{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t:  ... <br>KARAR TARİHİ\t: 20/02/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>KATİP\t\t:  ... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  ... <br>TARİHİ\t\t: 02/10/2024<br>NUMARASI\t\t:  ... <br><br>DAVACILAR\t: 1- ... <br>\t  2- ... <br>\t\t3- ... <br>VEKİLİ\t: Av.  ... <br>\t\t4- ... <br>\t\t5- ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: 1 - ... <br>VEKİLLERİ\t: Av.  ... <br>\t  Av. ... <br><br>DAVALI\t: 2 - ... <br>VEKİLİ\t: Av.  ... <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/02/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Davalı  ...  vekili ile Davacılar  ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi  ... 01/05/2021 tarihinde sevk ve idaresinde olan  ... plaka sayılı motosikleti ile hareket halindeyken karşı yönden gelen  ... plaka sayılı ve davalı  ... yönetimindeki araç ile çarpıştığını ve olay yerinde vefat ettiğini, kaza sonrası davalılardan  ... hakkında açılan Denizli 10.Asliye Ceza Mahkemesinin  ... Esas sayılı dosyası ile  ... cezalandırılmasına karar verildiğini, söz konusu ceza dosyası içerisinde bulunan bilirkişi raporlarından da görüleceği üzere kazanın oluşumunda davalı ...'ın asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu, müvekkillerinin murisi  ... ölümüne sebep olan  ... bugüne kadar müvekkillerine ulaşmadığını ve bu olay sebebiyle yaşanılan acıyı paylaşmadığını, müvekkilleri  ... tek erkek çocukları olan ve sürekli kendileriyle birlikte olup onların her şeyine koşturan yetişen evlatlarını, müvekkili  ... ise hayattaki tek desteği olan eşini kaybettiğini, diğer müvekkilleri küçük  ... ise daha küçücük yaşta babasız kaldıklarını ve olayın gerçekliğini kabul edemediklerini, müvekkillerinin yaşadıkları psikolojik çöküntünün üstesinden gelebilmek için hala çabaladıklarını,  ... plaka sayılı aracın diğer davalı  ...  tarafından trafik sigortası yapılmış olması nedeniyle söz konusu sigorta şirketinin de poliçe kapsamındaki sorumluluk sınırı içerisinde maddi tazminat yönünden sorumluluğu olduğunu, davalı sigorta şirketine müvekkilleri adına müracaat edilmiş ise de sigorta şirketinin müvekkilleri adına taraflarına ödemeyi teklif ettiği rakamın dilekçe ekinde dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tutarın neredeyse %10' u kadar olduğunu, bu nedenle arabuluculuk sürecine gidildiğini ancak buradan da bir anlaşma elde edilemediğini, bu aşamada müvekkillerinin müteveffanın ölümü nedeniyle ondan yardım alamayacağı, müteveffanın küçük iki çocuğunun olduğu ve okula gittikleri, anne - babanın yaşlı olduğu, eşin de çalışmadığı ve meydana gelen son ekonomik gelişmeler düşünüldüğünde, müvekkillerinin zor durumda kaldığını, bu nedenle bu aşamada TBK 76 ve yargıtay kararları dikkate alınarak ve sigorta şirketinin dava süreci öncesi  teklif edilen rakam üzerinden geçici ödemeye karar verilmesini, davanın  kabulüne, hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememe riskine karşılık davalı araç sürücüsü  ... bankalardaki hak ve alacakları ile tüm taşınır ve taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, özellikle kazaya karışan  ... Plaka sayılı aracına kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. şahıslara devri engelleyici nitelikte “ihtiyati tedbir” şerhi konulmasına, trafik kazasında meydana gelen ölüm nedeniyle, 6100 sayılı HMK madde 107 uyarınca toplanacak delillere göre (belirsiz alacak olarak, alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğunda artırılmak üzere) maddi tazminat tutarı belirlenerek, davacılar lehine şimdilik 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı  ... yönünden kaza tarihinden; diğer davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme şekilde davalılar tarafından müvekkillerine ödenmesine,  ... kullandığı motosiklette oluşan hasarın ve tamir için gerekli miktarın  ... yönünden olay tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme şekilde davalılar tarafından müvekkillerine ödenmesine, davacı eş  ... için 200.000,00 TL, küçük  ... için 250.000,00TL,  küçük  ... için 250.000,00 TL, anne  ... için 100.000,00 TL, baba  ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 900.