{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2013/345 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/920<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 11/11/2013<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br><br>Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkillerinin ... sicil numarası ile 12.09.2007 tarihinde kurulan davalı şirketin toplam sermayesinin %33,3'lük kısmına sahip kurucu pay sahibi olduklarını, müvekkilleri için alınan hukuka aykırı kararlar nedeni ile pay oranının toplam %10'a kadar gerilediğini, davalı şirketin 12.08.2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararlar şirket ana sözleşmesinin 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 maddelerinin değiştirilmesinin oylandığını, müvekkillerinin olumsuz oylarına karşılık diğer pay sahiplerinin oylarıyla olumlu şekilde karar verildiğini belirterek davalı şirketin 12.08.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5, 6, 8, 10, 12 ve 14 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin 20/09/2007 tarihli ana sözleşme gereği kurulduğunu, şirket sermayesinin 7.500.000,00-₺ olduğunu, şirket kuruluşunu takiben arsa sahibi ... ile müvekkili şirket arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, inşaatın yapım işinin ek sözleşme ile müvekkili şirket tarafından ... firmasına taşeron olarak verildiğini, <br>Dava, davalı şirketin 12.08.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5, 6, 8, 10, 12 ve 14 numaralı kararların iptali istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı TTK 445-451 maddelerinde genel kurul kararlarının iptal edilebilirlikleri ile butlanı yaptırımları düzenlenmiştir. İptal sebeplerinin düzenlendiği TTK 445 maddesinde 446. maddede belirtilen kişilerin kanun veya esas sözleşme hükümlerine, özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden 3 ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde iptal davası açabilecekleri belirtilmiş, iptal davası açabilecek kişilerin düzenlendiği TTK 446. maddesinde genel kurul toplantısında hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Somut olayda davacının davalı şirkette pay sahibi olup, aktif dava ehliyetinin olduğu, davacının dava konusu genel kurulda vekâleten temsil edildiği ve davaya konu kararlara olumsuz yönde oy kullanmakla birlikte muhalefetinin toplantı tutanağına geçirildiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin sicilde kayıtlı adresinin ... olduğu, bu yerin yargı yetkisi bakımından mahkememize bağlı olduğu, dolayısı ile TTK 445 maddesinde kesin yetki olarak belirlenen genel kurul kararının iptali davası bakımından mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu genel kurul kararı tarihi 12.08.2013'tür. Dava 11.11.2013 tarihinde açılmış olup, TTK'nın 445. maddesi uyarınca davanın 3 aylık yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlığın çözümü için 12/08/2013 tarihli davalı şirket genel kurulunda alınan 5-6-8-10-12 ve 14 nolu kararların toplantı çağrı usulü, toplantı ve karar nisabı alınan kararların kanun esas sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturulup oluşturulmadığının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 07.11.2023 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında \"...1. a) Davaya konu şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, Yine sunulan mali tabloların muhasebe ilkelerine uygun olarak tanzim edildiği, Söz konusu mali tablolar ile ilgili dosya kapsamında yapılan incelemelere göre herhangi bir aykırılık tespit edilmediği, 2. a) İptali talep ve dava edilen 12.8.2013 tarihli genel kurul kararlarının geçerliliklerinin HGK'nin 18.1.2022 tarihli ve ... Esas, 2022/4 Karar sayılı Kararı ve kesinleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve ...Esas, ...Karar sayılı kararlarına bağlı olduğu; b) Adı geçen mahkeme kararları uyarınca Davalı şirketin ana sözleşmesinin Yönetim Kurulu, Teşkili, Toplantı Şekilleri, Toplantı Nisabı ve Süresi başlıklı 7. maddesinin, şirketin ilk tescili aşamasındaki içeriğiyle geçerliliğini koruduğu, diğer bir ifade ile ana sözleşmenin 7. maddesinde sözü edilen ve yönetim kurulu üye seçiminde uygulanması gereken aday gösterme imtiyazının halen mevcudiyetini koruduğu; 3. İptali talep edilen genel kurul kararlarının