{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/62 - 2025/134<br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                   <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2025/62 <br>KARAR NO\t: 2025/134<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 13/03/2024<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/817 E.-2024/199 K.<br>DAVACI<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:\t<br><br>Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi  uyarınca yapılan ön inceleme sonunda, <br>İstinaf incelemesi yapılmak üzere 10.08.2021 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilen dosyanın anılan Dairece, \"yargılamanın devamı aşamasında davalı şirketin iflası nedeniyle davaya iflas masasına kayıt kabul davası olarak devam edilip, davanın kısmen kabulü ile hükmü altına alınan bedelin davalının iflas mamasına kayıt kabul kararı verilmekle,\" gerekçesiyle Dairemize gönderildiği (23.09.2024 , 2024/833 E., 2024/723 K.), <br>Dairemizin 20.11.2024 gün ve 2024/1472 E., 2024/1562 K. sayılı kararında yasal ve bilimsel gerekçeleri ayrıntıları ile gösterilerek; derdest alacak (veya itirazın iptali) davalarında davalının iflasının açılmasının davayı sıra cetveline itiraz davasına (kayıt kabule) dönüştürmeyeceği, derdest davanın iflasın açılması ile duracağı ve ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam edeceği, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf inceleme yerinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi olduğu düşüncesiyle dosyayı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu'na gönderdiği, <br>Başkanlar Kurulunun ise \"davacının müflis davalı aleyhine teminat mektubunun haksız yere nakde çevirmesi ve faturaya dayalı alacağının ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattığı ancak davalının takibe itiraz ettiği gibi iflasına karar verildiği ve iflas idaresinin davaya taraf olduğu dolayısı ile davacının açtığı itirazın iptali davasının kayıt kabul davasına dönüştüğü\"  gerekçesi ile dosyayı Dairemize gönderdiği (16.12.2024/518 K.) anlaşılmıştır. <br>Dairemiz bu karara rağmen uyuşmazlığın,\"eser sözleşmesi\"nden kaynaklandığı kanısındadır. Ancak bu konuda uzmanlığı bulunmamaktadır. Açıklanan durumun göreve ilişkin kamu düzeni kuralları ile kanuni hakim, mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarına temas ettiği düşünülmektedir.  <br>Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararları, bunlar aleyhine gidilecek bir yasa yolu bulunmadığından kesin nitelikte sayılmakta ve dosyanın gönderildiği Daireyi bağlamaktadır. <br>Bu çekince altında yapılan yargılama üzerine dosya esastan incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; davalı tarafından tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen müvekkilince verilen teminat mektubunun hiç bir gerekçe gösterilmeden nakde çevrildiğini, teminat mektubu bedeli ile kredili ödemeden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine Bandırma 2. İcra Müdürlüğünün 2012/1575 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının yetki itirazı üzerine dosyanın gönderildiği Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2013/10518 E. sayılı dosyasında da ödeme emrine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, İİK'nın belirlediği en yüksek oranda icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; ana işveren Enerjisa tarafından Bandırma Doğalgaz Kombine Çevrim Santralinin anahtar teslimi yapım işinin konsorsiyuma ihale edildiğini, müvekkili şirketin bu ortak girişimle söz konusu proje kapsamındaki inşaat işlerinin tamamının anahtar teslimi yapımında alt yüklenici olarak seçildiğini, sözleşme kapsamındaki inşaat işlerinin bir kısmını oluşturan soğutma suyu deniz boru hatları ve su alma yapıları işinin yapımı için davacı firma ile anlaştığını, davacının bu işle ilgili olarak davalı firmaya gönderdiği 12.05.2009 tarihli niyet mektubu çerçevesinde davacının