{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1467 <br>KARAR NO: 2025/235<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/11/2021<br>NUMARASI: 2019/32 E. - 2021/397 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacılar vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkillerinin üyesi oldukları Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği’nin 27.11.2018 tarihinde ... Sahnesi, ... Cad. No: ... ...- Beşiktaş / İSTANBUL adresinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurulun ve Genel Kurulda alınan kararların hukuka, yasaya ve Birliğin temel ilkelerine aykırı olarak gerçekleştirilmesi ve yapılan tüzük değişikliklerinin ve yönerge değişikliklerinin üyelerin gerçek iradelerini yansıtmaması ve hem mevzuata, hem meslek birliği üyelerinin haklarına, hem de hakkaniyete aykırı olması nedenleriyle Olağanüstü Genel Kurul’un ve olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptali gerektiğini, olağanüstü genel kurula davet mektubu ile ve üyelere gönderilen elektronik posta ile yapılacak tüzük ve yönerge değişikliklerinin CISAC kurallarına uygun hale getirilmesi amacıyla yapılacakmış gibi ifade edilmiş olmasından kaynaklı olarak başta müvekkillerim olmak üzere tüm birlik üyeleri yanıltıldığını, davalı meslek birliği tarafından 'Olağanüstü Genel Kurul'una Çağrı' başlıklı davet mektubu ile  toplantı gündeminin 5. Maddesi;  \"Uluslararası CISAC kurallarına uygun hale getirilen, Meslek Birliğimiz Dokümantasyon ve Dağıtım Yönergesi ile diğer bazı Yönergelerde ve İç Tüzüğümüzde yapılması planlanan değişikliklerin görüşülmesi...\" olduğu bildirilmiş olup, müvekkillerim başta olmak üzere davalı meslek birliği üyelerinin büyük çoğunluğunda, yapılacak tüzük ve yönerge değişikliklerinin uluslararası CISAC kurallarına uygun hale getirmekten ibaret olduğu, herhangi bir esaslı değişiklik içermediği kanaati oluştuğunu, bu nedenle yalnızca bir prosedürden ibaret olacağı izlenimi verilerek yapılan olağanüstü genel kurula da katılınmamış ve toplantı 165 asil üye gibi meslek birliğinin %10 u gibi çok az sayıda üye ile yapıldığını, yine aynı şekilde davalı birlik üyelerine gönderilen elektronik posta ile \"Değerli MSG üyeleri, 20 Kasım 2018 Salı günü, çoğunluk sağlanamadığı takdirde 27 Kasım 2018 Salı günü gerçekleştirilecek olan tek gündemli genel kurulumuzda, üyesi bulunduğumuz meslek birlikleri konfederasyonu CISAC’ın mevzuatına uyum amacıyla, yönergelerimizde yapılması gereken değişiklikler oylarınıza sunulacaktır.\" denildiğini,  bu nedenle yanlış bilgilendirilerek ve hem gündeme aykırı hem de gerçek dışı ve hukuka aykırı olarak yapılan olağanüstü genel kurul kararlarının iptali gerektiğini, nitekim yapılan tüzük ve yönerge değişikliklerinin yalnızca CISAC kurallarına yani uluslararası kurallara uygun hale getirme prosedüründen ibaret olarak gösterilmesinin yanında, CISAC mevzuatına uyum amacıyla yapılacak değişiklikler dışında yapılacak değişikliklere ilişkin inceleme ve değerlendirme yapmak üzere üyelere detaylı bilgi verilmediğini, değişiklik yapılmadan önceki ve değiştirilmiş hallerinin karşılaştırmaları üyelere sunulmadığını, hiçbir şekilde bilgi verilmeksizin ve kaba tabiri ile oldu bittiye getirilerek yapılan olağanüstü genel kurulun, olağanüstü genel kurulda alınan kararların ve yapılan tüzük ve yönerge değişikliklerinin, hukuken kabulü mümkün olmamakta, bu nedenle olağanüstü genel kurulun ve alınan kararların iptalini talep zorunluluğu doğduğunu, MSG nin 31.03.2018 tarihinde yapılan olağan genel kurulunun usulsüz olarak ve hukuka aykırı yapılmış olması nedeniyle genel kurulun ve alınan kararların iptali hususunda İstanbul 1. FSHHM 