{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/09/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 03/02/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davacının davalı-borçludan alacağının sağlanması amacıyla Denizli 7.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı-borçlu tarafından itiraz edildiğini, itiraz nedeniyle takibin durduğunu beyanla davalı -borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun itirazının kötü niyetli olması sebebiyle takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı taraf, davaya süresinde cevap vermemiş ancak davacı tarafından davalı şirkete kesilen takip konusu faturalara dair mal ve hizmet alınmadığını belirterek davanın reddini dilemiş ayrıca dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini dilemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacı taraf davasının ispatı için, fatura, sevk irsaliyesi, BA BS formları ve tarafların ticari defterlerine dayanmıştır. Davacının dayandığı delillere ve lehine delil niteliğindeki ticari defterlerindeki kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, gerek teslim alan kısmı imzalı sevk irsaliyesi, gerekse faturaların davalı tarafça bizzat kendi vergi dairesine BA formu kaydına işlenmek üzere bildiriminin yapılmış ve işlenmiş olması faturanın ve fatura konusu malın davacı tarafça davalıya teslim edildiğine karine teşkil ettiğinin davacı tarafın davaya konu alacağa ilişkin malları teslim ettiği kanaatine varılmıştır. Buna göre davalı yanca faturaya itiraz edildiğine ya da teslim alan kısmındaki isim ve imzaya yönelik de herhangi bir itirazda bulunulduğuna, fatura bedelinin ödendiğine dair delil ibraz edilmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olduğu, takibin yerinde olduğu, davalının itirazının reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.  İİK.'nun 67-(2) maddesi; \"bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne, göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir\" hükmünü içermektedir. YHGK.'nun 17.10.2012 tarih ve ... E, ... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit  bir alacaktan söz edilemez (YHGK.'nun 14.07.2010 gün ve 19-376 Esas 397 Karar sayılı ilamı).  Dava faturadan kaynaklanan alacak için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup; alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek; davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br> ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirkete kesilen takip konusu edilen faturalara dair mal ve hizmeti müvekkilinin almadığını, davacının faturanın ve faturada adı geçen mal veya hizmetin müvekkili şirkete teslim edildiği yönündeki iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı  tarafça faturası kesilen mal veya hizmetin teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge de mevcut olmadığını, Yargıtay içtihatlarının da yalnızca faturanın alacak hakkı doğurmadığı yönünde olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne  karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının takip sebebi olarak sunduğu faturaların davalının BA'sında bildirildiği ve bunlara ilişkin ödeme yaptığına dair belge sunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli  1.212,07 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 310,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 902,07 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22df67d6be291952","SID":"a0f3e6028b0f6539"}}