{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1410 Esas<br>KARAR NO: 2025/137<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/02/2021<br>NUMARASI: 2019/451 Esas, 2021/147 Karar<br>DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait Ergene/Tekirdağ'da bulunan 2062 m2 miktarlı taşınmaz üzerinde 1000 m2 kapalı alana sahip bina, iki katlı 20 m2 ofis, 100 m2 yemekhane olmak üzere toplam 1120 m2 kapalı alanın mevcut olduğunu, 01/03/2016 tarihinde kiraya verilen bu binalarda \"...\" ismi ile faaliyette bulunulduğunu, söz konusu taşınmaz, müvekkilinin ağabeyinin kullandığı bir krediye teminat olarak gösterildiğinden davalı ... Bankasının Esenkent/İstanbul şubesi aracılığıyla 25/01/2018 tarihinde diğer davalı sigorta şirketine kobi paket sigorta poliçesiyle sigortalandığını, ancak davalı sigorta şirketinin acentesi konumunda olan davalı banka, söz konusu poliçeden müvekkiline bir örnek vermediğinden taşınmazı için bir sigorta poliçesi yapıldığından müvekkilinin haberdar olmadığını, 18/07/2018 tarihinde çıkan yangın neticesinde binaların enkaz haline geldiğini, müvekkiline, yangının fabrika içerisindeki forkliftin LPG'sinden çıktığı bilgisinin verildiğini, müvekkilinin, poliçenin yenilenmesi için 15/01/2019 tarihinde arandığında sigorta poliçesinin varlığından haberdar olduğunu, bunun üzerine 18/01/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduğunu, hasar dosyası açılmasının akabinde davalı sigorta şirketinin 25/04/2019 tarihli kararı ile ihbarın geç yapılmış olması sebebiyle Yangın Sigortası Genel Şartlarının B-1 ve TTK'nun 1475 hükmüne istinaden talebi reddettiğini, ret gerekçelerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira geç ihbar yapılmasından doğan zarardan müvekkili sorumlu olmadığı gibi geç ihbar yapılmasında müvekkilinin kusuru ve kastının da olmadığını, poliçenin yasal süresi içerisinde müvekkiline teslim edilmemesi sebebiyle doğan zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın tam tespitinin yapılması beklenemeyeceğinden HMK'nun 107 maddesi çerçevesinde işbu belirsiz alacak davasının açıldığını belirterek şimdilik 18.000,00 TL bina hasar bedeli, 1.000,00 TL kira kaybı, 1.000,00 TL enkaz kaldırma bedeli olmak üzere toplam 20.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 27/11/2020 tarihli talep artırım dilekçesi ile, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden bina hasar bedeli talebini 503.707,00 TL'ye, enkaz kaldırma bedeli talebini 24.000,00 TL'ye, kira kaybı talebini 10.000,00 TL'ye yükselttiğini belirterek toplam 537.707,00 TL alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Sigorta Şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup tamamlama harcını yatırdığı görülmüştür.<br>CEVAP: Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin adresi itibariyle İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı zararını bilebilecek durumda olduğundan davanın belirsiz olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, davacının, müvekkili şirket nezdinde 25/01/2018 - 25/01/2019 vade tarihli 600.00,00 TL bina, 24.000,00 TL enkaz kaldırma ve 30.000,00 TL kira kaybı teminat limitli kobi paket sigorta poliçesinin bulunduğunu, ancak poliçenin bulunmasının her durumda ödeme yapılacağı anlamına gelmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin ancak teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olabileceğini, ihtilafa konu bina üzerinde rehin hakkı bulunan ... Bankası AŞ Esenkent/İstanbul şubesinin davaya muvafakatinin olup olmadığının tespiti ile muvafakatinin olmaması halinde husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, bankaya taşınımazını ipotek ettiren davacının sigorta yapıldığını bilmediğine ilişkin beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca TTK'nun 1423. maddesi uyarınca sigortacının aydınlatma yükümlülüğünün varlığı yalnızca sigorta ettiren yönünden kabul edilmiş olup sigortalı yönünden böyle bir yükümlülüğün bulunmadığını, Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.I.1.1. maddesi