geçerlilikleri ile ilgili olarak: a) Gündem no.5: 2012 YILINA AİT FİNANSAL TABLOLARIN OKUNMASI, MÜZAKERESİ VE ONAYA SUNULMASI: Özel denetçi ile ilgili red kararı: Davacı pay sahibi özel denetçi ile ilgili olarak genel kurulun aldığı red kararı aleyhine iptal talebinde bulunmadığı; Yargıtay'ın yerleşik içtihatları çerçevesinde özel denetçi taleplerinin reddine ilişkin genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılmasının zaten mümkün olmadığı; Dava konusu olayda da davacı pay sahiplerinin ticaret mahkemesine başvurmak suretiyle özel denetçi atanmasını talep ettikleri hususunun anlaşıldığı; Bilanço ve gelir tablosu hesaplarının kabulüne ilişkin karar: Bilanço ve gelir tablosu hesaplarının kabulüne ilişkin kararın geçerli olduğu, iptal edilebilir olmadığı b) Gündem no.6 YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN İBRASI: Yönetim kurulu üyelerinin ibraları oylanırken, sadece ilgili yönetim kurulu üyesinin değil, pay sahibi sıfatına sahip olan tüm yönetim kurulu üyelerinin oy hakkından yoksun olacağı; ibra oylamalarının hepsinde sadece ...ve ...'ın oy hakları (5.833.332) bulunduğu; ibra kararlarının diğer oy hakkına sahip olmayan pay sahiplerinin oyları ile alındığı dikkate alındığında, 6. Gündem maddesi çerçevesinde alınmış olan tüm ibra kararlarının iptal edilebilir (geçersiz) oldukları; c) Gündem No. 8: YENİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ SEÇİMİ, YETKİLERİN BELİRLENMESİ: 12.8.2013 tarihli genel kurul toplantısında 8. gündem maddesi çerçevesinde alınan yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın iptal edilebilir nitelikte olduğu ve iptaline karar verilebileceği; d) Gündem  No.10: DEĞİŞTİRİLMESİ: ŞİRKET ANA SÖZLEŞMESİNİN BAZI HÜKÜMLERİNİN Ana sözleşmenin 7. maddesinin tadilinin, yönetim kurulu üye seçiminde öngörülmüş olan imtiyazın ortadan kaldırılması anlamına geleceği, ancak bu hususun tek başına kanuna aykırı bir durum teşkil etmeyeceği ve kararın geçerliliğini etkilemeyeceği; kararın uygulanabilmesi için (infaz edilebilmesi için) hakları ihlal edilen imtiyazlı pay sahiplerinin ayrıca toplanarak karar almaları gerekeceği; Dosya kapsamı incelendiğinde, ana sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararının iptalini gerektiren bir hususa rastlanmadığı; e) Gündem No.12: ŞİRKET ORTAKLARINDAN ... VE ...HAKKINDA TTK 483 UYARINCA ALINAN ISKAT KARARI NETİCESİNDE ŞİRKETİN YENİ SERMAYE YAPISI HAKKINDA GENEL KULURA BİLGİ VERİLMESİ VE YÖNETİM KURULU TARAFINDAN BU YÖNDE YAPILAN İŞLEMLERİN TASVİBİ: TTK m.482-483 uyarınca mütemerrit pay sahibini, iştirak taahhüdünden ve yaptığı kısmi ödemelerden doğan haklarından yoksun bırakmaya ve söz konusu payı satıp yerine başkasını almaya ve kendisine verilmiş pay senedi varsa, bunları iptal etmeye yetkili organın yönetim kurulu olduğu; Yönetim kurulunun alacağı ıskat kararının veya temerrüde bağlı işlemlerinin geçerli olabilmesi için genel kurul kararına ihtiyaç bulunmadığı; Genel kurulun aldığı onay/tasvib kararının onaylanmasına ilişkin kararın bu itibarla her hangi bir hukuki sonucu da bulunmadığı; Davalı şirketin 12.8.2013 genel kurul toplantısında alınmış olan “...yönetim kurulu tarafından ıskata ilişkin gerçekleştirilen işlemlerin onaylanması için oylama yapıldı ve yapılan oylama sonucunda... işlemler tasvip edildi..” kararının her hangi bir bağlayıcılığı/hükmünün bulunmadığı, adı geçen genel kurul kararının iptali konusunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu; f) Gündem No. 14: TTK 395 VE 396. MADDELERİNDE GETİRİLEN DÜZENLEMELERİN MÜZAKERESİ: Yönetim kurulu üye seçimine ilişkin kararın iptal edilebilir nitelikte (geçersiz) olması nedeniyle TTK m.395 ve 396 uyarınca izin verilmesine ilişkin karar da -doğrudan seçilen üyelerin şahsı ile ilgili olması nedeniyle- geçersiz olduğu, iptal edilebilir nitelikte olduğu, dolayısıyla iptallerine karar verilebileceği...