{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ     <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2024/31 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/340<br><br>HAKİM\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI \t: 1- ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ... ...<br>DAVALI \t: 2- ... - ...<br><br>DAVA\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/01/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 19/07/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t: 24/07/2024<br>Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili 22/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... tarafından yapılan incelemede, somut olaya konu <br> markalar arasındaki benzerliğin göz ardı edilmiş olduğunu, müvekkilinin “...” esas unsurlu seri markalarının ilgili <br>sektörde tanınmış markalardan olduğunu, itiraza konu markanın kapsamında müvekkiline <br>ait tanınmış “...” markalarının kapsamında birebir aynı biçimde tescilli mal ve hizmetlerin <br>mevcut olduğunu, dava konusu markanın tümüyle hükümsüz kılınması <br>gerektiğini, zira SMK m.6/5 hükmüne göre de, tanınmış markalar söz konusu olduğunda, markanın farklı mal ve hizmetler bakımından tescilinin de önem kazanmayacağını, dava konusu markanın 35. ve 37. sınıfta sayılan tüm hizmetlerin, müvekkiline ait “...” <br>markalarının tanınmışlıklarına zarar vereceğini, SMK m.6/5 dahilinde olan bir somut olayda, ilgili markanın hangi sınıflar yönünden tescil <br>edilmek istendiğinin önem arz etmeyeceğini, birebir sınıf çakışması aranmadan itiraza konu markanın reddedileceğini, dava konusu markanın tescilli olduğu sınıflardan bağımsız olarak tümüyle hükümsüz <br>kılınması gerektiğinin açık olduğunu, dava konusu ... kararı yerinde <br>olmayıp iptali ile dava konusu markanın tümüyle hükümsüz kılınması gerektiğini beyanla; ...  sayılı ... kararının iptali ile, ... işlem numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, <br>dava süresince dava konusu ... işlem numaralı “...” ibareli markanın 3. <br>kişilere devrinin önlenmesi için bu marka hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili 07.02.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak <br>gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen <br>birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış olduğunu ve başvuru ile itiraza <br>gerekçe olarak gösterilen markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme <br>ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamış olduğunu, bu <br>itibarla, markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma <br>ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmış olduğunu, davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davaya konu <br>... markasının, müvekkiline ait ... esas unsurlu markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka <br>olduğunu ve başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürmekte olup, söz konusu <br>iddialarının hukuka uygun olmadığını, somut olayda başvuru konusu ... markası ile davacıya ait itiraza konu <br>... esas unsurlu markaları, ortalama tüketici nezdinde karıştırılacak derecede benzer olmadığını, anılan markaların okunuş ve söylenişinin (görsel ve işitsel olarak) farklı olduğunu, ayrıca <br>başvuru markası ... ve ... ibarelerinden oluşmaktayken, davacı markalarının esas <br>unsurunun bir bütün olarak ... ibaresi olduğunu, davacının tanınmışlık iddialarına gelince, taraf markaları arasında <br>benzerlik bulunmaması nedeniyle de davacının tanınmışlık iddialarının dinlenemez <br>nitelikte olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen, davaya yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden 6100 sayılı HMK m.128 hükmü gereği, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. <br>UYUŞMAZLIK:<br>Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının  İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü  istemlerine ilişkindir.<br>Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ...  kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, marka işlem dosyasında ileri sürülen kullanmama def'inin yerinde olup olmadığı, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. <br><br>GEREKÇE:<br>Mahkememizce tahkikat işlemleri yürütülürken; davacı vekili  18/07/2024 tarihli dilekçesi ile; davalı tarafından dava konusu markanın ... nezdinde geri çekilmiş olduğunu, dava konusu hukuki ihtilaf üzerinde anlaşmış olması ve davanın konusuz kalmış olması sebebiyle davalarından ve bu dava ile ilgili taleplerinden feragat ettiklerini ve feragat doğrultusunda karar verilmesini  beyan etmiştir.<br>Davacı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamede açıkça feragate yetkisinin bulunduğu  anlaşılmaktadır.<br>Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK m.307) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ya da mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK m.309/2) Somut olayda davacı vekili dilekçe ile feragat beyanında bulunduğundan feragat nedeni ile davanın reddine  karar verilmiştir.<br>   HÜKÜM:<br>1-DAVANIN FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu m.22 uyarınca alınması gereken 427,60/3*2=285,07  TL maktu karar ve ilam harcının peşin yatan 427,60 TL'den mahsup edilmesi ile arta kalan 142,53 TL'nin talebi halinde davacıya iade edilmesine, <br>3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.6 hükümleri uyarınca hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı,  285,07 TL peşin harç, 121,60 TL vekalet harcı, 745,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam  1.579,27 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,<br>Dair,  davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin ve davalı şahsın yokluğunda, HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...  Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/07/2024<br><br>Katip ...<br> E imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>E imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"497fae9397c45586","SID":"4d88748d29361fb7"}}