{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1463 <br>KARAR NO\t\t: 2025/276<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/959 Esas - 2024/514 Karar\t\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ \t: 19/02/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 19/02/2025 <br>                    <br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/06/2024 tarih 2022/959 Esas 2024/514 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı vekili,  davalılardan ... adına kayıtlı, davalı ...'ün sürücüsü olduğu ve davalı ...'ya ZMM ile sigortalı olan ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada davacı aracının hasar gördüğünü, davacının Almanya'da yapılan bilirkişi incelemesinde 6.442,45 Euro hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, ekpertiz incelemesi için 126,05 Euro ücret ödendiğini, davalı ... şirketine ödeme yapılması için başvurulduğunu ancak davacıya bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle KDV dahil toplam 6.442,45 Euro hasar bedelinin ödeme günündeki TL karşılığının davalı ... bakımından hasar başvurusunun kendisine tebliğ edildiği tarihe 8 işgünü eklenmesi ile 15.10.2019 tarihinden itibaren diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olan 08.08.2019'dan itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline ekspertiz ücreti olarak ödenen 126,05 Euro ile birlikte yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davada ticari uyuşmazlık bulunmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, yetkili mahkemenin ise Mersin Mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk ilk toplantısının telekonferans yöntemi ile yapıldığından usulüne uygun yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, Almanya'da yapılan hasar bedeli tespitini kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden arabuluculuğa başvurulmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, kusura yönelik tespitleri kabul etmediklerini, gerçek zarar bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ...'e dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermediği görülmüştür.  <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :  Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusuru ile kazanın gerçekleştiği, davacının aracında yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 6.442,45 Euro (KDV Dahil) hasar meydana geldiği, 126,05 Euro ekspertiz ücretinin yerinde olduğu gerekçesiyle 6.442,45 Euro maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak 15.10.2019 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/A md göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.\t<br>\tKarara karşı davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Dairemizin 09/11/2022 tarih 2020/1980 E. 2022/1652 K. Sayılı ilamı ile, davacı vekili, davalı nezdin müvekkiline ait araca davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarpması nedeniyle müvekkiline ait yabancı plakalı aracın hasarlandığını, aracı hasarlı halde Almanya'ya götürdüğünü ve orada tamir ettirdiğini ileri sürerek, hasar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yabancı ülke ekspertiz raporu bire bir  dikkate alınarak hasar ve ekspertiz ücreti tespitinde bulunmuş olup yabancı ekspertiz raporundaki hasar kalemleri ile sigorta hasar dosyası üzerinden alınan ekspertiz raporundaki hasar kalemlerinin örtüşüp örtüşmediği, kaza tespit tutanağı ile fotoğraflara göre hasarla kazanın uyumlu olup olmadığı değerlendirilmemiş, Yargıtay içtihatlarında açıklandığı şekilde yabancı plakalı araçlar için belirlenen hasar ve pert total incelemesi yapılmamıştır.  Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde davacıya ait araca ilişkin olarak yabancı ekspertiz raporunda geçen hasara göre aracın Almanya'ya götürülemeyeceğini, ekspertiz raporundaki hasar ile kaza sırasında oluşan hasar arasında illiyet bağı bulunmadığını savunmuş olup bu yöndeki savunma da irdelenmemiştir. Böylelikle bilirkişi raporundaki hesaplama varsayımsal olup hükme esas alınamaz. Yine davalı ... vekili, kusur durumuna da itiraz etmiş olmakla buna göre mahkemece bir başka bilirkişiden Mersin Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünden getirtilen olay yerine ait fotoğraf CD'sini, kaza tespit tutanağını, yabancı ekspertiz raporunu, hasar dosyasındaki ekspertiz raporunu ve fotoğrafları inceleyen hasar ile kazanın uyumlu olup olmadığını irdeleyen Yargıtay içtihatlarında yabancı plakalı araçlar için belirtilen esaslara uygun hasar, pert total ve ekspertiz ücreti yönünden denetime elverişli rapor alınarak ve rapora itirazlar giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair sitinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :   Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 08/08/2019 tarihli çift taraflı trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi ve işleteni, davalı sürücü  ...' ün kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...'ün sunulan raporlar ile kaza tespit tutanağı çelişmediğinden tam kusurlu olduğu ve İTÜ Trafik Kürsüsü'nden aldırılan bilirkişi raporlarına göre onarımı ekonomik olan davacının maliki bulunduğu  ... plakalı araçta 6.442,45 EURO zararın oluştuğu iş bu zararın kazanın oluş şekline de uygun olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı ... başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Arabulucuk ücreti yönünden; eldeki davada,  dava öncesi davalı ... şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas,  2024/687 Karar ). Davacı vekili yurt dışında yaptırdığı ekspertiz ücretinin, yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini de talep ettiği, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarih 2016/17807 E - 2017/10786 K, 05.03.2015 tarih 2014/2413 E - 2015/3870 K ve 22.12.2014 tarih 2014/21991 E - 2014/19194 K sayılı ilamlarında açıklandığı üzere, yurt dışında yapılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının yargılama giderine eklenerek davanın kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekeceğini belirttiğinden davanın kabulü ile; 6.442,45-Euro hasar bedelinin davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 08.08.2019 tarihinden itibaren, davalı ...