yapacağı işlerin yürütüldüğünü, davacıya iş kapsamında avans verildiğini ve işin yapımı süresince düzenli olarak aylık hak edişlerinin ödendiğini, ek olarak yapıları işler için de fatura karşılığında ödemelerin yapıldığını, ancak işin belirli bir aşamasına gelindiğinde davacının mevcut koşularda işi zamanında tamamlayamayacağı anlaşıldığından ilave tedbirlerin alınması gerektiğini, işlerin hızlandırılması için davacının personel ve ekipman miktarlarını artırmasının talep edildiğini, buna karşılık davacının ek ödeme talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından KDV hariç 300.000,00 Euro'nun davacıya 118.000,00 Euro'luk üç adet fatura ile ödendiğini, buna rağmen ekipmanların yetersiz kalması nedeniyle dışarıdan alınan ekstra hizmetlerin bedelleri için müvekkilinin davacıya fatura karşılığı Türk Lirası bazında ayrıca ödemeler yaptığını, ancak alınan tüm önlemlere rağmen davacının işleri zamanında tamamlayamadığını ve meydana gelen gecikmeler nedeniyle müvekkili davalı şirketin gecikme cezasına maruz kalmasına sebep olduğunu, <br>Yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve bu suretle müvekkili şirketi zarara uğratanın davacı olduğunu, müvekkilinin teminat mektubu tutarının niyet mektubunun 4.iv maddesi uyarınca iş tutarının %10'u olacak şekilde arttırılmasını, 4.v maddesi uyarınca da söz konusu teminat mektubunun 5 yıllık garanti süresi sonuna kadar uzatılmasını ve bu işlemin mevcut teminat mektubunun geçerlilik süresinin sona ereceği 30.03.2011 tarihine kadar yapılmasının talep edildiğini, davacının cevap vermediği gibi teminat mektubunu da 30.03.2011 akşamına kadar temin etmediğini, mevcut teminat mektubunun süresinin de 31.03.2011 tarihinde sona ereceği ve ortada teminat adına bir şey kalmayacağı için davalı şirketin 31.03.2011 tarihinde 265.000,00 Euro tutarındaki teminat mektubunu haklı olarak tahsil etmek zorunda kaldığını,<br>Savunarak, davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"...Dosyamız arasına celp edilen asıl dava konusu Ankara 12. İcra Dairesinin 2013/10518 E. sayılı takip dosyasının incelemesinde;  davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine davacı şirketin davalıya  alt yüklenici sözleşmesi gereğince  verdiği  265.000 EURO bedelli kat'i banka teminat mektubunun davalı yüklenici tarafından nakde  çevrilmesi nedeniyle takibe konu 630.700,00-TL asıl alacak (265.000 EURO karşılığı) ile takip tarihine kadar işlemiş 57.376,16-TL işlemiş faiz ve aynı teminat mektubunun nakde çevrilmesinden dolayı kredili ödemeden kaynaklanan 115.000,00-TL fiyat farkı alacağı dahil olmak üzere toplam 803.076,16-TL alacağın TCMB tarafından dövize uygulanan yasal faizi ve takip giderleri  ile birlikte tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, muteriz borçlu davalı vekilinin itirazı üzerine 22/07/2013 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği,  itirazın iptali istemli işbu  davanın 05/09/2014 tarihinde açıldığı ancak icra dosyasında borçlu itirazının takip alacaklısı olan dosyamız davacısına tebliğ edilmediği  ve bu nedenle de davanın yasal bir yıllık hak düşürücü süresinde açıldığı görülmüştür. <br>...<br>Dosyamıza sunulan 16/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ... Limited Şirketi’nin davalı ... Yapı Endüstri Ve Ticaret A.Ş.’ne <br>sözleşme nedeniyle verdiği 31.03.2011 tarihli teminat mektubunun nakde çevrildiği tarihteki TL <br>karşılığı 630.700,00 TL’na 31.03.2011 – 04.06.2015 tarihleri arası davalıdan (faiz dahil) talep <br>edebileceği tutarın 989.239,99-TL olabileceği mütalaa edilmiştir. <br>Bu bağlamda yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 01.06.2009 tarihli alt yüklenici (eser) sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince alt yüklenici davacı ... Şirketinin yüklenici konumundaki davalı ... Yapı End. Ve Ticaret A.