{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1456 <br>KARAR NO: 2025/233<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/06/2022<br>NUMARASI: 2018/352 E. - 2022/513 K.<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava  dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... Nak. Ltd. Şti. Arasında mevcut bulunan ticari iş kapsamında müvekkilince yapılan imalat karşılığında ilgili firmadan ... bank Isparta Şubesi'ne ait 60.000,00 TL bedelli 15/06/2017 tarihli, 30/11/2017 tarihli 40.000,00 TL bedelli ve 30/10/2017 tarihli 40.000,00 TL bedelli çeklerin firma tarafından cirolanıp müvekkilinin ...adlı çalışanına teslim edildiğini, ...'ın yukarıda belirtilen çekleri müvekkiline teslim etmek üzere aldığını, ancak işbu çeklerin müvekkiline teslim edilmediğini, 60.000,00 TL bedelli çeki müvekkili firma kaşesi ve sahte ciro ile akabinde kendi cirosu ile arkadaşı olan davalıya ciro ettiğini, müvekkili tarafından ...'a çek tahsili veya teslimi konusunda herhangi bir yetki verilmediğini, çeklerin kötü niyetli olarak haksız kazanç elde etme amacı ile davalı ile birlikte tahsil etme amacı güttüklerini, çeklerden birisinin tahsil edildiğinin müvekkili tarafından şifahen öğrenildiğini, ... ve davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek; ... seri numaralı çekin davalı tarafından tahsil edilmesi nedeniyle 60.000,00 TL çek bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, ... seri numaralı 40.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı 40.000,00 TL bedelli çeklerin istidadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... isimli kişiye 03/02/2017 tarihinde 50.000,00 TL, 05/06/2017 tarihinde 30.000,00 TL ve 21/06/2017 tarihinde 60.000,00 TL olmak üzere toplamda 140.000,00 TL tutarında banka yolu ile borç para verdiğini, bunun karşılığında ise ...'dan davaya konu 3 adet çekin alındığını, müvekkilinin tamamen iyi niyetli olduğunu, bu olay nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, 60.000,00 TL bedelli çekin tahsil edildiğini, diğer 40.000,00 TL tutarlı çeklerin tahsil edilemediğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Somut olayda; dava konusu çeklerin dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından davacı şirket lehine keşide edildiği, çeklerin dava dışı ... tarafından keşideci tarafından teslim alındığı, akabinde ... tarafından davalı ...'a ciro edildiği, ciro silsilesinde herhangi bir bozuklukluk bulunmadığı, çeklerdeki davacı şirket adına atılı imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, ancak davacının çekin istirdadını talep edebilmesi için davalının çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği, davalı ... ile dava dışı ...'ın uzun yıllardan beri arkadaş olmalarının, davalının dava konu çekleri iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu ispata tek başına yeterli olmadığı, dava konusu çeklerin keşide tarihinden önce davalı tarafından dava dışı ...'a banka aracılığı ile toplamda 140.000,00 TL havale yapıldığı, banka dekontlarında açıklama kısmında \"Emanet\" ibaresinin yer aldığı, başlatılan soruşturma dosyasında davalı ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava dışı ... hakkında yürütülen ceza dosyasının, Mahkememiz davalısı ...'un taraf olmaması nedeniyle, Mahkememiz yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı, kaldı ki ceza dosyasında davalı ...'un çeklerin çalıntı olduğunu bilerek iktisap ettiğine yönelik herhangi bir tespitin bulunmadığı, davacı tarafça her ne kadar tanık deliline dayanılmış ise de, bildirilen tanıkların davacı şirketin yetkilileri olduğu, davacı şirket yetkililerinin davalı ...'un çekleri kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini bilebilecek durumda olmadığı, dava dışı keşideci şirket tarafından ...'a çeklerin hangi tarihte verildiğinin davalı ...'un çekleri