{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1106 <br>KARAR NO: 2025/123<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/10/2021<br>NUMARASI: 2020/305Esas - 2021/897 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... sayılı üçüncü şahıs Mali Sorumluluk ve ürün sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalı ... Sanayi Ürünleri Tic.Ltd.Şti nin markası olan emtiada imalatçı firma olan davalı borçlunun sorumluluğunda olan dolgu malzemeleri dolayısıyla hasar zarar oluştuğunu, Dava konusu hasarın şirketlerine ihbarı üzerine nezdinde açılan hasar dosyasın kapsamında atanan Eksperce 5,713,93 Euro olarak belirlenen hasar/zarar tutarının hak sahibine ödenerek TTK 1472. Maddesi kapsamında halefiyet hakkı kazanıldığını, Davalı yanın kusuruyla meydana gelen hasar tutarının iadeye mecbur olduğunu, bu nedenle hakkında Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü' nün ... E sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlu tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu,  itirazın iptalini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya dava dilekçesinin 11/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili uyap sisteminden e imzalı olarak 07.09.2020 tarihinde gönderdiği aynı tarihli cevap  dilekçesinde özetle; Davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, bu nedenle  mahkemenin görevine ve yetkisine itiraz ettiğini, sigorta poliçesine konu herhangi bir maddi veya bedeni zarar bulunmadığını, müvekkil Şirket tarafından,  ... Tic. Ltd. Şti. için fason olarak üretilen ... art nolu dolgu malzemesi ürün  ... firması tarafından kendi müşterisi olan ... Tic. Ltd. Şti. 'ye satıldığını, ... firması ise temin etmiş olduğu ürünü tekne üzerinde uyguladığını, ... firması söz konusu üründe parçacıklar olması nedeni ile 31.01.2018 tarihinde uygulama yaptığı noktalarda yalnızca görsel sorun olduğunu iddia ettiğini, davacı ... Hizm. Ltd. Şti tarafından iddia edilen zararın meydana geldiği yerde ekspertiz çalışmaları yaptırmış olup, herhangi bir bedeni ve maddi zararın olmadığının tespit edildiğini, nitekim, ekspertiz raporunun 6. sayfasında açıkça görüleceği üzere \"Oluş şekli itibariyle, herhangi bir bedeni zarar ya da maddi zarar meydana gelmemiştir, \" ifadesi sigorta poliçesine konu olabilecek herhangi bir zararın olmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, dosyada mübrez ... Sigorta Anonim Şirketince düzenlenen ...-...-.../1 nolu sigorta poliçesi incelendiğinde; ... firması tarafından ... firması lehine düzenlenen poliçede, iddia edilen hasarın teminat dışında olduğunun açık olduğunu, Poliçe özel şartları “istisnalar” bölümü 16. Maddesinde açıkça, “Teminata konu sigortalı ürünlerin kusurlu, ayıplı olması, herhangi bir tehlike doğurabilecek özelliğe sahip olması ve/veya uygun olmaması sebebiyle, sigortalı ürünlerin ve/veya bu ürünlerin birleştiği, parçasını oluşturduğu, karıştığı diğer ürünlerin geri çağırılması, piyasadan toplatılması, onarımı, tamiri, iyileştirilmesi, ikamesi ve/veya yenisi ile değiştirilmesi ve bunlarla ilgili olarak ortaya çıkacak her türlü masraf ve sorumluluklar teminat kapsamı dışındadır” ifadesinin yer aldığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, görüldüğü üzere hasara neden olduğu iddia edilen dolgu malzemesinin birleştiği, parçasını oluşturduğu veya karıştığı cam sikalarının temizlenmesi ve yeniden yapılması ile ilgili masraflar sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını, aynı şekilde, poliçe özel şartları “istisnalar” bölümü 14. Maddesinde de; \"Performans ve Ürün Garantisi İstisnası: Herhangi bir ürünün (ya da ürünün bir parçasının) tasarlandığı amaca uygun performans gösterememesi, belirtilen, taahhüt ya da garanti edilen özellikleri taşımaması sonucu doğan ve herhangi bir maddi ve/veya bedeni zarara yol açmayan her türlü sorumluluk teminat kapsamı dışındadır.