uyarınca davacının süresi içerisinde hasarı müvekkili şirkete ihbar etmeyerek bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu şekilde hasara ilişkin müvekkilinin araştırma hakkını kullanmasının engellendiğini, TTK'nun 1447. maddesinde bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğünün düzenlendiğini, buna göre sigortalı davacının, rizikonun veya tazminatın kapsamının belitlenmesinde gerekli ve beklenebilecek olan her türlü bilgi ile belgeyi müvekkili şirkete makul bir süre içinde sağlaması, aldığı bilgi ve belgenin niteliğine göre, rizikonun gerçekleştiği veya diğer ilgili yerlerde müvekkili şirketin inceleme yapmasına izin vermesi ve uygun önlemleri alması gerektiğini, ancak davacının yangının çıkış sebebine ilişkin irdeleme yapmadığını ve müvekkili şirketin rücu haklarını da korumadığını, davacının yükümlülüğünü ihmal ederek aylar sonra müvekkili şirkete hasarı ihbar etmesi sebebiyle davanın reddi gerektiğini, gerçek zararı ispat yükü davacı üzerinde olduğunun davacının, zararını belgelerle ispat etmesi gerektiğini, ayrıca poliçede yer alan muafiyetlerin ve kısmi zarar söz konusu ise eksik sigorta olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bildirim yükümlülüğünün ihlali neticesinde rücu hakları korunmayan ve zarara ilişkin inceleme yapamayan müvekkili şirketin zararı meydana geldiğinden TTK'nun 1446/2 maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacı ihbar tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil şirket aleyhine hüküm tesis edilecekse dahi TTK'nun 1427 maddesi uyarınca faiz başlangıç tarihinin hasarın müvekkili şirkete ihbar edildiği 18/01/2019 tarihinden 45 gün sonra olarak belirlenmesi gerektiğini, ayrıca LPG'li forkliftin alev alması sonucu yangının çıktığı ifade edildiği gibi dava dışı kiracılar parfüm üreticisi olduğundan yargının çıkmasında ve hızlanmasında davacıların kusuru olduğunun aşikar olduğunu, bu nedenle forkliftin sahibi kiracı dışında bir kişi ise bu kişinin tespit edilerek forklift sahibi ve kiracı ... ile ayrıca  rehin alacaklısı ... Bankası AŞ Esenkent/İstanbul şubesi ve davaya konu makinenin maliki ... AŞ'ye davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... Bankası AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankaca yapılan işlemin sadece davacının ağabeyi olan dava dışı ...'e kredi tahsisinden ibaret olduğunu, dava konusu taşınmazın ise teminat olarak gösterildiğini, Kobi Paket Sigorta Poliçesinin de adı geçen kişi tarafından imzalandığını, sigorta bedeli olan 548 TL'nin de 25/01/2018 tarihinde bu kişinin hesabından peşin olarak tahsil edildiğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki veya sözleşme bulunmadığını, yangın sigortası teminatı kapsamında müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, husumetin davalı sigorta şirketine yöneltilmesi ve müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının, dava konusu yangın olayını 6 ay sonra ihbar ettiğini, bu durumun Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.I.1.1 maddesinde yer alan \"Rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş işgünü içinde sigortacıya bildirimde bulunmak\" maddesine ve TTK'nun 1475. maddesinde yer alan \"(1) Sigortalı sorumluluğunu gerektirecek olayları, on gün içinde, sigortacıya bildirir.(2) Sigortalı kendisine yöneltilen istemi, aksi kararlaştırılmamışsa derhâl sigortacıya bildirir. Bu bildirim üzerine veya zarar görenin sigortacıya doğrudan başvurması hâlinde 1427 nci madde uygulanır.(3) Bildirim yükümlülüğünün ihlali hâlinde, 1446 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.