{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/275 <br>KARAR NO: 2025/323<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 26.11.2024<br>NUMARASI: 2024/698 Esas <br>DAVA: İtirazın İptali- ihtiyati haciz<br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili banka ile dava dışı müflis ... Mobilya A.Ş. arasında akdedilen 14/01/2023 tarihli GKS, Nakdi Kredi Özel Şartları ve Kredi Kullanım Beyanına istinaden ... nolu kredili mevduat hesabı kullandırıldığını, davalıların da sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığından ötürü sorumlu olduklarını, borçların ödenmemesi üzerine Kartal ... Noterliğinin 28/05/2024 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ve hesap özeti gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, borca ve hesap özetine itiraz edilmediğini ancak ihtara rağmen de borcun ödenmediğini, alacakların tahsili amacıyla takip başlattıklarını, ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalıların zaman kazanmak amacıyla kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davalıların adlarına oldukları malları devredebilecek ihtimalleri olduğunu, hesap kat ihtarnamesi ve hesap özetinin davalılara tebliğ edildiğini ve itiraz etmemelerinden ötürü yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunu, alacaklarının emniyetle tahsili için, 28/05/2024 tarihi itibarı ile ve fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalılar hakkında 467/6295653 no.lu kredili mevduat hesabı nedeni ile 332.222,80.-TL için İİK 257 vd. maddeleri gereği, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde uygulanmak üzere ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 26.11.2024 tarihli ara kararla;  \"...Mevcut dosya delil durumu dikkate alındığında; ihtiyati hacze konu alacağın itiraza uğradığı, itirazın iptali için işbu davanın açıldığı, davada henüz tahkikata geçilip bilirkişi raporu alınmadığı, davacı tarafça ileri sürülen hususların yargılamaya muhtaç  olduğu, toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucunda değerlendirilebilecek olduğu,  bu aşamada ihtiyati haciz talebi yönünden yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı...\" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kanunen, ihtiyati haciz talep etmenin şartları açık ve net olarak hüküm altına alınmış olup, müvekkili bankanın alacağının da ihtiyati haciz için karar verilebilmesi için yasal koşullara haiz bir alacak olduğunu, ancak, mahkemenin talebi alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddettiğini, oysa yasada alacağın kesin olarak ispatı şeklinde bir hüküm bulunmadığını, aksine, Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi, ihtiyati haciz için, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, somut olayda da, kredi sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti ile alacağımızın varlığı ve miktarı kesin ispat edilmiş olmakla birlikte, en azından yaklaşık ispat kuralına uygun olarak ispat edildiğinden, kabulü gerektiğini, keza, davanın esasına ilişkin yapılacak bilirkişi incelemesinde de, müvekkili bankanın sunduğu kredi sözleşmesinin, ihtarname, hesap hareketleri üzerinde inceleme yapılacağını, somut olay ile birebir benzerlik gösteren, Yargıtay 19. H.D. 2005/9183 E – 2005/12547 K. sayı ve 15.12.2005 tarihli kararının da ekli olduğunu, Banka tarafından yapılan ilamsız takibe vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası derdest iken, bankanın borçlu hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunmasını yerinde bularak, borçluya karşı genel haciz yoluyla takip yapmış olan alacaklıların takip kesinleşmeden önce hakkının tehlikeye girmesi halinde ihtiyati haciz talep etmesine engel bulunmadığına karar verdiğini, alacaklı olan tarafın bir banka olduğu, alacağın temelinin davalı borçlu ile akdedilen sözleşmelere dayandığı, borçlunun hesaplarının kat edildiği, borçlunun elindeki mal varlığını (gayrimenkul - araç) eksiltmeye başladığı, bu nedenle zaman kazanmak açısından hakkındaki takipleri durdurmak amacıyla kötü niyetli olarak takiplere itiraz ettiğinin açık olduğunu, müvekkili bankanın belirtilen tüm bu hususları açmış olduğu itirazın iptali davasında sunduğu yazılı belgenin, döküman ve bilgiler ile kesin olarak ispat ettiğini, bu nedenle, mahkemece, 26.11.2024 tarihli borçlu hakkındaki ihtiyati haciz talebinin  reddine ilişkin kararının  kaldırılması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, esas dava içinde İİK'nın 258. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin  reddi kararının istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince esas dava içinde davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili 322.222,80 TL nakdî alacak yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. <br>Dosya kapsamından,  alacaklı banka ile borçlu dava dışı ... Mobilya AŞ-... arasında genel kredi  sözleşmesi düzenlendiği, davalı borçluların sözleşmeyi  müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından kredi borçlularına 28.05.2024 tarihli Kartal 6. Noterliğinden düzenlenen kat ihtarının gönderildiği  görülmüştür. İhtarın asıl  borçlu şirket ve kefil şirketlere UETS ile tebliğ edildiği, gerçek kişi kefilin ise  sözleşmede gösterilen adresine gönderildiği, ancak tebliğ edilemediği dosyadaki davacı beyanlarından anlaşılmaktadır. Borcun ödenmemesi üzerine alacaklı tarafından İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığı ve taraf beyanlarına göre borçlu kefillerin itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından kredi  sözleşmeleri, noter ihtarname örneği, tebligat örnekleri  dosyaya delil olarak ibraz edilmiştir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.Somut olayda, talep eden banka vekili tarafından takip talebinde istenilen tutardan daha az olmak üzere  322.222,80 TL nakdî alacak üzerinden davalı  kefiller  hakkında talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır. İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken ise alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.Her ne kadar mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamına alacaklı tarafından sunulan sözleşme ve ihtarnamelerden, alacaklının muaccel bir alacağı bulunduğu ve miktarı konusunda yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı sonucuna varılmaktadır. Şöyle ki: Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği  TBK'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Müteselsil kefile ihtar gönderilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Bu itibarla hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine TBK'nın 586/1 maddesindeki \"borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması\" şartı gerçekleşmiş olur. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen davacı banka tarafından gönderilen kat ihtarnamesinin asıl borçlu ve müteselsil  kefillere ayrı ayrı tebliğe çıkarıldığı, İİK'nın 68/b maddesine göre borçlu temerrüdünün oluştuğu, diğer bir deyişle davacı bankanın alacağının muaccel hâle geldiği anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen ihtara rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat koşulunun da gerçekleştiği kabul edilmelidir. Bu nedenle İİK'nın 257. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, alacağın yargılamayı gerektirdiği ve takibe itiraz edilmesi ile uyumazlık çıkarıldığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Zira, takibe konu edilmeden dahi ihtiyati haciz kararı verilmesine elverişli belgelere dayanarak yapılmış olan ilamsız takibe itiraz edilmiş olması, alacaklının ihtiyati haciz talep etmesine engel değildir. Diğer taraftan, İİK'nın 294/1 fıkrasında, mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamayacağı, evvelce başlamış takiplerin duracağı, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmayacağı belirtilmiştir. İhtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı verilmesini yahut kefil hakkında takip yapılmasını engelleyen herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Alacaklı banka vekili, genel kredi sözleşmeleri, kat ihtarı ve diğer belgelerle İİK'nın 258/son maddesi gereğince, alacağının varlığını ve mikterını yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlamış olup ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş ve alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun, taleple bağlı kalınarak m 332.222,80. TL nakdî alacak yönünden teminat karşılığı kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, alacaklı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden, İİK'nın 288/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca istinaf başvurusunun  kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 26.11.2024 tarihli ara kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 26.11.2024 tarihli  ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca teminat karşılığı kabulü ile davalının m 332.222,80 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, 2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 49.833,42 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden  davacı vekiline verilmesine, 3-Kararın asıl icra takip dosyası üzerinden icra müdürlüğünce yerine getirilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 5-Davacı  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine, 7-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.02.2025<br>KANUN YOLU: İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 362/1.f  maddeleri  uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e151cf82f36cd2f","SID":"59068a4e140630e8"}}