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı  ... alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı  ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu kazada müvekkili şirket sigortalısının herhangi bir kusuru olmadığından müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, bununla birlikte müvekkili şirket sigortalısı olan sürücünün kusursuz olduğu aşikar ise de, Mahkeme aksi kanaatte ise kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini,  müvekkil şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, açıklanan sebeplerle davacı tarafça öncelikle kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının kanıtlanmasını, usul ekonomisi gereğince dosyada öncelikle kusur durumunun tespitinin gerektiğini,  tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde yapılmasını, kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumluluğu doğacak ise, yapılacak olan bilirkişi incelemesinin, 15.08.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Aktüerler Yönetmeliği uyarınca aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kuralları gözetilerek yapılması gerektiği, davayı kabul anlamında gelmemek üzere, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1.8 teknik faizin kullanılması talepleri bulunduğunu, kabul manasında olmamak üzere, müteveffanın kaza sırasında koruyucu tertibatsız motosiklet kullandığı sabit olmakla, müterafik kusur indiriminin mahkeme tarafından re’sen gözetilmesi gereken indirim sebebi olduğunu, somut olayda müteveffanın ehliyeti olmadığı halde motorlu araçla trafiğe çıkmak suretiyle bir anlamda zarara önceden razı olduğunu, ayrıca ölüm sebebinin de makul bir insanın motorlu araç kullanımı sırasında kullanması gereken kolluk, dizlik, kask vs. gibi koruyucu tertibatları kullanmadığını göstermekte olup, bu suretle zararın artmasında kusuru bulunduğundan hesaplanacak tazminattan bu sebeple de müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,  davayı kabul manasında olmamak üzere mütevefanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, bu nedenlerle sigortalı araç sürücüsünün kusuru ispatlanamadığından usule aykırı başvuru nedeniyle müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilmemesini, aleyhe hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı  ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazadan hemen sonra Jandarma tarafından tutulan tutanak içeriğinden; Akçapınar Mahallesi istikametinden, Uzunpınar Mahallesi istikametine seyir halinde bulunan sürücü  ... sevk ve idaresindeki  ... plakalı motosiklet ile dönemeçli yol kesimine geldiğinde virajı geniş almasıyla, karşı istikametten gelen müvekkili sanığın kullandığı  ... plakalı aracın şeridine girerek çarpışmanın meydana geldiği, kaza sonrasında  ... plakalı motosikletin ön lastik, ön far grubunun hasara uğradığı ... plakalı kamyonette ise ön cam, sol çamurluk ile sol tekerleğin hasara uğradığının tespit edildiğini, kaza sonrası müvekkilin sağına ait aracın konumu, araçların hasar aldığı bölüm ve özellikle de motosiklet sürücüsü maktulün çarpışma noktasından kendi seyir yönüne göre ileri doğru yaklaşık 5.40 mt ye fırlaması gibi hususlar göz önüne alındığında  ... plakalı motosiklet sürücüsünün çok hızlı seyrettiğinin anlaşıldığını, müteveffanın motorsikletler için izin verilen hız limitlerinin çok üzerinde seyrederek kazanın oluşumunda müterafik kusurlu olduğunu, kaza yerinin dönemeçli yol olduğu dikkate alındığında kendi şeridinde seyir edemeyeceğinin de aşikar olduğunu, araç hasarlarına dair fotoğrafların, araçların hasar yerleri yönünden incelendiğinde müvekkili sanığa ait  ... plakalı aracın hasarının sol ön ve yan kısmında olduğu,  ... plakalı motosikletin hasarının ise ön kısmında olduğunun anlaşıldığını,  dolayısıyla araç hasarlarının da  ... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu ortaya koyduğunu, meydana gelen kaza sonrası müvekkili sanığın kullandığı aracın sol ön tekerinin hasar aldığını, mekanik olarak aracın düz ilerlemesini engellediğini, aracın sol tarafa hareketlendiğini, somut olayda, viraja  ... plakalı motosiklet sürücüsü  ...  