\" hükmüne aykırılık  teşkil ettiği gibi TMK'da ifadesini bulan iyi niyet ve dürüstlük ilkelerine de aykırı bulunduğunu, bu nedenle ne davacının ne de dava dışı ...'in herhangi bir alacağının bulunmadığını, yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacı iddialarının tersine müvekkili bankaca yapılan işlemlerin tümüyle hukuka uygun olduğunu belirterek davanın müvekkili yönünden öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davalı ... Bankasının dosyada mevcut 23/12/2019 tarihli yazısında, poliçeye konu gayrimenkule ait sigorta poliçesinde daini mürtein olarak her hangi bir alacaklarının bulunmadığının belirtildiği, ayrıca dava konusu gayrimenkulün tapu kaydına şerh alınan ipoteklerin sona erdiğinin Ergene Tapu Müdürlüğünün 24/06/2020 tarihli yazısından anlaşıldığı, bu nedenle rehin alacaklısı ... Bankasının TTK md. 1456 uyarınca bir menfaati kalmadığından davacının dava açmakta ehliyeti ve hukuki yararının bulunduğu, davalı ... Bankası poliçe de taraf olmadığından hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği, hasarın beş iş günü içerisinde bildirilmediğinin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, TTK md. 1409 uyarınca sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketi TTK md. 1146/2 ve Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.1 maddesi uyarınca, sigorta ettiren/sigortalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile hasarın ve zararın arttığını ispatlar delil sunamadığından TTK md. 1409 gereği doğan tüm zarardan sorumlu tutulduğu, TTK md. 1461'e göre sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu, sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği andaki sigortalı menfaatin değerini aşsa bile, sigortacının uğranılan zarardan fazlasını ödemeyeceği, Yangın Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi ve A.2 maddesi hükümlerine göre binada meydana gelen hasarın teminat kapsamında kabul edildiği, Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.5 maddesinde hasarın nasıl hesaplanacağının açıklandığı, bu doğrultuda hasarın tespiti için konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun somut bilgi ve belgeye dayalı, tarafların ve hakimin denetimine açık ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun olduğu kanaati ile değerlendirmeye esas alındığı, davacının poliçeye konu yeri aylık 9.000,00 TL ile kiraya verdiğini ileri sürdüğü, bilirkişi incelemesi ile ise bu yerin yeniden yapım süresinin 4 ay olacağının belirlendiği, sigortacının sorumluluğu poliçede aylık 2.500,00 TL olarak sınırlandırıldığından kira kaybı tazminatının 10.000,00 TL olarak (2.500,00 x 4) hesaplandığı, buna göre davacının 503.707,00 TL bina hasarı, 24.000,00 TL enkaz kaldırma hasarı ve 10.000,00 TL kira kaybı olmak üzere toplam 537.707,00 TL tazminat alacağı bulunduğu, davacının 25/01/2019 tarihinde hasar bildiriminde bulunduğu, TTK md. 1446 ve 1427 uyarınca bildirimden 45 gün sonra borç muaccel olacağından davalının 10/03/2019 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçelerine istinaden davanın davalı sigorta şirketi yönünden kabulü ile, 537.707,00 TL'nin 10/03/2019 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; davalı ... Bankası yönünden davanın husumet nedeni ile reddine dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, TTK'nun 1475. maddesinde \"(1)Sigortalı sorumluluğunu gerektirecek olayları, on gün içinde, sigortacıya bildirir. (3)Bildirim yükümlülüğünün ihlali hâlinde, 1446 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.\" hükmünün yer aldığını, bu doğrultuda, bildirim yükümlülüğünün ihlali neticesinde rücu hakları korunmayan ve zarara ilişkin inceleme yapamayan müvekkili şirketin zararının meydana geldiğini, ihbarın geç yapılmasının Yangın Sigortası Genel Şartlarının \"B.l- Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigorta Ettiren/Sigortalının Yükümlülükleri\" başlığı altında yer alan ilk 6 maddesini ile TTK'nun 1475. maddesini ihlal ettiğini, TTK'nun 1447. maddesinde bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğünün düzenlendiğini, buna göre sigortalı davacının, rizikonun veya tazminatın kapsamının belitlenmesinde gerekli ve beklenebilecek olan her türlü bilgi ile belgeyi müvekkili şirkete makul bir süre içinde sağlaması, aldığı bilgi ve belgenin niteliğine göre, rizikonun gerçekleştiği veya diğer ilgili yerlerde müvekkili şirketin inceleme yapmasına izin vermesi ve uygun önlemleri alması gerektiğini, ancak davacının yangının