{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/363 Esas  - 2025/117 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/363 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/117<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TARİHİ\t\t: 22/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2014/959 Esas 2021/344  Karar<br>DAVACI <br>VEKİLLERİ<br>DAVALI \t<br><br>DAVA\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 05/06/2013<br>KARAR TARİHİ\t: 19/02/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/02/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; tüzel kişi olan davacının talebi ve bilgisi olmaksızın bankada hesap açma işlerine ait özel yetki içermeyen vekaletname ile davalılardan ... Şubesinde diğer davalı ...’ın talebi ve banka personelinin kusuruyla 59727076 müşteri numarasıyla müvekkili şirket adına hesap açıldığını, kötü niyetli diğer davalılar ... ve ...’ın vekaletnameleri ile davacı şirket adına yaptıkları ihalelerin hak edişleri usulsüz açılan bu hesaba ait IBAN’ın verilmesi suretiyle usulsüz açılan hesaba yüklü miktarlarda para akışı sağlandığını, usulsüz açılan bu hesaptan davacı şirketin haberi bulunmadığını, söz konusu usulsüz hesaba müvekkili davacı şirketin bilgisi dışında 954.847,87 TL’lik hak ediş bedeli gönderildiğinin öğrenildiğini, bu hesaptan davacı şirketin bilgisi ve talebi olmaksızın davalı ... tarafından bazı özel ve tüzel kişilere havale yapılarak davacı şirketin paralarının üçüncü kişilerin hesaplarına aktarıldığını, aktarma işleminin ise davacı şirket kaşesi ve fax yolu ile bankaya gönderilmiş olan şirket temsilcisinin sahte imzasını içeren talimatlar ile banka personeli aracılığıyla yapıldığını, Kocaeli ve Bursa fax numaralı banka talimatlarının  sunulduğunu, konuyla ilgili olarak görevini ihmal ve/veya suiistimal eden banka memurlarının da tespit edilmesi ve davalılar adına kamu adına dolandırıcılık suçu dosyası ile kovuşturulması talep edilmiş olup Bursa C.Başsavcılığının 2013/31245 Hazırlık soruşturmasının devam ettiğini, davacı şirket yetkilisinin ciddi sağlık sorunları nedeniyle yapılan yolsuzluğu farketmesinin zaman aldığını ve davalı banka hesaplarından davacı şirketin resmi hesabına 339.649,59 TL hak ediş bedelinin havale edildiğini, yetkisiz/usulsüz açılan hesaptan şirket yetkilisinin haberinin olması ile 18.12.2012 tarihinde ...’ın hesapta kalan son parayı çekerek hesap işlemlerinin sona erdirildiğini,  bahse konu usulsüz hesaptan davacı müvekkilinin talimatı dışında özel şahıslara havale işlemi yapıldığını, söz konusu hesaptan; ..., ..., ..., ... ve diğer üçüncü kişilere yüklü miktarlarda para transferleri yapıldığını, şirketin zarara uğratıldığını iddia ederek fazlaya ilişkin haklarının yanında ve maddi ve manevi tazminat hakları saklı tutularak, şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen haksız fiilin vukuundan itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkillerine davacı tarafından inşaat yapım işleri ile ilgili ayrıntılı genel yetki verildiğini, müvekkillerinin yetkisiz ve usulsüz bir ticari işlem gerçekleştirmediklerini, vekaletnamelere dayalı olarak banka hesabının açıldığını ve ihalesi alınan işlerin gerçekleştirilmesi için para transferleri yapıldığını, bir nevi aile şirketi olan davacı şirketin açtıkları bu dava ile kendi içlerinde bir tartışma ve anlaşamamanın verdiği bir durumun ortada olduğunu, davacı şirket ile müvekkilleri arasında ilgili ihalelerin alınıp ihalelerin gereği işlerin yapıldığını, müvekkillerinin tamamen davacı şirketin talimatı dahilinde gelen hak edişleri gerek taşeron şirketlere gerekse de şirket çalışanlarına gönderdiklerinin görüleceğini, banka hesabının davacı şirketin isteği ve talimatı ile açıldığını, sahte olarak iddia edilen ödeme talimatlarının