iktisapta kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu ispata elverişli olmadığından, davacının ve dava dışı keşideci şirketin ticari defter kayıtlarının incelenmesinin yargılamaya herhangi bir yenilik katmayacağı, isticvap kurumunun maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili görülen hususlar hakkında açıklama yapılmasına ilişkin olduğu, davacı tarafından davalıdan isticvap yolu ile sorulması talep edilen hususların davalı vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesi ve diğer beyan dilekçeleri ile yanıtlandığı, davacı tarafından sunulan yemin metninin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konusu olmayan hususları içermesi ve hakkında yemin teklif edilemeyecek hususları içermesi nedeniyle, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda Mahkememizce yeminin kapsamı belirlenerek davalı asilin yemine davet edildiği, davalı asil tarafından da yeminin eda edildiği, bu hali ile davacı yanın dava konusu çeklerin iktisabında davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu ispat edemediği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekilince sözlü yargılama için süre talep edilmiş ise de, yargılama devam etmekte iken 22/07/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 Sayılı Kanun ile değişik TTK'nun 4/2. Maddesine göre, miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, değişikliğin yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, usule ilişkin düzenlemelerin, tamamlanmış işler hariç olmak üzere, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanması gerektiği, değişiklik tarihi itibariyle eldeki davada tahkikat aşamasının devam ettiği, tahkikat aşamasının tamamlanmadığı, dava değerinin beş yüz bin Türk lirasının altında kaldığı, bu hali ile davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulüne tabi davalarda sözlü yargılama aşamasının bulunmadığı dikkate alınarak, davacı vekilinin talebi kabul edilmemiştir.  Dosya kapsamında tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup,...Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davalı ...'ın, davacı ...nin  işçisi olduğunu, davaya konu ... bank Isparta Şubesine Ait 15.06.2017 tarihli 60.000 TL bedelli  ... seri numaralı, 30.10.2017 tarihli 40.000 TL bedelli ... seri numaralı ve 30.11.2017 tarihli 40.000 TL bedelli ... seri numaralı çekleri, davacı müvekkili şirket kaşesini kullanmak suretiyle şirket temsilcisinin imzasını taklit ederek kendisine ciroladığını sonra davalı ...'a cirolayıp teslim ettiğini, Davacının şikayeti üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucu  ... hakkında İstanbul Anadolu 27 Asliye Ceza Mahkemesi 2019/528 E. 2022/88  K. nolu dosyada hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı cezalandırılmasına karar verildiğini, ... hakkında verilen takipsizlik kararına taraflarınca itiraz edildiğini ancak İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesince itirazın reddine karar verildiğini, bu cironun muvazaalı olduğu, ...'un kötü niyetli olduğunu ve ... ile işbirliği içerisinde olduğunu, Dava konusu uyuşmazlığın, davalının çekleri kötü niyetle iktisap edip etmediği veya iktisapta ağır bir kusuru bulunup bulunmadığı hususunda olduğunu,  Davalı ...'in İstanbul Anadolu CBS 2017/208985 Sor. nolu dosyada 27/03/2019 tarihinde vermiş olduğu ifadesine ekli yazılı savunmasında; ... ile 2000-2013 yılları arasında ... San. Tic. Ltd. Şti.’de 13 yıl boyunca birlikte çalıştıklarını ve yakın arkadaş olduklarını beyan ettiğini, ... ile bu arkadaşlığının devam ettiğini, 2015 yılında  görüştüklerini , Kasım’ın “elindeki projeleri ... A.Ş. üzerinden yapacağını, bu projeler bittiğinde maaş ve prim şeklinde ücret alacağını” söylediğini beyan ettiğini,  2017 yılında ise Kasım’ın kendisini arayarak “iş kuracağını, sermaye ve finans konusunda yardım istediğini”, muhtelif tarihlerde Kasım’a para verdiğini, davaya konu çeklerin ... A.