\" klozu yer aldığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte üründe kusur olduğuna kanaat getirilse dahi iddia edilen hasarın teminat kapsamında olmayacağı aşikard olduğunu, Poliçenin istisnalar bölümünün 25. Maddesinde belirtildiği üzere, “Denizcilik sanayileri için üretilen ve/veya bu sektörlerde kullanılan her türlü ürün ile ilgili sorumluluklar teminat kapsamı dışındadır”. Müvekkil Şirket tarafından üretilen dolgu malzemesi de denizcilik için üretilmiş bir ürün olup, ... Yat teknesinde denizcilik sektöründe kullanıldığını, bu nedenle, sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, yine, sigorta poliçesinin istisnalar bölümünün 12. Maddesinde; “herhangi bir maddi ve/veya bedeni zarar sonucu oluşmayan safi finansal zararların teminherhangi bir maddi ve/veya bedeni zarar sonucu oluşmayan safi finansal zararların teminat kapsamı dışında” olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, ekspertiz raporunda yer alan ... Yat yetkilisinin yapmış olduğu yol ve konaklama masraflarının hesaplamaya katılması hatalı olup, aynı şekilde işbu dilekçede açıklandığı ve ekspertiz raporunda da görüldüğü üzere herhangi bir maddi veya bedeni zarar oluşmadığı için masraf listesinde belirtilen diğer tüm masraflar ve ekspertiz raporunda belirtilen cam sikaların temizlenmesi ve yeniden yapılması masrafları açıkça teminat dışında olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, Müvekkil Şirket tarafından iyi niyetli olarak, üründe iddia edilen parçacık hatası olması ihtimalinde tekrar etmemesi ve önlem alınması adına ekspertiz tarafından talep edilen Düzenleyici Önleyici Faaliyet formunu iletmiş ve bu formda; \"Ürünün üretildikten sonra ilk kontrol numunesi laboratuvar koşullarında incelendiğini ve bir problem görülmediğini\" belirtmiştir. Daha sonra Müvekkil şirkete ait olmayan bir kutuda gönderilen şahit numune incelenmiş ve üründeki parçacık sorununun lokal olduğuna kanaat getirilmiştir. Ancak talep edilmesine rağmen sigorta poliçesi ve ürünün uygulanma şekli ve saklama koşulları gibi detaylar  iletilmediğinden ve zaman kısıtı da göz önünde bulundurulduğunda iddia edilen zararın kaynağı açık ve doğru biçimde tespit edilemediğini, diğer yandan farklı kutuda gönderilmiş olan ürünün Müvekkili Şirkete ait olup olmadığı belirsiz olup, fabrikada üretilen diğer ürünlerde ve laboratuvar koşullarındaki ürüne ilişkin testlerde herhangi bir kusura rastlanmadığını, Ekspertiz raporunda, ürünün dolgu malzemesi olduğu, sosis ambalajın bir ucundan kesilerek uygun tabanca ve başlık somunu ile uygulanması gerektiği, uygulama sırasında derzlerin boşluk kalmadan doldurulması gerektiği, ürünün yüzeyinin nemli bir spatula ile sertleşme başlamadan düzeltilmesi gerektiği belirtilmiş, ancak uygulamanın bu şekilde doğru olarak yapılıp yapılmadığı değerlendirmeye alınmadığını, bu nedenle ekspertiz tarafından yapılan kusur tespiti yeterli veri bulunmadığından  ve uygulama şekli ile saklama koşulları değerlendirmeye alınmadığından ispattan yoksun olduğunu, ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/10/2021 Tarih ve 2020/305 Esas - 2021/897 Karar sayılı kararında; \"....Buna göre uyuşmazlık konusu Sigorta Türü; Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk ve Ürün Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi olmakla, Davalı   ... San. Ve Tic.A.Ş. nîn davacı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ödemenin teminat kapsamında bulunmadığına dair itirazı Ürün Sorumluluk kısmına dair olmakla açılan dava yerinde görülmediğinden kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, ''  İş bu davanın reddine, Davalının davacının kötü niyetini kanıtlanamadığından % 20 tazminatı isteminin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; \" Sayın mahkemece, müvekkil sigorta şirketine mali sorumluluk ve  ürün sorumluluk sigorta poliçesi ile dava dışı sigortalı ... Sanayi Ürünleri Tic. Ltd.