{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1714 Esas<br>KARAR NO: 2025/213<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/04/2022<br>NUMARASI: 2021/49 E. - 2022/53 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava talepli dilekçesinde özetle; müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numaralı “...+şekil” ibareli 43. sınıfta, ... tescil numaralı “...” ibareli 43. sınıfta tescilli markalardan kaynaklı haklara davalı yan'ın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 29 ve madde 149 vd. uyarınca marka hakkına tecavüzünün ve Türk Ticaret Kanunu madde 55 ve madde 56 uyarınca haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespiti, men'i ve önlenmesi ve bu bağlamda 99 023758 tescil numaralı “...+şekil” ibareli, ... tescil numaralı “...” ibareli markalarından kaynaklı haklara davalı yan'ın tecavüzün ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespiti, durdurulması ve men'i ve bu bağlamda müvekkili markaları ile aynı veya iltibasa sebebiyet verecek tüm kullanımların engellenmesini, her türlü tanıtım evrakına el konulmasını, davalı yan'a ait “www...com.tr” internet sitesine erişimin engellenmesini, tabelaların indirilmesini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 149 vd. ve Türk Ticaret Kanunu madde 56 uyarınca 100.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, 3. hükmedilecek maddi ve manevi tazminata  davalı yan'ın aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu madde 62 uyarınca cezayı gerektiren haksız rekabet teşkil eden fiillerinin Türk Ticaret Kanunu madde 60 atfı ile Türk Ceza Kanunu madde 66/l-e uyarınca 8 yıllık zaman aşımı süresine tâbi olduğunu, 17.11.2009 tarihinden itibaren 1/18 avans faizi uygulanmasını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 150/3 uyarınca müvekkil'in uğramış olduğu zarar miktarının davalı yan'ın markanın kullanılması ile ilgili belgeleri sunması belgelerin sunulmaması halinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 220/3 hükmü uyarınca, tazminat taleplerinin kabulünü, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 151 uyarınca yoksun kalınan kazancın hesaplanması bakımından tanınan seçimlik hakkın davalı yan'ın zarar miktarının belirlenebilmesi için markanın  kullanılması ile belgeleri sunması akabinde belirlenmesini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 149/l-g ve 149/1-ll uyarınca hükmün masrafı davalıdan alınarak ilgililere tebliğ edilmesini, kamuya ilan yoluyla duyurulması amacı ile tirajı yüksek gazetelerden birinde yayınlanmasını,  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin çekirdek unsuru ... olan unvanını şirket ortaklarından ... adına 1999 yılında tescil ettirdiğini, otelcilik hizmetlerinde kullanmaya başladığını, 21/03/2020 tarihinde ... A.Ş unvanı olarak tescil edilerek yaklaşık 20 yıldır aralıksız bir şekilde ... markasını otelcilik sektöründe etkin ve ciddi bir biçimde kullandığını, otelcilik hizmetinde uzun yıllardır kullandıkları ve ayırt edici hale getirdikleri markalarını bir süre teszilcsiz kullandıktan sonra ilk defa 2001 yılında tescil için başvurularak 2007 yılında tescil ettirildiğini, ... markasının otelcilikte tanınmış marka haline geldiğini, 10 yılı aşkın süredir  http://www...com.tr alan adının sahibi olduklarını, davacının müvekkilinin ... ibaresini kullanmaya başladığı 2000 yılından yaklaşık 10 yıl sonra dava açmasının davacının bu kadar süre müvekkilinin markasını kullanmasına sessiz kalmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğini taşıdığını, davanın öncelikle kesin hüküm ve yine sessiz kalma nedeniyle hak kaydı gerekçeleri ile reddedilmesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda sübut bulmayan davanın reddi cihetine gidilmiş, şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Türkpatent nezdinde “...” esas unsurlu markaların tescilli hak sahibi olduğunu ve müvekkilinin tescili 1999 yılına kadar dayandığını, davalının bu ibareyi içeren kullanımları müvekkiline ait marka hakkına tecavüz etmekle birlikte aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, huzurdaki