{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/478 <br>KARAR NO\t: 2025/74<br><br>DAVA\t: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/04/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 05/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kayyım tayini istenilen küçük ---  ile velisi olan annesi  ---- arasında menfaat çatışması bulunduğunu, küçüğe babasından intikal eden miras davaları bakımından karşı taraflarda yer aldıklarını, bu nedenle çeşitli dosyalar bakımından temsil kayyımı atandığını, mevcut durumda ise küçüğe babasından intikal eden kendilerinin de ortağı olduğu şirketteki hisselerin yönetimi bakımından anne ile arasında menfaat çatışması meydana geldiğini, bu sebeple küçüğün haklarının kendileri tarafından korunabileceğini, küçüğe yönetim, temsil veya karma kayyım atanması gerektiğini belirterek miras payları yönünden annesiyle küçük arasında menfaat çatışması olduğundan temsil kayyımı atanmasını; muristen intikal eden taşınmazlar, taşınırlar ve şirket hissesi yönünden ayrı ayrı yönetim ve temsil kayyımı atanmasını, ayrıca karma kayyımlık kararı verilmesini talep ettiği, <br>Kayyım tayini istenilen Küçük  ---- vekili olarak Av. ----  tarafından verilen beyan dilekçesinde özetle; Küçük bakımından kayyım atanmasında hukuki menfaat bulunmaması nedeniyle davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İş bu davanın ilk olarak  ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası ile açıldığı; Mahkemece çocuk mallarının korunmasına yönelik olarak   ---- Aile Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında karar verilmesi sebebiyle dosyanın bu mahkemeye gönderilmesine yönelik görevsizlik kararı verildiği, verilen kararın ---- BAM ----. Hukuk Dairesinin ----- Esas ---- Karar sayılı ilamıyla \"TMK 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlenmiş olup davacının bu maddeler kapsamında talepte bulunduğu, talep bakımından Aile Mahkemelerinin görevli olmadığı, mahkemenin görevli olduğu, taraf delilleri toplanmadan, davacı tarafa hangi sebeple yönetim kayyımlığı, hangi dosya bakımından temsil kayyımlığı talep edildiğine ilişkin HMK'nın 31. maddesi uyarınca açıklama yaptırılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesinin yerinde olmadığı\" gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, bunun üzerine ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nce yargılamaya devam edildiği ve davacıların taleplerinin açıklatıldığı, bu kez ---- Esas,  --- Karar sayılı karar ile \"Temsil kayyımı atanması istenen davaların kayyım tayini için açılan dosyadan sonra açılmaları sebebiyle temsil kayyımı atanması talebinin reddine, yönetim kayyımı atanması için TMK'nın 427 maddesindeki şartların oluşmaması sebebiyle yönetim kayyımı atanması talebinin reddine\" dair  karar verildiği, bu kararın da istinafı üzerine  ---- BAM ---- Hukuk Dairesinin ----- Esas,  ---- Karar sayılı ilamıyla, <br>kayyım atanması istenen çocuğun ortağı olduğu -----Şirketindeki hissesi bakımından kayyım atanmasına ilişkin talebi değerlendirme görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu, davacıların bu yöndeki davasının dosyadan ayrılarak yeni bir esasa kaydedilmesi ve bahse konu talep yönünden görev hususunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırıldığı; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, ---- Sulh Hukuk Mahkemesince tefrik edilen talebin ilgili mahkemenin ----- Esas sırasına kayıt edilmek suretiyle verilen görevsizlik kararı sonucu mahkememizin ----- esasına kaydedilmiş, Mahkememizce de 27/12/2023 tarih, ---- esas ve ----- karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilerek dosya merci tayini için ------ Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesine gönderilmiş ve  ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2024 tarih, ---- esas ve ----- karar sayılı ilamı ile mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiş olup, dosya bu kez yukarıda yazılı esasına kaydedilmiştir.