Ş. tarafından maaş ve prim alacağına karşılık Kasım’a verildiğini, 03/02/2017 tarihinde 50.000 TL Kasım’ın da kendisinden aldığı paralara karşılık çekleri verdiğini beyan ettiğini,  05/06/2017 tarihinde 30.000 TL;  21/06/2017 tarihinde 60.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL borç verdiğini, Kasım’ın da 15/06/2017 tarih 60.000 TL miktarlı; 30/10/2017 tarihli 40.000 TL miktarlı; 30/11/2017 tarihli 40.000 TL miktarlı çekleri verdiğini beyan ettiğini, İstanbul Anadolu 27.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/528 E. 2022/88 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; Bilirkişi tarafından yapılan incelemede  ... A.Ş yetkilisi imzasının ...’a ait olduğu bu suretle ciro zincirinin bozulduğu görüldüğünü, Mahkeme imzanın katılan şirket yetkilisine ait olmadığı sanık ...’ın eli mahsulü olduğu anlaşıldığından sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden 2 yıl 6 ay hapis 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, emanette kayıtlı çeklerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verdiğini, keşideci tarafından çeklerin ileri tarihli olarak keşide edildiğini  ... yetkilileri çek teslim almaya yetkisi olmayan ...’a dava konusu 3 çek ve dava dışı 3 adet çek olmak üzere 6 adet çek teslim ettiğini, Kasım'ın dava konusu  3 çeki lehtar ... yetkilisinin imzasını taklit ederek kendisine ciro ettiğini, ardından 17 yıllık yakın arkadaşı davalı ...’a ciro ederek ...’i iyi niyetli hamil durumuna getirdiğini. ticari defterler incelenmeden tüm deliller toplanmadan taraflarına kesin süre verilerek yemin metni hazırlatılmasının usule aykırı olduğunu, -...’un ...’ın elinde bozdurabileceği çekleri varken kendisine borç vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, çeklerin ...'a teslim edildiği tarihin araştırılmadığını, ... ve ...'un 13 yıl boya fabrikasında birlikte çalıştıklarını, çeklerin teslim  tarihinde ise  toplam 17 yıllık arkadaş olduklarını, ...’ın elinde 15/06/2017 tarihli  60.000 TL miktarlı çek olduğu halde çeki bankaya tahsil için vermeyerek ...’den 21/06/2017 tarihinde 60.000 TL borç almasının hayatın olağan akışına aykırı  olduğunu, ...'ın elinde toplam 140.000,00 TL bedelli üç adet çek olduğu halde bu çekleri bankaya ibraz etmemesi ancak “ TTK MADDE 792- (1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünden faydalanmak amacıyla olduğunu, ...'un ağır kusurlu olduğunu,  birlikte hareket ettiğini,  Mahkemenin ...’e müzekkere yazarak ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak çeklerin ...’a hangi tarihte teslim edildiğini ticari defterlere çeklerin teslimiyle ilgili nasıl kayıt yapıldığını araştırması veya ... Aş nin ticari defterlerinin incelenerek dava konusu çeklerin deftere kaydedilip edilmediği   ve dava konusu olmayan ve dava konusu çeklerle birlikte teslim edilen çeklerin hangi tarihte şirket kayıtlarına işlendiğinin incelenmesi  gerektiğini,  paranın  gönderiliş tarihine göre, çeklerin ...’a paranın gönderilmesinden  önce teslim edilmesi halinde ...’in de Kasım ile birlikte hareket ettiği hususunun açıkça ortaya çıkacağını, ...'un soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde Kasım’la çok yakın arkadaş olduklarını, her ikisinin de boya fabrikasında işçi olduğunu, iş kurması için Kasım’a 03/02/2017 - 05/06/2017 - 21/06/2017 tarihlerinde borç verdiğini beyan ettiğini, bir işçinin başka işçiye bu miktar borç vermesi mümkün olmadığı gibi hiç bir açıklama yazılmaması veya alacağı teminat altına almak için senet imzalatılmaması da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ...'un havale işlemini gerçekleştirirken herhangi bir açıklama yazmadığını, Yargıtay Yerleşik içtihatları uyarınca havale borcun ödemesi anlamında olup, ...’un ...’a yaptığı havalelerin