{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1389 <br>KARAR NO: 2025/127<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/02/2022<br>NUMARASI: 2017/306 Esas - 2022/104 Karar<br>DAVA: Alacak (Hisse Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'nın ... Ltd. Şti'nin tek ortağı olarak \"... Mah. ... Cad. No:... Sarıyer/ İstanbul\" adresinde restorant işlettiğini, davalı ...'nın restorantın %67 hissesi karşılığı 200.000,00 TL ödeme taahhüdünde bulunduğunu ancak bu dönemde davalı ...'nın problemleri olması nedeniyle %67 hissenin ...'a devredildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme ile inşaat masraflarının yaklaşık 200.000,00 TL olacağının hesaplandığını, bu masrafların ortaklar arasında payları oranında paylaştırılacak olduğunu, bu şekilde şirket işleyişine bir süre devam edildiğini ve bu kapsamda davacının payına düşen miktarda dahil olmak üzere belli ödemeler yapıldığını ancak daha sonra bankalar nezdindeki kredi ve pos işlemlerinde davacının sicil nedeniyle problemler çıkması nedeniyle ve diğer ortakların bu durumdan rahatsız olmaları nedeniyle ve işletme önündeki engellerin üstesinden gelinebilmesi için davacının %33 hisse payını da göstermelik olarak ...'a 26/09/2016 tarihinde devrettiğini ancak hisse bedellerinin kendisine ödenmediğini, bunun üzerine tarafların 26/09/2016 tarihinde yeniden bir araya gelerek yapılan devrin göstermelik olduğu konusunda mutabakata vardığını ve ortaklık yapısının daha önceki sözleşmede belirtildiği gibi devam etmek üzere mutabakata varıldığını ve ancak süreç içerisinde davalılar tarafından davacının pasifize edilerek borçlarının reddedildiğini ancak yapılacak inceleme neticesinde resmiyetteki belgelerden öte ortaklığın %33'lük hissesinin davacıya ait olduğunun tespit edilecek olduğunu ve bu nedenle de bu miktar pay bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL'nin davalılardan ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 03/04/2019 tarihinde harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile; Bilirkişi raporuyla da haklılığı tesbit edilen 149.305,00 TL ve bilirkişi tarafından hesap edilmese de %33 lük hisse devri ile bedelinin ödenmediği açık olan 98.507 TL olmak üzere toplam 247.812,45 TL nin ticari faizi ile davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  öncelikle davalı ...'nın şirketin muhasebe işleri ile ilgilendiğini bu nedenle husumeti olmadığından davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca şirket pay devirlerinin noterden yapıldığını ve bütün bedelin noter huzurunda ödendiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 09/02/2022 Tarih ve  2017/306 Esas -2022/104 Karar sayılı  kararında; \".....Tüm dosya kapsamı ve taraflar arasında düzenlenmiş olan harici protokoller ile davaya konu edilen 200.000,00 TL paranın davacıya ödenmesi taahhüt edilen bir borç olmak yerine davacı ile davalı arasında adi ortaklık şeklinde işletilmesine karar verilen ortaklığa konması gereken sermaye olduğu anlaşıldığından davacının bu paradan kaynaklanan bakiyenin kendisine ödenmesini talep etme hakkı olmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. ...\"gerekçesi ile, ''  Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/306 E. - 2022/104 K. Sayılı gerekçeli kararında özetle; \"Türk hukukunda adi ortaklık ilişkisinde ortaklardan birinin sermaye koyma borcunu yerine getirmemesi halinde ne gibi bir müeyyidenin uygulanacağı hakkında yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Yargıtay, adi ortaklık sözleşmesinin karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olmadığını ve bu nedenle karşılıklı borç içeren sözleşmelere ilişkin ödemezlik def'i ile karşılıklı borç içeren sözleşmelere ilişkin temerrüt hükümlerinin adi ortaklık sözleşmesine uygulanamayacağı ancak haklı sebeplerden dolayı ortaklığın feshinin talep edilebileceği kabul edilmektedir. Tüm dosya kapsamı ve taraflar arasında düzenlenmiş olan harici protokoller ile davaya konu edilen 200.000,00 TL paranın davacıya ödenmesi taahhüt edilen bir borç olmak yerine davacı ile davalı arasında adi ortaklık şeklinde işletilmesine karar verilen ortaklığa konması gereken sermaye olduğu anlaşıldığından davacının bu paradan kaynaklanan bakiyenin kendisine ödenmesini talep etme hakkı olmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.