{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1599 <br>KARAR NO:2025/39<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/03/2019<br>NUMARASI:2014/1117 Esas -  2019/314 Karar<br>DAVA:Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... A.Ş'nin yaklaşık 32 yıllık bayisi ve yetkili servisi olduğunu, bu kapsamda ... sayılı motorlu taşıtlar sektöründeki dikey anlaşmalara ve uyumlu eylemlere ilişkin grup muafiyeti tebliği ile getirilen yeni düzenlemeler çerçevesinde uygun olarak davalı ile 28/02/2007 tarihli iki adet sözleşme imzaladığını, yetkili servisin sözleşmesi bakımından bildirilen fesih nedenlerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının 27/06/2011 tarihli ihtarnamesiyle, teknik eğitim yeterliliğinin artırılmaması, müşteri memnuniyeti, teminatın gösterilmemesi  euroservis yol yardım hizmetindeki aksamalar ve araç giriş adetlerinin azalması sebebiyle feshettiğini bildirdiğini, teknik  yeterliliğe ilişkin bir düzenlemenin olmamasına rağmen davalı tarafından %75 performansın baz alınmasının hukuki  dayanaktan yoksun olduğunu, kendilerinin 32 yıl boyunca herhangi bir temerrüde düşmediklerini, davalının sözleşmeyi feshetmesinin iyi niyetle bağdaşmadığını, davalının fesihten sonra da sanki sözleşme feshedilmemiş gibi Ağustos 2011 tarihine kadar kendisinin bilgisayar sitemleri üzerinden işlem yapmasına yetki tanıdığını, ekipman ve yedek parça gönderdiğini, davalının kendisinden fabrikasında üretilen ... model araçların şasi yanakları düzeltme işi gibi bazı eksik kalan parçalarının tamamlanmasını, hatalı parça değişimini, eski modelli araçların değişimi tadilat ve temizliği işlerinin yapılmasını, istediğini ileri sürerek an 2 yıl için yoksun kalınan (şimdilik 10.000 TL) portföy tazminatı, (2.000 TL) ve maliyetleri karşılanmamış yatırımlar için (şimdilik 1.000 TL) yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili servis sözleşmesi madde 5.1.b'ye göre bayinin kendisinin personel konusundaki standart ve talimatlarına uyması gerektiğini, 5.1.c ve 6.1.o uyarınca bayinin, personelini ücret mukabilinde eğitime göndermesi gerektiğini,  davalının müşteri memnuniyeti programını performans değerlendirmesinde geçerli bir sistem olarak uygulanabileceğini kabul ettiğini, yetkili servis sözleşmesi m.12.1.m uyarınca, davalının ...'ın belirleyeceği tutardaki teminatı kendisine sağlamak durumunda olduğunu, davalı ile ayrıca yedek parça bayilik  sözleşmesini imzaladığını,  yedek parça bayilik sözleşmesi m.5.1.c uyarınca bayinin personellerini ... tarafından gerekli gördüğü eğitimlere ücreti mukabilinde göndermeyi kabul ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmelerin tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olmadığını,  davacının  davadaki taleplerinin biri olan portföy tazminatı olduğunu, davacının müvekkiline yeni müşteri bulmadığını, yeni müşteri bulunması halinde yedek parça alımlarında bir yükselme olması gerektiğini, ancak davacı alımlarının oldukça düşük  seyretmesi ve bu alımların önemli bir kısmının bedelinin kendisi tarafından ödenen garanti kapsamındaki araç onarım işlerinin ifasını teşkil ettiğini, dolayısıyla davacının yedek parça satışları için yeni bir müşteri çerçevesi edinemediğini, bütün bunlara ek olarak yedek parça bayilik sözleşmesi m.19.9 ve yetkili servis sözleşmesi m.18.9 da sözleşmelerin haklı nedenlerle feshi halinde fesheden tarafın diğer tarafa bir tazminat ödemeyeceğinin açıkça kararlaştırıldığını ileri sürdüğünü, davacının yatırım olarak nitelediği hususların yeni ürünlere servis hizmeti vermek için gerekli olan özel takımların davacıya satışı olduğunu,  davacının ... yetkili servisi olarak faaliyet gösterdiği son güne kadar müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak yükümlülüğü altında olduğunu, 27 Haziran 2011 tarihinden sonra Ağustos 2011 tarihine kadar bilgisayar erişimine izin verilmesindeki amacın servisin kapanış sürecinde zor durumda kalmaması olduğunu,  hatalı parça değişimi  gibi işlemler için davacıya başvurulmasının