borç vermek olarak kabul edilemeyeceğini, havale miktarı ve  muvazaa iddiası göz önünde tutulduğunda ... tarafından ...’a borç verildiğinin yalnızca yazılı delille ve HMK madde 200 hükmü uyarınca senetle ispat edilebileceğini, -Paranın akıbetini bilmeyen, kendisine borç olduğunu iddia ettiği bu paranın kendisine geri ödendiğini dahi kanıtlayamayan ...7un ağır kusurlu olduğunu, ...’un farklı zamanlarda ... adına gerçekleştirdiği toplam 140.000 TL’lik EFT’nin “daha sonradan kim veya kimler tarafından çekildiği veya transfer olduğu, en önemlisi ne zaman çekildiği ve transfer olduğu, 140.000 TL’nin akıbetinin ne olduğu Kasım ın hangi işi kurduğu ve bu konudaki delliler” hususundaki araştırma yapılmadığını, ...’un kötü niyetli olduğu, ciro zincirinin bozulduğunu bildiği, ... ile işbirliği içerisinde hareket ederek muvazaalı bir alacak yaratılmak suretiyle davaya konu çekleri ...’tan teslim alarak bankaya ibraz ettiği ve uhdesinde bulundurduğunun açık olduğunu,  -Davalı asile yemin ettirilmek suretiyle sorulmasını talep ettikleri hususların sorulmadığını, ayrıca yemin hususuna da dayanılamayacağını, davalarının ispatlandığını, -Somut olayda mahkeme ceza davasındaki kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, çeklere ilişkin güveni kötüye kullanma fiilin ... tarafından gerçekleştirildiğinin kesinleşmesi halinde vakıanın mevcudiyeti de kesinleşmiş olacağını, İstanbul 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/528 Esas  2022/88 Karar numaralı dosyasında yapılan yargılama sonucu ...’ın \"resmi belgede sahtecilik \" suçunu işlediği sabit görüldüğünden mahkumiyetine karar verildiğini,  karar sanık tarafından istinaf edilmiş olup henüz kesinleşmediğini, kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, çek istirdadı istemine ilişkindir. Dava konusu çeklerin, keşidecisi ... Gıda İnşaat Nakliye Sanayi olan 15/06/2017 tarih Isparta keşide olan 60.000 TL miktarlı, 30/10/2017 tarih Isparta keşide yeri olan 40.000 TL miktarlı, 30/11/2017 tarih Isparta keşide yeri olan 40.000 TL miktarlı olup, lehtarının ... A.Ş., cirantanın ...  ve son hamilin ... olduğu anlaşılmıştır. 60.000,00 TL bedelli çekin davalı ...'a ödendiği, diğer çeklerin ise İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1124 Esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararına istinaden ödemesinin yapılmadığı anlaşılmıştır. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1124 Esas sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde; mahkeme davacısı tarafından dava konusu çeklerin zayi olduğu iddiasıyla hasımsız çek iptali davası açıldığı, dava konusu çeklerin ibraz halinde ödenmemesi hususunda tedbir kararı verildiği, çeklerin mahkeme davalısı ...'un elinde bulunduğunun anlaşılması sonucunda davacıya çek istirdadı davası açması için süre verildiği, verilen süreye istinaden davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, bunun üzerine mahkemece davanın konusu kalmadığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/208985 Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde; mahkeme davacısı tarafından davalı ... ile dava dışı ... hakkında bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı şikayette bulunulduğu, savcılık dosyasından çekler üzerinde yapılan imza incelemesi sonucu düzenlenen raporlar ile çeklerin arkasında davacı şirket kaşesi üzerine atılı imzaların davacı şirket yetkilisi ...eli ürünü olmadığı, şüpheli ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, savcılık tarafından 18/07/2019 tarihli ek karar ile ...'un dosyaya sunulan EFT dekontları ile ...'