\"  şeklinde iddia ve yargılamanın tahkikatında alınan bilirkişi raporları kapsamında dosyanın incelenmesi sonucunda asla varılması mümkün olmayan bir kanaatle karar vermiş olup işbu kararın hukuka aykırı olduğu, bu sebeple öncelikle eksik ve hatalı gerekçe olması bu doğrultuda adil yargılanma hakkının ihlali sebebiyle usulden, daireniz aksi kanaatte ise esastan bozulması gerektiğini, Şöyle ki; Öncelikle huzurdaki davaya konu ortaklık ilişkisi adi ortaklık değil limited ortaklık olduğunu, İlk derece mahkemesinin yukarıda esas numaralı dosyasına taraflarınca 10.04.2018 tarihinde ibraz edilen; müvekkili davacı ile davalılar arasında imzalanan 13.06.2016 ve 29.09.2016 tarihli ortaklık yapısı hakkındaki sözleşme ve protokol evrakı gereği işbu yapının limited ortaklık yapısını koruduğu ve söz konusu ihtilafın bu yapı ile alakalı değil kendilerine usule uygun surette pay devri yapılan ortakların işbu pay bedellerini müvekkili davacıya tam ve eksiksiz olarak ödememiş olmasından kaynaklandığını, Müvekkili davacının tek ortağı olduğu ... Tic. Ltd. Şti.'nin ... Mah. ... Cad. No:.. Sarıyer/İst. Adresli restaurantına davalılar tarafından ortak olunmak istenmesi üzerine (ilgili dönemde davalılardan ...'nın problemlerinin olması sebebiyle) davalı ...'a işbu restaurantın %67 hissesinin 200.000,00-TL ödemesi karşılığında devri noktasında sözleşme yapıldığını, İşbu sözleşme gereğince inşaat masraflarının 200.000,00-TL olması beklendiğinden işbu masraflar davalılar tarafından hisseleri oranında üstlenildiğini, bu sözleşme gereği şirket işleyişine bir süre devam ettiğini ve müvekkili hissesine düşen masraflar dahil olmak üzere bir kısım ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler hakkında mail ile bilgilendirme sağlandığını, (Bu mailllerin görselleri ilk derece mahkemesine ibraz edilmiş olup işbu maillerin davalı ... tarafından gönderildiğinin açık olduğunu), İlerleyen zamanlarda davalılar tarafından müvekkilinin kredi sicilinin bozukluğu ve şirket kredi-pos işlemleri ile resmi bazı işlemler esnasında sorun yaşanıldığı gerekçe gösterilerek bu durumun ortadan kaldırılabilmesi için müvekkilinin %33 hissesinin görünürde ...'a devrinin 26.09.2016 tarihinde gerçekleştirildiğini, taraflar 29.09.2016 tarihinde bir araya gelerek işbu %33'lük pay devrinin göstermelik olduğu, ortaklık yapısının ilk sözleşmede olduğu gibi devam ettiğini tutanak altına alarak imza ettiklerini, Müvekkilinin, tüm bu devirlerin gerçekleştirilmesini iyi niyetle ve kendisine henüz pay bedellerinin tamamının ödenmemiş olmasına rağmen sırf işletmeyi ayakta tutabilmek ve işletme üzerindeki gelecek vaad eden projelerini hayata geçirebilmek ümidiyle kabul ettiğini, Bahse konu devir işlemlerini takip eden süreçte müvekkiline davalılar tarafından pay bedellerine dair borç ödemeleri yapılmadığını, buradan anlaşıldığı gibi müvekkilinin şirketten uzaklaştırılması amaçlanmış olup davalılar tarafından da ilgili banka kayıtları kapsamında işbu borcun varlığı inkar edilmediğini, Davalılar tarafından müvekkiline ödenmesi gereken ilk sözleşme gereği %67'lik pay bedeline ilişkin bakiye alacak miktarı ile sonradan yapılan sözleşme ile işbu sözleşmenin göstermelik olduğu tutanak altına alınan %33'lük pay bedelinin ilk devir işleminden sonra işletmedeki meydana gelen değer artışının da dikkate alınmasıyla tespit edilmesi ve müvekkilim davacıya ödenmesi ilk derece mahkemesinde dava açılarak taraflarınca talep edildiğini, İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada dosyada alınan 29.