Şti'nin markası olan emtiada imalatçı firma olan davalının sorumluluğunda olan dolgu malzemeleri dolayasıyla   zarar oluştuğu, zaar tutarı tarafımıza hak sahibine ödenerek TTK 1472. Maddesi kapsamında halefiyet hakkı kazanılmıştır. İş bu dava davalı yanın kusuruyla meydana gelen  zararın rücuen tazminine iliştin olarak açılmıştır. Yerel mahkeme tarafından \" iş bu davanın reddine\" şeklinde hüküm kurulmuş olup, iş bu usule ve yasaya aykırı kararın tarafımızca kabulü mümkün değildir. Zira; 1-Öncelikle belirtmek gerekir ki dosyada alınan  07/07/2021 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin  tarafımızca yapılan itirazlarımız ve yeni bilirkişi heyetinden  rapor alınması talebimiz değerlendirilmemiş ,bununla beraber dosya  ek rapora dahi gönderilmemiştir. EKsik inceleme neticesinde  verilen kararın kaldırılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporları olayın aydınlatılması ve sorumluluğun belirlenmesi açısında gerekli olup iş bu raporlara karşı taraflarca yapılan itirazların da olayın aydınlatılması için değerlendirilmesi gerekmektedir. Yeni bilirkişi heyetinden ya da aynı heyetten ek rapor alınmamış olması dosyada eksik inceleme neticesinde  karar verildiğinin ispatı niteliğindedir. Eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmiş olması hukuka  aykırı olup, iş bu kararın kaldırılması gerekmektedir. TC. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi  2016/1426 Esas, 2016/4508 karar 02/11/2016 tarihli ilamında; \"Yapılan işlem ve hesaplama denetimine elverişli olmadığı gibi işin bütününün muayene ve hurdaya ayırma, onarım ve ayarların yapılması olduğu dikkate alındığında bilirkişilerin ulaştığı hurdaya  ayırma işini sayaç başına iş bedelinin %64,285714'üne tekabül ettiğinin kabulü hayatın olağan akışına uygun ve makul görülmemektedir. Kaldı ki davalı yüklenici  tarafından bilirkişi raporuna ayrıntılı ve teknik içerikli itirazlar yapılmış olmasına rağmen bu itirazları karşılayacak şekilde yeniden ek rapor alınmadığı gibi mahkemece karar gerekçesinde bu husus tartışılıp karşılanmamıştır.\" Yukarıda belirtilen kararda da görüleceği üzere mahkeme tarafından ek rapor alınması gerekmekte olup, alınmadığı halde de karar içerisinde alınmama sebebinin tartışılarak belirtilmesi gerekmektedir, tarafımıza rapor alınmamasına ilişkin hiçbir sebep bildirilmeden tek rapor üzerinden karar kurulmuş olmasının tarafımızca kabulü mümkün değilir. Eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmiş olması hukuka aykırı olup, iş bu kararın kaldırılması gerekmektedir. 2-Konu dosyaya dava konusu zararın meydana gelmesinde dolgu malzemesinin içerisinde oluşan kabarcıklar sebep olmuştur. Kabarcıkların parçacıklı bir görünüm oluşturması, parçacıklar sebebiyle boşlukların tam doldurulamaması ve görsel anlamla da  kötü gözükmesi sebepleriyle dolgu malzemesinin sökülerek tüm işlemlerin tekrar yapılması gerekmiştir. Ekspertiz raporunda belirtildiği üzere sigortalının kullanılmış olduğu ürünün içinde kabarcıklar oluşmasından dolayı pencere uygulamalarında sorun  yaşandığı görülmüştür. Bu kusur malın ilk teslim alındığında fark edilemeyecek bir ayıp olmasıyla birlikte ancak uygulama anında görülmüştür. Dolayısı ile ürünün ayıplı olmasından dolayı kusurlu ifa edilen pencerelerin tekrar yapılması gerekmiş olup, sigortalı maddi zarara  uğramıştır.Ürünün ayıplı olmasından ise imalatçısı olan davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş sorumlu olup, kendilerinin hazırladığı DÖF raporunda ürün  üretildikten sonra ilk kontrol numunesinde bir problem görülmediği, ancak şikayete konu üründe parçacıkların bulunduğu tespit edilmiş ve raporla kendi kusurları ikrar edilmiştir. İş bu ikrar sigortalı şirkete attıkları maille tekrarlanmıştır. Müvekkil şirket tarafından alınan ... raporunda üretim esnasında mastik üretim mikserinin yarı mamülü yeterince karıştıramadığı ve lokal parçacıkların oluştuğu tespit edilmiştir. Konu dosyada sorumluluk tamamen ... San. Ve Tic. A.