{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2018/1207<br>KARAR NO\t: 2019/79<br>DAVA\t: Ticari Şirket Yönetim Kurulu Kararının Batıl Olduğunun Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 23/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 23/01/2019<br>Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;<br>İDDİA                      ;<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin, davalı şirketin %47 oranında pay sahibi ortağı olduğunu, davalı şirket tarafından 27/09/2018 tarihli yazı ekinde dava konusu 05/07/2018 tarihli ve 14/210 sayılı yönetim kurulu kararının gönderildiğini, bu karar incelendiğinde kararın konusunun İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan ve davacısı ... İşletmesi Genel Müdürlüğü, davalısı ... A.Ş. olan davanın yargılaması sonucunda verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulup başvurulmaması olduğunun görüldüğünü, bu kararın oy çokluğu ile alındığını, yönetim kurulunun 8 üyeden oluştuğunu, 4 üyenin karara karşı muhalif kaldıklarını, söz konusu yönetim kurulu kararının TTK'nın 357. maddesi gereğince eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu ve 391. maddesi gereğince mutlak butlanla batıl bir karar olduğunu, söz konusu kararın aynı zamanda   anonim şirketin  sermayesinin  korunması  ilkesine  aykırı  olduğunu,  bu  karar  ile belirli bir döneme ilişkin borç yönünden yargı nezdinde sürdürülen çekişmenin yasa yolları tüketilmeksizin sonlandırılarak kesinleştirildiğini, söz konusu kararın şirketi büyük bir mali sıkıntı içine sokacağını ve kararda belirtilen meblağın ödenmesinin şirketin öz kaynağının tükenmesine neden olacağını, söz konusu kararın toplantı ve karar yeter sayıları bakımından da mutlak butlanla batıl olduğunu, esas ve gerekçesi yönünden hatalı olduğunu belirterek, davalı şirketin 05/07/2018 tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. <br>CEVAP                    ;<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin adresinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetki alanında kaldığını, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, müvekkilinin, davacının ve ... 26/03/2005 tarihli protokol ve 06/06/2005 tarihli ... sayılı YPK onayı ile yapımını birlikte gerçekleştirdikleri İzmir Banliyo Sistemini Geliştirme Projesi üzerinde yine ... ve davacı ve şirketlerinin eşit ortaklarıyla kurulmuş bir raylı sistem toplu ulaşım işletim şirketi olduğunu, dosyaya sunulan protokolde hat kullanım bedelinin açıkça belirtildiğini ve taraflarca imzalanan protokolün diğer hükümleri ile birlikte işleyişe geçirildiğini, demir yolu hatlarının kullanım bedellerine ilişkin olarak ... Genel Müdürlüğü tarafından faturalar düzenlenmesine rağmen işletmenin başladığı 06/03/2011 tarihinden 31/12/2016 tarihine kadarki dönemde hiç bir ödeme yapılmaması üzerine ... Genel Müdürlüğü tarafından müvekkili aleyhine İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ...Esas ve ...Karar sayılı alacak davasının açıldığını, yargılama sonucunda davanın kabul edildiğini ve Yargıtay denetiminden geçerek onandığını, bu karara karşı karar düzeltme yoluna gidildiğini ve mahkeme kararının Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile bozulduğunu, mahkemece direnme kararı verildiğini, müvekkili şirketin yönetim kurulunun 05/07/2018 tarihinde toplanarak dava konusu kararı aldığını, kararın gerek usul gerekse esas yönünden TTK'nın 391. maddesine aykırı olmadığını, alınan kararın ana sözleşmeye uygun bir karar olduğunu, davacı iddialarının haksız olduğunu belirterek, davanın öncelikle yetki yönünden, bu olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE              ;<br>Dava; anonim şirket yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili 22/01/2019 tarihli dilekçe ile; davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.<br>Davalı vekili de 23/01/2019 tarihli dilekçesi ile; yargılama gideri ve vekalet ücreti isteklerinin bulunmadığını belirterek, feragat dilekçesi doğrultusunda duruşma gününden önce karar verilmesini istemiştir. <br>Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.<br> Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309 ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından, davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM    ;  Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;<br>1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>2-Karşılıklı beyanları doğrultusunda taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 1/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 14,80 TL olduğundan, peşin alınan 35,90 TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 21,10 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,<br>5-Feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurduğundan artan gider avansının davacı tarafa iadesine,<br>Dair; taraf vekillerinin yokluklarında, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/01/2019<br>Başkan ...<br> ¸E-imza<br>Üye ...<br> ¸E-imza<br>Üye ...<br> ¸E-imza<br>Katip ...<br> ¸E-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c89faba90f4251d0","SID":"5fa6e614e6922459"}}