çıkış sebebine ilişkin irdeleme yapmadığını ve müvekkili şirketin rücu haklarını da korumadığını, davacının yükümlülüğünü ihmal ederek aylar sonra müvekkili şirkete hasarı ihbar etmesi sebebiyle davanın reddi gerektiğini, gerekçeli kararda süresi içinde bildirim yapılmadığı belirtildiği halde davanın kabulüne karar verilmesi tamamiyle hatalı olduğunu, hasarın teminat dışı olduğunu, bankaya taşınmazını ipotek ettiren davacının sigorta yapıldığını bilmediğine ilişkin beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, TTK'nun 1423. maddesinde, sigortacının aydınlatma yükümlülüğünün varlığının yalnızca sigorta ettiren yönünden kabul edildiğini, sigortalı yönünden bir yükümlülüğün bulunmadığını, gerçek zararı ispat yükü davacı üzerinde olup davacının, zararını belgelerle ispat etmesi ve bununla birlikte poliçede yer alan muafiyetlerin irdelenmesi gerektiğini, ancak dosyada davacı tarafından sunulmuş bir belge olmadığı gibi muafiyetlerin de incelenmediğini, eksper raporuna göre enkaz kaldırma işlemi halihazırda yapıldığından bu işlem için yapılan masrafa ilişkin ödeme dekontunun ve/veya faturanın dosyaya ibraz edilmesi gerektiğini, ayrıca kira sözleşmesinin dosyaya ibraz edilmesi gerekmekte olup kiracı tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının, ödeme yapılmış ise davacı tarafından kiracıya iade edilen bir ödeme olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, mahkeme kararının ise hiçbir inceleme ve araştırma içermediğini, yine kısmi zarar oluşması durumunda eksik sigorta olup olmadığı irdelenmesi gerekirken bu hususta da bir inceleme bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, yangın sebebiyle meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ... Bankasından kullandığı kredilere karşılık mülkiyeti davacıya ait olan Tekirdağ ili Ergene ilçesi ... ada ... parselde bulunan taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, söz konusu yerin Kobi Paket Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde 25/01/2018-25/01/2019 tarihleri arasında sigortalandığı, rehinli alacaklı olarak ... Bankası Esenkent/İstanbul şubesinin gösterildiği, yangın ve ek teminatları bakımından bina için 600.000,00 TL, enkaz kaldırma masrafları için 24.000,00 TL teminat verilmiş olup kira kaybı teminatının ise, binanın tamir ve inşası için gerekli süre üzerinden (azami 1 yıl) aylık kira tutarı 2.500,00 TL'yi geçmemek kaydı ile mevcut kira kontratında belirlenen aylık kira tutarına göre yapılacak hesaplamaya göre belirleneceği belirtilmiştir. Poliçede rehinli alacaklı olarak gösterilen ... Bankası 23/12/2019 tarihli yazı cevabında, kredinin teminatı için davacıya ait taşınmaz üzerine konulan ipoteğin 19/12/2019 tarihinde fek edildiğini ve daini mürtehin olarak herhangi bir alacaklarının kalmadığını bildirmiş olup buna göre işbu dava bakımından davacının aktif husumet ehliyetine sahip olduğu anlaşılmıştır.19/02/2019 tarihli yangın sigortası ekspertiz raporunda; ekspertiz tarihinden yaklaşık 1 ay öncesinde tüm enkazın kaldırıldığı, enkazın tamamen kalkmış olması sebebiyle yaklaşık 2 dönümlük çevresi betonarme duvar ile çevrili, zemini kısmen satıh betonlu, üzerinde sadece bahçe girişine göre sağ tarafında yer alan betonarme trafo köşkü bulunan sahada yapıların temel kolon izlerinden, iletilen hasar öncesi fotoğraflardan, ... Bankası Esenkent İstanbul Şubesi tarafından yaptırıldığı belirtilen 06/12/2017 tarihli ... numaralı gayrimenkul değerleme raporundaki bilgilerden, sözlü beyan ve resmi tutanak/raporlardan yangın sebebi ile tamamen hasarlandığı anlaşılan bina ve eklentilerinin ana işletme binası, sundurmalar, betonarme trafo köşkü, mutfak, soyunma ve WC binasından oluştuğu, bina ve müştemilatlarının yangın sebebi ile tam hasara uğradığı, enkazdan çıkacak çelik, demir, sac, bakır vs. hurda için tahmini 4.000,00 TL sovtaj tutarının tenzil edildiği, hasar hesabının KDV hariç yapıldığı, sigortalının ilettiği tekliflerin, yapıların mevcut durumu ve alanları ile tutarlı olmaması sebebiyle dikkate alınmadığı, hasar