soldan girdiğini,  bu hususun kaza yeri krokisinden, yerdeki teker sürtünme izlerinden, araçların hasarlarından, fotoğraflardan, sanık sürücünün ifadelerinden ve kaza tutanağından açıkça anlaşıldığını, 2918 sayılı KTK. göre araçlar karayollarının kendilerine ayrılmış olan bölümünü, gidiş istikametlerine göre yolun sağ şeridini kullanmak zorunda olduğunu, bu tespitlere, kaza tutanaklarına ve maddi olgulara göre  ... plakalı motosiklet sürücüsü  ... tam kusurlu olduğu,  ... plakalı araç sürücüsü sanığın ise kusurunun olmadığı sonucuna varıldığını, müteveffanın kazadan kaçınmaya dair, kullandığı motosikletin yönünü değiştirmeye yönelik bir manevra yapmadığını, müteveffanın müvekkile ait aracı fark edince kendi şeridine geçmiş olsaydı, müteveffanın bu kazayı önleyeceğinin açık olduğunu, müteveffanın kullandığı motosiklette istiab haddinin aşılmış olması ve kask takmamasının da neticenin ağırlaşmasına neden olduğunu, istenilen maddi tazminat fahiş olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmek için ölen kişiden yaşarken maddi destek alınıyor olmasının şart olduğunu,  eşi ve çocukları ile ayrı bir hayat süren müteveffanın davacı anne ve babasına yardımda bulunmayacağının ortada olduğunu, tazminat hesabı yapılması halinde SGK ödemelerinin bu hesaplamadan düşürülmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın fahiş olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ve Yargıtay’ın pek çok kararlarında sıkça belirtildiği gibi, manevi tazminatın bir “zenginleşme aracı” da olmadığını, müteveffanın, kazanın meydana gelmesinde kendi kusuruyla birinci derecede etken olduğunu,  neden-sonuç ilişkisine bakıldığında, eğer müteveffa yukarıda ifade edilen genel kurallara uygun hareket etmiş olsaydı, belkide kazanın gerçekleşmeyecek ya da ya da yaralanma dahi olmayacağını, şu halde davacının, yaralanması sonucunu doğuran ağır kusuru dikkate alındığında, öncelikle manevi tazminata hükmedilmemesi ya da manevi tazminatın takdirinin son derece düşük olması gerekeceğini, olayın bir kaza olduğu göz önüne alındığında, müvekkilin bir kastı olmadığının ortada olduğunu, Ali Avşar'ın vefatının müvekkili de psikolojik açıdan yıprattığını, müvekkilinin, davacılara tanıdık kişiler ile haber gönderdiğini, ancak davacıların tehdit ve nefret içerikli söylemlerle müvekkil ile kesinlikle iletişime geçmeyeceklerini söylediklerini, müvekkilinin kazadan sonra davacılara ulaşmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle haksız açılmış olan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; <br>\"1-) A-) Davacı  ... davalılara karşı açmış olduğu destekten yoksun kalmadan kaynaklanan tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, <br>Davacı  ... için 595.103,33 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti kapsamında 256.371,48 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen bu bedele davalı  ... yönünden haksız fiil tarihi olan 01/05/2021, davalı sigorta şirketi için ise 17/06/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,  <br>2-) A-) Davacı  ... davalılara karşı açmış olduğu destekten yoksun kalmadan kaynaklanan tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, <br>Davacı  ... için 58.926,97 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti kapsamında 30.988,47 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen bu bedele davalı  ... yönünden haksız fiil tarihi olan 01/05/2021, davalı sigorta şirketi için ise 17/06/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,  <br>3-)  A-) Davacı  ... davalılara karşı açmış olduğu destekten yoksun kalmadan kaynaklanan tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, <br>Davacı  ... için 91.150,33 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti kapsamında 39.267,58 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen bu bedele davalı  ... yönünden haksız fiil tarihi olan 01/05/2021, davalı sigorta şirketi için ise 17/06/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,<br>4-) A-) Davacı  ... davalılara karşı açmış olduğu destekten yoksun kalmadan kaynaklanan tazminat davasının KABULÜ ile, <br>Davacı  ... için 2.000,00 TL'nin (şimdilik hakkaniyet indirimi yapılmaksızın) davalılardan  (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti kapsamında 65.484,75 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen bu bedele davalı  ...  yönünden haksız fiil tarihi olan 01/05/2021, davalı sigorta şirketi için ise 17/06/2021   tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Fazlaya dair hakların saklı tutulmasına, <br>5-) A-) Davacı  ... davalılara karşı açmış olduğu destekten yoksun kalmadan kaynaklanan tazminat davasının KABULÜ ile, <br>Davacı  ... için 2.000,00 TL'nin (şimdilik hakkaniyet indirimi yapılmaksızın) davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti kapsamında 37.887,72 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen bu bedele davalı  ... yönünden haksız fiil tarihi olan 01/05/2021, davalı sigorta şirketi için ise 17/06/2021   tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Fazlaya dair hakların saklı tutulmasına, <br>6-)  A-) Davacı  ... davalı  ... karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,<br>Davacı  ... için 142.500,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 05/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı  ...  alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>7-)  A-) Davacı  ... davalı  ... karşı açmış olduğu manevi tazminat  davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,<br>Davacı  ... için 166.750,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 05/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>8-)  A-) Davacı ...'ın  davalı ...'a karşı açmış olduğu manevi tazminat  davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,<br>Davacı ... için 166.750,00 TL manevi tazminatın  haksız fiil tarihi olan 05/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>9-)  A-)  Davacı ...'ın  davalı ...'a karşı açmış olduğu manevi tazminat  davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,<br>Davacı ... için 68.500,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 05/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>10-)  A-) Davacı  ... 'ın davalı ...'a karşı açmış olduğu manevi tazminat  davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,<br>Davacı ... için 68.500,00 TL manevi tazminatın  haksız fiil tarihi olan 05/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>11-)  A-) Davacı ...  , ...  , Davacı .. davalılara karşı açmış olduğu araçtan kaynaklanan maddi tazminat davasının dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,\"  dair karar verilmiştir. <br><br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada kusura ilişkin aldırılan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişkiler giderilmeden aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece hükmedilen maddi tazminatın fahiş olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmek için ölen kişiden yaşarken maddi destek alınıyor olmasının şart olduğunu, eşi ve çocukları ile ayrı bir hayat süren müteveffanın davacı anne ve babasına yardımda bulunmayacağını, bu hususta desteklik ilişkisinin varlığının göz önüne alınması gerektiğini, ancak aldırılan bilirkişi raporlarında bu hususun göz ardı edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkemece aldırılan 05/03/2024 tarihli kusura ilişkin heyet raporunda davacı müvekkil adına kayıtlı aracın kazanın meydana gelmesinde %25 kusurlu olduğu belirtildiğini, söz konusu rapora göre yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ayrıca kusur oranı ne olursa olsun sorumluların ekonomik gücünü yok edecek derecede yüksek bir tazminat hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde kendi kusuruyla birinci derecede etken olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu davada davacılar lehine manevi tazminata hükmedilecek ise reddedilen miktar bakımından davalı vekili lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, 02/10/2024 tarihli gerekçeli kararda davalı vekili lehine yani tarafımıza vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak hükmedilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, örneğin davacı ... vekili lehine kabul edilen miktar bakımından 22.800,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, lehlerine ise reddedilen miktar bakımından 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, oysa reddedilen miktar bakımından nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, bu nedenlerle istinaf kanun yolu başvurularının kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacılara yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>Davacılar ...- ... (Küçük) - ... (Küçük) vekili Av.... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının eksik incelemeye, hatalı yoruma dayalı olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin 25/12/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz  dilekçelerini nazara almadan eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre karar oluşturduğunu, karara dayanak kusur raporunun tamamen kaza tutanağı nazara alınarak düzenlendiğini, yanlı düzenlenmiş kaza tutanağına rağmen, soruşturma aşamasında düzenlenmiş  bilirkişi raporunda davalı tarafın tali kusurlu olarak tespit edildiğini, davalı araç sürücüsü aleyhine Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını ve davalının cezalandırıldığını, kararın kesinleştiğini, ceza dosyasında aldırılan raporda