{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/732 <br>KARAR NO\t: 2025/203<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/02/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/470 Esas,  2023/68 Karar<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiler sonucunda faturalar düzenlendiğini, 28/04/2021 tarihli fatura ile 12/04/2022 tarihli fatura alacağı bedellerinin müvekkiline ödenmediği, davalının müvekkiline gönderdiği Erzurum ...Noterliğinin 18/04/2022 tarihli ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkiline borcu olduğunu ikrar ettiğini, söz konusu alacakların tahsili için Erzurum ....İcra Müdürlüğünün 2022/...E sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk başvurusunda anlaşmanın sağlanamadığını beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından keşide edilen Üsküdar...Noterliğinin ... yevmiye sayılı 14/04/2022 tarihli ihtarnamede 30.975,77 TL müvekkilinin borçlu olduğunun iddia edildiğini, ticari defter kayıtları incelendiğinde 14.528,62 TL davacı şirkete borçlu olduğunun görüldüğünü ancak söz konusu borç tutarının haklı nedenlerle fatura kapsamında teslim edilen malların tamamının ayıplı çıkması nedeniyle ödenmediğini, davacı tarafından 12/04/2022 vade tarihli 15.047,82 TL bedelli faturanın da kabulünün mümkün olmadığını, faturanın neye dayanak yapılarak kesildiğinin bilinmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; basit yargılama usulüne tabi davanın takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gidilmeyen son duruşma tarihi olan 07.02.2023 tarihinden hemen önce 06.02.2023 tarihli deprem felaketinin yaşandığını, Ankara Barosuna bağlı  avukatlık yapmaları nedeniyle Ankara'dan Erzurum'a gitmelerinin mümkün olmadığını, cari hesap ile davalının müvekkiline borcu olduğunun sabit olduğunu, nitekim davalının müvekkiline gönderdiği Erzurum .... Noterliği'nin 18.04.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile  müvekkiline borcu olduğunu ikrar ettiğini, söz konusu alacakların tahsili için 19.04.2022 tarihinde Erzurum... İcra Müdürlüğü'nün 2022/...E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını ancak 25.04.2022 tarihinde davalı tarafından takibe haksız şekilde itirazda bulunulduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava; ticari satıma dayalı fatura alacağının tahsili için girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-) HMK'nun 320/4. maddesinde; “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.” düzenlemesi ile basit yargılama usulü uygulanan davalarda, davanın birden fazla takipsiz bırakılamayacağı hususu kabul edilmiştir.  <br>2-) Öte yandan somut olayda, dava ticari dava niteliğinde olup ,28/02/2018 tarihli 7101 sayılı yasa ile yapılan değişklik sonucu dava tarihi itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğu noktasında ihtilaf bulunmamaktadır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konularının tam olarak belirleneceği, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemlerin yapılacağı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda  sulhe veya arabuluculuğa teşvik edileceği, bu hususların tutanağa geçirileceği, öninceleme duruşmasında tahkikata yönelik işlemlerin  yapılamayacağı, ön inceleme aşaması tamamlanmadan  bu aşamada alınması gereken kararlar alınmadan tahkikat aşamasına geçilemeyeceği, somut olayda tayin edilen 15.11.2022 tarihli ön inceleme duruşmasının taraf vekillerinin mazereti nedeniyle bir defaya mahsus kabul edildiği, iş bu zaptın taraf vekillerine tebliğ edilmiş olduğu, gelinen aşamada mazeret sonrası tayin edilen 13.12.2022 tarihli celsede de aynı hususa işaret edilerek haklı görülmeyen mazeretin reddine karar verildiği ve dosyanın işlemden kaldırıldığı, yenileme talebi sonrasındaki 07.02.2023 tarihli celseye de önceki mazeret taleplerine benzer sebep gösterilerek üçüncü mazeret dilekçesinin sunulduğu, ön inceleme duruşmasına yasanın atfettiği önem de göz önünde bulundurulduğunda ilk seferinde ihtaratlı olarak kabul edilen sonraki takip eden celselerde ise aynı gerekçe dahilinde reddedilen mazeret istemlerinin reddinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, kaldı ki davacı vekilinin istinaf dilekçesinde öne sürdüğü itiraz gerekçesinin 07.02.2023 tarihli duruşmaya gönderilen mazeret dilekçesi içeriğiyle örtüşmediği, istinaf dilekçesinde bildirilen sebeplerle mazeret dilekçesinde bildirilen sebeplerin farklı olduğu görüldüğünden ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 435,5‬0-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere.... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7908c557b23310ea","SID":"df1fb4fc4361f616"}}