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi müvekkili davacının %67'lik hissesinin 200.000,00-TL'ye devrine ilişkin davalılar tarafından yalnızca 11.500,00-TL'lik bir ödeme yapıldığı ve başkaca ödeme makbuzuna rastlanmadığının sübuta erdiğini, Aynı raporun devamında belirtildiği gibi %33'lük hisse devrine ilişkin davalıların iddia ettiği ancak herhangi bir ödeme makbuzu, dekont vb. belgeden oluşan delille ispatlayamadığı gibi %33'lük paya karşılık gelen 98.500,00-TL ödemenin yapılmamış olduğu açıklığa kavuştuğunu, Taraflarınca ek rapor talep edilmesi sonucu tanzim edilen 08.02.2019 tarihli bilirkişi ek raporuna göre dava ıslah edilerek talep miktarı toplamda 247.812,46-TL olarak belirlendiğini, bu aşamada mahkemece taraflarına süre verilerek; davalılardan tahsilini talep ettiği 200.000,00-TL hakkındaki uyuşmazlığın, müvekkili davacı tarafından davalılara satılmak suretiyle devredilmesinden dolayı hisse bedelinden mi yoksa her üç hissedarın restaurantı işletmek üzere koymayı taahhüt ettiği sermayeden mi kaynaklandığı konusunda beyanda bulunmalarının istenildiğini, bunun üzerine taraflarınca beyanda bulunularak işbu uyuşmazlığın hisse değerlerine karşılık gelen bedellerin ödenmemesinden kaynaklandığının taraflar arasında yapılan ıslak imzalı mutabakat metninden anlaşıldığının belirtildiğini, Bu hususta yapılan bilirkişi incelemelerinde de hisse bedeline ilişkin hesaplama yapılarak uyuşmazlık konusu açıkça ortaya konulduğunu, zira alacaklı olduğu hususundaki haklılığının, davalılar tarafından müvekkili davacıya 11.500,00-TL dışında bir ödeme yapılmamış olduğunun tespit edildiği bilirkişi raporuyla ortaya çıktığını, müvekkilinin %67'lik pay oranına düşen eksik ödemenin 138.403,00-TL olduğu, %67'lik hisse oranına karşılık düşen pay bedeli 200.000,00-TL ise %33'lük pay oranına düşen hisse bedelinin de 98.507,00-TL olduğu basit bir oran-orantı hesabıyla sübuta ermiş, %33'lük hisse bedeline ilişkin davalılarca bir ödeme yapılmaması dolayısıyla işbu alacağının tahsili taraflarınca talep edildiğini, Yargılamanın devamında taraflarınca ilk derece mahkemesi dosyasına ibraz edilen noter tasdikli pay devir sözleşmesi (Beyoğlu ... Noterliği'nin 13.06.2016 tarihli, ... Yev. No'lu limited şirket pay devir sözleşmesi ile 26.09.2016 tarihli ... Yev. No'lu limited şirket pay devir sözleşmesi) ile taraflar arasında imzalanan sözleşme, tutanakların incelenmesi üzerine dosyanın hukuk bilirkişine tevdiinin gerçekleştirildiğini, alınan 12.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda limited şirket pay devrinin şekil usulü anlatılmış ve  her iki devrin de usulüne uygun olduğu, yazılı sözleşme ve imzaların noter tasdikli olması kapsamında, belirtildiğini, yine taraflar arasında sonradan imzalanan tutanağın da TTK.  Md. 595'e uygunluğu dolayısıyla gerçek bir devir işleminin bulunması sebebiyle geçerliliğinin belirtildiğini,  %67'lik hisse bedeline dair 138.403,00-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup rapor bu yönüyle hükme elverişli olmakla birlikte %33'lük pay bedeline dair bir bedel belirtilmemesi sebebiyle işbu hususta alacağının ispat edemediği yönündeki tespitin son derece hatalı olup aynı protokolle 200.000,00-TL bedelli payın oranının %67 olması karşısında ve şirketin değerinin belirlenmesinin son derece mümkün olması ve ilk devir işleminden sonra işletmedeki meydana gelen değer artışının da dikkate alınarak işbu dava ile hesaplanmasının talep edilmiş olması da son derece makul ve yasaya uygun bir talep olduğunu, kaldı ki en önemli husus davalılarca aksi yönde hiçbir delilin ileri sürülememiş olduğu, herhangi bir sahtelik iddiasında bulunulmadığı, tüm bu delil ve iddiaları olsa idi dahi davaya yasal süresi içerisinde davaya cevap dahi veremediği işbu yargılamada taraflarının bunların sunulmasına, iddia-savunmalarının değiştirilmesi ve genişletilmesine hiçbir surette muvafakati bulunmadığını, Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ve yargılamanın tahkikatında elde edilen hukuki deliller kapsamında davacının davalılara devretmiş olduğu hisseleri karşılığında hisse bedellerinin kendisine tam ve eksiksiz olarak ödenmemesi, bu hususta hesaplamaların yapılmış olduğu hükme elverişli bilirkişi raporları doğrultusundaki ıslah dilekçemiz gibi davanın kabulü gerekirken reddi yönünde tesis edilen hüküm usul ve yasaya aykırı olup hukuka aykırı olduğundan işbu hükmün dairenizce bozulması