davacının  en yakın hizmet sağlayıcısı olmasından kaynaklandığını, kendisinin yetersizlikleri ve eksiklikleri tespit edilen diğer yetkili servisleri de ikaz ettiğini, dolayısıyla tüm yetkili bayilere eşit muamele yaptığını, ayrıca davacının söz konusu zararın hangi kalemlerden oluştuğunu ve maliyetleri karşılanmamış  yatırımların neler olduğunu açıklamadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Somut olayda davacı yoksun kalınan kar, maddi tazminat ve portföy tazminatı talep etmiş ise de davalı ... tarafından sözleşmenin olağan fesih hükümleri kapsamında feshedilmediği, haklı nedenle fesih hükümleri uyarınca sözleşmenin feshedildiği görülmüştür. Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere davalı ... tarafından haklı fesihle sözleşme usulüne uygun biçimde feshedildiğinden davacı tarafın yoksun kalınan kar ve maliyetleri karşılanmamış yatırımları için tazminat talep edemeyeceği ve davacı kendi kusuru ile sözleşmenin feshine neden olduğundan portföy tazminatına hak kazanamadığı anlaşılmıştır.Teknik yeterliliğin artırılmaması, müşteri memnuniyetinin Türkiye ortalaması altında kalması, davacı tarafça teminat mektubu sunulmaması, ... çağrılarına cevap verme oranının Türkiye ortalaması altında kalması halleri davalı taraf  için sözleşmenin haklı nedenle feshi olarak kabul edilmekle; davalı ... tarafından  Kadıköy ... Noterliği'nin 27.06.2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; mahkemece tek satıcılık sözleşmesi olarak kabul edilmeyen Yetkili Servis Sözleşmesi ve Yedek Parça Bayilik Sözleşmesinin haklı nedenle usulüne uygun biçimde  feshedildiği, fesihten önce davalı firma tarafından davacı Bayiye  Kadıköy .... Noterliği'nin 18.12.2009 ... yevmiye numaralı, Kadıköy ... Noterliği'nin 01.03.2010 ... yevmiye numaralı,  Kadıköy ... Noterliği'nin ...,...ve ...  yevmiye numaralı eksikliklerin giderilmesini içerir ihtarnamelerinin gönderildiği, buna rağmen eksikliklerin giderilmediği sabit olup; bu nedenle davacı Bayinin davalıdan talep ettiği haksız feshinden ötürü uğradığı zararların tazmini ile portföy tazminatlarına hak kazanamayacağı anlaşıldığından davanın reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tahkikatın yürütülmesi ve delillerin değerlendirilmesinin usule aykırı olduğunu, iddiayı tevsik eden maddi vakıaların değerlendirilmediğini ve gözardı edildiğini, teminat mektubu verilmediğinden bahis ile sözleşmenin haklı nedenle feshinin kabulünün dosyada delillerin yeterince incelenmediğini ortaya koyduğunu, bilirkişi raporunun yanlı olup adeta davacının iddialarını ve somut delilleri karartmak ( üstü örtülmek) amacıyla kaleme alındığı intibası verdiğini, yapılan itirazların mahkemece kabul edilmeyerek Bilirkişi Raporlarında yapılan hukuki değerlendirmelerin Usul Kanunu'nun amir hükmüne rağmen aynen hükme yansıtıldığını, feshin TMK 2. maddesi anlamında dürüstlük kurallarına aykırı olduğu iddialarının mahkemece değerlendirilmediğini, davacının ...'ın bölge yapılanması içinde ürünlerini pazarda tanıtarak bu markanın yayılmasına katkıda bulunduğunu, ...'ın sürüm organı pozisyonunda acenta gibi dahil olarak,... tarafından sağlanan ürünlerin tamamını veya bir kısmını ( ticari araçlar, yedek parça) kendisine tanınan bölgede ... yetkili bayi olarak inhisari olarak sattığına ilişkin fiili uygulamaları, ilk davacıya yaptırılan yatırım maliyetlerinin de sahada değerlendirilmesi sonucu; yapılan yatırım akdin feshi halinde davacının uğrayacağı zararın da belirlenmesi ve buna göre karar oluşturulması için dosyanın yeniden değerlendirilerek, hüküm kurulması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı taraf ile olan Yedek Parça Bayilik Sözleşmesi ve Yetkili Servis Sözleşmesi’nin davalı şirket tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğu gerçeğini değiştirmese de, Yedek Parça Alımlarının Düşüklüğü konusunda gerekçeli karardaki tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, bu itibarla sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinin düzeltilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalı şirket ile davacı taraf arasındaki sözleşmelerin hiçbir zaman için tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olmadığını, tahkikatın yürütülmesi ve delillerin değerlendirilmesinde usule aykırılık bulunmadığını, davalı şirket ile davacı taraf arasındaki ihtilaf konusu hususlar dikkate alındığında davacı tarafın ‘iddiasını tevsik ettiğini ileri sürdüğü maddi vakıalar’ın değerlendirilmesine hiçbir ihtiyaç olmadığının ortaya çıktığını, davacı tarafın ‘bilirkişi raporu’nun yanlı olduğu ve adeta kendisinin iddialarını ve somut delilleri karartmak amacıyla kaleme alındığı intibaı yarattığı’ iddiasının afaki ve herhangi bir somut dayanaktan yoksun olduğunu, somut olayda davalı şirketin feshi TMK m.2 anlamında dürüstlük kuralına aykırı olmadığını beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, bayilik sözleşmenin  haksız feshedildiği gerekçesi ile yoksun kalınan kar, maliyetleri karşılanmamış yatırımlar için tazminat ve  denkleştirme (portföy) tazminatı  istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ve katılma yoluyla davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacının iddiası; davalı ile aralarında yapılan sözleşmelerin tek satıcılık sözleşesi niteliğinde olduğu, sözleşmenin gereklerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafından sözleşmenin haksız nedenlerle feshedildiğidir.Davalının savunması; taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcı sözleşmesi olmadığı, sözleşmenin hükümlerine ve hukuka uygun şekilde feshedildiğidir.Taraflar arasında 28/02/2007 tarihinde düzenlenen Yetkili Servis ve Yedek Parça Bayilik Sözleşmesi'nin 18.1 ve 19.1 maddeleri uyarınca süresiz olarak düzenlendiği sabittir.Yetkili Servis ve Yedek Parça Bayilik Sözleşmesi'nin 2.6 maddesi ile sözleşmelerin hiçbir hükmünün bayiye belirli bir bölge, müşteri yada faaliyet bakımından inhisari bir hak verildiği şeklinde yorumlanamayacağı düzenlenmiştir.Sözleşmenin 2.7. maddeleri gereğince tarafların dağıtım ağı olarak niteliksel seçici dağıtımı kararlaştırıldığı, niteliksel seçici dağıtım ağında dağıtıcının asli borcu, mal ve hizmetleri dağıtım sözleşmesinde belirlenen standartlarda müşteriye sunmak, dağıtım faaliyetinin sağlayıcının öngördüğü kalitede yürütülmesi ve müşteri memnuniyetinin sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmesi'nin 10.1. Maddesi gereğince davacı Bayi davalının yapacağı müşteri memnuniyetinin ölçümlenmesi ve değerlendirilmesi çalışmalarına katılacağını kabul etmiştir. Yetkili Servis  Sözleşmesi'nin 6.1.i ve 12/1, 12/2 Maddesi gereğince davacı Bayinin davalı ... tarafından belirlenen teminatı verme yükümlülüğü  düzenlenmiştir.Yetkili Servis  Sözleşmesi'nin 6.1.w Maddesi gereğince Davacı Bayinin ... hizmetlerine tam katılım sağlayacağı belirtilmiştir. Yetkili Servis  Sözleşmesi'nin 18/4 uyarınca; '' .... Servisin işbu sözleşmede yer alan yükümlülüklerden herhangi birisini gereği gibi yerine getirmemesi halinde ... yazılı bir ihtar ile servise bildirecek ve gerekli düzeltmeleri yapması için servise makul bir süre verecektir. Servisin verilen süre içinde gerekli düzeltmeleri yapmaması halinde ... sözleşmeden kaynaklanan diğer haklarına halel gelmemek üzere servise bildirimde bulunarak ve tek taraflı olarak bu sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir. Yedek Parça Bayilik Sözleşmesi'nin 19/1 maddesi \"Bu sözleşme süresizdir.\" 19/2 maddesi \"olağan fesih : taraflardan her biri iki yıl önceden bildirimde bulunmak koşuluyla, isteğe bağlı olarak ve ne zaman olursa olsun bu sözleşmeyi feshetmek hakkına sahiptir.\"19/4 maddesi\" .... Bayinin işbu sözleşmede yer alan yükümlülüklerden herhangi birisini gereği gibi yerine getirmemesi halinde ..., yazılı bir ihtar ile ihlali bayile bildirecek ve gerekli düzeltmeleri yapılması için bayile makul bir süre verecektir. Bayinin verilen süre içinde gerekli düzeltmeleri yapmaması halinde ... sözleşmeden kaynaklanan diğer haklarına halel gelmemek üzere bayile bildirimde bulunarak ve tek taraflı olarak bu sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olacaktır.