2018/167e. sayılı dava dosyası halen derdest olduğunu, olağan Genel Kurulun iptali davasının sonuçlanması dahi beklenmeksizin meslek birliğinin tüm tüzük ve yönergelerinin değiştirilmesi yönünde müzik meslek birlikleri tarihindeki en büyük ve en önemli değişiklikle 27.11.2018 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul yapılması suretiyle, üyelere yeterli bilgilendirme yapılmaksızın, tüm asil ve yararlanan üyelerin haklarına halel getirdiğini, hakkaniyete ve hukuka da aykırı olduğunu, hem asil üyeler hem de yararlanan üyeleri zarara soktuğu gibi, Meslek Birliğini de zarara uğrattığını, davalı meslek birliği, tarihindeki en büyük değişikliği, gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlarla, üyelerini bilgilendirmeksizin ve yanlış yönlendirerek gerçekleştirdiğini ve birliğin tüm işleyişini, temel kurallarını yalnızca 165 adet üyenin asaleten bulunduğu genel kurul ile değiştirdiğini belirtmiş öncelikle davalı meslek birliğinin son Olağan Genel Kurulunun iptali için açılan davanın derdest olması da göz önünde bulundurularak, üyelerin Olağanüstü Genel Kurul’a katılımını önlemek amacıyla, eksik ve gerçek dışı bir bildirim ile yapılan çağrı nedeniyle, gündeme aykırı yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararların ve yapılan tüzük ve yönerge değişikliklerinin meslek birliği üyelerinin gerçek iradelerini yansıtmadığı ve genel kurulun ve alınan kararların üyelerin iradelerinin yanıltılması suretiyle gerçekleştiği nedeni ile alınan kararların uygulanmasının Meslek Birliği üyelerini ciddi zarara sokması muhtemel olduğundan tedbiren uygulanmasının önlenmesine, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği’nin 27.11.2018 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurulun ve ilgili genel kurulda alınan kararların iptaline, Olağanüstü genel kurulda yapılan tüzük ve yönerge değişikliklerinin, davalı meslek birliği üyelerinin gerçek iradelerini yansıtmaması, eksik ve yanlış bilgilendirme ile gerçekleştirilmiş olması gerekçeleri ile iptaline karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Meslek birliği vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; meslek birliği yönetiminin 2018 yılına kadar, 13 yıldan fazla süredir Besteci ve Aranjör ... ve ekibi tarafından yürütüldüğünü, 31.03.2018 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında 121 oy ile kaybettikleri seçim nedeni ile MSG yönetimini ...tin'in başkanlığındaki karşı listeye devretmek zorunda kaldıklarını, bunun üzerine eski yönetimden ... ve ..., MSG'ye karşı İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/167 Esas numaralı dava dosyası ile kaybedilen seçimin yaşandığı 31.03.2018 tarihli Genel Kurul'un İptali istemli dava açtıklarını, davanın derdest olduğunu, iş bu davanın ise, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın davacısı olan ...'in kardeşi ve şirket ortağı olan ... tarafından ikame edildiğini, bu davanın diğer davacısı olan ... ise 31.03.2018 tarihli Olağan Genel Kurul'da seçimi kaybederek yönetimi devretmek zorunda kalan eski yönetimin isteği ile iptali talep edilen 31.03.2018 tarihli Genel Kurul'da Divan Kurulu üyeliği yaptığını, ...'in, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde, bu davanın davacısı olan ...'in bulunduğu Divan Kurulu'nun hataları olduğunu ve bu nedenle seçimin yenilenmesi gerektiği iddiası ile hareket ederken, bu davada ise kardeşi ve şirketteki ortağı davacı ... ve diğer davada hatalı olduğunu öne sürülen ..., birlikte davalı Meslek Birliği'ne huzurdaki davayı açtıklarını, davalı Meslek Birliği'nin yönetiminin değişmesinden sonra eski yönetimden veya eski yönetimin destekçilerinden