hesabının bina alanları ve özellikleri dikkate alınarak yapılan piyasa araştırmalarına istinaden hesaplandığı, kira kaybı hesabının sigortalının sözlü talebine istinaden yapıldığı, öngörülen onarım müddeti 4 ay olup ilgili poliçe şartlarına göre hesaplandığı (2.500,00 TL/ay limit ile değerlendirme yapıldığı), bina yıkımı ve atılması için enkaz kaldırma maliyetinin sözlü talebe istinaden hasar hesabına dahil edildiği, hesaplanan enkaz kaldırma maliyeti 24.000,00 TL'nin üzerinde olduğundan (yaklaşık 30.000,00 TL) limit tutarının dikkate alındığı, binanın 7 yıllık olması sebebiyle %10 eskime tenzili uygulandığı, buna göre ana işletme binası için 300.000,00 TL, işletme binası içi ofis binası için 15.300,00 TL, sundurmalar için 87.500,00 TL, mutfak, soyunma ve WC yığma binası için 23.220,00 TL, trafo köşkü için 15.000,00 TL, çevre düzenlemesi ve altyapı için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 516.020,00 TL maliyet hesabı yapıldığı, %10 eskime tenzili yapıldığında toplam miktarın 464.418,00 TL olduğu, enkaz kaldırma masrafının 24.000,00 TL, kira kaybının 4 aylık onarım müddetine göre 10.000,00 TL olduğu, belediye ruhsat ve diğer masrafların 20.000,00 TL olduğu, 4.000,00 TL sovtaj tenzili ile toplam tutarın 514.418,00 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/09/2020 tarihli raporda; dava konusu hasara uğrayan işyerinin 132236618 nolu ve 25/01/2018-25/01/2019 vade tarihli Kobi Paket Sigorta Poliçesi ile davalı tarafından sigorta güvencesine alındığı, tamamı davacıya ait olan Tekirdağ İli, Ergene İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı 2.062.25 m2 yüzölçümlü arsa nitelikli taşınmaz üzerine ... Bankası lehine konulmuş borçlusu ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. olan ipotek şerhinin konulduğu, daha sonraki tarihlerde ipotek şerhinin kaldırıldığı, TTK'nun 1456. madde hükmü dikkate alındığında, Ergene Tapu Müdürlüğünün 24/06/2020 tarihli yazısından dava konusu gayrimenkulün tapu kaydına şerh olunan ipoteklerin sona erdiği anlaşıldığından davacının sigorta tazminatına ilişkin talep ve dava hakkının bulunduğu, arsa üzerindeki fabrika (işletme) binasının 2011 yılı Mart ayında inşa edildiği, yangının 2018 yılı Temmuz ayında meydana geldiği dikate alındığında yapının yaklaşık 7 yıl, 3 aylık bir yaşa sahip olduğu, cetvelde (Yapıların kullanım süresi ile ilgili olarak 02/12/1982 gün ve 17886 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan aşınma paylarına ilişkin oranları gösteren cetvel) \"çelik karkas/betonarme karkas yapılar\" için belirlenen 6-10 yaş arası için %10 aşınma payı belirlenmiş olduğundan yapının yaş süresi ile orantılı olarak yıpranma payının %10 oranı üzerinden; diğer yapıların 2015 yılı Mart ayında inşa edildiği, yangının 2018 yılı Temmuz ayında meydana geldiği dikate alındığında, yapının yaklaşık 3 yıl, 3 aylık bir yaşa sahip olduğu, cetvelde \"çelik karkas/betonarme karkas yapılar\" için belirlenen 0-3 yaş arası için %4 belirlenmiş olduğundan yapının yaş süresi ile orantılı olarak yıpranma payının %4 oranı üzerinden hesap edilerek düşülmesi gerektiği, davacıya ait ana taşınmaz üzerinde yer alan yangın sonucu kullanılamaz duruma gelen yapıların yangının meydana geldiği 2018 yılı Temmuz ayı itibariyle yeniden yapım maliyetinin malzeme+işçilik+nakliye+montaj dahil KDV hariç serbest piyasa rayiçleri ile yaklaşık olarak 547.707,00 TL olduğu, dava tarihi itibariyle ise 705.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından, Genel Şartların B.1 maddesinde sayılan hallerle ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle hasarın ağırlaştığına ilişkin dosya kapsamında kanıt sunulmadığı, yangında sigortalı binanın hasar dereceleri ve hasarı ne şekilde artırdığının da ispatlanamadığı, bu durumda TTK'nun 1409. maddesi kapsamında, davalı sigorta şirketinin meydana gelen yangın hasarı sebebiyle poliçe teminatı kapsamında davacının zararından sorumlu olduğu, TTK'nun 1461 maddesi ile Genel Şartların 1 ve A.2 maddeleri dikkate alındığında binada meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, her ne kadar TTK'nun 1471 maddesinde \"(1) Sigorta ettiren, hasarın saptanmasından önce, hasar konusu yerde ve malda, hasar yebebinin veya zarar miktarının belirlenmesini güçleştirecek veya engelleyecek bir değişiklik yapamaz: meğer ki, bu değişiklik sigortacının onayı veya zararı azaltma amacı ile yapılmış olsun.