{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br>ESAS NO\t: 2023/490 <br>KARAR NO\t: 2025/76<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 19/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 05/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesiyle özetle;  davacı müvekkillerinin  davalı ...'nin paydaşları olduğunu, ...'nin 19.04.2023 tarihli Genel Kurul Kararı'nın 5., 7. ve 10. maddelerinin kanuna, hukuka, usule ve emredici hükümlere aykırı olduğunu, ilgili maddelerin iptaline karar verilmesi gerektiğini, İptali talep edilen gündem maddeleri şu şekilde olduğunu; 5.madde: 2022 yılı Finansal Tablolarının okunması, müzakeresi ve onaylanması, 7.madde: Yönetim Kurulu üyelerinin ibrası konusunun görüşülmesi ve karara bağlanması, 10.madde: Esas sözleşmenin \"Sermaye\" başlıklı \"6.maddesinin\" ekteki şekilde tadil edilmesi hususunun görüşülmesi ve karara bağlanması19.04.2023 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısı'na davacılar ..., ..., ... ve ... adına vekaleten Av. ...’ın katıldığını, davalı şirketin 19.04.2023 tarihli Olağan Genel Kurulu'nun 10. maddesi ile şirket sermayesinin 225.000.000,00 TL'ye yükseltilmesine karar verildiğini, şirket esas sözleşmesinin tadili niteliğinde olan şirket sermayesinin 225.000.000,00 TL'ye yükseltilmesine ilişkin Genel Kurul Kararı'nın 10. Maddesinin iptali gerektiğini, şöyle ki; Dava dışı ---- tarafından  ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dava dosyası ile \"Kooperatif Üyeliğinin Tespiti\" talepli olarak dava ikame edildiğini, Yargılama sonucunda \"davacının ortaklık sıfatının sonlandırılmasına yönelik 05/08/2016 tarihli ve 25 nolu yönetim kurulu kararının 3 nolu maddesinin geçersiz olduğu, davacı şirketin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, tür değiştiren şirketin eskisinin devamı olmakta, yeni türe dönüşen şirketin, eski tür zamanındaki haklarında, alacak, borç ve yükümlülüklerinde hiçbir değişiklik olmadan yeni türde de devam ettiğini, eski şirkete karşı açılan davaların aynen yeni şirkete karşı devam ettirilebileceğinden tür değişikliğinin de somut olayı etkilemeyeceğini, davacının davalı  kooperatifin (şirketin) ortağı olduğu\" gerekçesiyle \"davanın kabulüne\" ve \"davacı şirketin  davalı kooperatif (anonim şirket) ortağı olduğunun tespitine\" karar verildiğini, işbu karara karşı davalı şirket tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildiğini, dosyanın şu anda temyiz aşamasında olduğunu, verilen kararın uygulanması ile sermaye ve pay oranlarında değişiklik meydana geleceğini, mahkeme ilamına rağmen davalı şirket tarafından ----- adlı şirketin ortaklık haklarının kullanılmasının engellenmesi ve ihlal edilmesi sebebiyle müvekkil şirket Genel Kurullara iştirak edemediğini ve sermaye artırım kararı neticesinde rüçhan haklarını da kullanamadığını, ıskata ilişkin ikame edilen ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----Esas sayılı davaları da derdest olduğunu ve yargılama neticesinde verilecek kararın pay ve sermaye oranlarında değişikliğe sebebiyet verebileceğini, bu durumda butlan taleplerine konu gündem maddeleri neticesinde verilen kararların geçerliliği ve uygulanmasının imkansız hale geleceğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 462. Maddesindeki emredici hükümler ile korumak istediği yararın, sermaye artırımlarından ortakların paylarını korumak olduğunu, gerek müvekkillerin paylarına ilişkin ıskat işlemleri ve gerekse ---- isimli dava dışı şirketin ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararlarının, doğrudan ortaklık yapısını etkileyeceğini, davalı şirketin, ıskat kararları ve ----- isimli şirket hakkındaki karar ile ortakların iç kaynaklardan düşük pay almasına ya da alamamasına neden olduğunu, davalı şirketin, ıskat kararlarından sonra iç kaynaklardan sermaye artırmasının, müvekkillerinin % 15'e yakın payını, diğer ortaklar ile birlikte yaklaşık % 50 ortaklık payını  yok saydığını, Yönetim Kurulu'nun ıskat sonrası iç kaynaklardan sermaye artırma yönünde karar  almasının amacının, ıskat ile payları adeta yok edilen müvekkillerin iç kaynaklardan sermaye edinememesini, dolayısıyla mevcut hakim ortakların bu iç kaynaklar vasıtasıyla sermaye miktarlarını yükseltmelerini sağlama amacında olduğunu ve iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceğini, daha önce de 30.03.2020 ve 15.06.2020 tarihli genel kurullarla sermaye artırımları kararları verildiğini, işbu genel kurul kararlarının butlanına ilişkin açılmış olan davalar derdest olmakla birlikte; davalı şirketin hakim ortakların iç kaynaklardan edindikleri yüksek sermayeyi yükseltmek suretiyle bir kez daha müvekkillerinin şirket nezdindeki gücünü yok etmek istediklerini, bu üç sermaye artırımının muhtemel nedeninin, hakim ortakları iç kaynaklardan edindikleri ve sonrasında daha da yükselttikleri paylarını, yüksek bedeller ile üçüncü şahıslara satma/devir etme amacı olabileceğini, bu durumda, hem müvekkillerinin ve diğer