Ş'ye ait olup, davanın  kabulüne karar verilmesi gerekirken  reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.3-Yerel mahkemece verilen karar içerisinde \" Tekne uygulamasında bir önceki çalışması yapan ve/veya son çalışmayı yapan personel, eleman, usta vb. Kişilerin ehil durumuna  ilişkin bir belgeye rastlanamadığı, ustalık belgesinin olup olmadığı bilinmediği, kısacası işin  layıkıyla yapılması durumunda usta vasfına haiz kişi tarafından uygulama işleminin yapılıp yapılmadığı tespit edilememiştir.\" şeklinde belirilmiş olup, dava konusu olayda meydana gelen  zarar uygulama hatası neticesinde değil, ürünün üretiminde hata olması sebebiyle yapısının parçacıklı olmasından kaynaklanmaktadır. Dolgu malzemesinde oluşan  parçacıkların üretim hatası olduğu üretici firma tarafından da ikrar edilmiş olduğundan, dolgu malzemesinin uygulayıcısının usta olup olmaması ortaya çıkan zarar hususunda etkisizdir. İş bu sebeple davanın reddedilmesi tarafımızca kabul edilemez, 4-Konu dosyada keşif yapılması gerekmekteyken keşif yapılmadan hüküm kurulması Yargıtay Yerleşik İçtihatlarına aykırı olup, tarafımızca kabul edilemeyecektir. Hukuka ve usule aykırı olarak verilen kararın kaldırılması gerekmektedir. Konusu hasarın meydana gelmesine sebep olan ürünün kullanım öncesinde plaka üzerinde çalışma yapılarak denmesi ve içinde topaklanma olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, ancak buna ilişkin bulgu bulunmadığından bahsedilmiş olmakla beraber ürünlerin dava dışı ... Firması'na verildikten direkt güneş ısısına maruz kalmaması  ve oda sıcaklığında raflarda muhafaza edilmesi gerektiği belirtilmiştir. İş bu  belirtilin hususların tespiti ancak  muhafaza ve ürünlerin uygulama alanının keşif yapılarak incelenmesi ve  neticesinde tespit edilebilecek olup, mahkeme tarafından iş bu dava dosyasında ilişkin keşif incelemesi yapılmamıştır. Keşif incelemesi gerektiren hususlar hakkında yalnızca evrakarı incelenerek farazi veriler üzerinden hesaplama yapılması mümkün değildir. Keşif yapılmadan eksik incelemeyle kurulan  hukuka aykırı kararın kaldırılması gerekmektedir,\"şeklinde istinaf sebepleri ileri sürülerek, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; '' Kötü niyet tazminatı talebimizin reddine yönelik hüküm açısından kısmi istinaf taleplerimiz, Teminat kapsamı dışında yapılan ödeme sonrasında halefiyet hakkı kazanamayan ve rücu davası açma hakkı dahi bulunmayan davacı şirket tarafından birden çok rücu davası ikame edilmesi, davacı sigorta şirketinin kötü niyetli olduğunu kanıtlar niteliktedir. Bu kapsamda dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği sarihtir,\" Şeklinde istinaf sebebi ileri sürülerek, Kötü niyetli davacı aleyhine dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, rücuen tazmin talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine,  davacının kötü niyetini kanıtlanamadığından, davalının % 20 tazminat isteminin reddine, karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Somut olayda, davacının sigortalısı dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'nin Almanya'da kurulmuş bir şirket olduğu, sigortalı firmanın, vidalar, cıvatalar, somunlar, pullar, dübeller, kimyasal ürünler, el aletleri, makıneler, mobilya aksesuarları, itişaat aksesuarları satışı alanında faaliyet gösterdiği, davalı şirket tarafından, davacının sigortalısı ... Tic. Ltd. Şti. için fason olarak üretilen ... art nolu dolgu malzemesi ürünün 03/07/2017 tarihli irsaliye ile davacının sigortalısına teslim edildiği,  ... firması tarafından kendi müşterisi olan .... Tic. Ltd. Şti. 