(2) Bu yükümlülüğün kusurlu ihlalinde, ihlal ile zarar arasında illiyet bulunması şartıyla, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirime gidilir\" ifadelerine yer verilmiş ise de, bu hususlara yönelik olarak davalı tarafından herhangi bir delil sunulmadığından davalı sigorta şirketinin oluşan bütün zararlardan sorumlu olması gerektiği, 547.707,00 TL olarak belerlenen inşaat işleri hasar bedelinin içinde 44.000,00 TL olarak belirlenen enkaz kaldırma bedelinin de bulunduğu, ancak davalının enkaz kaldırma masraflarından sorumluluğunun 24.000,00 TL olması sebebiyle davacının enkaz kaldırma dahil zararının toplam 527.707,00 TL olduğu, davacının yanan mahalli 9,000.00 TL bedelle kiraya verdiği dikkate alındığında, işyerinin yeniden yapım sürecinin iyi bir organizasyon ve ekiplerin oluşturulması halinde 3-4 ay süreceği ve 36.000,00 TL kira kaybı yaşayacağı öngörüldüğünde, davalı sigortacının 30.000,00 TL kira kaybı zararının oluştuğu, ancak poliçede sigortacının sorumluluğu aylık 2.500,00 TL olarak belirlendiğinden, kira kaybı nedeniyle ödenmesi gereken tazminat tutarının 10.000,00 TL olarak esas alınması gerektiği, davalıya hasar ihbarı 25/01/2019 tarihinde yapıldığından davalı sigorta şirketinin 10/03/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, dolayısıyla hesaplanan alacağa bu tarihlen itibaren ticari faiz uygulanması gerektiği, davacı tarafından her ne kadar davalı bankaya da husumet yöneltilmiş ise de, davalı bankanın sigorta poliçesinin tarafı olmaması nedeniyle sigorta tazminatının davalı bankadan talep edilemeyeceğinin kabulü gerektiği, her ne kadar davacı tarafından, sigorta poliçesinin kendisine bildirilmediği, dolayısıyla da sigortadan haberinin bulunmadığı, bu bakımdan davalı bankanın da kusurunun bulunduğu iddia edilmiş ise de, basiretli davranmakla yükümlü olan davalının hesap ekstresinden kesilen sigorta poliçesi prim bedelinden habersiz olmasının kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nun 1401. maddesinde, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Tüm sigorta sözleşmelerinin gerçekleştirilmesinin ana amacı, kişinin can veya mal varlığına gelebilecek tehlikelere yani rizikolara karşı güvence sağlayabilmektir.Somut olayda, Tekirdağ ili Ergene ilçesi ... ada ... parselde bulunan ve mülkiyeti davacıya ait olan taşınmaz üzerinde yer alan yapılar 10/03/2018 tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı ...'e aylık 9.000,00 TL karşılığında kiralanmış olup bu yerde \"... Kozmetik\" isimli işletme faaliyette bulunmaktadır. Dava konusu yangın 18/07/2018 tarihinde meydana gelmiş olup davacı sigortalı taşınmazının sigortalandığını sonradan öğrendiğini ileri sürerek olay tarihinden yaklaşık 6 ay sonra davalı sigorta şirketine rizikoyu bildirerek yangın sebebiyle oluşan zararının tahsilini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi ise 25/04/2019 tarihli cevabı ile,  ihbarın geç yapılmış olması ile birlikte rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta ettiren/sigortalının yükümlülükleri başlığı altında düzenlenen Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.l maddesi ve TTK'nun 1475. maddesini ihlal ettiğini belirterek herhangi bir sorumluluğunun olmadığını bildirmiştir. Kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi (TTK. 1409/1 md.) rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir (TTK. 1409/2 md.). Ancak, sigortalı da rizikonun meydana geldiğini ve riziko sonucu oluşan zarar miktarını ispatlamalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2021/1875 Esas 2021/2724 Karar sayılı ilamı). Bu durumda, olay yeri inceleme raporu, yangın raporu ve emniyet ifade tutanakları ile sabit