\" şeklinde görüş belirtilmiştir. Tarafların kök rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş, 10.06.2024 tarihli ek raporun sonuç kısmında kök rapordaki kanaatlerin değişmediği yönünde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. <br>Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacı tarafa davaya konu 12.08.2013 tarihli olağan genel kurul toplantı çağrısının usulünce yapılıp yapılmadığının tespiti gerekmektedir. Bilindiği üzere genel kurul kararlarının hukuken varlık ve geçerlilik kazanabilmesi için gerekli şartlar kanunda çeşitli hükümlerde düzenlenmiş olup; bir genel kurul kararı ilgili hükümlere ve bu hükümler çerçevesinde düzenlenmiş ana sözleşme hükümlerine veya iyiniyet kurallarına aykırılık taşıdığı takdirde hukuken sakatlanır. Genel kurul kararlarının hukuken geçerlilik şartlarına uyulmaması halinde ise aykırılığın ağırlığına göre yokluk, butlan, askıda hükümsüzlük veya iptal edilebilirlik şeklinde sakatlık halleri ortaya çıkabilir. Sözü geçen yaptırımlardan en ağırı yokluktur. Bir hukuki işlemin hukuka uygun olarak doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açmakta ve işlemi yokluk ile sakatlamaktadır. Yok sayılan işlem şeklen dahi meydana gelmemiş olarak değerlendirilecektir. Yokluğun tespiti her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir; yokluk kararı geçmişe etkili ve açıklayıcı niteliktedir. Bu bakımdan, taraflardan birisinin yokluğu ileri sürmesi mümkün ise de yokluğun tespiti bakımından resen hareket edilmesi dahi mümkündür. Eğer mevcut bir aykırılık alınan genel kurul kararının yokluğuna sebebiyet verecek ölçüde ise bu halde yokluk yaptırımının resen tatbik edilmesi gerekir. Yokluk yaptırımını gerektirecek sebepler değerlendirildiğinde, esasen bir genel kurul kararının varlığından bahsedebilmek için iki temel unsur gerekir. Bunlardan ilki toplantı yapılması ve ikincisi toplantıda yeterli irade beyanları ile karar alınmasıdır. Bunlardan birisindeki eksiklik halinde hukuki işlem yani genel kurul kararı hiç doğmamış sayılır. Uygulama ve öğretide sayılan ve genel kurul kararının yokluğuna yol açan başlıca örnekler şöyledir; genel kurula davet, yetkili kişi veya organlarca yapılmamış veya TTK'daki istisna dışında davet yapılmaksızın toplantı yapılmış ve karar alınmışsa ya da oylama yapılmaksızın karar alınmışsa, genel kurul toplantısı yapılmaksızın karar alınmışsa yokluk yaptırımı uygulanır. Toplantıda bakanlık temsilcisinin bulunması gereken bir şirkette yapılan toplantıda alınan kararlar, komiserce imzalanmamış bir tutanakta yer alan karar yine yoklukla malüldür. TTK md. 446'da pay sahipleri toplantıya katılmış ise karara muhalefetlerini zapta geçirmeleri aranmakta olup somut olayda bu şartın da sağlandığı, davacı pay sahiplerinin dava konusu alınan kararlara muhalefetlerini toplantı tutanağı ile kayıt altına aldıkları görülmektedir. İptal yaptırımı bakımından, anonim ortaklık genel kurul kararlarının iptali özel olarak TTK'da düzenlenmiş ve bilindiği üzere şirketler hukuku uygulamamızda iptal davaları somut olayda olduğu gibi önemli bir yere işgal etmektedir. İptal davaları pay sahiplerinin, özellikle çoğunluk pay sahipleri ile aralarındaki menfaat ihtilaflarında kullanabildikleri önemli bir araç olarak ortaya çıkmaktadır. İptal davası açılmasının maddi hukuka ilişkin şartlarından ilki ortada bir genel kurul kararının bulunmasıdır. Ortada şeklen dahi geçerli bir genel kurul kararı yok ise bu halde yokluk yaptırımı ile karşılaşılır. İkinci olarak kararın kanuna, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık taşıması iptal için gerekli bir diğer maddi hukuk şartıdır (TTK 445). Üçüncü olarak aranacak şart ise karar ile aykırılık arasında illiyet bağı bulunmasıdır.Her bir karar yönünden iptal istemi gerekçeleri ile birlikte şimdi bu şartların var olup olmadığı değerlendirilecektir.<br>12.08.2013 tarihli Genel Kurulun 5 nolu gündem maddesi yönünden alınan karar finansal tabloların tasdikine ilişkindir. Davacı taraf iptal talebini bilançonun gerçek verileri yansıtmadığı, bilançoda yer alan harcamalara ilişkin sorulara cevap verilmediği iddialarına dayandırmış, davalı taraf anılan iddiaları kabul etmemiştir. Bilirkişilerce yapılan mali inceleme ve değerlendirme kapsamında, bilanço ve gelir tablosu hesaplarının gerçek verileri yansıtmadığına dair bir tespite yer verilmediğinden bu istem yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>12.08.2013 tarihli Genel Kurulun 6 nolu gündem maddesi yönünden alınan karar yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkindir. Davacı taraf iptal talebini TTK md. 436/2 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin ibrası hususunda yönetim kurulu üyelerince oy kullanılamayacağı iddialarına dayandırmış, davalı taraf anılan iddiaları kabul etmemiştir. Bilirkişilerce yapılan mali inceleme ve değerlendirme kapsamında, yönetim kurulu üyelerinin ibraları oylanırken pay sahibi sıfatına sahip olan tüm yönetim kurulu üyelerinin oy hakkından yoksun olduğu, ibra oylamalarının hepsinde sadece ... ve ...'