ın kendisine olan borcunu ispatladığı, birinci ciranta konumunda bulunan kaşenin üzerindeki imzanın kime ait olduğunu ve müşteki şirket ile ... arasında yaşanan sorunları bilebilecek durumda olmadığı, eyleminin yalnızca imza sahteciliği bulunan çekleri bilerek kullanma kapsamında değerlendirilebileceği, buna ilişkin olarak ... hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunmadığı anlaşıldığından ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen bu karara karşı davacı tarafından itiraz yoluna başvurulduğu, İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2019/7670 D. İş sayılı dosyası üzerinden itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, dava dışı ... hakkında ise resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından dolayı iddianame düzenlendiği görülmüştür. Mahkemece dava konusu çeklerde yer alan imzaların davacı şirket yetkililerine ait olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 25/10/2021 tarihli raporda özetle; dava konusu çeklerde davacı şirket adına atılı imzaların davacı şirket yetkilileri ... ve ... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davalı ...'in, 03/02/2017 tarihinde 50.000 TL Kasım’ın da kendisinden aldığı paralara karşılık çekleri verdiğini beyan ettiğini,  05/06/2017 tarihinde 30.000 TL;  21/06/2017 tarihinde 60.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL borç verdiğini beyan ettiği,  her ne kadar davacı taraf, Kasım'ın elinde bozdurabileceği çek varken borç almasını hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, davalı tarafça ilk havalenin  03.02.2017 tarihinde yapıldığı, buna göre ilk çekin tarihinin ise 15.06.2017 tarihi olduğu, daha sonraki havale tarihleri ile ilk çek tarihi arasında bu husus öne sürülebilir ise de, bu çekin ilk ödeme için verildiği düşünüldüğünde sonraki havale tarihlerinde, 15.06.2017 tarihli çekin davalıya daha önceden verilmiş olması nedeniyle elinde bulunmadığından dava dışı ...'in elinde havale tarihinde bu tarihli çekin bulunduğunun kanıtlanamadığı, buna göre 03/02/2017 tarihli 50.000 TL borç için, 15.06.2017 tarihli çekin verildiği,   05/06/2017 tarihli 30.000 TL borç için 30.10.2017 tarihli çek verildiği,  21/06/2017 tarihli  60.000 TL borç için 30.11.2017 tarihli çek verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, aksinin ise kanıtlanamadığı, bu hususun ticari defter ve kayıt incelenerek de kanıtlanamayacağı, davalı Kasım'ın işçi olması ve dava dışı şirket ile bir bağının olmaması nedeniyle ticari defter ve kayıt incelemesinin de bu aşamada delil olamayacağı, Kasım ve ...'in arkadaş olmasının, davalının ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğunu tek bayına kanıtlamaya yeterli olmadığı,  banka dekontlarında açıklama kısmında \"Emanet\" ibaresinin yer aldığı, buna göre normal bir havale olarak kabul edilemeyeceği, ... hakkında İstanbul Anadolu 27 Asliye Ceza Mahkemesi 2019/528 E. 2022/88  K. nolu dosyada hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın kesinleşmesinin, davalı ...'in kötüniyetli olduğuna dair delil niteliği taşımayacağı,  kambiyo senedini iktisap ederken ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı ve çek istirdatı yönünden çekin istirdatına karar verilmesi halinde davalı hamil tarafından diğer borçlulardan çekin tahsil kabiliyeti kalmayacağından, çek istirdatı yönünden davanın red kararı verilmesi hukuken  yerindedir.  Keşidecisi ... Gıda İnşaat Nakliye Sanayi olan 15/06/2017 tarih Isparta keşide olan 60.000 TL miktarlı çek için, çek bedeli istirdatı istemine ilişkin olarak, davacının çek bedelini ihtirazi kayıt ile ödediği ileri sürülmüş ise de, ... tarafından gelen 12/11/2019 tarihli yazı cevabında çek bedelinin ... Gıda İnşaat Nakliye Sanayi LTD ŞTİ hesabından ödendiği, davacı tarafça ödenmemiş olması nedeniyle bedel istirdatına da karar verilemeyeceği anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun bulunan davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarih ve 2018/352 E., 2022/513 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb18e9d7dee65427","SID":"6e130df1ada85bec"}}