dava, davalının haksız eylemleri üzerine ikame edildiğini, dosya kapsamında alınan 24.08.2021 tarihli bilirkişi raporu ile “marka hakkına tecavüz ve haksız” rekabet” oluşmadığını, mahkemece verilen 14.04.2022 tarihli “davanın reddi” yönündeki gerekçeli kararda haksız ve hukuka aykırı şekilde tanzim edilen bilirkişi raporunun esas alındığını, bilirkişi raporu'nun kapatılan Beyoğlu FSHHM'nin 2009/23 E. 2010/16 K. Sayılı dava incelemesinin yapıldığını, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan inceleme kapsamına alınmadığını, davalı tarafça keşide edilen 2002 yılından birkaç fatura dahil sorgusuz sualsiz markasal kullanımın başlangıç tarihi kabul edildiğini, bilirkişi raporunda ihtarname ya da dava açma şeklinde olabileceği belirtilmesine rağmen, somut olayda sessiz kalmayı kesen eylemin 12.03.2009 tarihli dava olduğu ifade edildiğini, davanın delilleri arasında olan ve nitekim dava dilekçesinin eki olarak da müvekkili adına sunulan evraklardan biri, müvekkili tarafından davalıya keşide edilen 04.12.2008 tarihli ihtarname olduğunu, bu ihtarnameden de önce 12.10.2007 tarihli ... numaralı Resmi Marka Bülteni'nde ilana çıkan davalı marka başvurusuna (... numaralı ...) müvekkili tarafından 14.01.2008 tarihinde bülten itirazı gerçekleştirildiğini, mahkemece “davacının devir aldığı markanın 1999 yılında tescil edildiği, davanın 2009 yılında açıldığı, bu nedenle de beş yıllık sürenin geçtiği ve davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı kanaatine varıldığını, müvekkili ilk eylemini markanın davalı tarafça ilk kullandığı tarih olduğu iddia edilen tarihten 6 ay sonra müvekkilinin ilk eylemini gerçekleştirdiğini, daha sonra, müvekkili 12.08.2008 tarihinde, o aşamada devraldığı ... numaralı markaya da dayanarak yeniden itiraz işlemi gerçekleştirdiğini, akabinde, müvekkili 2000 şirkete Beyoğlu ... Noterliği ... Yev. Numaralı bir ihtarname keşide ettiği ve “...” yana kullandığı markasının tesisinde davalı ibareli markayı kullanmamasını ihtar ettiğini,  müvekkili 12.02.2009 tarihinde mezkur Kapatılan Beyoğlu FSHHM nezdindeki davayı ikame ettiğini, müvekkilin anılan dava ile ileri sürdüğü “hükümsüzlük” talepleri yargılama neticesinde kabul edildiği ve davalıya ait 2007/20289 numaralı marka hükümsüz kılındığını, davalı kötüniyetli eylemlerini sürdürerek 2008 yılından 2012 yılına kadar 7 adet daha “...” ibareli marka başvurusu gerçekleştirdiğini, müvekkili bu markalara yönelik mahkeme nezdinde 02/01/2014 tarihinde 2014/2 E. sayılı davayı ikame ettiğini ve bu markalar da hükümüz kılındığını, davalı taraf müvekkilinin ... markasını ilk olarak 03.06.2002 tarihinde kullanmaya başladığının belirtildiğini, Otel Adı olarak, başka bir ifadeyle “otelcilik hizmetinin” karşılığı olarak henüz kullanmadığını, böyle bir durumda, yani 2002 tarihli birkaç adet fatura delili dosyadan dışlandığında ve davalının markasal kullanımı 2007-2008 gibi kabul edildiğini, davalı tarafın gerçekten de belirttiği tarihten itibaren markasal kullanımı olduğunu ve 03.06.2002 tarihinden itibaren otelcilik hizmetinde” ibareli markayı kullandığını, davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmesi hakkında sessiz kalma yoluyla hak kaybı ve gerçek hak sahipliği hususlarında yapılan değerlendirmenin hatalı, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkiline ait marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak  sureti ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29. maddesi ve diğer ilgili maddelerinde düzenlenen marka hakkına tecavüz hükümleri ile Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümlerini ihlal ettiğini beyan ederek, İstanbul 4. ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  2021/49 E. 2022/53 K.  sayılı 14.04.2022 tarihli kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini yahut istinaf gerekçeleri incelenerek yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilemesin talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili 21 Mart 2000 tarihinden bugüne yaklaşık 22 yıldır aralıksız bir şekilde ... markasını otelcilik sektöründe kesintisiz bir biçimde kullandığını ve 2007 tarihinde de markasını tescil ettirdiğini, davacı firma ise dava dışı ... San. ve Tic. adlı firma adına ... no ile tescilli 1999 tarihli ... ibareli markayı devralmak suretiyle tescilde müvekkilin önüne geçtiğini, davacı taraf 15/09/2008 tarihinde devraldığı ... markasına dayanarak 12.03.2009 tarihinde Beyoğlu FSHHM 2009/23 E. 2010/16 K. sayılı dosyada müvekkili adına tescilli ... no.lu ... markasının hükümsüzlüğü ile birlikte marka tecavüz davası açtığını, mahkeme tarafların markayı ilk kullanım tarihlerini de dikkate alarak sessiz kalma nedeniyle hak kaybı ilkesine dayanarak hükümsüzlük ve tecavüz talebi yönünden davayı reddettiğini,  davalı tarafça dosyaya sunulan deliller kapsamına göre ... Anonim Şirketinin 21.03.2000 tarihinde faaliyete başladığı ve o tarihten itibaren faaliyetlerine devam ettiğini, “...\" ibaresini de 2002 yılından bu yana faturalarında kullandığı anlaşıldığını, dava dışı ... İşletmeciliği ... tarafından ... ibaresinin 11.12.2000 tarihinde itibaren kullanılmaya başlandığı, müvekkilinin ... markasının kullanımlarına karşı davacının uzun süre sessiz kalması nedeniyle marka tecavüzü davasının sessiz kalma nedeniyle reddedilmesine dair verilen ilk derece mahkemesi kararı onanarak kesinleştiğini, davacı firma müvekkilinin markasını kullanmaya başladığı 2000 yılından yaklaşık 9 yıl sonra 12 Mart 2009 tarihinde ilk marka tecavüz davasını açmış ve bu davası reddedilmesine rağmen aynı markaya aynı iddialara dayanarak 17 Kasım 2017 yılında huzurdaki tecavüzü davasını açtığını, bu davası da aynı gerekçeyle isabetli bir şekilde reddedildiğini, mahkemenin ikinci açılan davayı kesin hüküm sebebiyle reddetmesi gerektiğini, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiğini, müvekkili ... markasını 2000 yılından bu yana davacı tarafın ilk tecavüz davası olan 12 Mart 2009 tarihi ile işbu ikinci tecavüz davası olan 17 Kasım 2017 tarihleri arası da dahil olmak üzere kesintisiz bir şekilde kullanmaya devam ettiğini, dava dışı dışı ... adlı firmadan 1999 yılında tescilli ... markasını devralmadan önce müvekkiline ... markasına karşı herhangi bir dayanak markası ve öncelik hakkı bulunmadığını, davacı müvekkilin 2007 yılında yaptığı marka başvurusuna 2008 yılında gerçek hak sahibi kendisi olduğu ve 2002 yılından beri ... markasını kullandığı iddiasıyla itiraz ettiğini,  davalı ... ibareli ticaret unvanı ile davacıdan önce tüzel kişilik kazandığını, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının ... ibaresi üzerinde davalıdan çok önce sektörde tanınmış, ün yapmış, markalaşmış vb. durumlar söz konusu olduğu ve davalının bu unsurlar sebebiyle ... ibaresini unvanda ve/veya ticari faaliyetlerinde kullanmaya başladığına ilişkin dosya da bilgi ve belge bulunmadığından davalının davacının emeğinden haksız yararlandığına ve haksız menfaat temin ettiğine ilişkin bir durumun huzurdaki davada söz konusu olmadığını, davacı beyanlarının aksine müvekkilinin 2000 yılından beri ... ibaresini kullandığına dair onlarca delil ve faturanın sunulduğunu, faturanın orta kısmında müvekkilinin 2001 yılında marka başvurusundaki görselle aynı olan çok büyük bir logo yer aldığını, somut olayda davacının devir aldığı markanın 1999 yılında tescil edildiği ve davanın açıldığı tarihin ise 2009 olduğunu, bu nedenle de beş yıllık sürenin geçtiği ve davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybettiğini, müvekkili davalının, davacıdan daha önce ... ibaresini önce ticaret unvanı olarak 2000 yılında tescil ettirip otelcilik hizmetlerinde kullandığını ve aynı markanın daha sonra İlk tescil başvurusuna da konu edildiğini, davacının ticari hayatta yarattığı ve değer kazandırdığı bir markayı kullanmadığını, FSHH mahkemesi kararında da hüküm altına alındığını tespit ederek davalı müvekkilinin kötü niyetinden de bahsedilemeyeceği sonucuna varıldığını beyan ederek, davacı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GÖRÜŞ: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu; davacı  adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numaralı “...