{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 20/09/2021<br>DAVA: İstirdat <br>KARAR TARİHİ  : 30/01/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/01/2025<br><br>Taraflar arasında görülen davada yukarıda esas ve karar numarası yazılan İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf edilmiş olmakla Üye hakimin görüşü dinlendikten sonra dosyadaki belgelerin Dairemizce incelenmesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; davalı alacaklı tarafından Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla girişilen icra takibinin son işlemin 30/03/2011 tarihinde yapılmasından sonra zamanaşımına uğradığını, bu konuda zamanaşımı  sebebiyle icranın geri bırakılmasına ilişkin icra mahkemesinde dava açıldığını, bu sürede mahkemece tedbir kararı verilmediğinden müvekkilinin maaşından yapılan hacizlerin bilahare tedbir kararı verilinceye kadar davalı tarafından tahsil edildiğini, tedbir kararından sonra da bir kısım tahsilat yapıldığını belirterek müvekkilinin maaşından yapılan toplam 6.568,78.-TL tahsilatın davalıdan tahsilat tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; zamanaşımına uğrayan bir alacağın eksik borç haline geleceğini, bu yüzden yapılan tahsilatların yasal olduğunu, zira dosyada takibin yenilenmesinden sonra icranın geri bırakılması veya tedbir kararı verilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; İcra Mahkemesinin kararının kesinleşmesi, zamanaşımına uğrayan takiple ilgili geri bırakma isteklerinin her zaman yapılabilmesi, bu sebeple borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalan borçlunun istirdat davası açabilecek olması karşısında davalının dava konusu edilen tahsilatları alacağı zamanaşımına uğradıktan sonra yaptığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacıdan zamanaşımına uğradığı halde tahsil edilen 1.981,26.-TL'nin 22/10/2020; 499,20.-TL'nin 26/10/2020; 740,88.-TL'nin 19/11/2020; 499,50.-TL'nin 22/11/2020; 740,88.-TL'nin 21/12/2020; 499,50.-TL'nin 23/12/2020; 536,12.-TL'nin 22/02/2020; 1.071,14.-TL'nin 22/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibinin yenilenerek devam ettirilmesinin hukuka uygun olduğunu, müvekkili şirketin eski müşterilerinden olan eczacı borçlu ile müvekkili arasında var olan ticari ilişki kapsamında davacının müvekkili şirketten ilaç temin ettiğini ve müvekkili şirkete karşı borçlandığını, söz konusu borç şirket kayıtlarında mevcut olup, takibin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin ikame edildiği safhada söz konusu borca itiraz edilmemesi ile de borçlu tarafça müvekkilinin alacaklı olduğunun ikrar edildiğini, ayrıca söz konusu borçtan feragat edilmesi ya da vazgeçilmesinin söz konusu olmadığını, 2008 yılından itibaren tahsilatların yapıldığı bir icra dosyası mevcut olup, dosyanın bir önceki vekiller tarafından takipsiz bırakılmış olması sebebiyle yenilendiğini, ancak davalı tarafça dosyanın yenilenme işlemlerinin gerçekleştirildiği tarihe değin borcun zamanaşımına uğradığına ilişkin bir itiraz yapılmadığını, icranın geri bırakılmasına ilişkin bir karar alınmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin mevcut alacağına ilişkin başlatılmış icra takibine yönelik yenileme işlemi yapılmasında ve takibe devam edilmesinde herhangi bir engel olmadığını, yenileme işlemi akabinde takibe devam olunarak dosyada bir takım tahsilatlar yapıldığını, davacı tarafın ise ancak ve ancak yenileme işlemi gerçekleştirildikten sonra Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icranın geri bırakılması davası ikame ederek takibin devamına engel teşkil ettiğini, ancak dosyanın yenilenmesi hukuka uygun olduğundan, icranın geri bırakılması kararından önceki dönemde dosyaya yatırılmış meblağların geri alınmasına yönelik taleplerin ise kararlar geriye etki edemeyeceğinden kabul edilemeyeceğini, icra takibinin geri bırakılması kararlarının tek etkisinin takibin durdurulması olduğunu, Yine Yargıtaya göre zamanaşımı sebebiyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesinin tek başına, borçlunun malları üzerindeki hacizlerin kalkmasını sağlamayacağını, davacı tarafın icranın geri bırakılması kararı verilinceye kadar dosyaya yatırılmış meblağlara ilişkin olarak herhangi bir istirdat iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını, davacının icranın geri bırakılması kararı alması ile icra takibi durdurularak SGK hak edişleri üzerindeki hacizlerin kaldırıldığını, icra takibi başlatıldıktan sonra alacağın zamanaşımına uğraması halinde borçluya kanun tarafından İİK 33. maddesine istinaden icranın geri bırakılması davası ikame etme imkanı tanındığını, bu imkanını kullanmayan borçlu ise kanun tarafından resen korunmadığından, icra takiplerine karşı icranın geri bırakılması davası açılana değin takibe devam edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, zamanaşımına uğramakla borcun sona ermeyip eksik borç haline geldiğini, borçlu zamanaşımı def'inde bulunmadıkça, yani borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürmedikçe Mahkemece borcun zamanaşımına uğradığının doğrudan doğruya gözetilemeyeceğini, dahası davacının istirdat talebinde bulunmasına dayanak madde İİK 33/4 göndermesiyle 72nci maddenin işbu dava kapsamında uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu maddenin uygulanması kapsamının icranın geri bırakılması talebinin haksız olarak reddedilmiş olması ve davacının karar tarihinden itibaren ödemek zorunda