{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO\t: 2025/13 <br>KARAR NO: 2025/109<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/10/2024<br>ESAS NO: 2023/398<br>KARAR NO: 2024/909<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/01/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:28/01/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2024 tarih ve 2023/398 Esas 2024/909 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı kooperatifin 2007 yılında kurularak faaliyete başladığını, bu kapsamda üyeler için 95, arsa sahipleri için 55 olmak üzere 150 konut hedeflendiğini, bunlardan 54 ortağa ve 14 arsa sahibine konutların tamamlanarak teslim edildiğini, bir kısım arsa sahipleri ile yaşanan sorunlar sebebiyle 41 ortağa tapu verilmesinin imkansız hale geldiğini, üyelerden 10 kişinin istifa ettiğini, bunun üzerine 31 ortağa konut tesliminin mümkün olmayacağının anlaşıldığını ve 14.08.2021 tarihli olağan genel kurulda tasfiyenin tamamlanarak konut kesin maliyet hesaplarının yapılması, ortaklara tebliğ edilmesi, tebliğden 15 gün sonra başlamak üzere 4 eşit taksitte ortaklardan bedelin tahsil edilmesi, ödemeyenlere aylık 61,5 oranında gecikme cezası uygulanması kararı alındığını, aynı genel kurulda tapu verilemeyen ortaklara Yargıtay'ın belirlediği yerleşik içtihat doğrultusunda tazminat hesaplanarak kesin maliyet hesabına borç olarak eklenmesi kararı alındığını, genel kurulun ya da alınan kararın iptaline yönelik bir dava açılmadığını ve kararların kesinleştiğini, ana sözleşme doğrultusunda 3 kişilik teknik heyet belirlendiğini ve hazırlanan raporun imzaların doğruluğu bakımından noterce onaylandığını ve davacı kooperatife teslim edildiğini, yapılan hesaplamaya göre davalının ödemesi gereken tutarın 166.017,47 TL olduğunu, kesin maliyet hesaplarının davalı dahil tüm ortaklara 21.09.2022  tarihinde taahhütlü olarak gönderildiğini, davalıya 23.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğden sonra davalı ya da diğer ortaklar tarafından itiraz edilmediğini ve ana sözleşme hükümleri uyarınca kesinleştiğini, davalının kendisine yapılan tebliğlere rağmen ödeme yapmadığını, genel kurul kararına göre 11.206,18 TL gecikme cezası borcu bulunduğunu, davalının ödemeyi yapmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ve savunulabilir bir tarafı bulunmadığını, davalının peşin ya da sabit ödemeli ortak olmadığını, yapmış olduğu ödemelerin dosyaya sunulduğunu belirterek şimdilik kesin maliyet bedeli için 9.000 TL, gecikme cezası için 1.000 'TL olmak üzere 10.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>Müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını, 26.08.2015 tarihli Kayseri 1. Noterliği' nin... tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile istifa ettiğini, kooperatifçe Kayseri 1. Noterliğinin ... tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile müvekkilinin kesin hesap neticesinde 22.879,95 TL borcunun olduğu ve 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiği, yine 05.11.2015 tarihli belgeye istinaden 36.696,28 TL ek hesap daha çıkarıldığını, müvekkilinin birçok defa borcu yoktur yazısı almasına rağmen iyiniyetli olarak ihtar üzerine kendisine çıkarılan borcu ödediğini, 14/06/2016 tarihinde borcu yoktur yazısı vererek ibralaştığını ve ilişiği kalmadığına dair tutanak alındığını, müvekkilinin 2021 yılı olağan genel kuruluna davet edildiğini, müvekkilinin ihtar çekerek toplantılara çağrılmaması gerektiğinin ihtar ettiğini, davacı kooperatifin tutanak başlıklı belgeye rağmen borç çıkarılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve davacının sebepsiz zenginleşeceğini ve müvekkilinin de ciddi zarara uğrayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk  derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Davalının, davacı kooperatife daire almak için üyelik başvurusu yaptığı ve davacı kooperatifin normal statülü ortağı olduğu,kooperatin 14/08/2021 tarihli genel kurulunun 7.maddesinde, daha önce yapılmış geçiçi-kesin maliyetlerin iptal edilmesi, yeniden kesin maliyet yapılarak ortaklara tebliğ edilmesi,tebliğden itibaren ödemelerin 15 gün sonra başlayarak ödemelerin 4 ay eşit taksitle yapılması,ödemeleri süresinde yapmayanlara aylık 1,5 oranında gecikme cezası uygulanmasına dair karar alındığı, Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar  daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlayacağı, davacı kooperatifin 21/04/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptal edildiğine dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı,bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı,Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının adına isabet eden bağımsız bölüm için 166.017,47 TL kesin maliyet borcunun ve 12.690,10 TL  gecikme cezasının hesap edildiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda kesin maliyet hesaplamasında endeksleme yapılması gerektiği belirtilmişse de Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/6329 Esas 2022/522 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere  kooperatif ana sözleşmesinin 61.maddesinde yapılan değişiklik ile etap etap inşaat yapılması ve %10' unu ödeyen ortağın, ortaklıktan çıkmasının belirtildiği, bu nedenle sözleşme hükmünün yok hükmünde olduğunun belirtildiği, iş bu dosyamıza konu kooperatif ana sözleşmesinin 61.maddesinde yapılan değişikliğinde aynı mahiyette olduğu, bu nedenle yok hükmünde olduğu, bu halde hesaplamanın değişiklik öncesi hükme göre yapılması gerektiği ve değişiklik öncesinde endeksleme yapılacağı yer almadığından raporun bu yönüne itibar edilmemiştir. 1-Davanın KABULÜ ile, 166.017,47-TL kesin maliyet alacağı ve 12.690,10-TL gecikme cezası toplamı 178.707,57-TL' nin 10.000-TL' sinin dava tarihi olan 27/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, bakiye 168.707,57-TL' sine ıslah tarihi olan 05/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; somut olayda müvekkilinin ortaklık sıfatı bulunmamasına rağmen yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, müvekkilinin kesin maliyet hesabına usulüne uygun olarak süresi içerisinde itiraz ettiklerini, müvekkilinin itirazı sonrası kooperatifçe belirlenen usullerin yerine getirilmemesi sebebiyle maliyet hesabının kesinleşmediğini, dosya kapsamında mali müşavir bilirkişi incelemesinde belirtilen endeksleme incelemesinin yerel mahkemece dikkate alınmadığını, davacı kooperatifin hakkını kötüye kullandığını, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme ilamının kaldırılmasını, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasını, söz konusu ilamın icraya konulmasından dolayı tehiri icra kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karış tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, davacı Kooperatif tarafından, Kooperatif üyesi olan davalı aleyhine açılan  konut kesin maliyet bedeli ve gecikme cezası alacağının  tahsili talebine ilişkindir.<br>Konut Yapı Kooperatif Anasözleşmesinin 61. Maddesinde konutun kesin maliyet bedelinin nasıl belirleneceği  düzenlenmiş olup bu düzenlemeye göre;<br>\"Arsa bedeli ile yapı masrafları ve yol, su, elektrik gibi müşterek tesis masrafları, okul, kütüphane, satış mağazaları, bahçe ve spor alanı gibi genel hizmet tesis bedellerinden her konuta düşecek olan miktar ile genel giderler ve yönetim masraflarından ortaklara düşecek paylar hesaplanmak suretiyle konutların geçici maliyetleri bulunur. Bundan sonra yönetim kurulu kararı ile oluşturulacak en az üç kişilik bir teknik heyet tarafından konutların yeri, yapı durumu ve sair özelliklerine göre kıymet takdir olunur.<br>Teknik heyet kararı bir rapora bağlanarak, tanzim tarihi ve imzaların doğruluğu bakımından noterce onandıktan sonra yönetim kuruluna tevdi edilir. Bu rapor, yönetim kurulunca, noter vasıtasıyla, taahhütlü mektupla veya elden imza karşılığında ortaklara tebliğ edilir. Ortaklar tebliğ tarihinden İtibaren 15 gün içinde bu kıymetlere itiraz edebilirler. 15 günün geçmesiyle itiraz hakkı kesin olarak düşer. İtiraz edildiği takdirde, teknik heyet ile yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından birer, itirazda bulunan ortaklar tarafından seçilecek bir kişiden oluşan 3 kişilik yeni bir kurul marifetiyle tekrar kıymet takdir olunur. Bu heyet tarafından takdir olunan fark, geçici maliyet bedellerine eklenir veya bu bedelden indirilir. Geçici maliyet tespitinden sonra yapılan masraflar kesinleşen kıymet takdiri ile orantılı olarak bölünerek kesin maliyet bulunur.<br>İtiraz taksitlerin ödenmesini geciktiremez. Her ortak kendisine düşen konutu kesin maliyet bedeli üzerinden kabule mecburdur. Ortaklar, yönetim kuruluna yazı ile bilgi vermek şartıyla kendilerine düşen konutları diğer ortakların konutları ile değiştirebilirler.