{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/7 Esas<br>KARAR NO:2025/142<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:02/12/2024<br>NUMARASI:2024/1488 D.İş, 2024/1488 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) yetkilendirilmiş sabit telefon hizmeti (STH), sanal mobil şebeke hizmeti (SMŞH), internet servis sağlayıcılığı (ISS) ve altyapı işletmeciliği hizmeti (AİH) lisansları ile yetkilendirilmiş telekomünikasyon işletmecisi olduğunu ve sanal mobil şebeke hizmeti yetkilendirmesi kapsamında mobil abonelere hizmet sunmak ve mobil haberleşme piyasasına girebilmek için karşı taraf ... AŞ'den (...) baz istasyonu erişim hizmeti alabilmek adına BTK gözetiminde ...ile 05/11/2020 tarihinde ... Şebeke Çağrı Başlatma ve Sonlandırma Hizmet Sözleşmesi imzaladığını, ... olan (...- ...: Abonelerin baz istasyonu erişim hizmetini baz istasyonu olan ... Operatöründen ücreti karşılığında alan, diğer tüm hizmetlerin yatırım ve işletmesini kendisi yapan ve mobil numara verebildiği gibi mobil operatörlerden de numara taşıyabilen operatör) müvekkil şirketin bu kapsamda ...'den yalnızca baz istasyonu erişim hizmeti aldığını, müvekkili, Türkiye'nin mobil numara taşınabilen ilk ve tek ... işletmecisi olup Türkiye'nin 4. ... operatörü olduğunu, ...'in 20/02/2024 tarihinde 3,85 TL/GB (vergiler hariç) olan (BTK tarafından 07/07/2020 tarih ve ... sayılı Kurul Kararı ile mobil GB ücreti, GB başına 3,85 TL (KDV ve ÖİV hariç) olarak belirlenmiştir) erişim ücretini 18,35 TL/GB (vergiler hariç) olarak arttırılması talebinde bulunduğunu, ancak anlaşma sağlanamaması sebebiyle taraflar arasında BTK nezdinde uzlaştırma süreçleri yürütüldüğünü, bu süreç devam ederken ... tarafından müvekkil şirkete sözleşmenin tek taraflı olarak feshedileceğine yönelik talebi içeren Ankara ... Noterliğinin 02/08/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, karşılıklı ihtarnamelerin keşide edilmesinden sonra gerçekleşen müzakerede anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin sözleşmenin 1.4. maddesine dayanılarak BTK'ya konuyla ilgili müdahale talebinde bulunması üzerine BTK'nın 27/08/2024 tarih ve 2024/UK-ETD/324 sayılı Kurul Kararı ile taraflar arasında yürütülen uzlaştırma süreçleri hakkında Kurul tarafından nihai karar verilene kadar ... tarafından ...'e ... hizmeti sunumunun devam ettirilmesi hususunda karar verildiğini, ayrıca müvekkili şirketin, ...'in sözleşmenin feshine yönelik talebine ilişkin BTK'ya uzlaştırma başvurusunda bulunduğunu, ...'in 04/11/2024 tarihli yazısı ile, 05/11/2024 tarihi itibarıyla yeni ... numaralarının (ve serilerinin) aktifleştirilmesine izin verilmeyeceği, ...şebekesinden hizmet sunumuna devam edilen...’ler (...) bakımından yurt içi veri erişim hizmet bedelinin 22TL/GB olarak faturalandırılacağının belirtildiğini, sözleşmenin feshine yönelik yapılan uzlaştırma başvurusu neticesinde BTK tarafından müvekkili şirketin haklı bulunarak 25.10.2024 tarih 2024/UK-ETD/412 sayılı Kurul kararı ile \"5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 4, 6, 7, 18 ve 60'ncı maddeleri ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde; 1) Sözleşme'nin feshiyle ilgili ... tarafından herhangi bir haklı gerekçenin bildirilmediği dikkate alınarak Kurum düzenlemeleri ve Sözleşme'nin mevcut hükümleri uyarınca mevcut ve yeni tesis edilecek ...'in aboneleri için ...'e .... sunumuna devam edilmesi,...\" şeklinde karar verildiğini, bu karar rağmen ...'in 05/11/2024 tarihinden bu yana müvekkili şirkete yeni abone olanlara şebeke erişim hizmeti vermediğini,...'in anayasaya ve hukuka açıkça aykırı bu eylemine derhal son vereceği düşüncesiyle 05/11/2024 tarihinden bu yana müvekkili şirket tarafından sürecin BTK ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı nezdinde yürütüldüğünü, ancak somut bir gelişme olmadığından baz istasyonu erişim hizmeti sunumuna devam edilmesi yönünde ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi için Mahkemeye başvurulduğunu, Kurul kararına rağmen ...'in, müvekkili şirkete 05/11/2024 tarihinden sonra abone olanlara baz istasyonu erişimi hizmeti vermemesi Anayasanın 22. maddesi ve 5237 sayılı TCK'nun 124. ve 125. maddeleri ile ayrıca 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK, sektörel mevzuata (elektronik haberleşme) ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, elektronik haberleşme sektöründeki işletmecilerin BTK'nın kurul kararlarına uyması zorunluluğu gözetildiğinde ...'in bu eyleminin sektörel mevzuata aykırı olduğunu, ayrıca sözleşmenin 1.4 (9. Paragraf), 1.5 (2. Paragraf) ve 1.9 maddelerinden (3. ve 4. Paragraf) açıkça anlaşılacağı üzere ... ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmenin haklı neden olmaksızın tek taraflı feshedilemeyeceğini ve ...'in, müvekkili ...'e erişim verme yükümlülüğünden kaçınamayacağını, ...'in, BTK Kurul kararına rağmen baz istasyonu erişim hizmetini sunmamak suretiyle müvekkili şirketin mobil abonelerinin haberleşmesini engelleyerek yarattığı mağduriyetin devam ettiğini, bu arada müvekkili şirketin marka değerinin de zarar gördüğünü, zira mağduriyetler sebebiyle yapılan şikayetler sonucunda müvekkili şirkete olan güvenin giderek azaldığını ve müvekkili şirketin uğradığı zararın her geçen dakika arttığını, HMK md. 390/3 gereğince ihtiyati tedbir kararının verilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, ihtiyati tedbiri talep edilen konunun, yaklaşık ispattan öte on binlerce abonenin mağduriyetine neden olan Anayasa ile korunan haberleşme hizmetinin engellenmesi anlamına geldiğini, bunun yanı sıra uygun fiyatlı mobil tarifeler sunan müvekkili şirkete abone olmak isteyen vatandaşların bu engelleme nedeniyle abone olamaması da göz önünde bulundurularak HMK md. 390/2 gereğince gecikmeye mahal vermeksizin ivedi olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, HMK md. 392'de belirtildiği üzere talep BTK'nın söz konusu kurul kararı olan resmi belgeye dayandığından teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek ...'in 05/11/2020 tarihli ... Şebeke Çağrı Başlatma ve Sonlandırma Hizmet Sözleşmesi gereğince erişim yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirerek hukuka aykırı eylemine derhal son vermesi için 25/10/2024 tarihli ve 2024/UK-ETD/412 sayılı BTK Kurul Kararı doğrultusunda gecikmeye mahal vermeksizin teminatsız olarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesi 02/12/2024 tarihli kararı ile; talep eda davasının konusu olabileceğinden ve tedbir yoluyla taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözecek şekilde kara  verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğini, BTK tarafından biri tedbir niteliğinde diğeri ise nihai nitelikte olmak üzere toplamda 2 kez karar verildiğini, ihtiyati tedbir talep edilen konuda 25/10/2024 tarihli ve 2024/UK-ETD/412 sayılı BTK Kurul Kararı ile zaten eda niteliğinde karar verildiğini, işbu dosya kapsamında yeni bir edim veya yükümlülüğün ifasına karar verilmesi talep edilmemiş olup halihazırda verilmiş ve uygulanması zorunlu olan kararın gereğinin yerine getirilmesi yönünde karar verilmesinin talep edildiğini, bu taleplerinin eda davasına konu olmamakla birlikte Anayasa ile güvence altına alınan hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme hakkının en doğal sonucu olduğunu, bu nedenle Mahkemenin, talebin eda davasının konusunu oluşturduğuna yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ayrıca tedbir yoluyla taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözecek şekilde karar verilemeyeceğine yönelik karar gerekçesinin kabulünün de mümkün olmadığını, zira taraflar arasındaki uyuşmazlığın ...'in, müvekkili şirkete... hizmet sunumu vermesi veya vermemesi gerektiği ile ilgili olmadığını, bu noktada BTK'nın 25/10/2024 tarihli kurul kararı ile uyuşmazlık ortadan kaldırılmış olup ...'in, müvekkili şirkete ... hizmet sunumuna devam etmesi zorunlu olduğundan yerel mahkemeden talep edilenin, yeni bir eda yükümlülüğünün ...'e yüklenmesi değil, ...'in uymakla yükümlü olduğu kurul kararının uygulamasını sağlamak olduğunu, talep edenin, mevcut durumun olduğu gibi devam etmesi durumunda telafisi zor şekilde zararının doğacağını açıkça