Ş.'ye karşı Enerjisa Bandırma Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali İnşaatı işinde denizde soğutma suyu borularının <br>döşenmesi, yatağının kazısının yapılması, çıkan malzemeyi sahilde gösterilen yere taşınıp <br>depolanması projesinde gösterilen inşaat işlerinin yapılması işinin ifasını üstlendiği, dosya kapsamında mevcut davalı ... firması ile davacı ... firması arasında düzenlenen 13.10.2010 tarihli tespit tutanağına <br>göre sözleşme konusu işlerin tam olarak bitirilmediği ve tamamlanmasının kararlaştırıldığı, daha sonra  dava dışı üst yüklenici firma tarafından  aynı işe ait 13.01.2011 tarihli geçici kabul tutanağının<br> düzenlendiği, ancak tutanakta eksik ve kusurlu işlerin 18.02.2011 tarihine kadar bitirilmesi ve ilave teminat talebi <br>ile şart olarak geçici kabulünün onaylandığının belirtildiği, bu nedenle asıl davalı ... firması tarafından davacı ... firmasına gönderilen 25.03.2011 tarihli yazı ile davacı tarafından davalıya verilen 265.000 Euro bedelli banka  teminat <br>mektubunun garanti süresini kapsayacak şekilde 17.02.2016 tarihin kadar uzatılmasını ve tutarının <br>480.000 Euro olarak düzenlenmesinin talep edildiği, davacı ... firması tarafından talep edilmesine karşın  davalı ... firmasının 30.03.2011 tarihine kadar teminat mektubunun süresini uzatmaması ve <br>miktarını da arttırmaması üzerine, işin sözleşme ile kararlaştırılan sürede bitirilmeyeceğinin <br>anlaşılması ve olası riskleri bertaraf etmek adına davalı/ karşı davacı ... firması tarafından <br> 31.03.2011 tarihinde ... firmasına ait 265.000 Euro tutarındaki teminat mektubunun nakde <br>çevrildiği,  Mahkememiz'ce denetime elverişli görülmekle benimsenen ikinci bilirkişi heyeti raporunda  tespit edildiği üzere; taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı ... firması tarafından teminat <br>mektup bedelini artırması yönündeki davalı yüklenici Şirketin talebine rağmen mektup bedelini artırmaması sebebi ile davalı ... Yapı firması tarafından <br>teminat mektubunun nakde çevirme zorunluluğu doğduğu sabit ise de; dava konusu icra takip tarihi <br>itibari ile sözleşme konusu işin bittiği nazara alındığında; davacı alt yüklenici ... firması tarafından müflis davalı ... Şirketine  verilen banka teminat mektubu bedeli olan 265.000,00 Euro’nun iadesi <br>gerektiği halde davalı yüklenici Şirket tarafından nakde çevrilmesinin haksız olduğu, bu nedenle de dava konusu anılan banka teminat mektubu bedelinin haksız yere nakde çevrildiği tarih  .....olan tarihinden davalı yüklenici Şirketin iflas tarihine kadar işlemiş faizi olan ....ile birlikte toplam ....alacağın müflis davalı Şirketin iflas masasına kayıt ve kabulü gerektiği, davacının dava konusu banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeni ile kredili ödemeden kaynaklanan fiyat farkı talep kalemi yönünden iddiasını kanıtlayamadığı gözetilerek sözkonusu talep kalemi yönünden ise; davanın reddi gerektiği anlaşılmakla\" gerekçesi ile, dava konusu Ankara 12. İcra Müdürlüğü’nün 2013/10518 E. sayılı dosyasında davacı tarafından müflis davalı Şirket aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine konu ve davalı tarafından nakde çevrilen 265.000 Euro bedelli banka teminat mektubu nedeni ile 630.700,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa söz konusu banka teminat mektubunun nakde çevrildiği 31.03.2011 tarihi ile davalının iflas tarihi olan 04.06.2015 tarihi arasında işlemiş 358.539,99 TL faizi ile birlikte toplam 989.239,99 TL alacağın müflis davalı Şirketin Ankara 21. İcra (İflas) Dairesi'nin 2015/15 İflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Müflis davalı şirket iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında temin edilen bilirkişi raporları birbirleri ile çelişki içinde olup üçüncü bir bilirkişi heyetinden rapor temini gerektiğini, İlk derece Mahkemesinin ikinci bilirkişi heyetinden temin edilmiş raporu esas alarak hüküm kurmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilince sunulan delil ve evrakın hiç birisinin hükme esas alınan bilirkişi raporlarında