ortakların hem de payın devri suretiyle ortak olabilecek üçüncü kişilerin telafisi imkansız zararlarına neden olacağını, müvekkilleri tarafından vekili aracılığı ile gerek genel kurul öncesi davalı şirket nezdinde yapılan görüşmede, gerekse toplantı esnasında bilhassa gündemin 5.maddesinin görüşülmesi esnasında finansal tablolara ilişkin sorulan sorulara açık bir şekilde ve dürüst hesap verme ilkeleri uyarınca cevap verilmediği gibi, verilen cevapların eksik ve yanıltıcı olduğunu, bu durumun dürüst hesap verme ölçütü ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca, yukarıda da değinildiği üzere; hisse ve ıskata ilişkin davalar neticesinde verilecek kararlar, şirketin sermayesini ve pay durumlarını önemli ölçüde etkileyebileceğini, davalı şirketin küçük ortakları bertaraf etmek suretiyle şirket hisselerini tamamen ele geçirme amacı güttüğünü, ancak, derdest olan davalar neticesinde verilecek kararların sermaye ve pay durumunu etkilemesinin yanında, şirketin buna bağlı gerçekleştirdiği faaliyetlerini ve tasarruflarını da etkileyecek olduğunu, bu durumda şirketin selameti de tehdit altında kalacağını ve şirketin geriye dönüşü çok zor zararlar ile karşı karşıya kalabileceğini, bu nedenle gündemin 7. maddesi uyarınca Yönetim Kurulu'nun ibra edilmesinin de mümkün olmadığını, nitekim müvekkiller, adına genel kurula vekaleten katılan vekiller tarafından izah edilen hususlar doğrultusunda muhalefet şerhi verildiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle hakim ortakların paylarını üçüncü şahıslara devir suretiyle satma ihtimali söz  konusu olabileceğinden, tensiple birlikte davalıdır şerhi'nin  ------ gazetesi'nde ilanına, yine tensiple birlikte 19/04/2023 tarihli Genel Kurul Kararı'nın 5., 7. ve 10. maddelerinin  uygulamasının durdurulması ve dava sonuna kadar şirket paylarının devrinin engellenmesi için  ihtiyati tedbir karar verilmesine, tedbir kararının ----- Gazetesi'nde ilanına ve davalı şirket ile paydaşlara tebliği ile haklı davalarının kabulüne ve 19/04/2023 tarihli Genel Kurul Kararı'nın 5.7. Ve 10. maddelerinin iptaline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından 19.04.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların tamamı, kanuna, dürüstlük kuralına, ana sözleşmeye, şirket menfaatlerine ve hukuka uygun olduğunu, yasal zorunluluk ve mevzuat gereğince hareket edildiğini ve bu yönde kararlar alındığını, davacı tarafların afaki beyanlarla şirketin işleyiş sürecine zarar vermeye çalıştığı bu uğurda hukuki bir sebebe dayanmadan mahkemeleri de meşgul ettiğini, hukuki bir menfaatleri de  olmadığı göz önüne alındığında, öncelikle davacıların davasının usulden reddine, ihtiyati tedbir  taleplerinin reddine ve haksız davaya sebebiyet vermeleri sebebiyle H.M.K 329. Gereğince vekalet ücretine mahkum edilmelerine karar verilmesi  talep etmiştir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış,  davalı şirketten davaya konu 19/04/2023 tarihli genel kurul kararı ve hazirun cetvelinin suretleri, ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davaya konu 19/04/2023 tarihli genel kurul kararı ve hazirun cetvelinin suretlerinin ayrıca davalı şirketin  ticaret sicil kayıtları istenilmiş, --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --- esas, --- Asliye Ticaret--- Mahkemesi'nin --- esas,    ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin-----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  --- esas, ve    ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  ----- esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden ayrı ayrı celp edilerek incelenmiş, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden kök rapor alınmış ve taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda da hüküm kurmaya ve denetime elverişli ek rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.<br>Dava; davalı şirketin  19/04/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5, 7 ve 10 nolu kararlarının  iptali istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı TTK'nın 445 ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.Aynı yasanın 447. maddesine göre ise; genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır.\t<br>Genel Kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için iptali istenen karara olumsuz oy vermenin dışında TTK'nın 446. maddesi gereğince muhalefet şerhinin de tutanağa geçirilmesi gerekmektedir.  Davacıları temsilen vekillerinin genel kurul toplantısına katıldığı ve iptale konu kararlar yönünden muhalif kaldıklarını tutanağa eklettirdikleri, bu itibarla davacıların dava açma haklarının mevcut olduğu, ayrıca 19/07/2023 tarihinde açılan davanın TTK'nın 445. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan tüm deliller değerlendirildiğinde; davalı şirketin 19/04/2023  tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında alınan 2022 yılı finansal tablolarının okunması müzakeresi ve onaylanmasına ilişkin 5., yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 7. ve şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin 10. Maddelerinin, davacılar tarafından, genel kurulda finansal tabloların görüşülmesi esnasında verilen bilgilerin yanıltıcı olduğu, dürüst hesap verme ilkesine  aykırı olduğu, dava dışı şirket ve davacıların davalı şirketle devam eden davaları sonuçlanmadan sermayenin artırılmasının  davacıların haklarını zedelediği gerekçeleri ile iptalinin talep edildiği görülmektedir.İptal talebine konu 5 nolu karar yönünden:<br>Genel kurulun iptal talebine konu edilen 5. Maddesi; 2022 yılı finansal tablolarının okunması müzakeresi ve onaylanmasına ilişkindir.Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş oldukları, her ne kadar mali inceleme neticesinde davalı şirketin öz sermayesini koruyu korumadığı, istikrarlı bir şekilde kar elde edip etmediği anlaşılmamakta ise de, öz sermayenin korunmadığına ve istikrarlı bir şekilde kar elde etmediğine ilişkin somut bir iddia ve delilin de dosyaya sunulmadığı, dava konusu kararın hazır bulunanların önemli bir çoğunluğuyla kabul edilmiş olduğu, yönetim raporlarının usulüne uygun olmadıklarına ilişkin somut bir veriye rastlanmadığı, bu nedenle finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı gibi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, davalı şirketin sigorta şirketi olup  sigortacılık mevzuatı gereği sıkı denetime tabi olduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 5 nolu karar  kararın iptali koşulları bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>İptal talebine konu 7 nolu karar yönünden:<br>Genel kurulun iptal talebine konu edilen 7. Maddesi; yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkindir.Yönetim kurulunun ibrasına ilişkin, iptal talebine konu karar oy çokluğu ile alınmıştır. TTK'nın 436/2 maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizdir. Somut olayda yönetim kurulu üyelerine gerek kendi gerekse diğer üyelerin ibra oylamasında oy kullanamayacakları hatırlatılmak suretiyle, TTK''nun 436/2 maddesine uygun şekilde oylama yapılarak ibra kararı için yeterli çoğunluk sağlanmıştır. Dava dışı ----tarafından açılan ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyasından ortaklığın tespitine ilişkin kararın ve ıskata ilişkin ----- Ticaret Mahkemesi'nde görülen davaların henüz sonuçlanıp kesinleşmedikleri, bu haliyle pay ve sermaye oranlarının mevcut duruma göre değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle ibra için yeterli çoğunluk sağlanacağından yeterli oy ile alınan ibra kararının iptali yönündeki talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>İptal talebine konu 10 nolu karar yönünden:<br>Genel kurulun iptal talebine konu edilen 10. Maddesi; şirket sermayesinin artırılmasına  ilişkindir.<br>Öncelikle  sermaye artırımına ilişkin talebin denetim kurumu SDDK tarafından gönderildiği ve kararın bu talebe istinaden alındığı, bunun yanı sıra davacıların toplam hisse oranlarının %0.01'in dahi altında kaldığı, dava konusu bu kararın ise sermayenin nerdeyse tamamını temsil eden oylarla alındığı, genel kurul toplantısının bakanlık temsilcisi nezaretinde yapıldığı, davalı şirketin esas sözleşme değişikliklerinde bakanlığın onayını alması gereken ve bağımsız denetime tabi bir şirket statüsünde olduğu, davacılara sermaye artırım oranında rüçhan hakkı tanındığı, davacıların bu haklarına dayanarak artırılan sermayeye iştirak ettikleri ve pay oranlarını korudukları, davacıların çok küçük bir paya sahip olmaları sonucu sermaye artırımının davacıların hisse oranlarını düşürmek amacıyla alınmış olduğunun kabul edilmesinin çok zor olduğu, davalı şirketin bir sigorta şirketi olması nedeniyle sermaye artırımının mali gücü ve piyasadaki etkinliğini de artıracak nitelikte olduğu, tüm bu sebeplerle, bir nevi yasal zorunluluk gereği alınan, sermaye artırımına ilişkin 10 nolu kararın dikkate alındığında; sermaye artırım kararının iptali yönündeki talebin de reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle, yukarıda her bir madde yönünden tek tek açıklanan gerekçelerle davanın tümden reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, davacı tarafın davayı kötü niyetle açtığı ispatlanmadığından davalı  tarafın HMK'nın 329. Madde kapsamındaki talebinin reddine dair karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM (Yukarıda açıklanan nedenlerle):<br>1-)Davanın REDDİNE,<br>2-)Davalı  tarafın HMK'nın 329. Madde kapsamındaki talebinin reddine,<br>3-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL  harçtan peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 345,55‬ TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>4-)Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-)Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin olunan 30.000,00 TL  vekalet ücretinin  davacılardan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-)Davacılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d93eca88c0d5bfd","SID":"530e03c9caf21dcb"}}