ortaya koyması halinde, verilecek kararın öne çekilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini istemesinde hukuken engel bulunmadığını, bilakis, maddi hukuk kurallarında, dava sonucunu öne çeken birçok düzenlemenin de yer aldığını, 05/11/2024 tarihinden sonra ...'e abone olan veya sim kart değişikliği yapan mobil abonelerin, BTK'nın kararına rağmen cep telefonlarından arama, sms, internet kullanımı gibi hiçbir mobil haberleşme hizmetini alamadığını, Anayasa md. 22 ile korunan haberleşme hürriyetinin ... tarafından engellendiğini, tedbir talebinin reddi halinde telafisi imkansız zararlar meydana geleceğini, kanunun temel amacı adaleti tesis etmek olduğundan tüketicilerin üstün hak ve menfaatinin korunması ve müvekkili şirketin ticari hayatının güvenliği gereğince ihtiyati tedbir kararının verilmesinin zaruri olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen karşı taraf vekili istinafa cevap ve istinaf dilekçesinde; ülkemizde abonelere elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen ve bu kapsamda kendilerine ait şebekeler üzerinden abonelere hizmet sunan işletmecilerin müvekkil şirket ile birlikte dava dışı...AŞ ve ... AŞ olduğunu, bununla birlikte kendilerine ait bir şebekesi/altyapısı ve adına tahsisli bir frekans bandı bulunmayan, bunun yerine, kendisine ait şebekesi bulunan mobil operatörler ile imzaladıkları anlaşmalar kapsamında mevcut lisanslı bir operatörün teknik altyapısından yararlanarak, bu işletmecilerden erişim hizmeti satın alarak, kendi abonelerine hizmet sunan ... Şebeke Hizmeti İşletmecileri de (... işletmecileri) bulunduğunu, sanal mobil şebeke hizmeti sunumu konusunda yetkilendirilen işletmecilere sunulan hizmetler \"Mobil Şebekelere Erişim ve Çağrı Başlatma Pazarı\" kapsamında yer almakta olup 2005, 2009 ve 2012 yıllarında gerçekleştirilen pazar analizleri kapsamında ...(...) ilan edilen müvekkili şirketin ...'liği ve pazara yönelik yükümlülüklerinin, BTK'nın verdiği karar neticesinde 01/01/2020 tarihi itibarıyla sona erdiğini, taraflar arasında 05/11/2020 tarihinde ... Şebeke Çağrı Başlatma ve Sonlandırma Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin, ... ile uzlaşmak ve bir anlaşmaya varmak konusunda azami çabayı gösterdiğini, sözleşme kapsamında sunulan hizmetler karşılığında BTK'nın belirlediği ücretler üzerinden anlaşma sağlandığını, ancak değişen makroekonomik koşullar, yaşanan sürekli ve yüksek maliyet artışları sebebiyle ... uygulanan 3,85 TL/GB seviyesinde belirlenen mobil veri erişim ücretinde artış yapılması zorunluluğunun doğduğunu ve 2024 yılında iletilen artış talebinin ... tarafından kabul edilmemesi ve müzakerelerden sonuç alınamaması üzerine BTK'ya mobil veri erişim ücretinin 18,35 TL/GB belirlenmesi talebiyle uzlaştırma başvurusunda bulunulduğunu, bu gelişme üzerine ...'nin ise, müvekkil şirkete ödediği tüm ücret kalemlerinde indirim (veri erişim ücretinde %82, ses ve SMS ücretinde %70 oranında) yapılmasını talep ederek BTK'ya uzlaştırma başvurusunda bulunduğunu, ...'e hizmet sunmak yönünde herhangi bir yükümlülüğü bulunmayan müvekkili şirketin, sözleşmenin süresi ve feshi başlıklı maddeye uygun şekilde 05/11/2024 tarihinde süresi sona erecek olan Sözleşmenin yenilenmemek suretiyle kendiliğinden sona ereceğini Ankara ... Noterliğinin 02/08/2024 tarihli ihtarnamesi ile bildirdiğini, sözleşmede öngörülen bildirim sürelerine uymak kaydıyla müvekkilinin sözleşmeyi yenilememe hakkı olduğunu, akabinde ...'nin feshin durdurulması ve ... hizmet sunumuna devam edebilmesi için BTK'ya başvurması üzerine 27/08/2024 tarihli ve 2024/UK-ETD/324 sayılı Kurul kararı ile, taraflar arasında yürütülen uzlaştırma süreçleri hakkında Kurul tarafından nihai karar verilene kadar ... tarafından ...'e ... hizmeti sunumunun devam ettirilmesi yönünde karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu Kurul kararının iptali talebiyle dava açıldığını, müvekkili şirketin 04/11/2024 tarihli yazısı ile, 05/11/2024 tarihi itibarıyla Sözleşmenin sona erecek olması sebebiyle, hiçbir şekilde sözleşmenin devamını/yenilenmesini kabul anlamına