değerlendirilmediğini, <br>Davalı müflisin dönem itibariyle yüklenicisi olduğu Bandırma Doğalgaz Çevrimiçi Santrali'nin yapımı sırasında davalı şirket projenin \"soğutma suyu deniz boru hatları ve su alma yapılarının\" yapımını taahhüt etmiş olup davaya konu istemlerin ise işbu taahhütten kaynaklandığını, dava dışı işveren şirketin \"açık deniz emme ve tahliye boru hatlarının teslimi konusunda yaşanan gecikme\" nedeni ile müflis şirket aleyhine 31.01.2014 tarihli fatura uyarınca 454.000,00 EURO bedelli faturayı keşide ettiğini, söz konusu fatura kapsamında davacı şirketin taahhüdündeki edimi gerektiği gibi ve zamanında ifa etmemesi nedeni ile müflis şirketin zarara uğratıldığı ve zararın tutarı kuşkusuz olup davalı müflisin uhdesinde bulunan söz konusu teminat mektuplarını nakde çevirmede haklı olduğunu, <br>Buna göre, ilk bilirkişi heyetinden temin edilen kök rapor kapsamında davacı müflisin  dava kapsamında taleplerinin haklılığının vurgulandığını ve davalı kusur ve gecikme içerir ifası nedeniyle dava dışı/işveren şirkete ödenmek zorunda kalınan gecikme cezasının bulunduğu kanaatine varıldığını, <br>Müflisin alacaklı olduğu gecikme cezasından kaynaklı rücu istemine ilişkin yargılamanın görüldüğü Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1156 E. sayılı dosyasından kurulan, davanın reddine dair hüküm müflis tarafından istinaf kanun yoluna götürülmüş olup bahse konu istinaf başvurusunun huzurdaki dosya ile birlikte incelenmesi gerektiğini, müflisin davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle teminat mektuplarını nakde çevirmesindeki haklılığının ortaya çıkacağını, <br>İlk derece mahkemesinin karar gerekçesinde, davacı müflisin dava konusu isteminde haklı olduğu ancak, dava konusu (itirazın iptaline konu) Bandırma 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1575 E. sayılı dosyasının tesisi itibariyle işin bittiği, bu süreçte taraflar arasındaki işten kaynaklı gecikmelerin tamamlandığı ve teminat mektubunun nakde çevrilmesinin yanlış olduğu davacıya iadesinin gerektiği hususlarının belirtildiğini, hükmün kendi içinde çelişkiler içerdiğini, davalının tüm bu süreç boyunca dosyada mevcut bilirkişi raporları ile de belirtildiği üzere, kendisine sunulan tüm imkânlara rağmen edimini geciktirdiğini, dava konusu takibin tesisi itibariyle taraflar arasındaki işin neticelenmediğini, taraflar arasında protokol yahut benzeri bir işin tasfiyesine yönelik bir uzlaşma sağlanmadığını, <br>Kaldı ki davalı müflisin, dava konusu icra takibinden önce, davalı yandan diğer alacaklarının tahsili hususunda Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (As. Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2013/1 E. sayılı dosyası ile dava açtığını, bu dava kapsamında alınan bilirkişi raporlarında davacı müflisin huzurdaki talepleri yönünden davalı yandan alacaklı olduğunun belirlendiğini, <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>Dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi uyarınca davalı yükleniciye verilen banka teminat mektubunun haksız  yere nakde çevrilmesi sebebiyle tazminat  ile aynı teminat mektubunun nakde çevrilmesinden dolayı kredili ödemeden kaynaklanan fiyat farkı alacağının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine  ilişkindir. <br>Dosya ve UYAP kayıtları kapsamından; <br>Davacı ... ... Ltd. Şti. tarafından, davalı ... Yapı Endüstri ve Tic. A.Ş. aleyhine, 21.12.2012 tarihinde, Bandırma 1. İcra Müdürlüğünün 2011/4263 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebiyle dava açıldığı, Bandırma 2. Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin 06.02.2020 tarih ve 2013/1 E., 2020/41 K. sayılı kararıyla; bilirkişi raporu ve tarafların itirazları sonucunda alınan ek raporun, geçici ya da kesin kabulden sonra tarafların alacak ve borçlarının hesaplanabileceği yönünde düzenlendiği, dosyaya işin yapılan bölümlerinin kesin hesabının sunulmadığı görülmekle davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulduğuna dair bir bilgi ya da belge bulunmadığı,<br>Birleşen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/46 E. sayılı dosyasının tefrikten sonraki Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1156 E. sayılı dosyası kapsamından; iflasından önce davacı ... Yapı End. ve Tic. A.