{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/571 Esas - 2024/603<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN<br><br><br>\tT.C.<br>\t...<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/571 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/603<br><br><br>DAVA\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 10/08/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t : 29/11/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan ''Tazminat'' davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava dışı sürücü ... ... ...  yönünden yaşanan kaza neticesinde meydana gelen manevi zarar nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 26/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇELERİ:<br>Davalı.... ... ...  şubesinin dain ve mürtehin kaydı olduğunu, dolayısıyla davacının iş bu davaya takip yetkisinin olmadığından öncelikle aktif dava ehliyeti yoklundan reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının müvekkili şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, davacıların dava şartı niteliğinde olan bu başvuruyu yapmaması nedeniyle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, davacının meydana gelen kazada müterafik kusuru olduğunu, hesaplanacak tazminat tutarından müterafik kusur için indirim yapılması gerektiğini, davacının mahrum kalınan 10 günlük ücret talebinde bulunduğunu ve bu talepten de müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, davacının kusur durumuna ve yaralanmasının büyüklüğüne göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafın haksız fiil tarihi olarak 26/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talep etmiş ise de müvekkili sigorta şirketinin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Davacının, sürücüsü olduğu ... ... ...  plakalı aracın Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı (KZMMS) olan davalı ... ... ...  nezdinde ise 23/01/2023 - 23/01/2024 tarihlerini kapsar İMMS'sinin mevcut olduğu görülmüştür. Dolayısıyla bahsi geçen poliçe kaza tarihini kapsamaktadır ve kaza tarihi itibariyle geçerlidir.  Bu noktada Mahkememizce çözümü gereken uyuşmazlığın, davacının sürücüsü ve işleteni, davalıların ise KZMMS sigortacısı ve İMMS sigortacısı bulunduğu araçların karıştığı kazada sürücülerin kusur oranları, davacının bu kazada yaralanması nedeniyle geçici şekilde iş göremez hale gelip gelmediği, yaralanmasının bakıcı gerektirip gerektirmediği, SGK sorumluluk kapsamı dışında tedavi gideri yapıp yapmadığı, manen zararının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplandığı görülmektedir. <br>1.Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; bilindiği üzere, trafik kazası sonucu ortaya çıkan haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat davalarında hakkaniyete uygun karar verilebilmesi için öncelikle davacının kaza tarihi itibariyle maluliyetinin tespiti yoluna gidilmesi, akabinde kazadaki kusur oranlarının belirlenmesi ve nihayet aktüer bilirkişisinden davacının mesleği ile kazancı dikkate alınarak rapor alınması gerekmektedir. Yine davacının tedavi gideri adı altında talebi bulunuyorsa, bu yönüyle de doktor bilirkişisinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Eldeki davada da davacının talebi geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, hastane ve tedavi masraflarına yönelik olduğundan dosya kapsamına uygun olarak maluliyetin belirlenmesi ve bilirkişi raporu alınması zorunludur. <br> Mahkememizce de dava yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine yönelik olduğundan öncelikle davacının kaza nedeniyle maluliyet durumunun tespiti açısından hastaneye sevkine yönelik ara karar kurulmuştur. Ancak davacı vekili müvekkilinin ailesinin sağlık sorunlarıyla ilgilenmesi nedeniyle maluliyet raporu almak üzere hastaneye gidemediğini belirterek, dosya kapsamında herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın mevcut delillerle hakkaniyete uygun bir karar verilmesini istemiştir. <br>Tüm bu açıklamalar kapsamında, davacının maddi tazminat kalemi olarak geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi ve hastane masraflarını talep ettiği, tüm bu maddi tazminat talepleri açısından karar verilebilmesi için maluliyet raporunun alınması ve akabinde bilirkişi inceleme yapılması gerektiği ancak davacı vekilinin duruşmada müvekkilinin maluliyet raporu alamayacağını ve bilirkişi incelemesi de yapılmaksızın mevcut delillerle karar verilmesini talep ettiği görülmekle, yukarıda açıklandığı gibi davacının talepleri açısından maluliyet raporunun alınmasının ve bilirkişi incelemesi yapılmasının gerçek zarar miktarının tespiti açısından zorunlu olması nedeniyle Mahkememizce davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>2- Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; ... ... ...  Bölge Adliye Mahkemesi ... ... ...  Esas, ... ... ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, \"...Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de, hâkimin manevi tazminat tutarını somutlaştırabilmesi için zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir...\". Görüldüğü üzere, her ne kadar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmişse de, hâkim bu noktada serbest değildir. Yargıtay’ın ... ... ...  Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Zira, bu şartlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu husus, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi açısından zorunlu olduğu gibi, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun hâkime takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği düzenlemesi açısından da zorunludur. Bu nedenle davacının manen zarar görüp görmediği, bu zarar ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti açısından maluliyet raporunun alınması, bu kapsamda davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı, iyileşme süresinin ne kadar olduğu belirlenmelidir. Ancak yukarıda da bir vesileyle belirtmiş olduğumuz gibi davacı vekili duruşmada müvekkilinin maluliyet raporu alamayacağını ve bilirkişi incelemesi de yapılmaksızın mevcut delillerle karar verilmesini istemiştir. Emsal ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin hemen üstte bahsedilen kararı da dikkate alınarak, davacının manevi tazminat talebi açısından maluliyet raporunun alınmasının gerçek zarar miktarının tespiti ve hakkaniyete uygun karar verilebilmesi açısından zorunlu olması nedeniyle Mahkememizce davanın bu yönüyle de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1- Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın davacından alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı  tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı.... ... ...  A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... ...  A.Ş'ye verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, <br>7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince  Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, <br>Dair, mevcut taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2024<br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"579b3c765ef296e9","SID":"0388d7a5f824d59b"}}