gelmemek üzere mevcut abonelerine -aksi müvekkil şirket tarafından bildirilinceye değin- hizmet sunumuna devam edileceğinin, yeni abonelerin aktifleştirilmesine izin verilmeyeceğinin ...'e bildirildiğini, ihtiyati tedbir talebinin Anayasada hüküm altına alınan sözleşme özgürlüğüne aykırı olduğunu, 05/11/2024 tarihinde müvekkil şirkete tebliğ edilen BTK'nın 25/10/2024 tarihli ve 2024/UK-ETD/412 sayılı Kurul kararı ile, sözleşmenin feshiyle ilgili ... tarafından herhangi bir haklı gerekçenin bildirilmediği dikkate alınarak Kurum düzenlemeleri ve sözleşmenin mevcut hükümleri uyarınca mevcut ve yeni tesis edilecek ...'in aboneleri için ...'e ... sunumuna devam edilmesi yönünde karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından bu kararın iptali talebi ile de dava açıldığını, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair Mahkemenin kararı isabetli ve hukuka uygun olup davacının talebi ve istinaf itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ancak davacının talebi adli yargıda eda davasının konusunu oluşturamayacağından mahkeme kararının gerekçesinin bu yönden değiştirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin BTK tarafından verilen bahsi geçen kararların iptaline ilişkin dava açması sebebiyle halihazırda idari yargı mercileri önünde görülmekte olan bir ihtilafın, adli yargıda ihtiyati tedbir talebine konu edilmesinin mümkün olmadığını, gelinen durum itibariyle anılan BTK işlemine uyum sağlanıp sağlanmaması adli yargı makamları önünde görülebilecek bir uyuşmazlık niteliğinde olmayıp BTK ile müvekkili şirket arasındaki ilişkiye ilişkin bir husus olduğunu, BTK'nın işleminin gereğinin haksız ve hukuka aykırı şekilde yerine getirilmediğinin değerlendirilmesi halinde idari gücüne bağlı olarak doğabilecek sonuçların da 5809 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat ile belirlenmiş durumda olduğunu, müvekkili şirketin, ... dahil olmak üzere herhangi bir ... işletmecisine erişim sağlamak yönünde herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, yürürlükteki mevzuat uyarınca ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olmayan herhangi bir işletmeciye erişim sağlama yükümlülüğü getirilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin erişim hizmeti sunmasının sağlanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin 5809 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, hiçbir şekilde yapılan feshin haksız olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere, fesih haksız olduğunda dahi uygulanacak hukuki rejimin, sözleşmenin ayakta tutulması yönünde olamayacağından davacının talepleri ve BTK'nın herhangi bir süre sınırı dahi belirlenmeden hizmet sunumunun devamına karar vermesi hukuka aykırılık teşkil ettiğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın hukuka uygun ve yerinde olduğunu, alacak hakkının, özel hukuk uygulamasında sözleşmeden, haksız fiilden ya da sebepsiz zenginleşme yahut vekaletsiz iş görmeden doğabileceğini, bu nedenle verilen idari karar ile .... lehine alacak hakkı yaratılmasının mümkün olmadığını, bir alacak hakkı bulunmayan ...'nin ihtiyati tedbir talebinin kabulünün de mümkün olmadığını, sözleşme süresi boyunca davacı .... ile müvekkil şirket arasındaki sözleşmenin temel koşulları ile sunulan hizmetler karşılığında ...'e uygulanacak ücretlerin tamamının BTK'nın tesis ettiği Kurul kararları ile belirlenmiş ve uygulanmış olduğunu, ... tarafından abonelerinin arama, SMS, internet kullanımı gibi hiçbir mobil haberleşme hizmetini alamadığı, haberleşme hürriyetinin engellendiği iddia edilmiş ise de ...'nin 05/11/2024 tarihi itibariyle mevcut abonelerine hizmet sunumuna devam edildiğini, ...'nin yeni abonelerine hizmet sunamamasının nedeninin ise müvekkili şirket olmadığını, zira bizzat abonelerine hizmet sunmak için ihtiyaç duyduğu erişim hizmetini almak için müvekkili şirketi BTK'ya şikayet etmek dışında hiçbir tedbir almayan ...'nin kendisinin olduğunu, buna rağmen ...'nin ihtiyati tedbir yoluyla menfaat elde etmeye çalışmasının kötü niyetli ve haksız olduğunu, ..., müvekkili şirketten