Ş. tarafından davalı ... Den. Tek. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davada, taraflar arasında bir kısım inşaat işlerinin yapımı için alt yüklenicilik sözleşmesinin imzalandığı, müvekkili şirketin davalı yana avans ödemesi yaparak işe başlamasını sağladığı, davalı yanın sözleşme şartlarını ihlâl ettiği, davalı yandan kaynaklanan gecikmeler neticesinde müvekkili şirketin üst işverene gecikme cezası ödediği, davalı yüzünden meydana gelen gecikmeler nedeniyle üst işverene ödenen meblağın rücu edilmesi zaruretinin ortaya çıktığı, bu kapsamda müvekkili şirketin 454.000 Euro tutarlı, 13.10.2014 tarihli faturayı keserek davalı yana gönderdiği, akabinde davalı aleyhine İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün 2014/20778 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu ileri sürülerek davalının itirazının iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 13.03.2024 (Dairemizde istinaf incelemesine konu karar ile aynı tarihte) tarih ve 2014/1156 E., 2024/198 K. sayılı karar ile; \"...taraflar arasında 01.06.2009 tarihli alt yüklenici (eser) sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince alt yüklenici ... Şirketinin yüklenici konumundaki ... Yapı End. ve Ticaret A.Ş.'ye karşı Enerjisa Bandırma Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali İnşaatı işinde denizde soğutma suyu borularının <br>döşenmesi, yatağının kazısının yapılması, çıkan malzemeyi sahilde gösterilen yere taşınıp <br>depolanması projesinde gösterilen inşaat işlerinin yapılması işinin ifasını üstlendiği, dosya kapsamında mevcut davalı ... firması ile davacı ... firması arasında düzenlenen 13.10.2010 tarihli tespit tutanağına <br>göre sözleşme konusu işlerin tam olarak bitirilmediği ve tamamlanmasının kararlaştırıldığı, daha sonra  dava dışı üst yüklenici firma tarafından  aynı işe ait 13.01.2011 tarihli geçici kabul tutanağının düzenlendiği, ancak tutanakta eksik ve kusurlu işlerin 18.02.2011 tarihine kadar bitirilmesi ve ilave teminat talebi <br>ile şart olarak geçici kabulünün onaylandığının belirtildiği, bu nedenle asıl davalı ... firması tarafından davacı ... firmasına gönderilen 25.03.2011 tarihli yazı ile davacı tarafından davalıya verilen 265.000 Euro bedelli banka teminat <br>mektubunun garanti süresini kapsayacak şekilde 17.02.2016 tarihine kadar uzatılmasını ve teminat mektubu tutarının <br>480.000 Euro olarak düzenlenmesinin talep edildiği, davacı ... firması tarafından talep edilmesine karşın davalı ... firmasının 30.03.2011 tarihine kadar teminat mektubunun süresini uzatmaması ve miktarını da  arttırmaması üzerine, işin sözleşme ile kararlaştırılan sürede bitirilmeyeceğinin <br>anlaşılması ve olası riskleri bertaraf etmek adına davalı/ karşı davacı ... firması tarafından 31.03.2011 tarihinde ... firmasına ait 265.000 Euro tutarındaki teminat mektubunun nakde <br>çevrildiği, Mahkememiz'ce denetime elverişli görülmekle benimsenen ikinci bilirkişi heyeti raporunda da tespit edildiği üzere dava konusu işlerin ifasında gecikme nedeniyle dava dışı üst işveren tarafından davacı yüklenici ... şirketine uygulanan gecikme cezasının davalı alt yüklenici ... firmasından rücuen tahsili mümkün ise de; sözleşme konusu işin dava konusu icra takip tarihi itibariyle davalı alt yüklenici tarafından ifa edildiğinin ve geçiçi kabul aşamasındaki eksikliklerin giderildiği,  aynı bilirkişi heyeti raporunda yapılan ayrıntılı tespitler çerçevesinde tespit edildiği üzere davalı ... firmasının davacı ... firmasından bakiye 157.309,32 Euro alacaklı olduğu, davalının gecikme cezasından kaynaklanan borcunun davacıya karşı olan alacağından mahsubu sonrasında davacı ... firmasının dava konusu icra takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği, gecikme cezasına ilişkin fatura konusu alacağının mevcut olmadığı...dava konusu icra takibinde davacının kötü niyeti sabit olmadığı\" gerekçesiyle, davanın ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verildiği, karara karşı davacı Müflis ... Yapı  End. ve Tic. A.