ile haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, limitet şirket hisse devir bedelinden kaynaklı alacak davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, ... Ticaret Limited Şirketini tek ortak olarak işletmekte iken davalıların ortak iş yapmayı talep ettiklerini, tek ortağı olduğu bu şirketin Sarıyer/İstanbul  adresinde bulunan restauranta %67 hisse karşılığı 200.000TL ödemeyi taahhüt ederek ortak olduklarını, bu dönemde davalı ...'nın problemleri olması hasebi ile %67 hissenin tamamı diğer davalı ...'a devredildiğini, yapılan sözleşme gereğince yaklaşık 200.000 TL olması beklenen inşaat masraflarının ortaklar arasında hisseleri oranında paylaştırılacağının kararlaştırıldığını, bu şekilde şirketin işleyişine  bir süre devam ettiğini ve hissesine düşen masraflarda dahil olmak üzere belli ödemelerin yapıldığını ve  mail yolu ile gönderildiğini, daha sonra maddi durumu ve bankalarda ki kredi sicilinin de mevcut durumu gerekçe gösterilerek bankalardan kredi ve pos işlemleri ve resmi işlemler esnasında problem çıktığı yeni ortaklarca belirtilmiş bu durumun üstesinden gelinebilmesi için %33  hisse payınında  göstermelik olarak ...'a 26.09.2016 tarihinde devrinin sağlandığını, hisse bedelleri kendisine henüz ödenmemiş olmasına rağmen işletmeyi ayakta tutmak adına kabul ettiğini, taraflar buna mukabil 29.09.2016 tarihinde yeniden bir araya gelerek 26.09.2016'da yapılan devrin göstermelik olduğunu ortaklık yapısının daha önceki sözleşmede belirtildiği şekilde devam ettiğini tutanak altına aldıklarını ancak hisse devir bedelini alamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000.TL. Nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı taraf ise; Davalı ...'nın şirketin ortağı değil muhasebecisi olduğunu  bu nedenle onun açısından davanın husumetten reddi gerektiğini, hisse bedellerinin diğer davalı tarafça hepsinin ödendiğini, borcunun kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 10/04/2018 tarihli beyan dilekçesi ile;Davanın konusunun hisse devri nedeniyle müvekkiline ödenmeyen hisse devir bedelinden kaynaklı alacak olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece, dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları ile ibraz edilen deliller inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden kök ve ek rapor alındığı, ayrıca ticaret hukukçusu bilirkişiden uyuşmazlık konusunda rapor alındığı ve yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dava dışı ... Ticaret Limited Şirketinin tek ortaklı olarak davacı ... tarafından 10.000,00 TL. Sermaye ile kurulduğu ve 18/12/2015 tarihinde sicile tescil edilmiştir. Beyoğlu ... Noterliğinin 13/06/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile; Davacı ... tarafından dava dışı  ... Ticaret Limited Şirketinindeki 10.000,00 TL. Tutarındaki 400 adet paydan 268 adet 6.700,00 TL. 'lik payın 6.700,00 TL. Bedel karşılığında aktif ve pasifiyle davalı ...'a devir ettiği, devir bedelinin nakden ve tamamen aldığının yazılı olduğu, iş bu hisse devri 27.06.2016 tarihli 9105 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 384 sayfasında yayınlanmıştır. Beyoğlu ... Noterliğinin 26/09/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile; Davacı ... tarafından dava dışı ... Limited Şirketinindeki 3.300,00 TL. 'lik payının tamamını 3.300,00 TL. Bedel karşılığında aktif ve pasifiyle davalı ...'a devir ettiği,devir bedelinin nakden ve tamamen aldığının yazılı olduğu, iş bu hisse devri 10/10/2016 tarihli 9172 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 368 sayfasında yayınlanmıştır. ... Paylarının % 67'sinin Devrine İlişkin Değerlendirme (İlk Devir) Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak, dava dışı ...'nun paylarının devrine yönelik noterde yapılan 13/06/2016 tarihli sözleşmenin yanı sıra, Davacı ve Davalılar'ın imzası bulunan 13.06.2016 tarihli adi yazılı bir sözleşmenin bulunduğu görülmektedir. ... Limited Şirketi başlıklı adi yazılı ilgili sözleşmenin metni şu şekildedir: “13.06.2016 tarihinde ..., ..., ... bir araya gelerek aşağıda bulunan kararları imza altına