gerçek olduğunu ve bu paralar için firma yetkilileri tarafından inşaatta çalışan taşeron tedarikçi veya şantiye giderleri için kullanıldığını, ihale gereği alınan iş ile hak edişlerin örtüştüğünü ve hatta hak edişlerin miktarlarının yarı yarıya daha az olduğunu, müvekkillerine verilen genel vekaletnamelerden azledilmelerinden sonra hiçbir ticari harekette bulunulmadığını, işlerin çoğundan zarar edildiğini, ihalelerin % 10 kâr marjıyla yapıldığını ve kârların tamamının davacının hesabına geçirildiğini, müvekkillerine verilen vekaletnamelerde aynen ‘…makam ve mercilerden veya havale edilecek bankalardan tahakkuk etmiş ve edecek olan hak edişleri talep edip almaya, ahzükabza, ibra etmeye, bu hususta gerekli evrak fiş, makbuz, çek ve belgeleri imzalamaya…’ şeklinde ibarelerinin yer aldığını, müvekkillerinin ne yetkisiz iş gördüklerini ne de sahih olmayan bir işlem gerçekleştirdiklerini, söz konusu hesaba ilişkin bütün hareketlerden baştan sona kadar şirket yetkililerinin haberi ve bilgilerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... Bankası Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; kısmi dava açılmasının mümkün olmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını, somut olayda müvekkil bankanın da davalı olarak gösterilmesine sebep olan dava konusu işlemlerin dayanağını teşkil eden Erzurum 4. Noterliğince düzenlenen vekaletnameler doğrultusunda yapılan işlemlerin genel vekaletnamenin içeriğine ve işin niteliğine aykırılık teşkil etmediğini, şirket müdürü ... tarafından düzenlenen vekaletname içeriğinde ‘...makam ve mercilerden veya havale edilecek bankalardan tahakkuk etmiş ve edecek olan hakkedişleri talep edip almaya, ahzükabza, ibra etmeye...’ şeklinde düzenlemelere yer verildiğini, bu kayıtlara istinaden vekile hak edişleri hesaplardan çekme yetkisi verildiğini, burada amaçsal yorum yapılması ve vekaletname ile verilen yetkilerin hesap açmayı da kapsadığı sonucuna ulaşılması gerektiğini, davacı yanın mezkûr vekaletnameler doğrultusunda yapılan işlemlerin tamamına itiraz etmediğini, davacı şirketin yönetimsel sorunlarının faturasının bankalarına yöneltilmek istendiğini belirterek davanın reddini  istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı şirketin üstlendiği işler nedeni ile kendisine yapılan hak ediş ödemelerinin davalı banka nezdindeki hesaba gönderilmiş olması, bu hesaptan davacı şirketin başka bankalardaki hesaplarına para gönderilmesi, yine bu hesaptan davacı şirket ortaklarının fiili ve organik bağı olan aynı soyadlı kişilere para gönderilmiş olması, bu hesaptan davacı şirketin borçlu olduğu kişilere para gönderilmiş olması tespit edilmekle; davacı şirketin söz konusu hesabı benimseyerek ticari faaliyetinde kullandığı, hesaptan yapılan bir kısım işlemlerin şirket amaç ve menfaati doğrultusunda olduğunun açık olduğu, bu suretle davacının yapılan işlemlere katlandığı, aynı yöntemle yapılan işlemlerin bir kısmının kabul edilip diğer bir kısmına itiraz edilmesinin çelişkili davranış olacağı, bu nedenlerle davacının talep edebileceği alacağı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporları müvekkili lehine olmasına rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı bankanın hesabın açılmasında gerekli özeni göstermediğinden dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiğini, diğer davalıların da kendilerine verilen vekaletnameleri kötüye kullanmak suretiyle müvekkilinin zararına sebebiyet verdiklerini, bilirkişi raporlarının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, mahkemece bu hususların gözetilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; davacı şirket adına usülsüz açıldığı iddia edilen banka hesabından yapılan işlemlere dayalı alacak istemine ilişkindir.