'ne 31/07/2017 tarihli faturalar ile 220 adet ... artikel numaralı 600 ml  siyah renk  ... ürünün satışını yaptığı ve sigortalının müşterisi ... firmasının İstanbul merkezli firma olup Türkiye genelinde yat ve tekne yapım, onarım ve yenileme işleri gerçekleştirdiği, ... firmasının davacının sigortalısından satın aldığı   ... art nolu ürün ile tekne  üzerinde uygulama yapıldığı, yapılan uygulamada ürünün içerisinden nokta nokta parçacıklar çıktığının görüldüğü belirtilerek sigortalı firmaya ihbarda bulunduğu, davacının sigortalısı  dava dışı  ... San....firmasının  müşterisi ... firmasının şikayeti üzerine  davalı şirketi gönderdiği 22/01/2018 tarihli ihbar yazısı ile;'' Müşterimizden gelen ... numaralı ürüne istinaden, ürünün içeriğinin taneli olması sebebi ile uygulama yapılan noktalarda görsel şikayet oluşmuştur. Müşterinin 31.10.2017 tarihinde 220 adet alımı söz konusudur. Uygulama yapılan yerin acilen tamiri söz konusu olup müşteri uğramış olduğu zararın karşılanmasını talep etmektedir. Bu sebeple en kısa zamanda dönüş yapılmasını rica ederim,'' şeklinde bildirimde bulunulmuştur. Dava dışı sigortalının ihbarı üzerine davalı ... Firmasının hazırladığı 22.01.2018 tarih ve DF No: ... nolu (DÖF) Düzeltici ve önleyici Faaliyet Raporunda kök neden olarak; Ürün, üretildikten sonra ilk kontrol numunesinde bir probleme görülmediği, daha sonra müşteriden şikayet geldiğinde şahit numunenin incelendiği, ürün içinde parçacık bulunduğunun tespit edildiği, buda üretim esnasında mastik üretim mikserin belirlenen sürede karıştırma yapmasına rağmen yarı mamülü yeterince karıştıramadığı ve lokal olarak parçacıkların oluştuğu bulgularına ulaşıldığının belirtildiği, raporun faaliyet kararı bölümünde; Parçacık oluşumunu önlemek için üretim esnasında mikserin yeterince karıştırması sağlanacaktır,olası parçacık oluşumuna karşı ürün aktarımı ve dolumu sırasında extra filtreleme yapılacağı yönünde karar alındığı, raporun uygulama/doğrulama başlıklı bölümünde ise; Mikser karıştırma süresine ek süre ilave edildi, ürün karışımının yeterince yapılması sağlandı, ürün aktarımı ve dolumu esnasında ek filtreleme ile olası parçacıkların üründen ayrıştırılaraksosis folyolarına geçmesi önlendiği şeklinde belirtilip davalı şirket tarafından 31/01/2018 tarihli analiz sertifikası düzenlenmiştir. Sigortalı tarafından davacı sigorta şirketine ihbarda bulunulması üzerine, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan exper incelemesi sonucu düzenlenen 05/05/2018 tarihli exper raporunda hasar nedenine ilişkin ;davalı ... tarafından ürün, üretildikten sonra ilk kontrol numunesinde bir problem görülmediği, daha sonra şikayet geldiğinde şahit numune incelendiği ve ürün içinde parçacık bulunduğunun tespit edildiği, bu da üretim esnasında Mastik üretim mikserinin belirlenen sürede karıştırma yapmasına rağmen yarı mamulü yeterince karıştıramadığı ve lokal olarak parçacıkların oluştuğu bulgularına ulaşıldığını, Uygulama/Doğrulama: Mikser karıştırma süresine ek süre ilave edildi, Ürün aktarımı ve dolumu esnasında ek filtreleme ile olası parçacıkların üründen ayrıştırılarak sosis folyolarına geçmesi engellendi, şeklinde görüş belirtilip alınan bilgiler ışığında, üründe bir kusur bulunduğu ve hasar dosyasının temimat kapsamında değerlendirilebileceği kanaatine varıldığını, sigortalının beyanı ve hasarın oluş şekli itibariyle ürünün imalatçısı olan firmaya (... Kimyasalları) rücu imkanı olacağı, hasarın %10 muafiyet sonucu 5.713,92 Euro olduğu belirtilmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına banka havalesi yoluyla ödeme yaparak, dava dışı sigortalıdan 05/06/2018 tarihli tüm hakların sigorta şirketine devir ve temlik edildiğine dair  ibraname alındığı anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketi tarafından davalı şirkete 17/06/2019 tarihli ihtarname gönderilerek 5.713,92 Euro'nun tebliğden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ödeme yapılmaması üzerine davaya konu 02/10/2019 tarihli icra takibi ile; 5713,92 Euro asıl alacak, 448,92 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam: 6.161, 95 Euro üzerinden icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, inşaat mühendisi, sigorta hukukçusu, kimyager bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmak suretiyle bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarda itirazda bulunup yeni heyetten yeni rapor alınmasını talep ettiği halde mahkemece bu talebi konusunda olumlu/olumsuz karar verilmediği gibi gerekçeli kararda da tartışılıp değerlendirilmediği