ın oy hakları bulunduğu; ibra kararlarının diğer oy hakkına sahip olmayan pay sahiplerinin oyları ile alındığı tespit edilmiş, 6 nolu gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.<br>12.08.2013 tarihli Genel Kurulun 8 nolu gündem maddesi yönünden alınan karar yeni yönetim kurulu üyelerin seçimi ve yetkilerin belirlenmesine ilişkindir. Sözleşmeye göre üç kişilik yönetim kurulu üyesinin ikisinin B grubu pay sahiplerinin göstereceği adaylar arasından seçilmesi zorunlu olup, B grubu payların çoğunluğunu temsil edenler tarafından önerilen ...'ın adaylığının reddedilmesi nedeniyle anılan gündem maddesinin iptaline karar verilmiştir.<br>12.08.2013 tarihli Genel Kurulun 10 nolu gündem maddesi yönünden alınan karar ana sözleşmenin bir kısım hükümlerinin değiştirilmesine ilişkindir. Şirket ana sözleşmesinin 7. maddesinin tadiline ilişkin karar alınmış ise de bu kararın uygulanabilmesi için hakları ihlal edilen imtiyazlı pay sahiplerinin ayrıca toplanarak karar almaları gerekmektedir. Bu nedenle, imtiyazlı pay sahibi olan davacıların bu maddenin iptalini talep etmekte hukuki yararının olmadığı değerlendirilmiştir. <br>12.08.2013 tarihli Genel Kurulun 12 nolu gündem maddesi yönünden alınan karar şirket ortaklarından ... ve ...hakkında TTK md. 483 uyarınca alınan ıskat kararı neticesinde şirketin yeni sermaye yapısı hakkında genel kurula bilgi verilmesi ve yönetim kurulu tarafından bu yönde yapılan işlemlerin tasvibine ilişkindir. Davacı taraf iptal talebini aynı konuda 06.10.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar ve bu kararla ana sözleşmenin 7 ve 10 maddelerinin değiştirilmesinin muhalefet şerhine rağmen oylandığı, anılan kararın icrasının tehirine dair ... 27. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararı bulunduğu ve aynı hususta değişiklik yapılmasının suç teşkil edeceği iddialarına dayandırmış, davalı taraf anılan iddiaları kabul etmemiştir.  TTK m.482-483 uyarınca mütemerrit pay sahibini iştirak taahhüdünden ve yaptığı kısmi ödemelerden doğan haklarından yoksun bırakmaya ve söz konusu payı satıp yerine başkasını almaya ve kendisine verilmiş pay senedi varsa bunları iptal etmeye yetkili organ olarak yönetim kurulu belirlenmiştir. Bu işlemlerin yapılması ya da genel kuruldan tasvibine ilişkin gündem yapılmasının anılan işlemin geçerliliğini etkilemesi mümkün olmadığından davacıların bu maddenin iptalini talep etmekte hukuki yararının olmadığı değerlendirilmiştir. <br>12.08.2013 tarihli Genel Kurulun 14 nolu gündem maddesi yönünden alınan karar TTK md. 395 ve 396'da düzenlenen yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma, borçlanma ve rekabet yasağına ilişkin düzenlemelerin müzakeresine ilişkindir. Bu durumda anılan maddenin oylamasında ilgili yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmaması gerekirken bu hususun nazara alınmaması nedeniyle anılan kararın iptali gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 12.08.2013 tarihli olağan genel kuruluna konu 6, 8 ve 14 numaralı kararların iptaline,<br>5, 10 ve 12 numaralı kararların iptali isteminin reddine,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-₺ harçtan peşin alınan 24,30-₺ harcın mahsubu ile bakiye 403,30-₺ karar harcının davalıdan tahsili ile  hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan 15.600,00-₺ bilirkişi ücreti, 447‬,00-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 16.047‬-₺ ile 52,35-₺ harç gideri olmak üzere toplam 16.099,35‬-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-₺ maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davalı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-₺ maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacıya iadesine,<br>Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024<br><br>Başkan <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Katip <br>e-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d31dfb63edf2d7ef","SID":"238cc260b1ea4cdb"}}