+şekil” ibareli 43. sınıfta, ... tescil numaralı “...” ibareli 43. sınıfta tescilli markalardan kaynaklı haklarına davalı tarafından yapılan tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır. Davacı tarafından müvekkilinin  2000 yılından itibaren ülkenin muhtelif yerlerinde “...” markası altında otelcilik hizmeti verdiğini firma ortaklarından ... tarafından Kasım 2000 tarihinde Küçükyalı’da “...” adı altında ilk otel hizmete başladığını davalı Firma’nın kullanımda olan güncel “http://www...com.tr” isimli internet sitesi üzerinden ulaşılan bilgilere göre; Davalı Firma’nın, ... Hotel ve ... İstanbul Hotel ile İstanbul/Taksim Talimhane’de, ... Hotel ile Van’da, ... Hotel ile konumuyla Florya’da, ... Hotel ile İstanbul’da Basın Ekspres Yolu üzerinde ve ... Hotel ile İçmeler’de hizmet verdiği bilindiğini dolayısı ile, işbu bilginin dahi, Müvekkilinin tescilli markalarından doğan haklarına yapılan tecavüzün boyutlarını gösterdiğini davalının Müvekkiline ait markaları ile aynı veya iltibasa sebebiyet verecek tüm kullanımların engellenmesi, her türlü tanıtım evrakına el konulması, Davalı Yan’a ait “www...com.tr” internet sitesine erişimin engellenmesi, tabelaların indirilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. TPMK ya ait yazıda; ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi Adına Tescilli ..., ..., ... Tescil Numaralı  Söz konusu markaların halen sahibi adına hüküm ifade ettiği  belirtilmiştir. TPMK ya ait yazıda, ... Anonim Şirketi Adına ..., ..., .., ..., ..., ..., ..., ... tescil no lu markaların kayıtlarının gönderildiği bunlardan ... tescil nolu markanın müddet olduğu belirtilmiştir. Davacı, Ankara ... Noterliği nin 11/09/2008 tarih ... yevmiye nolu marka devir sözleşmesi ile TPE nezdinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti adına tescilli olan 28.06.1999 tarih ... Tescil nolu “ ... şekil” ibareli markayı Mal ve Hizmet Listelerinin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'inde yer alan 42.sınıf için devralmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 24/0802021 tarihli İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı, ... Turizm ve Otel İşl. uzmanından oluşan  bilirkişi heyet raporunda özetle;\" Somut dosya kapsamındaki bilgilerden ve kesinleşen Yargıtay kararlarından davacının ... ibareli markalar üzerinde 43. Hizmet sınıfında öncelik hakkı sebebiyle tekel hakkının bulunduğunun kabulü gerektiği, Huzurdaki davada davalının davacının markasını taklit ederek onun markasının itibarından haksız bir yarar elde ettiği ve davacınm ticari itibarına zarar verdiği ve/veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte (... ibaresi adına çok sayıda tescilli marka bulunduğundan ve tescil edildiği hizmet grubunda da ayırt ediciliği düşük olduğundan) eylemleri bulunmadığından, SMK m. 149 anlamında tazminat koşullarının oluşmadığı,-Davalının ticari faaliyetlerinde kullandığı araçların meşru araçlar olduğu ve dürüst yollarla şahsi emek ve gayreti ile ticari hayatta rekabet ettiğinin kabulü gerektiğinden davacıya ait markaların tanınmışlıklarından haksız surette yararlanma ve üçüncü kişileri yanıltma söz konusu olmadığından TTK m. 55/1-a 4. Koşullarının oluşmadığı,\" belirtilmiştir. 19/01/2021 tarihli bilirkişi heyet Ek raporunda özetle; \"Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu; Dosyada mündemiç deliller ve kesinleşmiş Mahkeme kararları ışığında davacının kök raporumuza karşı yaptığı itirazların incelenmesi neticesinde kök raporumuzda yer verdiğimiz görüş ve kanaatlerimizde herhangi bir değişiklik olmadığı,\" belirtilmiştir.Beyoğlu FSHHM nin 2009/23 Esas 2010/16 Karar sayılı ilamı ile (dava tarihi 12/03/2009) marka hükümsüzlüğü davasında davacının markayı 2008 yılında devir almasının süreyi kesmeyeceği belirtilmek sureti ile  davanın reddine karar verilmiştir. İş bu kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 11. HD nin 2010/12137 Esas 2010/16 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği ve İstanbul 4.FSHHM nin 2013/128 Esas 2013/ 176 Karar Sayılı ilamı ile davalı adına tescilli ... nolu ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İş bu kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 11. HD nin  24/09/2014 gün, 2014/2301 Esas, 2014/14403 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiştir.<br>İstanbul 2. FSHHM' nin 16/11/2015 gün, 2014/2 Esas 2015/254 Karar sayılı dosyasında; Asıl Davada: Davacı ... San. Ve Tic. Ltd Şti tarafından davalı ... Turz. Yatırım AŞ aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalının TPE nezdinde tescilli olan 14/12/2009 tescil tarihli ... tescil nolu www...com.tr- 17/09/2009 tescil tarihli ... tescil nolu wwvw...com.tr., ... tescil nolu 04/10/2010 tescil tarihli ...* şekil, 04/10/2010 tescil tarihli ... ... * şekil, 04/10/2010 tescil tarihli ... tescil nolu ... * şekil, 13/09/2013 tescil tarihli ... tescil nolu ... ibareli markalarının tescilli oldukları 43.sınıflar yönünden, Davalıya ait 13/12/2011 tescil tarihli ... tescil nolu ... ibareli markanın tescilli olduğu 41.sınıftaki \"sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor faaliyetleri, kültür ve eğlence hizmetleri, dergi, kitap, gazete vb. yayınlama hizmetleri. Spor faaliyetleri, egzersiz ve spor organizasyonları ve tescilli olduğu 44.sınıftaki güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler, huzur evi. Sağlık hizmetleri, masaj sauna gibi hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,Fazlaya dair taleplerinin reddine. Karşı Davada:1-Karşı davada, ... Tic.Ltd tarafından davalı ... San. Ve Tic. Ltd Şti aleyhine açılan davanın reddine, Karar verilmiş olup, Yargıtay 11.HD. 2016/1036E., 2017/3939K. sayılı ilamı ile, kararın 21/06/2017 tarihinde ONANDIĞI görülmüştür.6769 sayılı SMK'da sessiz kalma suretiyle hak kaybı, SMK'nın hükümsüzlük halleri ve hükümsüzlük talebi kenar başlıklı 25. Maddesinin 6. Fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan hüküm uyarınca Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.” düzenlemesi yer almaktadır. Davacı, sessiz kalmayı kesen olayın müvekkili tarafından davalıya keşide edilen 04.12.2008 tarihli ihtarname olduğu, hatta ve hatta bu ihtarnameden de önce 12.10.2007 tarihli ... numaralı ... ibareli davalı marka başvurusuna itirazda bulunduklarını, dava tarihinden 1 yıldan daha fazla geriye gidilen sessiz kalmayı kesen eylemlerinin bulunmasına rağmen bilirkişi heyeti tarafından  sadece dava tarihini baz aldığı yönünde itirazda bulunmuşlardır. Markayı devralan tüm hak ve borçları ile birlikte devralmaktadır.Mahkemece 5 yıllık sürenin hesabında   Beyoğlu FSHHM nin 2009/23 Esas 2010/16 Karar sayılı markanın hükümsüzlüğü davasında  dava açılış tarihi  12/03/2009 tarihini esas alarak sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını ileri sürmüş ise de somut olayda 5 yıllık sessiz kalma süresi dolmamıştır. -Taraflar arasında daha önce görülen ve kesinleşen Beyoğlu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/23 Esas, 2010/16 Karar sayılı sayılı dosyası ile İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/2 Esas, 2015/254 Karar sayılı dosyalarından da anlaşıldığı üzere davacının marka üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin kuruluş tarihi  ticaret sicil gazetesi ilan tarihine göre  21/09/2001 tarihidir.Davalı tescil tarihinden  yaklaşık 6 ay sonra ... esas unsurlu kelime  şekil marka tescil başvurusu yaptığı  dava dışı (markayı devir eden) ... San. Ve Tic. adına 43. Hizmet sınıfında tescilli ... numaralı ...+ Şekil ibareli markası sebebiyle red edilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğramadığı taraflar arasında daha önceden görülen ve kesinleşmiş mahkeme kararları ile davacının marka üzerinde öncelikli hak sahibi olduğu anlaşılmakla mahkemece davalı kullanımlarını ve internet sitelerinin incelenerek markaya tecavüzün olup olmadığının araştırılmasına şayet markaya tecavüz var ise davalının savunmalarını da dikkate alarak maddi tazminat yönünden hesaplama yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle davacı  vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/04/2022 tarih, 2021/49 E. 2022/53 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a3977593f91913c","SID":"6aafcf500d78c8bc"}}