anlaşılmıştır. HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda;  Dava konusu ürünlerin dava dışı .... verildikten sonra mevsim itibari ile nasıl Ekim ayında havaların sıcak sayıldığı ve depolama şartlarının ne durumda olduğunun bilinmediği, standart depolamada ürünlerin direkt güneş ısısına maruz kalmaması ve oda sıcaklığında raflarda muhafaza edilmesi gerektiği, Davalı ... Firmasının hazırladığı 22.01.2018 tarih ve DF No: ... nolu (DÖF) Düzeltici ve Önleyici Faaliyet Raporunda Ürün, üretildikten sonra ilk kontrol numunesinde bir problem görülmediği ancak şikâyete konu üründe parçacıkların bulunduğu ikrar edilmekle birlikte ancak malzemeden kaynaklı kusurun ... Firmasında depolama kaynaklı mı veya ambalaj bozukluğundan mı kaynaklı bu hususun tespiti mümkün olmadığı belirtilmiş ise de, davacı tarafından ibraz edilen dava konusu ürüne ait EK 9/A olarak ibraz edilen ... ürünün kullanım şekli ve özelliklerine ait broşürde, ürünün değişken hava şartlarına ve UV ışınlarına  karşı dayanıklı, boyanması için su bazlı boyalar tercih edilmeli ve mutlaka ön deneme yapılmalıdır, açıklamalarının olduğu, bu durumda dava konusu  ürünün değişken hava şartlarına ve UV ışınlarına  karşı dayanıklı olduğuna ilişkin açıklama gözetildiğinde bu açıklama ile bilirkişi raporundaki ürünlerin direkt güneş ısısına maruz kalmaması ve oda sıcaklığında raflarda muhafaza edilmesi gerektiğine yönelik tespitin çeliştiği, ayrıca bilirkişi raporu ile exper raporununda kendi içerisinde çeliştiği,  bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece verilen gerekçeli kararda davalı tarafa tebligat yapıldığı halde davalı tarafın süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği belirtilmiş ise de, dava dilekçesinin davalı şirkete 11/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili 25/08/2020 tarihli dilekçe ile davaya cevap dilekçesi verilmesi süresinin uzatılmasını talep edip bu dilekçe ile aynı zamanda, zamanaşımı, hak düşürücü süre, yetki ve görev itirazında bulunduğu, mahkemece, 28/08/2020 tarihli ara karar ile;  HMK 104/1 maddesi uyarınca cevap süresinin ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzadığı aşikar olduğundan davalı vekilinin cevap verme süresinin uzatılması talebinin reddine, karar verildiği, davalı vekili  uyap sisteminden e imzalı olarak 07.09.2020 tarihinde süresi içerisinde cevap dilekçesi gönderdiği, mahkemece 19/01/2021  tarihli ön inceleme duruşmasının ara kararı ile davalı vekilinin görev ve yetki itirazının reddine karar verdiği halde süre uzatım dilekçesinde ileri sürdüğü hak düşürücü süre ve zamanaşımı defi konusunda olumlu olumsuz karar verilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş öncelikle,  davalı vekili tarafından uyap sisteminden gönderilen 25/08/2020 tarihli ek cevap süresi verilmesi talepli dilekçesinde ileri sürdüğü hakdüşürücü süre ve zamanaşımı itirazının değerlendirilip bu konuda olumsuz karar verildiği taktirde, davalı tarafın sigorta şirketi ... Sigorta tarafından yaptırılan exper raporu ve hasar dosyasınında getirtilip dosya arasına konulduktan sonra yukarıda belirtilen dava konusu  ürüne ait broşürdeki açıklamalarda gözetilerek davaya konu hasarın davalı tarafından üretilen ürünün üretiminden mi yoksa saklama ve muhafaza koşullarına uyulmadığından mı kaynaklandığı, buna göre kimin ne oranda kusurlu olduğu ve  satılan ... üründeki ayıbın açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu, davacı vekili tarafından önceki bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçesindeki itirazlarda değerlendirilmek suretiyle denetime elverişli uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,  dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının ve davalının istinaf başvurularının KABULÜ ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/10/2021 Tarih ve 2020/305 Esas-2021/897 karar sayılı kararının HMK'nın353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ff418c8335dbe3b","SID":"e82f27ef36f2c765"}}