{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/61 Esas<br>KARAR NO: 2025/302<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/12/2024 tarihli ara karar<br>NUMARASI: 2024/247 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: Davacı vekili İhtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin “...+ŞEKİL” markasının sahibi olduğunu, ... Pastanesinin tanınmış marka olduğunu, davalı şirketin ... tescil numaralı \"...+ ŞEKİL\" markasının 29. 35 ve 43.sınıflarda  30/11/2021 tarihinde tescil edildiğini, davacı şirketin hak sahibi olduğu markayı birebir iltibas ederek, müvekkilinin yarattığı ticari itibardan ve marka değerinden faydalanmaya çalıştığını ileri sürerek, davalının ... no'lu 23/02/2023 tarihli ... şekil tescilinin 3. kişilere devrinin önlenmesi,  davalının ... markasını reklam afiş, web sayfası, logo, broşür ve benzeri yolla kullanmasının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesince 16/12/2024 tarihli ara karar ile; alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının pastane sektöründe tanınmış marka kapsamında olduğu, davalının kullanımlarının davacı markası yönünden anlam, şekil ve ses olarak benzer olduğu ve bu haliyle marka hakkına tecavüz oluşturması ihtimalinin olası olduğu, ancak davalı kullanımlarının davalı adına tescilli ... tescil numaralı marka tescilinden kaynaklandığı, her ne kadar iltibasın oluşması halinde tescilli markaya dayanılamayacaksa raporda davalı kullanımlarının tespit edilmemesi husus da birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, ancak tecavüzün varlığına rağmen tedbir yönünde kısmi bir koruma sağlanmaması halinin de tarafların hak ve menfaatlerini korumayacağı kabul edilerek davalının SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca davacının uğraması muhtemel zararlarının teminatı olarak 1.000.000,00TL teminat yatırmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul ile kısmen reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 16/12/2024 tarihli ara karar ile tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gibi tedbirin kapsam ve sınırları belirtilmediğini, hangi gerekçeyle teminat bedelinin 1 milyon TL olduğunun açıklanmadığını,  bu denli yüksek bedelli bir teminatın yatırılması için 1 hafta kesin süre verilerek hakkaniyete aykırı davranıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise mahkemece verilen 16/12/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına yöneliktir.HMK'nın 341/1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve  ihtiyati haciz taleplerinin reddi ile karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları ile karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itirazlar üzerine verilen kararlar istinafa tabidir.Somut olayda mahkemece verilen 16/12/2024  tarihli ihtiyati tedbir kararı, tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilmiştir. Dolayısıyla söz konusu karar istinafa tabi olmayıp HMK'nın 394/1.maddesi uyarıca itiraza tabi kararlardandır.Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf talebinin usulden reddi gerekmiş ve söz konusu dilekçenin itiraz dilekçesi olarak değerlendirilmesi bakımından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin USULDEN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin sunmuş olduğu dilekçenin ilk derece mahkemesince itiraz dilekçesi olarak değerlendirilerek gerekli usuli işlemlerin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 3-İstinaf incelemesi yapılmadığından davalı tarafça yatırılan haçların talebi halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan sair istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53a95e0d0f57222e","SID":"4d36b573a0ddf5e0"}}