Ş. tarafından istinaf .yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 14.01.2025 tarih ve 2024/759 E., 2025/34 K. sayılı kararıyla; \"Mahkemece; karar gerekçesinde, İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin 2014/20778 Esas sayılı takip dosyasında yapılan ilamsız icra takibinde, borçlu davalı vekilinin itirazın üzerine 21/11/2011 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali istemli davanın 12/01/2015 tarihinde açıldığı, ancak icra dosyasında borçlu itirazının takip alacaklısı olan dosyamız davacısına tebliğ edilmediği ve bu nedenle de davanın yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığına dair tespit yapılarak davanın esasının incelenmesine geçilmiş ise de davalı hakkında başlatılan takip dosyasının itiraz üzerine durmasıyla dava açıldığı tarih arasında buna göre yaklaşık 4 yıllık bir zaman aralığının bulunduğu anlaşılmakla bu süre içerisinde yani takip dosyasında son işlem tarihinden itibaren yasal süreler içerisinde herhangi bir işlem yapılmaması nedeniyle takip dosyasının işlemden kaldırılıp kaldırılmadığı ve kaldırılmış ise davacı tarafça bu süre içerisinde yenilenmiş olup olmadığının mahkemece araştırılması ve bu araştırma sonucuna göre dosyanın işlemden kaldırıldığı ve davacı tarafça yenilenmediğinin anlaşılması halinde geçerli bir icra takibi bulunmadığı gözetilerek itirazın iptali isteminin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu husus araştırılmaksızın ve geçerli bir icra takibinin bulunduğu varsayımı ile davanın esasına girilerek esas yönünden sonuçlandırılmış olması doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun öncelikle bu sebeple kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay Kapatılan 17. Hukuk Dairesinin  2015/378 Esas  2017/6360 Karar sayılı ilamı)<br>Yine mahkemece, davalı alt yüklenicinin, sözleşme kapsamında yapımını üstlendiği işi tamamlayarak davacıya teslim ettiği ve davalı alt yüklenicinin yapımını üstlendiği işin tamamlanarak geçici kabulünün yapıldığı, geçici kabulde tespit edilen eksikliklerin de tamamlandığı anlaşıldığından davacı yüklenici tarafından paraya çevrilen teminat mektubu sebebi ile alacaklı olduğu kabul edilerek bu alacak ile davacının dava dışı işverene ödemek zorunda kaldığı ancak davalı alt yüklenicinin sorumlu olduğu gecikme cezasının tutarının teminat mektubu sebebi ile davalının davacıdan olan alacağından mahsubu yoluna gidilerek mahsuplaşma sonucunda davacının birleşen ve istinafa konu edilen eldeki davada takip tarihi itibari ile davalıya borçlu olduğu ve talep edebileceği bir alacağın kalmadığı kabul edilerek eldeki davada davacının itirazın iptali isteminin reddine karar verilmiş ise de; uyuşmazlıkların hangi davada dava konusu yapılmışsa o davada çözümlenmesi ve karara bağlanması asıl olup, takas mahsup yoluyla diğer davada hükme bağlanması yasaya aykırıdır. Teminat mektubunun haksız yere paraya çevrildiği iddiasıyla davalı- birleşen davacının uğramış olduğunu iddia ettiği zararlara karşılık olan talebini bu dava dosyasından ayrılan asıl davada dava konusu yaptığından mahkemece bilirkişi raporu ile davalının karşı alacağının mevcudiyetinin belirlenmesi halinde dahi bu alacağın asıl davada hüküm altına alınması, eldeki davada birleşen davacının tespit edilen alacağından mahsup edilmeksizin hüküm altına alınması gerekirken somut olayda davalının teminat mektubunun paraya çevrilmesi sebebi ile varlığı kabul edilen alacağının eldeki davada davacı yüklenicinin belirlenen gecikme cezası alacağından mahsup edilmek suretiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş olması da dairemizce doğru bulunmamıştır.