\"Yetkili Servis ve Yedek Parça Bayilik Sözleşmesi'nin 19/4 maddesi ve 20/4 maddesine göre; taraflar arasında çıkabilecek herhangi bir uyuşmazlık çözümünde ...'ın ticari defter ve kayıtlarının, bilgisayar kayıtlarının, denetim raporlarının muteber, bağlayıcı ve münhasır delil teşkil edeceği kararlaştırıldığı görülmektedir.  Davalı ... tarafından davacı Bayiye; teminat mektubunun yenilenmesi için Kadıköy ... Noterliği'nin 18.12.2009 tarih ve... yevmiye numaralı, Kadıköy ... Noterliği'nin 01.03.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı, teknik eğitim eksikliği, müşteri memnuniyetindeki düşüklük ve servis giriş adedindeki azalma için  Kadıköy ... Noterliği'nin ...,... ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin gönderildiği ve bayiyi eksikliklerin giderilmesi hususunda uyardığı anlaşılmıştır. Bayilik sözleşmesi kendine özgü yapısı olan, çerçeve niteliğinde sürekli borç ilişkisi doğuran, çift edim değişimini esas alan bir sözleşmedir. Güven ilişkisi üzerine kurulan bayilik sözleşmesinin Türk Hukuku'nda mevzuatta tanımı yapılmamıştır. Bayilik sözleşmesi çerçeve niteliğinde, sürekli öyle bir sözleşmedir ki üretici malların tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede satmak üzere bayiye göndermeyi, buna karşılık olarak bayi de üreticinin dağıtım ağına dâhil olarak sözleşme konusu mal veya hizmeti kendi adına ve hesabına satmak ve bu mal ile hizmetlerin sürümünü arttıracak faaliyetlerde bulunmak yükümlülüğünü üstlenir. Bayilik sözleşmesinde tarafların hakları ve yükümlülük yelpazesi geniştir.Öyle ki sözleşme süresince ve sözleşme sonrasında devam eden yükümlülükleri olması güven ilişkisinin önemini bir kez daha vurgular. Sözleşme süresince devam etmesi gereken güven temelli olan bu ilişkide sözleşme ölüm, iflas, kısıtlılık kararı verilmesi, olağan fesih yolu ve olağanüstü fesih yollarıyla sona erebilir. Yine bayilik sözleşmesi Türk Mevzuatı’nda  ismiyle düzenlenmediğinden isimsiz sözleşmelerdendir.Tek satıcılık sözleşmesinin, yapımcı ile tek satıcı arasında hukuki ilişkileri düzenleyen, yapımcının ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belli bir coğrafi bölgede tekel hakkına sahip olarak tek satıcıya göndermeyi, tek satıcının da söz konusu malları kendi adına ve hesabına satarak bu malların sürümünü artırmak için faaliyette bulunma yükümlülüğü üstlendiği bir sözleşmedir. Fesih, sürekli bir borç ilişkisini ileriye etkili bir şekilde sona erdiren, bozucu yenilik doğuran bir hak olarak kabul edilmektedir. Feshi ihbar (feshin ihbarı, bildirilmesi ) ise, tek taraflı ve karşı tarafa ulaşması gereken bir irade beyanıyla kullanılır; şarta bağlanamaz, kullanıldıktan sonra da geri alınamaz. Fesih, hüküm ve sonuçlarını muhatabın hakimiyet alanına ulaştığı anda geleceğe etkili olarak meydana getirir. Fesih, olağan (süreli) ve olağanüstü fesih olmak üzere ikiye ayrılır. Olağan fesihte sözleşme ilişkisi, fesih beyanının muhataba ulaşmasının üzerinden belirli bir süre geçtikten sonra ortadan kalkar. Bu nedenle, olağan feshe, “süreli fesih” de denilmektedir. Olağanüstü fesihte ise, sürekli sözleşme ilişkisi fesih beyanının muhataba ulaşmasıyla derhal sona erer. Olağanüstü feshe, “süresiz fesih” adı da verilmektedir. Fesih, sözleşmeden dönmeden farklı olarak, geçmişe etkili hüküm doğurmaz. Fesih ister olağan, ister olağanüstü olsun, daima, geçmişe değil, ileriye etkili sonuçlar doğurur (Eren, F.:age., s.1212 vd. ).Taraflar arasında 28/02/2007 tarihli yetkili servis sözleşmesi ile aynı tarihli yedek parça bayilik sözleşmesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki her iki sözleşmenin münhasırlık hakkı içermediği, dolayısıyla tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olmadığı ve bu sözleşmelerin Rekabet Kurumu tebliğinde bahsedilen niteliksel seçici dağıtım sistemine göre yapılmış sözleşmeler olduğu anlaşılmaktadır. Bu sözleşmelerin özelliği bayinin