yönünde görüş belirtilmiştir. 18/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda; en son takip öncesi gönderilen 06/07/2020 tarihli ihtarnamenin davalı müflise tebliğ edildiği, borç bakiyesinin 95.116.441 USD olduğu, ipotek akit tablosuna göre 5.500.000 USD nin bu borçları kapsadığı, İstanbul 8. ATM 2018/735 E. sayılı dosyasına konu müflise ait borçların ise sadece gayri nakdi kredilerden oluştuğu, huzurdaki davanın ise nakit krediye ilişkin olduğu, her iki davanın konusunun aynı olmadığı, 5.500.000,00 USD bedelli ipotekle ilgili davacı vekili talebi doğrultusunda ihale tarihi olan 22/11/2016 tarihi esas alındığında, kayıt kabule esas olan miktarın 18.504.200 TL olduğu yönünde görüş belirtilmiştir.Dosya kapsamında alınan son bilirkişi raporunda; 5.500.000 USD bedelli ipoteğin satış tarihindeki kur esas alınarak TL ye çevrilmesine gerektiği, dövizin satış tarihindeki kur dikkate alındığında masaya kaydı gereken miktarının 18.504.200,00 TL olduğu,  azınlıkta kalan bilirkişiye göre ise 26/10/2011 iflas tarihi itibariyle döviz efektif satış kuru üzerinden yabancı paranın TL ye çevrilmesi gerektiği, bu nedenle 9.907.700,00 TL alacağın iflas masasına kaydı gerektiği yönünde görüşlerini açıklamışlardır. \"Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm yoktur. Sadece İcra ve İflas Kanunu'nun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Öğretide, konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür.  Bu  hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukukunun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. İİK'nın 195/1. maddesinin \"Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.\" hükmü uyarınca iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp, belirlenen tutarın kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir. Yukarıda açıklandığı ve Dairemizin istikrarlı içtihatlarında da belirtildiği üzere, iflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle, davacı yüklenicinin davalı iş sahibi müflis şirketten olan alacağının iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek, iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları belirtilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde asıl alacağa yabancı para cinsinden hükmederek ve fer’ilerini de açıkça göstermeyerek, asıl alacağın işleyecek faizi ile birlikte denilmek suretiyle (iflas tarihini aşar şekilde) hüküm tesisi doğru olmamıştır.\" (Y. 6 HD.  20.12.2021 T.  2021/5097 E. 2021/2375 K. Sayılı ilamı) Kayıt kabul davaları, alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi, ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. İpoteğe konu iki adet taşınmazla ilgili 7. dereceden 5.500.000,00 USD bedelli ipotek alacağının mevcut olduğu, temlik eden şirket ile takibe konu borçlular arasında 15/04/2002 tarihinde sözleşmenin imzalandığı, 03/04/2002 tarihi itibariyle borçluların bankaya 19.203,21 USD gayri nakdi ve 96.050.352 USD nakdi olmak üzere 115.253.573 USD tutarında borçlu olduklarını kayıtsız ve şartsız ikrar ettikleri, takip öncesi gönderilen 2004 tarihli ihtarnamenin müflise tebliğ edildiği, en son bakiyenin 95.116.441,00 USD olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.2 maddesindeki düzenleme karşısında ise faiz oranı olan %2,33'ün %50'si fazlası olan %3,50 oranının uygulanmasının yerinde olduğu, temerrüt tarihinin 26/02/2014 olduğu, iflas tarihi öncesi itibariyle temerrüt oluştuğundan temerrüt tarihinden iflas tarihine kadar borç miktarının tespit edilmesine ilişkin hesaplama ile dosya kapsamında alınan ayrıksı bilirkişi raporundaki 26/10/2011 iflas tarihi itibariyle döviz efektif satış kuru üzerinden yabancı paranın TL ye çevrilmesi gerektiği yönündeki görüşün yukarıda değinilen Yargıtay ilamı ışığı altında yapılan değerlendirme sonucunda yerinde olduğu anlaşılmıştır. \"Rehinle temin edilen alacağın aslı gibi faizleri de rehnin satış bedelinden rüçhanlı olarak ödenir. (TMK 875 ve 946). Rehin alacaklısı hem iflasın açıldığı tarihe kadar işlemiş olan faizleri hem de iflasın açılmasından sonra rehnin satıldığı tarihe kadar işleyecek olan faizleri rehnin satış bedelinden alır. Rehin satış bedeli, rehin alacaklısının alacak ve faizini tam olarak karşılamaya yetmiyorsa (veya üst sınır ipoteğinde, alacak ve faiz toplamı, üst sınırı -ipotek limitini- aşıyorsa) o zaman BK 84 (TBK 100) maddesi kıyasen uygulanmalıdır; rehnin satış bedelinden ilk önce iflasın açılmasından  rehnin satıldığı tarihe kadar işlemiş olan faizler ödenir; geriye kalan para alacağın aslına mahsup edilir. Böylece rehin satış bedeli ile karşılanmayan alacak (karşılanamamışsa faiz) kesimi (üst sınır ipoteğinde, alacağın üst sınırını -ipotek limitini- aşan kesimi), teminatsız (adi) alacak  iflas masasına yazdırılır. Bu adi alacak kesimi için, diğer adi alacaklılar gibi, ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır.\" (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, s.1239-1240.) Davacının iddia ettiği ve dosyaya sunduğu emsal kararlar ile ipotekli alacaklarda hesaplama şekline ilişkin yukarıda belirtilen akademik görüş, dava türü sıra cetvelindeki alacak miktarına ilişkin olarak açılan sıra cetveline itiraz davalarındaki paranın paylaştırılması aşamasına ilişkindir. Dolayısıyla somut davada olduğu gibi kayıt kabul davalarında, iflas tarihi itibariyle hesaplama yapılması yerinde bir uygulamadır. İflas dairesine Dairemizce yazılan müzekkere sonucunda, ... nolu alacak kayıt başvurusu ile ilgili olarak 06/03/2014 tarihli ... yevmiye numaralı temlikname ile alacağı devralan ... Şirketinin 09/06/2016 tarihli ilk alacak kayıt başvurusunda temliknamedeki temlik bedeli olan 5.200.000,00 USD nin TL karşılığı olan 8.090.000,00 TL (1 USD =2,89 TL)  üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı tutularak alacak kayıt talebinde bulunulduğu, iflas dairesince alacağı tevsik edici tüm belgeler sunulduktan sonra yeniden değerlendirme yapılacağının bildirilmesi üzerinde bu kez temlik alan ... Şirketi tarafından tekrardan 229 nolu alacak kayıt başvurusu ile ilgili olarak 15/11/2018 tarihinde (26/11/2018 iflas dairesi havale tarihli) İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki kapak hesabı ile birlikte 5.500.000,00 USD üzerinden ipotek alacağının masaya kaydı talep edilmiş olup iflas dairesince bu talep hakkında daha önceki dilekçedeki alacak kaydı talep edilen miktar ile sonradan talep edilen miktarın uyuşmadığı, başkaca ipoteklerin bulunduğu ve ödemelerin bulunduğu gerekçeleriyle alacak kayıt talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Temlikname ekinde sunulan teminat listesi incelendiğinde; teminat listesinin 4. sırasında dava konusu ...-... parsel sayılı taşınmazların 7. dereceden \"rüçhanlı üst sınır ipoteği\" olarak 5.500.000,00 USD takyidat bedeli üzerinden temlik öncesinde ipotek verildiği görülmüştür. Yine temlik alan ... Şirketinin alacağına dayanak 06/03/2014 tarihli ... yevmiye numaralı temlikname incelendiğinde, temlik bedelinin 5.200.000,00 USD olduğu görülmüştür. Dolayısıyla somut olayda temlik alan ... Şirketinin alacak kaydına esas bedel en fazla temlik bedeli olan 5.200.000,00 USD olabilecektir. Kaldı ki temlik alan bu şirket, ilk alacak kayıt başvuru dilekçesinde de temliknamedeki bedelle uyumlu bir şekilde 5.200.000,00 USD bedel üzerinden masaya kayıt kabul başvurusunda bulunmuştur. Temlik alan ... Şirketinin temlikname ile temlik aldığı  miktar ve ilk alacak kayıt başvurusundaki talep ettiği miktar olan 5.200.000,00 USD alacağın taleple bağlılık ilkesi gereğince iflas tarihindeki efektif satış kuru üzerinden (1 USD = 1,8014 TL) TL karşılığı olan 9.367.280,00 TL nin tahsilde tekerrür olmamak üzere rüçhanlı alacak olarak masaya kayıt kabulüne karar verilmesi gerekirken temlik bedeli ve alacak kayıt başvuru dilekçesindeki talep aşılarak 5.500.000,00 USD bedel üzerinden karar verilmesi yerinde olmamıştır. Davalı tarafından yabancı para alacağının iflas tarihi itibariyle değil satış tarihi itibariyle TL karşılığı üzerinden hüküm kurulması gerektiği yönündeki istinaf sebebi ve iflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren niteliği gereğince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Somut olayda, davacı alacaklıya alacağı temlik eden bankanın, 2002 tarihli ipotek belgesine dayanarak 2004 yılı itibariyle başlattığı icra takibi, davalı borçlunun iflas ettiği 26/10/2011 yılı öncesine kadar sonuçlanmamıştır. Dava konusu ipotekli alacak hakkının, ödeme nedeniyle sona ermediği bilirkişi kurulu raporu ile tespit edilmiştir. Bu durumun aksine, yani başkaca ödemeler nedeniyle ipotek borcunun sona erdiğine dair davalı tarafından dosyaya sunulan bir bilgi ve belge de bulunmadığından İİK 195. Maddesi gereğince 26/10/2011 iflas tarihi itibariyle döviz efektif satış kuru üzerinden yabancı paranın TL ye çevrilmesi gerektiği, bu nedenle 5.200.000,00 USD bedelin iflas tarihi itibariyle efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı olan 9.367.280,00 TL alacağın tahsilde tekerrür olmamak üzere  rüçhanlı alacak olarak iflas masasına kayıt kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece aksi yönde değerlendirme yapılarak 5.500.000,00 USD nin iflas tarihi olan 26/10/2011 tarihindeki efektif satış kuru üzerinden belirlenen 9.907.700,00 TL bedelin masaya kayıt kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/51 Esas, 2021/214 Karar sayılı ve  01/04/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-)a)Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile 9.367.280,00 TL alacağın tahsilde tekerrür olmamak üzere rüçhanlı alacak olarak müflis şirketin iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından karşılanan 44,40 TL peşin harç ile 44,40 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından yapılan toplam 4.409,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret  oranına göre hesaplanan 4.169,27 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>İstinaf Giderleri Yönünden 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından karşılanan 48,80 TL istinaf yargılama giderleri ile 221,4‬0 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 270,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 7-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"638113a6bc8f96bc","SID":"d33fd3f403a97c4a"}}