{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/819 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/1069<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 25/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 25/11/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; şirketin tüm malvarlığının korunması amacıyla dava tarihi itibarıyla şirketin tapu sicilinde kayıtlı tüm gayrimenkullerinin üçüncü kişilere devir ve temlikinin tedbiren önlenmesini, olmadığı takdirde şirketin mal varlığında bulunan  gayrimenkullerin  genel kurul kararı ve bu karara uygun olarak alınan  yönetim kurulu kararı olmadan satışının tedbiren önlenmesini, şirketin mal varlığında bulunan taşınmazların satışının  şirketin menfaatine olup olmadığını ve rayiç değere uygun olup olmadığını değerlendirilmesi ve şirketin daha fazla zarara uğramasının önüne geçilmesini teminin denetim kayyumu atanmasına ve şirkete ait gayrimenkullerin satışının  atanacak denetim kayyumunun onayına bağlı tutulmasını, şirketin malvarlığına ilişkin tüm taşınmazların takbis sistemi üzerinden sorgulanarak, tamamına \"davalıdır\" şerhi konulmasını, yukarı da açıklamış olduğumuzu hususlar doğrultusunda güncelde rayiç değerinin altında satılmaya çalışılan aşağıda adresleri belirtilen taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikinin tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı tarafça ileri sürülen ihtiyati tedbir talebinin haksız, yersiz ve kötü niyetli olması nedeniyle reddine ve bu itibarla Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesince .... D. İş ve .... Karar ile taşınmazın satışının önlenmesi için teminat ödenmek kaydıyla taşınmaz satışının önlenmesi dair verilen tedbir kararının kaldırılmasını, haksız, yersiz ve kötü niyetle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br> Dava; davalı şirketin  fesih ve tasfiyesine istemine ilişkindir.<br>Davacı asil tarafından sunulan 20/11/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiği, davalı vekili tarafında da 21/11/2024 tarihli dilekçe ile karşılıklı anlaşmalarından dolayı feragat ettiğin bildirdiği görülmüştür. <br>HMK nun 307. maddesi \"(1)feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.\" hükmünü amirdir. HMK nun 309. maddesi \"(1)feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.\" hükmünü amirdir. HMK nun 310. maddesi \"(1)feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.\" hükmünü amirdir. HMK nun 311. maddesi \"(1)feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.\" hükmünü amirdir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde HMK 311. maddesi gereğince feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından davacının davasından feragat etmiş olduğu görülmekle açılan davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Feragat nedeni ile DAVANIN REDDİNE,<br>2-Harçlar kanununun 22. maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 25.01.1984 tarih ve 1981/4-57 esas ve 1984/29 karar sayılı kararı gereğince alınması gereken harç miktarı, maktu karar ve ilam harcı üzerinden hesaplanması ve alınması gerektiğinden, işbu davadan feragat dilekçeler aşamasından sonra ama henüz duruşma aşamasından önce olduğundan maktu karar ve ilam harcının 1/3 oranına isabet eden 142,53TL'nin davacı tarafından peşin yatırılan miktardan mahsubu ile artan kısmın kararın kesinleşmesine müteakip davacı tarafa talep halinde iadesine,<br>3-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra  ilgili tarafa iadesine,<br>4-Kullanılmayan gider avansının davacı tarafa iadesine, <br>5-6100 sayılı HMK m.397/2 \"İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder.\" hükmünü içermekte olup, davacı asilin feragat dilekçesi göz önünde bulundurularak, mahkememizin 08/11/2024 tarihli  denetim kayyumu atanmasına ilişkin tedbir ara kararının takdiren kesinleşmesini beklemeksizin derhal kaldırılmasına, <br>Dair, tarafların yokluğunda verilen karar, kararın taraflara  tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içeresinde İstinaf yoluna başvuru hakları hatırlatılarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.25/11/2024<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"046157a54615cf03","SID":"0323c66f64c609dc"}}