niteliğinin ve verdiği hizmetin önemli olduğu sağlayıcının belirlediği standartların önemli olduğu sözleşme tipidir. Somut olayda:Rekabet Kurumu'nun ... sayılı grup muafiyet tebliği hükümlerinin 3/1/fmaddesinde \"seçici dağıtım sistemi, sağlayıcının, anlaşma konusu malları veya hizmetleri sadece belirlenmiş kriterlere dayanarak seçtiği dağıtıcılara veya yetkili servislere doğrudan veya dolaylı olarak satmayı taahhüt ettiği, bu dağıtıcıların veya yetkili servislerin de söz konusu malları veya hizmetleri yetkilendirilmemiş dağıtıcılara veya servislere satmamayı taahhüt ettiği bir dağıtım sistemi anlamına gelir.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Davacının sözleşme ile yedek parça alımına ilişkin herhangi bir taahhütte bulunmadığı, bilirkişi raporuyla kullandığı yedek parçaların bir kısmını da diğer yetkili davalı şirket bayilerinden temin ettiği, bu durumda davacının herhangi bir zararının oluşmadığı ve sözleşmeye aykırı bir halin mevcut olmadığı anlaşılmakla davalının bu yönlere ilişen istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosyada toplanan deliller ile davacının sözleşmelerin teminat verilmesine ilişkin hükümlerini müşteri memnuniyetine ilişkin davacıya sorumluluk yükleyen hükümlerini, davacı bayinin teknik eğitim yeterliliğini artırmasına ilişkin sözleşme hükümlerini, ... hizmetine ilişkin hükümlerini, sözleşmenin giriş kısmında belirlenen hükümlerini ihlal ederek sözleşmeye aykırı davrandığı sabittir.TK'nın 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca taraflar sözleşmenin içeriğini diledikleri gibi belirleyebilirler. Serbestçe belirlenen sözleşme hükümlerinin taraflar arasında edim-karşı edime ilişkin bir denge unsurunu barındırdığı kabul edilir.Bu ilke beraberinde tamamlayıcısı olan ahde vefa ilkesini (pacta sund servanda) getirmektedir. Hukuki güvenliği sağlamak amacıyla taraflarca belirlenmiş sözleşme hükümlerine tarafların bağlı kalması gerekir.Bu durumda davacı taraf imzaladığı sözleşme hükümleri ile  bağlı olup  sözleşmenin sonlandırılmasının haksız fesih olarak nitelenemeyeceği anlaşılmakla davacının sözleşmeni haksız feshine bağlı talepleri olan yoksun kalınan kar, maliyetleri karşılanmamış yatırımlar için tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Denkleştirme tazminatı (portföy tazminatı) 6102 sayılı TTK 122 maddesinde acentelik sözleşmelerinden kaynaklan portföy oluşturma karşılığı olarak düzenlenmiş, yasanın 5 fıkrasında \"(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır.\" düzenlemesini içermektedir. Taraflar arısındaki sözleşmelerin münhasır satış ve dağıtım yetkisi vermediği belirlenmekle sürekli ilişki doğuran tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde bayilik sözleşmesi  olmadığı görülmektedir. Portföy tazminatı istenebilmesi için maddede aranan tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir Sözleşmenin sona ermesi yeterli olup, hangi sebeple sona erdiğinin bir önemi yoktur. Sözleşme; sürenin son bulması, iflas, ölüm, kısıtlama veya feshi ihbarla sona ermiş olabilir. (Sabih ARKAN, Ticari İşletme, 2015, s.228 ) Bu noktada önemli olan, sözleşmenin sona ermesinde acentenin (tek satıcının) kusurlu bir davranışının olmamasıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2015/13003 E- 2017/1215 K sayılı 1.3.2017 tarihli kararı) Başka bir anlatımla, acentenin (tek satıcının) kusuru olmaksızın sözleşmenin her hangi bir şekilde sona ermesi durumunda talep edilebilecektir.Dava konusu olayda ise davacı acente olmadığı gibi TTK 122/5 anlamında  tek satıcılık  veya benzeri  diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme  niteliğinde bulunmadığı, ayrıca sözleşmenin feshinin davacının sözleşmeye aykırı fiillerinden kaynaklandığı anlaşılmakla mahkemece bu talep yönünden verilen red kararında da bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 579,50 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 579,50 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"65e4d340d04ab5db","SID":"d8c16db3c9ea8055"}}