\tMahkemece yapılacak iş; asıl dava ile birleşen dava bakımından ayrı ayrı hüküm kurmak olmalıdır. (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 2011/6862 Esas 2012/1162 Karar sayılı ilamı).<br>\tBunun yanı sıra, davacı vekili, diğer alacakları konusunda davalı alt yüklenici hakkında Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, bu dava dosyasının da incelenerek delillerin birlikte takdiri gerektiğini belirtmiş ancak mahkemece bu dava dosyası getirtilip incelenmeden taraflar arasındaki uyuşmazlık esastan sonuçlandırılmış olduğu gibi yine mahkemece ilk bilirkişi kurulundan alınan rapor ve ek rapor ile taraflar arasındaki alacağın varlığı belirlenememişken mahkemece ikinci bilirkişi kurulundan alınan rapor ve ek raporlar sonrasında bu raporlar hüküm vermeye yeterli görülerek karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi ikinci bilirkişi kurulu kök ve ek raporunda bu dava dosyasından ayrılmasına karar verilen asıl davada asıl davacının eldeki davada davalının, karşı alacağının belirlenmesine ilişkin tespitlerin yapılmadığının belirtilmesine rağmen bu alacağın varlığı kabul edilerek davacının eldeki davada gecikme cezasından dolayı belirlenen alacağının varlığı tam olarak saptanamayan davalı alacağından mahsubu ile sonucuna göre karar verilmiş olması da dosya içeriğine uygun düşmediğinden bu hususlar da dairemizce kararın kaldırılmasının nedenleri olarak tespit edilmiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin  kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı  HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılarak ve ilgili dava dosyaları da getirtilip incelenerek yine bu dava dosyasından ayrılmasına karar verilen kayıt kabul davasında belirlenen delil ve raporlar da dikkate alınarak yeni bir bilirkişi kurulundan tüm itirazları giderecek şekilde ve hüküm vermeye yeterli nitelikte rapor aldırılmasından sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile yeniden bir karar verilmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" kesin olarak karar verildiği,<br>Anlaşılmıştır. <br>Gelinen aşamada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin yine taraflar arasındaki 13.03.2024 tarih ve 2014/1156 E., 2024198 K. sayılı kararı ile ilgili istinaf incelemesi sonucunda; taraflar arasındaki uyuşmazlıkların dava konusu yapıldığı davada çözümlenmesi ve karara bağlanmasının asıl olduğu, takas mahsup yoluyla diğer davada hükme bağlanmasının yasaya aykırı olduğuna dair kaldırma kararı verilmiş olması ve İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan 17.01.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda, Ankara 31. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına uygun olarak sadece iş bu davaya konu teminat mektubunun paraya çevrilmesinden kaynaklanan Euro cinsinden alacağın teminat mektubunun paraya çevrildiği 31.03.2011 tarihi itibariyle Türk lirası cinsinden karşılığı ile  bu tarih ile iflas tarihi olan 04.06.2015 tarihleri arasındaki işlemiş faizi toplamı üzerinden hüküm kurulmuş olması gözetildiğinde, taraflar arasındaki Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1156 E. sayılı dosya ile iş bu dosyanın birlikte incelenmesi gerektiğine yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. <br>Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine ve gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına ve istinaf yoluna başvuranın sıfatına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubuyla kalan 187,80 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine, <br>4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,     <br>12.02.2025 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  12/02/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan<br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Katip <br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59ed68b90debe43e","SID":"1de5278c24dbaf5d"}}