birkaç kişi tarafından yeni yönetimin önünü kesmek ve yeni yönetimi çalışamaz hale getirme amacıyla açtıkları davalardaki emeli gözler önüne serdiğini, olağanüstü genel kurul'a çağrının tüm üyelere usule uygun olarak yapıldığını, davacının da dava dilekçesinde belirttiği gibi ilk olarak 20.11.2018 günü, yeterli çoğunluğun sağlanamaması ihtimalinde ise 27.11.2018 günü yapılması planlanan Olağanüstü Genel Kurul'a çağrı tüm üyelere hem taahhütlü olarak postalandığını, hem e-posta ile bildirilmiş hem de SMS gönderildiğini, bu hususun zaten davacının dava dilekçesinin birinci başlığında “Olağanüstü Genel Kurul'a davet mektubu ile ve üyelere gönderilen elektronik posta ile..” denerek kabul edildiğini, tüm üyelere taahütlü kargo ile gönderilen Olağanüstü Genel Kurul Çağrı Mektubu 7 sayfadan ibaret olduğunu,  İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2018/1676. sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talebi reddedilmiş olup yeni yönetim seçildiği günden beri kesintisiz olarak işbaşında olduğunu, davacıların belirtmiş olduğu, Davalı Meslek Birliği aleyhine açılan 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/167 E. sayılı dosyası ile yapılan yargılamada, yönetime seçilemeyen eski yönetim kurulu üyelerinin, yenilgiyi kabullenememeleri sebebiyle, açtıkları Genel Kurul'un İptali talep edilen bir dava olduğunu, bahsedilen dava, tamamen şahsi bir takım inatlaşma ve kaybedilen seçim sonucunu kabul edememe sebebiyle meslek birliğine yöneltilmiş bir dava olduğunu davacıların ihtiyati tedbir taleplerini reddedildiğini 27.11.2018 tarihinde yapılan genel kurul'da alınan tüm kararlar üyelerin menfaati gözetilerek bizzat üyeler tarafından alınan kararlar olduğunu, kurulması amaçlanan bu şeffaf ve sorgulanabilir yapıya kavuşturulduğunu, ayrıca Seçim Yönergesinde, meslek birliği üst kurullardaki görev zamanı sınırlandırılmış olup, aynı kişilerin yönetimde yer almasının da önü kapatıldığını, davacıların iddialarının aksine, aslında üyeler lehine birçok düzenlemelerin mevcut olduğunu, dava konusu edilen Yönergeler ve İç Tüzük hükümleri ayrı ayrı incelendiğinde meslek birliği uygulamalarının hesap verilebilir ve üyelerine karşı tarafsız ve şeffaf olmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılmış olduğu, meslek birliği üyelerinin haklarının daha profesyonel ve tarafsız olarak, birilerinin şahsi menfaatlerine uygun olarak kullanılamayacak kurallara bağlanarak takip edilebildiği bir sistemin oluşturulduğunu belirtmiş, Olağanüstü Genel Kurul'a çağrının usulüne uygun olarak yapıldığı, üyelerin çok detaylı biçimde değişiklikler hakkında bilgilendirildiği, değişiklikleri bütününün davalı meslek birliği'nin ve üyelerinin menfaatine olduğu da dikkate alınarak haksız davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacılara yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....davacının sübut bulmayan davasının reddine,\" karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Dosyadan alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, itirazlarının da değerlendirilmediğini, dosya ek rapora dahi gönderilmeksizin itirazlar incelenmeden ve değerlendirilmeden karar verildiğini, -toplantı çağrısının mevzuatta iadeli taahhütlü posta ile veya imza karşılığı yapılması gerektiği açık olmasına, müvekkillerine usulüne uygun çağrı yapılmamış olmasına ve bilirkişilerce bu hususlar açıkça tespit edilmesine karşın, müvekkillerine davalı meslek birliği tarafından sms ve email yoluyla ve yine müvekkillerinin email adresleri haricinde bir adrese yapılan davete dayanarak, çağrının usulüne uygun yapıldığı yönünde görüş bildirildiğini, müvekkillerine