yalnızca baz istasyonu erişim hizmeti aldığını iddia etmekte ise de, sunulan hizmetin bununla sınırlı olmadığını, ...'e mobil şebekeye erişim hizmeti sunulduğu gibi müvekkili şirketin frekans bantlarının kullandırıldığını, müvekkili şirketin Anayasaya aykırı davrandığı iddiasının haksız olduğunu, sözleşmenin yenilenmeyeceğine yönelik yapılan bildirim ile gerekli tüm önlemleri alması gerektiği bildirilen ...'in gerekli tedbirleri almaması nedeniyle aboneleri açısından doğan sonuçları haberleşmeyi engellediği iddiasıyla müvekkili şirkete mal etmeye çalışmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin erişim hizmeti vermemesinin TCK uyarınca suç teşkil ettiği iddiası haksız olduğu gibi bunun TTK ile TBK'ya aykırı olduğu iddiasının da hukuka aykırı olduğunu, yine söz konusu hizmetin verilmemesinin Elektronik Haberleşme mevzuatına ve sözleşmeye aykırı olduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, öte yandan eda davası, kişisel veya ayni haklara dair açılabilen bir dava türü olup huzurdaki uyuşmazlığın bu niteliği taşımadığının açık olduğunu, yani ...'nin, müvekkili şirketin kendisine hizmet sunmasının sağlanması yönündeki talebinin eda davasına konu edilmesi hukuken mümkün olmayıp bu yönde bir kararın ancak ve ancak müvekkili şirketin ilgili pazarda ... ilan edilmesi akabinde BTK tarafından alınabilecek bir karar türü olduğunu ve yargı makamlarının müvekkili şirketi bu şekilde bir hizmet sunumu yükümlülüğü altında bırakmasının fonksiyon gaspı teşkil edeceğini, bu nedenle mahkeme kararının aksi yöndeki gerekçesinin değiştirilmesi gerektiğini belirterek ...nin istinaf talebinin reddine, müvekkili şirketin kararın gerekçesi yönünden istinaf talebinin kabülü ile bu gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. İhtiyati tedbir talep eden vekili istinafa cevap dilekçesinde, yerel mahkeme kararında kararın yalnızca taraflarına tebliğine karar verildiğini ve karşı taraf aleyhine bir karar verilmediğini ileri sürerek ...'in istinaf başvuru hakkının bulunmadığını belirtmiş olup ayrıca istinaf başvurusunun esas yönden de hukuka aykırı olduğunu, iddiaların çelişkilerle dolu olduğunu beyan etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Talep ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece, talebin eda davasının konusu olabileceğinden ve tedbir yoluyla taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözecek şekilde karar verilemeyeceğinden bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmiştir.İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini talep etmiş olup aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen karşı taraf vekili ise, ihtiyati tedbir talebinin reddinin doğru olmasına karşın gerekçe yönünden kararın kaldırılması gerektiğinden bahisle kararı istinaf etmiştir.İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun onuncu kısım birinci bölümünde, geçici hukuki korumalar üst başlığı ile 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 389/1 maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" ve yine Kanunun 390/3 maddesi \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" hükümlerini içermektedir. Anılan hükümlerde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ve talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi şartıyla uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır.İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartlarından biri, ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır (m. 389/1). Kanun, burada \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından\" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas, 2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi). Somut olayda, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından sanal mobil şebeke hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen ... AŞ ile ... AŞ arasında 05/11/2020 tarihinde Sanal Mobil Şebeke Çağrı Başlatma ve Sonlandırma Hizmet Sözleşmesi imzalanmıştır. ... bu sözleşme kapsamında ...'ye, ... abonelerinin çağrı başlatması, erişim ve bununla bağlantılı hizmetlerin sunumu