{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/173 <br>KARAR NO: 2025/178<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 27/11/2024<br>NUMARASI: 2024/722 Esas <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: İhtiyati Haciz talep eden asıl dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile  davalı şirket  ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle borçluya bir kısım mallar satmış ve teslim ettiğini, davalının borçlarını ödememesi üzerine tarafımızca davalı şirket aleyhinde, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas  sayılı dosyası ile 414.210,00 USD = 13.905.112,54 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı/borçlu şirketçe itiraz yapıldığını, takibin durduğunu, borçlunun ekonomik durumunun kötüye gitme ve kaçma ihtimali mevcut olduğunu, borçlular hakkında dava değeri olan borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz talep ettiklerini, 50.000,00 USD = 1.728.500,00 TL alacağımıza istinaden borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hususunda ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile İstanbul .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine karşı davalı/ borçlunun haksız biçimde yapmış olduğu itirazın iptal edilmesini, şimdilik  50.000,00 USD = 1.728.500,00 TL üzerinden takibin  devamına, alacaklarının tamamını dava tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen yıllık bankalarca 1 Yıla Kadar Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz(USD) işletilmesini, takip çıkışının % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz talep eden birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile  davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle borçluya bir kısım mallar satmış ve teslim ettiğini, davalının borçlarını ödememesi üzerine taraflarınca davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile 1.678.952,44 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibine yapılan itiraz sonucunda takibin durduğunu, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde itiraz ettiği alacaklarının likid olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki defter kayıtları ile de sabit olduğunu, borçlunun  ekonomik durumunun kötüye gitme ve kaçma ihtimali mevcut olduğunu, alacaklarının bir rehinle teminat altında olmadığı için, borçlular hakkında dava değeri olan borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı talep edilmesi zorunluluğu doğduğunu,  500.000,00 TL alacaklarına istinaden borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hususunda ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine karşı davalı/ borçlunun haksız biçimde yapmış olduğu itirazın iptal edilmesini şimdilik  500.000,00 TL üzerinden takibin  devamına, alacaklarının tamamına dava tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen ticari faiz işletilmesini, takip çıkışının %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Somut olayda;  davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle bir kısım mallar satıldığının ve teslim edildiği hususunun  ancak yargılama aşamasında yapılabileceği, malların teslim edilip edilmediği, bedelinin ödenip ödenmediği veya ödenmemesini gerektirir bir durum olup olmadığının belli olmadığı, karşı tarafın mal kaçırma girişiminde olup olmadığınına ilişkin delil sunulmadığı dikkate alındığında alacağın varlığı ve miktarı hususlarında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmemesi sebebiyle asıl ve birleşen dosya yönünden  davacı vekilinin  ihtiyati haciz talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlunun ekonomik durumunun kötüye gitme ve kaçma ihtimalinin mevcut olduğunu, alacağın bir rehinle teminat altında olmadığı için, borçlular hakkında dava değeri olan borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması gerektiğini, mahkemece icra dosyaları celp edilmeden ve deliller usulünce incelenmeden karar verildiğini, delil olarak dayanılan fatura ve irsaliyeler ile davacının borçlu/davalıya yapılan satışlar ve bunların teslim edildiğinin açıkça görüldüğünü, bu nedenle eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini, öncelikle teminatsız olarak, bunun kabul görmemesi halinde ise  uygun görülecek teminat mukabilinde, alacağa istinaden borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hususunda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Karşı taraf davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı firma arasında ticari ilişkide ayıplı mal teslimi söz konusu olduğundan davalının borçlu sıfatını haizliğinin kesin olmadığını, davalı firmanın ticari bir firma olduğunu ve kredili işlemler yaptığını, sisteme ihtiyati haciz dosyası düşmesi durumunda kredi işlemlerinin durdurulacağını ve davalının ticaretinin sekteye uğrayacağını, ayrıca ihtiyati haciz kararının işleme konması durumunda davacının anında davalının bankalarına bloke koyacağını ve müvekkil firmayı ticaret yapamaz hale getireceğini, somut olayda yargılama ile davalının borçlu sıfatı kesinleşmediğinden ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığını, ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin dosyada bulunmadığını, İİK 257. Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerektiğini, davalının ise faaliyet yeri belirli, mal gizleme tehlikesi olmayan hileli herhangi bir işlemi olmayan bir firma olduğunu, faturanın tek taraflı düzenlenen bir belge olduğu düşünüldüğünde ihtiyati haciz için faturanın kabul edilmesinin hak kaybına yol açabileceğini, nitekim faturanın nitelik olarak sözleşmenin ifa evresiyle alakalı bir belge olduğunu, dolayısıyla faturanın tek başına sözleşmesel ilişkinin varlığına kanıt teşkil etmeyeceğini ve alacağın varlığına delil de olamayacağını, bu şekilde düşünüldüğünde salt faturaya dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinin açık olduğunu, davacının istinaf başvurusunun ve ihtiyati haciz talebinin reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep; satım sözleşmesine  dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlattığı 2 ayrı icra takibine itiraz üzerine açılan asıl ve birleşen  itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir. İlk derece Mahkemesince 27/11/2024 tarihinde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara  karara  karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.  İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile \" 10 adet fatura\" borcun sebebi gösterilerek 414.200 USD, alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış takibe yapılan itiraz üzerine 2024/722 E. Dosyası ile itirazın iptali davası açılmış, ayrıca davacı tarafından davalı hakkında İstanbul ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile \" 1 adet fatura\" borcun sebebi gösterilerek toplam 1.678.952,44 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi  başlatılmış, takibe yapılan itiraz üzerine 2024/723 E. Dosyası ile itirazın iptali davası açılmış ve dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir.  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde e-irsaliye, e-fatura, proforma fatura örnekleri sunulmuştur.  Dosyada toplanan deliller  değerlendirildiğinde; alacağın varlığı ve muacceliyeti için yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, davacı iddialarının ve davalı savunmalarının varlığının ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin  reddine dair verilen kararda isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8708eeaa08a1498","SID":"ef7b74df6ec2a646"}}