davalı tarafın şerit ihlali yaptığı ve ASLİ  kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ceza mahkemesinde tespit edilen kusur durumunun hukuk mahkemesinde de dikkate alınması gerektiğini, yerel mahkemenin Ceza Mahkemesi kararıyla bağlı olduğu için davalının asli kusurlu olduğuna karar vermesi gerekirken, çelişkili raporu dayanak yaparak karar oluşturduğunu, yerel mahkeme tarafından manevi tazminat taleplerinin kısmen reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, davalının kusuru neticesinde müvekkillerin babası ve eşinin vefat ettiğini, davalı kusuru ile telafisi mümkün olmayan manevi zarara sebebiyet verdiğini, talep edilen tazminat miktarı müvekkillerin zenginleşmesine sebebiyet vermeyeceği gibi davalının da fakirleşmesine sebebiyet vermeyeceğini, yerel mahkeme tarafından, araçtan kaynaklanan maddi tazminat davasının, özellikle davalı ... yönünen usulden reddedilmesinin de kabul edilemez olduğunu, davalı ... için açılan davanın arabuluculuğa tabi olmadığını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kısmen  kaldırılmasına ve davalının asli kusurlu olduğunun tespiti ile dosyanın aktüer bilirkişisine tevdiine karar verilmesini istemiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, trafik kazası nedeni ile ölüm ve cismani zarara dayalı olarak araç işleten ve sürücü ile ZMM sigortacısına karşı açılan destekten yoksun kalma, manevi tazminat ve araç hasarının tazminine yönelik olup, mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı davalı ... ve bir kısım davacılar ... (müteveffanın eşi),  ... (müteveffanın oğlu) ve ... (müteveffanın kızı) tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br> Bir kısım davacılar ... (müteveffanın eşi),  ... (müteveffanın oğlu) ve ... (müteveffanın kızı) vekili tarafından, mahkemece arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddedilen araç hasar bedeline ilişkin istinaf başvurularının değerlendirilmesinde;<br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20/01/2022 gün ve 2021/23273 esas, 2022/901 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere: kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; \"İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır.\" hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.<br>Somut olayda, davacılar murisi üzerine kayıtlı 20 ZK 781 plaka sayılı motosikletin trafik kazası sonucu hasarlandığı ve davalı Sompo Sigorta A.Ş.'nin kazaya karışan diğer aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu gözetildiğinde, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre, davacılar vekilinin araç hasar bedeli yönünden de özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirip getirmediği davalı sigorta şirketinden sorularak, usulüne uygun bir başvuru varsa bu talep yönünden işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle bu yöndeki talebin usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Kaldı ki, davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği kabul edildiği halde, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu gözden kaçırılarak, dosya kapsamında tarafların tacir olduğu hususunda da bir iddia olmamakla, arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığı anlaşılan davalı ... yönünden davaya devam edilmesi gerekirken tüm davalılar yönünden araçtan kaynaklı maddi tazminata yönelik davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle  usulden reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı düşmüştür. Açıklanan nedenle, bir kısım davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, kaldırma nedenine göre sair istinaf itirazları değerlendirilmeksizin, bir kısım davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar ..., ... (Küçük), ... (Küçük) vekili Av.... ve Davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜ İLE; Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2024 tarih,  ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  <br>3-Davacılar ..., ... (Küçük), ... (Küçük)  tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendilerine iadesine,   <br>4-Davalı ... tarafından yatırılan 26.721,76 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>7-Davacılar ..., ... (Küçük), ... (Küçük) vekilinin istinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine,<br>8-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.20/02/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c04e00c7e7559e5","SID":"39a3969fe9b5105c"}}