<br>Mahkememizce; tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, bu kapsamda -----. Aile Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Esas Sayılı dosyası,   ----- Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- Esas Sayılı dosyası ,----Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Tereke Sayılı dosyası, ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Esas Sayılı dosyası , ---- Genel İcra Dairesi--- Esas Sayılı ve  ----- Esas Sayılı dosyaları, ---- Sulh Hukuk Mahkemesinin---- esas, ---- karar sayılı dosyası ve  ----. Aile Mahkemesinin ----- esas,---- karar sayılı dosyaları UYAP üzerinden  ayrı ayrı celp edilerek incelenmiş, dava dışı ----- ticaret sicil kayıtlarının ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden istanilmiştir.<br>Dava, dava dışı ----- Şirketinde hissesi bulunan ve annesi ile menfaat çatışması olabilecek yaşı küçük çocuk için kayyım tayini istemine ilişkindir.<br>Ticaret Sicilinden gelen yazıda, dava dışı ----- Şirketinin, %99 hissesine sahip en büyük pay sahibi ve müdürü olan muris----- 19/12/2020 tarihinde vefat etmesi üzerine, geride mirasçı olarak kayyım tayini istenilen ---- ile murisin önceki evliliğinden ve hali hazırda şirketin müdürü olan davacı ---- ve  ---- kaldığı, terekenin 3 pay kabulüyle bir pay  kayyım tayini istenilen--- birer pay da davacılara  ait olduğu, böylece davacıların ve kayyım tayini istenilen küçüğün, şirketin %99 hissesine miras yoluyla sahip oldukları,  davacının menfaat çatışması olduğunu iddia ettiği anne  ---- dava dışı şirkette hisse sahibi olmadığı, ----Aile Mahkemesi'nin----. Sayılı hükmü ile muris   ---- ve küçüğün annesi  --- --- boşanmaları ile küçüğün velayetinin anneye verilmesine dair karar verildiği, söz konusu kararın da 16/11/2020 tarihinde kesinleştiği, anne ----- velayet hakkı kapsamında küçük adına ---- Ticaret Mahkemesi ---- Esas Sayılı dosyası ile  şirketin  feshi istemli davayı açtığı, yargılamanın hala derdest olduğu, her ne kadar davacı tarafça anne ----  muris aleyhine ikame ettiği edinilmiş mal rejimi kapsamında açtığı davanın devam etmekte olduğu, boşanma davasında hükmedilen tazminatın borçlularından biri kayyım tayini istenilen küçük olup, diğer yandan ----Aile Mahkemesinde devam eden edinilmiş mal rejiminin tasfiyesi davasında evlilik birliği içindeki haksız taleplerinin muhataplarından birisi de küçük olduğu,  boşanma davasında ----- lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat alacaklarının tahsili amacıyla alacaklı --- tarafından başlatılan icra takiplerinde  borçluların davacılar ---- ile kayyım tayini istenilen küçük ----- olduğu, bu suretle  yasal temsilci anne ile küçük arasında menfaat çatışması olduğu iddasıyla küçüğe kayyım atanması talep edilmiş ise de;  Mahkememizde görülen işbu davanın salt küçüğün dava dışı----- Şirketindeki hissesi bakımından kayyım tayini talebine ilişkin olduğu, genel olarak küçüğün haklarının korunması bakımından kayyım tayini gerekip gerekmediği hususunun Mahkememiz görevi dahilinde olmadığı gibi velayet hakkı sahibi anne  ----  dava dışı ------Şirketinde pay sahibi hissedar olmaması hususu nazara alındığında küçükle doğrudan menfaat çatışması olduğundan bahsedilemeyeceği, velayetin kötüye kullanıldığı şüphesi varsa anne aleyhinde velayetin kaldırılması talepli dava açılmasının her zaman mümkün olduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde işbu davanın açılmasında davacı tarafın hukuki menfaati bulunmadığı kanaatiyle davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2- ---- Sulh Hukuk Mahkemesince tefrik edilen dosya da harç alınmadığından Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Kayyım Tayini istenilen kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Kayyım Tayini istenilene  verilmesine, <br>5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacılar vekili ile kayyım tayini istenilen vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4110da1e75ab5413","SID":"9d3d0f5a271586b2"}}