çerçevesinde sözleşmenin 1.2. maddesinde düzenlenen hizmetleri verecek olup bunun karşılığında ... ise sözleşme ve eklerinde belirtilen ücretleri ...'e ödeyecektir....,...'nin yurt içi mobil veri erişim ücreti olarak ödediği Kurumun 07/07/2020 tarih ve 2020/UK-ETD/194 Sayılı Kararı ile belirlenen 3,85TL/GB ücretinde artış yapılarak ücretin 18,35 TL/GB olarak güncellenmesi ile ilgili 19/04/2024 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna uzlaştırma talebinde bulunmuştur. ... ise, ...'e ödenen mobil veri, ses (dakika) ve SMS toptan birim ücretlerinin revize edilmesi konusunda tarafların anlaşamaması sebebiyle  ödenecek ücretlerin belirlenmesi amacıyla 16/05/2024 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna uzlaştırma talebinde bulunmuştur. BTK 27/08/2024 tarihli ve 2024/UK-ETD/324 sayılı kararı ile, taraflar arasında yürütülen uzlaştırma süreçleri hakkında Kurul tarafından nihai karar verilene kadar ... tarafından ....'ye ... hizmeti sunumunun devam ettirilmesine karar vermiştir.Sözleşmenin 1.9 maddesinde, taraflarca imzalandığı tarihte yürürlüğe girecek olan sözleşmenin süresinin yürürlük tarihinden itibaren 2 yıl olduğu ve taraflardan herhangi biri süre bitiminden 3 ay önce yazılı olarak sözleşmeyi fesih talebini karşı tarafa bildirmezse sözleşmenin aynı koşullarda birer yıllık süreler halinde kendiliğinden yenilenmiş sayılacağı düzenlenmiştir. ... söz konusu madde uyarınca 3 ay öncesinden bildirimde bulunmak amacıyla 02/08/2024 tarihli noter ihtarnamesini keşide ederek sözleşmenin 05/11/2024 tarihinde yenilenmeyeceğini ...'ye bildirmiştir. ...'in sürenin bitiminde sözleşmeyi yenilemeyeceğine yönelik 02/08/2024 tarihinde fesih bildiriminde bulunması üzerine ... 23/09/2024 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna yaptığı başvurusunda, ...'in sözleşmeyi feshetmesi neticesinde ...'e, Kurum tarafından verilen ... yetkilendirmesinin fiilen kullanılmaz hale geleceği ve söz konusu sözleşmenin devam ettirilmesi gerektiği, serbest ve etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması, elektronik haberleşme hizmetinin devamlılığı, tüketici hak ve menfaatlerinin korunması için ...tarafından ...'e ... sunumuna devam edilmesi için tedbirler alınması gerektiği ifade edilerek ... ile yapılan ticari müzakerelerin sonuçsuz kalması nedeniyle Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin 18. maddesi uyarınca uzlaştırma talebinde bulunulmuştur.BTK 25/10/2024 tarihli ve 2024/UK-ETD/412 sayılı Kurul kararı ile, sözleşmenin feshiyle ilgili ... tarafından herhangi bir haklı gerekçenin bildirilmediği dikkate alınarak Kurum düzenlemeleri ve sözleşmenin mevcut hükümleri uyarınca mevcut ve yeni tesis edilecek ...'in aboneleri için ...'e ...muna devam edilmesine karar vermiştir. Bir geçici hukukî koruma önlemi niteliğinde olan ihtiyatî tedbirlerin üç türü olduğu kabul edilmektedir. Bunlar “teminat amaçlı”, “eda amaçlı” ve “düzenleme amaçlı” ihtiyatî tedbirlerdir. Teminat amaçlı tedbirler, ihtiyatî tedbirlerin temel şeklidir. Tedbire konu mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verilebilir. Eda amaçlı tedbirler; ihtilâf konusu olan hakkın geçici olarak ifa edilmesi, mahkemece tedbiren bir şeyin verilmesi, bir işin yapılması veya yapılmaması gibi taleplerin geçici olarak gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Düzenleme amaçlı tedbirler ise; ihtilâflı hukukî ilişkinin geçici olarak düzenlenmesini amaçlar. Burada müstakbel bir edimin yerine getirilmesinden ziyâde, mevcut hukukî ilişki hakkında hukukî barışın korunması için geçici olarak düzenleme yapılması söz konusudur (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/3452 Esas 2021/6001 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, ..., 05/11/2024 tarihi itibariyle aktif olarak ...'in mevcut abonelerine hizmet sunmaya devam etmekte olup sözleşmenin feshedileceği 05/11/2024 tarihine kadar ... abonesi olanlar bakımından BTK kararını uygulayacağını 04/11/2024 tarihli yazısı ile ...'ye de bildirmiştir. Bu yönden taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Esasen somut