\t\t<br>\tDavacı tarafından davalı gerçek kişilere verilen vekaletnameler ve vekaletten azle ilişkin azilnameler, Bursa C.Başsavcılığının 2013/31245 Soruşturma sayılı dosyası, bilirkişi raporları, hesap ekstreleri, hesap açılışına ilişkin belgeler, ticaret sicil kayıtları, davacı şirketin hak ediş ödemelerine ilişkin sözleşme ve belgeler ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.  \t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.\t<br>\tDosya kapsamından davacı şirket adına davalı banka nezdinde 59727076 müşteri no'lu hesabın açıldığı, bu hesabın davacı şirketin aldığı ihaleler sonucu hak ediş bedellerinin yatırılması ve yatırılan bedellerin davacı şirketin gerek kendi banka hesaplarına gerekse de dava dışı 3.kişilerin ve davalıların isim ve banka hesaplarına havale edilmesinde kullanıldığı, davacı tarafından davalı ..., ... ve ...'a şirketin aldığı ihalelere ilişkin tüm işlemleri yapmak, hak edişleri tahsil etmek, ibra etmek, hak edişlerin tamamı veya bir kısmını başkalarına devir ve temlik etmeyi yetkileri de içeren vekaletnameler verildiği, davalı gerçek kişilerin daha sonra vekaletten azledikleri, davalı gerçek kişilerin vekaletnamelerdeki yetkilere dayanarak şirket adına ihale sözleşmeleri, hak ediş raporları imzaladıkları ve şirket adına iş ve işlemler yaptıkları anlaşılmaktadır. <br>\tDavacı yanca, davacının bilgisi ve rızası dışında davalı ...'ın talebi ve davalı banka personelinin kusuruyla müvekkili adına davalı banka nezdinde hesap açıldığını, bu hesabın davacı şirketin bilgisi ve rızası dışında hak ediş ödemelerinin yatırılması ve dava dışı 3.kişilere gönderilmesi amacıyla kullanıldığını iddia ederek zararın tazmini istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece bilirkişi raporları alınmak suretiyle ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tMahkemece alınan 5 adet bilirkişi raporunda banka kayıtları ve davacı şirket defterleri incelenmiş ise de, banka kayıtlarında davacı şirketin hesabına gelen toplam 974.847,87 TL hak ediş bedellerinin havale edildiği tespit edilen dava dışı ..., ..., ..., ... İnşaat, Yasa End. Mam. Limited Şirketi, ..., ... Mühendislik, ... Hırdavat ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise söz konusu ticari ilişkiden kaynaklanan borç alacak ilişkisinin mevcut olup olmadığı ve miktarı yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim, 24/09/2019 tarihli ek bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere havale gönderilen bir kısım şirketler tarafından davacı şirket hakkında icra takiplerinin başlatıldığı tespit edilmiştir. <br>\tHal böyle olunca mahkemece, dava konusu 59727076 müşteri no'lu hesaba gelen hak ediş ödemelerinin havale edildiği kişi ve şirketler ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, varsa söz konusu ticari ilişkiden kaynaklanan alacak borç miktarının tespit edilerek hesaptan havale edilen miktarların gerçekten şirket yararına kullanılıp kullanılmadığının, bu suretle şirket zararı oluşup oluşmadığının,  şirket yararına kullanılan miktarın olup olmadığının tespiti için yapılacak tahkikat uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delil toplanmaması değerlendirilmemesi niteliğinde olduğundan, söz konusu deliller toplanarak  sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/07/2021 tarih ve 2021/11-532 Esas 2021/900 Karar sayılı emsal içtihatı).<br>\tTüm bu nedenlerle  ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>\t2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>'nin  22/04/2021 tarih ve  2014/959 Esas 2021/344  Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2025<br><br><br><br>Başkan-            Üye -                           Üye -                Zabıt Katibi <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6fd4f4a9714575c3","SID":"10b721567314a3fe"}}