almışlardır, 1) ... Mahallesi ... Cad. No: ... Sariyer/ İstanbul adresinde bulunan ... Ticaret Limited Şirketinin %100 hisse sahibi (...) ...'dan %67 hisse karşılığını 200.000,00 TL tutar ödemeyi taahhüt eden ...'a devir etmiştir, 2) 13.06.2016 tarihine kadar 11.500.00 TL'si ödenmiştir. inşaatta kullanılacak tahmini 200.000 TL tutarın hissesi oranı dahilinde düşüldükten sonra kalan meblağın ödenmesi, aylık kâr üzerinden %50'si şirkete sermaye olarak saklanması koşulu ile kalan %50'si ...'ya borç bitene kadar ödenecektir.” hükmü düzenlenip sözleşme altının  ..., ..., ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. ... Paylarının %33'ünün Devrine İlişkin Değerlendirme (İkinci Devir) Davacı vekili, ilk pay devrini müteakiben müvekkilinin içerisinde bulunduğu bazı ekonomik koşullar nedeniyle ... bünyesinde sahip olunan %33'lük hisselerin göstermelik olarak davalılardan ...'a devredildiğini ifade etmiş, 29.09.2016 tarihinde tarafların bir araya gelerek 26.09.2016 tarihinde yapılan devrin göstermelik olduğunu ve ortaklık yapısının daha önceki sözleşmede belirtildiği şekilde devam ettiğini tutanak altına aldığını belirtmiştir. Davacı vekili aynı dava dilekçesinde söz konusu pay devrinden kaynaktanan pay  bedelinin ödenmesini de talep etmektedir. ... ile ... arasında gerçekleştirilen ikinci devir işlemi hakkında yazılı olan, delil niteliği taşıyan ve dosyaya sunuları tek belge, noter huzurunda onaylanan devir sözleşmesidir. Bunun dışında dava dosyasında Davacı'nın ve Davalılar'ın imzalarının yer aldığı 29.09.2016 tarihli bir belge (“Turanak”) yer almakta olup, bu Tutanak, tarihi itibariyle, ikinci devir işleminden sonra, yani Davalılar'dan ... paylarının % 100'üne sahip olduktan sonra kaleme alınmış bir belgedir. Bu belgede, Şirket'in ortaklık yapısının; ... %33, ... % 34, ... % 33 şeklinde olduğu ifade edilmektedir. Söz konusu Tutanak'ta pay bedeline ya da devrine ilişkin herhangi bir bilgi, taahhüt ya da benzeri bir iradenin yer almadığı görülmektedir. Mahkemece ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığı; Davacı ile davalı ...  arasında şirket hisselerinin devri hususunda anlaşma olduğu yönünde ihtilaf bulunmadığı, davalı ... hakkında ki davanın husumetten reddinin gerekip gerekmediği,  davalı tarafın davacıya hisse senedi karşılığı bedelleri ödeyip ödemediği hususunun ihtilaf konusu olduğu şeklinde tespit edilmiştir. HMK' nın 140/3 son cümle uyarınca tahkikat, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları dahilinde yürütülmek zorundadır. Mahkemece, tespit edilen uyuşmazlığa göre karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Davalılardan ...'nın husumet itirazı olduğu halde mahkemece bu yönde olumlu/olumsuz karar verilmemesi yerinde görülmemiştir. Dava, limited şirket hisse devir bedelinin tahsiline ilişkin olup, Yargıtay 11 HD.’nin yerleşik uygulamalarına göre hisse devir sözleşmesinde yazılı bedele ilişkin beyanların aksi yine başka bir senet (yazılı beyan) ile ispat edilebilecektir.Davacı ile  davalı ... arasında 13/06/2016 tarihinde noterde hisse devir sözleşmesi düzenlenmiş ve devir bedeli 6.700,00 TL olarak gösterilmişse de aynı tarihte 13/06/2016 tarihli protokol ile taraflar devir bedelinin 200.000,00 TL olduğuna ve oluşturulacak ödeme planıyla ödeneceğine dair de adi yazılı belge düzenlemişlerdir. 13/06/2016 tarihli belgeden tarafların bedelde muvazaa yaptıkları anlaşıldığına göre mahkemece, taraflar arasında düzenlenen belgeye itibar edilerek, 13.06.2016 tarihli hisse devri nedeniyle 13.06.2016 tarihinde imzalanan protokol kapsamında davacının alacaklı olup olmadığının tespiti gerekirken somut olaya uygun düşmeyen yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK' nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyaya sunulan protokoller  değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun  KABULÜ ile;  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/02/2022 Tarih ve 2017/306 Esas - 2022/104 Karar sayılı kararının HMK'nın  353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4291b9f4f578b39","SID":"c285bf3e8bf57b29"}}