uyuşmazlıkta ...'in amacı, 05/11/2024 tarihinden sonra abonesi olanlar bakımından ... tarafından sanal mobil şebeke hizmeti verilmesinin sağlanmasına yöneliktir. ... bu amacını sağlamak bakımından 25/10/2024 tarihli ve 2024/UK-ETD/412 sayılı Kurul kararına dayanmış olup bu karar uyarınca sözleşme konusu hizmetin devam etmesinin zorunlu olduğunu ileri sürerek bu kararın uygulanmasının teminine yönelik ihtiyati tedbire hükmedilmesini talep etmiştir. ..., ihtiyati tedbir yoluyla yeni bir edim veya yükümlülüğün ifasının istenmediğini, zira bahsi geçen Kurul kararının zaten eda hükmü niteliğinde olduğunu ve bu karar ile zaten uyuşmazlığın son bulduğunu belirtmiştir. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun anlaşmazlık halinde uzlaştırma prosedürünü işleterek gerekli tedbirleri alacağı düzenlenmiş olup bahsi geçen kararın da bu doğrultuda alındığı anlaşılmakta ise de, bu kararın uygulanmasının teminine yönelik ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesi mümkün değildir. Zira emsal Yargıtay ilamı dikkate alındığında, somut olayda ne eda ne düzenleme ne de teminat amaçlı bir tedbire hükmedilmesine yönelik bir talep bulunmamaktadır. Zaten... de, ihtiyati tedbir yoluyla yeni bir edim veya yükümlülüğün ifasını istemediğini ifade etmiştir.O halde BTK kararının ifası ihtiyati tedbire konu edilebilecek türden bir talep olmadığından Mahkemenin talebin reddine yönelik tesis ettiği karar sonuç itibariyle doğru ise de, ihtiyati tedbir talep edenin açıklanan amacı karşısında talebin reddine yönelik gerekçesi somut uyuşmazlığa uygun düşmemiştir.Kaldı ki bu kararın 05/11/2024 tarihinden geçerli olmak üzere uygulanması talep edilmiş olup bu tarih itibariyle taraflar arasındaki sözleşme de zaten ... tarafından feshedilmiştir.Bu nedenlerle gerekçe yönünden kararı istinaf eden aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ... istinaf başvurusunda haklı olup buna karşılık ihtiyati tedbir talep eden ...'in istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine; aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen vekilinin istinaf başvurusunun ise yukarıda belirtilen nedenlerle kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından 6100 HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında farklı gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere:1-İhtiyati tedbir talep eden ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,2-Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,  İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1488 D.İş, 2024/1488 Karar sayılı ve 02/12/2024 tarihli kararın KALDIRILMASINA, 3-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, a)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcının ihtiyati tedbir talep eden ... tarafından peşin olarak yatırılan 704,50 TL harcından mahsubu ile bakiye 89,10 TL harcın talebi halinde ihtiyati tedbir talep eden ...'e İADESİNE, b)İhtiyati tedbir talep eden ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,c)Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ...tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,d)Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 7.500,00 TL vekalet ücretinini ihtiyati tedbir talep eden ...'den alınarak aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ...'e VERİLMESİNE, <br>İstinaf Giderleri Yönünden; 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan ihtiyati tedbir talep eden ... tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın ihtiyati tedbir talep eden ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ... tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın ihtiyati tedbir talep eden ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ... tarafından peşin olarak yatırılan 1.597,00 TL istinaf harçlarının ihtiyati tedbir talep eden ...'den alınarak aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ....'e VERİLMESİNE,7-İhtiyati tedbir talep eden ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30.01.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8237dedb53936c4","SID":"577bc1748f87f81d"}}