olmadığı bir meblağı ödemiş olması olduğunu, davaya konu olayda icra takibine başlandıktan sonra zamanaşımının gerçekleştiğini, davacının itirazı üzerine de icra takibinin geri bırakıldığını, davacının ödemekle yükümlü olduğu, varlığı şirket kayıtları ile mevcut bir borca ilişkin olarak başlatılmış icra takibinin durdurulmuş olduğu göz önüne alındığında, davacının bu maddeye ilişkin olarak istirdat talebinde bulunabilmesinin mümkün olmadığını, kararın verilmesi tarihine kadar yapılan ödemeler geçerli olup icranın geri bırakılması kararının önceki tarihli ödemelerin iadesi neticesini doğurmayacağını, İİK madde 72 gereğince istirdat davasının açılabilmesi için borçlu olunmayan bir paranın mevcudiyetinin gerektiğini, dava konusu borcun eksik borç hükümlerine tabi olduğunu, eksik borçların yerine getirildiği takdirde mevcut bir borcun ifası sayıldığını, eksik borcun borçlusu borcunu ifa ederse bunu alacaklıdan geri isteyemeyeceğini, doktrinde de eksik borç niteliğine haiz borçlar yönünden istirdat davası açılamayacağının vurgulandığını, davaya konu icra dosyasının takibinin 2018 senesinden önce Av. ... ve Av. ... tarafından yürütülmekte olduğunu, alacağın 2018 senesinden evvel zamanaşımına uğradığının Yerel Mahkemece kabul edilmesi durumunda dosya avukatlarına karşı ilgili dönemde icra dosyasının takibini ve tahsilini sağlamada görevlerini ihmal sebebiyle yöneltilecek talepleri yönünden davanın ihbar edilmesinin talep edildiğini ancak Yerel Mahkeme tarafından davanın ilgililere ihbarı gerekirken işbu talep değerlendirilmeksizin ve dava ihbar olunmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; İcra ve İflas Kanunu'nun 33/4. maddesi yollamasıyla 72. maddesine dayalı istirdat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İcra ve İflas Kanunu'nun 33/4. maddesi “Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır. ” hükmünü içermektedir.<br>İİK'nın madde 72/7. maddesinde ise “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.<br>Somut uyuşmazlıkta; davalı tarafça davacı aleyhine Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığı, takibin kesinleştiği, davalı tarafça 13/02/2020 tarihinde takibin yenilendiği, bunun üzerine davacının 26/08/2020 tarihinde Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması istemli dava açtığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 26/01/2021 tarihli kararla \"davalı alacaklı tarafından davacı borçlu hakkında toplam 403.451,43-TL alacağın tahsili için 17/12/2008 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 19/12/2008 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 24/12/2008 tarihinde mal beyanında bulunduğu, 22/12/2008, 12/11/2009, 31/08/2010 tarihlerinde haciz talebinde bulunulduğu, 30/03/2011 tarihinde borçlunun SGK bilgilerinin sorgulandığı, 13/02/2020 tarihinde dosyanın yenilenmesinin talep edildiği, şikayetçi borçlunun senedi düzenleyen/aval veren olduğu anlaşıldığından üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, 31/08/2010 tarihinden dosyanın yenilendiği 13/02/2020 tarihleri arasında üç yıldan uzun süre takibin devamını sağlayıcı nitelikte işlem yapılmadığından üç yıllık zamanaşımının dolduğu\" gerekçesiyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği, işbu kararın 06/02/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Zamanaşımı aslında var olan bir borcunu özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına olanak veren bir haktır. Bu itibarla zamanaşımının sonucu; alacak hakkına son verme değil, onu eksik borç hâline getirme şeklinde ortaya çıkmaktadır.<br>Öte yandan, 6098 sayılı TBK'nın 78/2 maddesinde, \"Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>Yerel Mahkemece zamanaşımına uğrayan bir borcun eda edilmesinde yasal bir engel olmadığı, davalının borçsuzluğunu ileri sürmeyip yalnızca zamanaşımına dayandığına göre bu borcun rızaen veya icra dosyasından yapılan tahsilat ile ödenmiş olmasının sonucu değiştirmeyeceği, İcra Mahkemesince verilen icranın geri bırakılması kararının alacaklının tahsilatından sonra olması nedeniyle davalının borçsuzluğunu sağlamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 14/11/2012 tarihli 2012/7868 Esas 2012/16716 Karar sayılı kararı)<br>Bu açıklamalar ışığında; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın  REDDİNE,<br>b-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 112,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 503,22 TL harcın davacıdan  alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar ... ve ... Harç sayılı harç tahsil müzekkerelerinin İlk Derece Mahkemesi'nce İPTALİNE,<br>c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>d-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 6.568,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>f-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1.320,00.-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>g-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,<br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 113,00 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde  davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 64,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 226,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgili tarafa İADESİNE, <br>4-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30/01/2025      <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bae98f4c696e3e2","SID":"803142d9717a74c2"}}