\" düzenlemesinin olduğu görülmüştür.<br>Kayseri  1. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numarası ile onaylanan  kesin hesap maliyet raporu incelendiğinde;  üç kişilik teknik heyet tarafından ana sözleşmenin 61. Maddesine dayanılarak hazırlandığı  hazırlanan raporda; davalının 166.017,47-TL borcunun bulunduğunun belirtildiği komisyon raporunun davalıya tebliğ edildiği görülmüştür. <br>Davalı kooperatif ortağı olmadığını, kooperatiften taşınmazı devir aldıktan sonra hiç bir genel kurula çağrılmadığını, bu doğrultuda kesin maliyet adı altında kendisinden herhangi bir alacağın istenemeyeceğini beyan ederek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. <br>Bir kooperatif ortağı istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar aidat borçlarından 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca sorumlu  olup, üyelerin ödemeleri arasındaki eşitliğin istifanın ulaştığı  ya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle bu şekilde sağlanması gerekir. Kural olarak ortak, üyesi olduğu davacı kooperatifin belirlediği inşaat finansmanı ve genel giderlere ilişkin aidat borçlarının, sonradan istifa etmiş ya da ihraç edilmiş olsa dahi istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar doğan kısmından sorumludur. İstifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihten sonra doğan aidat borçlarından ortak sorumlu değil ise de, istifanın ulaşmasından ya da ihracın kesinleşmesinden sonra daireyi kooperatife geri vermeyip, kullanmaya devam etmiş ve genel hizmetlerden yararlanmakta ise, bu yararlanmanın karşılığı olan genel giderlerden de talep halinde sorumlu olacaktır.<br>Kooperatif ortaklığı, kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi, bu hususta açık bir karar olmasa bile kooperatifin bu kişi ile üyesi sıfatıyla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsis ve teslim etmesi ve tadilata izin verilmesi şeklinde somut ilişkiler ile zımnen de gerçekleşebilir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi  2015/9334 Esas  2016/1573)<br>Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması halinde kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez. ( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)<br>Yine  Kooperatifler Kanun'un 27/son cümlesinde, ortaklığın düşmesinin ortağın anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Bununla birlikte; Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davacı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar) Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramaz. Bununla birlikte Kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)<br>Yine bir kooperatif ortağının bağımsız bölümüne ait tapu kaydının adına tescil edilebilmesi için,  ortağın taşınmazına yönelik olarak kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olması gerekmektedir. Davacı kooperatifçe, bu ilkeye uygun olarak, davalı ortağın bağımsız bölüm davalı adına  tescil edilmiştir.<br>Kooperatifçe taşınmaz  davalı adına  tescil edilmiş ise de, kooperatifin inşaatlarının devam etmesi, ana sözleşmede belirtilen kesin hesabın somut olayda sözkonusu olmadığı, yapılan hesabın tapu tescili öncesi ortağın borcunun belirlenmesine yönelik olduğu açıktır. Böyle bir durumda kooperatifçe davalının borcu bulunmadığına yönelik yapılan işlemler, tapu tescili öncesi hiçbir borcunun kalmadığının belirlenmesine yönelik olup, ileride doğacak borçların talep edilmeyeceği anlamını içermemektedir.<br>Bu açıklamalar ışığında davalının ibra edildiği yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir.<br>Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği bu durumda heyete bir inşaat mühendisi de eklenerek inşaatların devam edip etmediği, davacının tasfiye halinde olup olmadığı, davacı kooperatifçe davalıdan istenen kesin maliyet bedelinin ve gecikme cezasının  Kooperatif Ana sözleşmenin 61. Maddesindeki usule uygun şekilde hazırlanıp hazırlanmadığı hususları birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken davanın kabulü yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davalı vekilinin  istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen  18/10/2024 tarih ve 2023/398 Esas -  2024/909 sayılı nihai kararın  KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 15/01/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52034d986b20de19","SID":"564e226b988131c2"}}