olduğu üzere 18/07/2018 tarihinde sigortalı mahalde yangın meydana geldiği ve bunun neticesinde yapılar ve eşyaların yanarak zarar gördüğü davacı sigortalı tarafından ispat edilmiş durumdadır. Riziko yani söz konusu yangın ise poliçenin geçerli ve yürürlükte olduğu süre içerisinde meydana gelmiştir. O halde hasarın teminat kapsamında olmadığından sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürdüğüne göre ispat külfeti mevcut durumun aksini iddia eden davalı sigorta şirketi üzerinde bulunmaktadır. Zira 6102 sayılı TTK'nun 1409/2 maddesi uyarınca, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta ettiren/sigortalının yükümlülükleri Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.I maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1475. maddesinde ise, sigortalının, sorumluluğunu gerektirecek olayları, on gün içinde sigortacıya bildireceği, bildirim yükümlülüğünün ihlali halinde, Kanunun 1446. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1446. maddesi \"(1)Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. (2) Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir.\" hükmünü içermekte olup yine aynı Kanunun 1447. maddesinde ise \"Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sözleşme uyarınca veya sigortacının istemi üzerine, rizikonun veya tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli ve sigorta ettirenden beklenebilecek olan her türlü bilgi ile belgeyi sigortacıya makul bir süre içinde sağlamak zorundadır. Ayrıca, sigorta ettiren, aldığı bilgi ve belgenin niteliğine göre, rizikonun gerçekleştiği veya diğer ilgili yerlerde sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle ve kendisinden beklenen uygun önlemleri almakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlal edilmesi sebebiyle ödenecek tutar artarsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır.\" düzenlemesi mevcuttur. Rizikonun bildirilmesi bakımından Genel Şartlar ve TTK'da öngörülen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğinde olmadığından salt ihbarın geç yapılmış olması sebebiyle zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığı söylenemez. Riziko oluştuktan sonra sigortalı/sigorta ettirenin yükümlükleri Genel Şartlar ve 6102 sayılı TTK'nun yukarıda bahsi geçen maddelerinde düzenlenmiş olup söz konusu maddelerden de anlaşılacağı üzere ihbarın geç yapılması yada bu kapsamda diğer yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ancak bu durum ödenecek tazminatta veya bedelde bir artışa sebep olmuşsa, tazminattan veya bedelden bir indirim sebebi olarak kabul edilmiştir. Ancak davacı tarafından ihbarın geç yapılmasının kasten geciktirildiği yada bu hususun zararına sebep olduğu davalı sigorta şirketi tarafından usulüne uygun somut delillerle ispatlanamamıştır. Bu nedenle davalı sigortacının, hasarın teminat dışında kaldığına yönelik savunmalarına itibar edilemez. Zarar miktarı bakımından ise, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve diğer delillerin dosya kapsamına uygun olması, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, poliçede belirtilen hükümlerin dikkate alınmak suretiyle zarar miktarının tespit edilmesine, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın bulunmamasına, dava ve talep artırım dilekçesi ile talep edilen bedele hükmedilmesine yönelik kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre zarar miktarı yönünden yapılan istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/451 Esas, 2021/147 Karar sayılı ve 18/02/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan  davalı ... Sigorta Şirket vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı ... Sigorta Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 9.182,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.567,30 TL harcın talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE, 3-Davalı ... Sigorta Şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.30.01.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec4333d11488b5f2","SID":"ad06500b380d8319"}}