çağrı usulüne uygun olarak yapılmamış olmasına karşın, hatta bu husus bilirkişilerce raporlarında açıkça kabul ve tespit edilmesine karşın, iadeli taahhütlü ya da posta karşılığı yapılmayan davete dayanarak yok hükmünde olan daveti usulüne uygun olarak değerlendirdiğini, -Bilirkişi raporunda dava konusu genel kurulda alınacak kararlara ilişkin açıklamaların yer aldığının iddia edildiği linkler mevcut olmamasına ve incelenememesine rağmen, bilirkişilerce   incelemedikleri linklere dayanarak üyelere yeterli bilgilendirme yapıldığı tespitinde bulunulduğunu, -Bilirkişi raporunda CISAC ile ilgili iddia ve taleplerinin hiç inc<br>elenmediğini -Dava süresince, toplantı görüntülerini içerir cd incelenmediğini, dosyaya sunulan cd'nin çözümlenerek talep ve iddialarının toplantı kapsamındadeğerlendirilerek rapor hazırlanması taleplerine rağmen  bilirkişilerin bu hususta herhangi bir inceleme de bulunmadıklarını, -Usulüne uygun tutulmayan ve toplantı içeriğini birebir yansıtmayan tutanak üzerinden toplantıda alınan kararlara ilişkin değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, Yargıtay içtihatlarında da sabit olduğunu, -Üyelerin bilgisi ve onayı olmaksızın, tüzükte de yer almamasına rağmen genel kurul elektronik oylama usulü ile gerçekleştirildiğini, bu konuda da herhangi bir değerlendirme ve inceleme yapılmaksızın karar verildiğini bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; 27.11.2018 tarihli olağanüstü genel kurul kararının iptaline ilişkindir.Davacılar vekilinin 27/01/2025 tarihli dilekçesi ile tarafların Sulh olduğunu, protokol imzaladıklarını, davanın konusuz kaldığını, protokol gereğince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığının dikkate alınmasını talep ettiği anlaşılmıştır.6100 Sayılı HMK 314/1. Madde de ; \" Sulh hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir \" hükmü düzenlenmiştir.Davacılar vekili tarafından sunulan 23/01/2025 tarihli sulh protokolünün davacılar vekili Av. ... tarafından, davalı MSG Meslek Birliği adına Av. ... tarafından elektronik imza ile imzalandığı, taraf vekillerinin vekaletnamelerinde Sulh yetkilerinin bulunduğu anlaşılmakla , talebin kabulüne  sulh nedeniyle; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraflar Sulh protokolünde karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan ettiklerinden, taraflarca yapılan giderlerin üzerilerinde bırakılmasına, vekalet ücreti tayinine yer olmadığına karar vermek gerektiğinden aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili tarafından sunulan 25/12/2024 tarihli sulh protokolünün , davacılar ... ve ... adına Av. ..., davalı MSG Meslek Birliği adına Av. ... tarafından elektronik imza ile imzalandığı, taraf vekillerinin vekaletnamelerinde Sulh yetkilerinin bulunduğu, anlaşılmakla talebin KABULÜNE, 2- Davacılar vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, -Tarafların Sulh olması nedeniyle, İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi  12/11/2021 tarihli,  2019/32 E. - 2021/397 K. sayılı kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Sulh nedeniyle Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-  492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacılar vekili tarafından yatırılmış olan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Taraflar Sulh protokollünde karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan ettiklerinden, taraflarca yapılan giderlerin üzerilerinde bırakılmasına, vekalet ücreti tayinine yer olmadığına Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, ek kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e7fc457a53e982b","SID":"7df5711770c208b5"}}