Ş. yönünden 15.10.2019 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirasının (davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili ve davalı Davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, araçta meydana gelen hasarın tespiti için Almanya'da ...  ünvanlı hasar tespit bilikişisinden eksper raporu alındığını ve bu raporun tanzimi için KDV dahil 126,05 Euro ödeme gerçekleştiğini, davacının delil tespiti için ödemek zorunda kaldığı ekspertiz ücretinin Euro değerinin yargılama gideri olarak hükme  alınması  gerektiğini, mahkemece TL değeri üzerinden kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin, tazminat talebinin hüküm tarihindeki TL değeri üzerinden hesaplanması gerekirken dava tarihindeki kur değeri üzerinden hesaplama yapılarak 17.900 TL maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, mahkeme kararının bu yönüyle de hatalı ve eksik olduğunu, vekalet ücreti ve ekspertiz raporu hesabına ilişkin itirazlar kapsamında anılan kararın kaldırılmasını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili, davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, görevli olmayan mahkemede açılmış olan işbu davanın usulden reddedilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin bu hususları gözetmeksizin kurduğu hükmün kaldırılması gerektiğini, yetkili mahkemenin Mersin mahkemeleri olduğunu, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri telekonferans ile yapılamamasına karşın, ilk oturum tutanağında tüm davalılar vekillerinin toplantıya telekonferans yöntemi ile katıldıklarını, arabuluculuk toplantılarının usule uygun yapılmamış olduğundan, davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, Mahkemece hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu, dava dilekçesinde talep edildiği gibi yasal faiz üzerinden karar verilmesi gerekirken mahkemece hükmedilen değişken faizin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davanın kabulü halinde faizin temerrüt tarihinden itibaren, yani karar tarihinden itibaren uygulanması gerekirken kaza tarihinden itibaren uygulanmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporu tanzim edilirken, davacının aynı zarar için aldığı ödeme olup olmadığının saptanmadığını,  zira, davalı ... ve diğer davalı tarafından İzmir 24. İcra Müdürlüğünün 2020/5904 Esas sayılı dosyası kapsamında ₺82.507,89 ödeme yapıldığını, bu ödemelerin sanki hiç yapılmamış gibi karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, bahse konu ödemelerin davacının dosya kapsamında istinaf ilamı öncesinde tesis edilmiş olan İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.07.2020 gün ve 2019/523 Esas 2020/443 Karar sayılı ilamın icraya konulması üzerine yürütülen icra dosyasına ödendiğini, fakat ne mahkemece ne de bilirkişi tarafından bu husus hiç dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiğini, kazanın Türkiye Cumhuriyeti’nde olmasına rağmen hesaplamaların Almanya tarifesine göre yapıldığını, bilirkişi raporlarında belirtilen parçalar ile ekspertiz raporunda belirtilen parçaların birbirleri ile uyumsuz ve kaza fotoğrafları ile de bağdaşmadığını, fakat mahkemece bu yöndeki itirazların incelenmeksizin eksik, hatalı, hakkaniyete, usule ve yasaya aykırı şekilde hüküm tesis edildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE :Dava, araç hasar tazminatının kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf itirazı yönünden; görev ile ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Davanın TTK'da düzenlenen Sigorta Hukukundan kaynaklanan dava olmasına nazaran  görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan davalı vekilinin aksi yöndeki  istinaf itirazı yerinde değildir. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.\tSomut olayda, davacı vekilinin davayı, sigortacının bir acentesinden daha yetkili organı olan Bölge Müdürlüğünün bulunduğu İzmir'de açtığı gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle karar verilmesi yerindedir. Davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazının da reddi gerekmiştir. <br>\tYabancı plakalı araçların hasar tazminat talepleri yönünden aracın pert değerlendirilmesi yapılsa dahi, aracın onarım bedeli, aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri ile karşılaştırılması bakımından önem arz etmektedir. Şöyle ki; eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebilir. Bu durumda mahkemece, aracın Türkiye'deki tamir bedeli, olay tarihinde kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el piyasa rayiç değeri ile karşılaştırılarak hangisi az ise o miktara hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/26157 E. 2022/1048 K.; Yargıtay 17. HD 2016/10741 E. 2019/10657 K. sayılı kararları).\t<br>\tSomut olayda, davacı hasarlı aracı gümrüğe terk etmemiş, ikamet ettiği ülkeye götürmüştür. Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/6873 E. 2016/2916 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, davacı aracını gümrüğe terk etmiş olsa idi, az yukarıda açıklandığı gibi yurtdışı ikinci el değeri ile Türkiye'deki tamir masrafı belirlenerek bu iki tutar karşılaştırılıp hangisi az ise o değer üzerinden hüküm kurulması gerekirdi. Araç Almanya'ya götürülmüş olduğundan, aracın kaydının silinmediği tespit edildiğinden,  Almanya'daki tamir bedeline hükmedilmesi yerindedir. Mahkemece dosyanın uzman üçlü bilirkişi heyetine tevdi edilerek alınan raporda meydana gelen hasar ile kazanın uyumlu olduğu belirtilerek, hasar bedelinin 6.442,45 Euro olarak hesaplandığı, alınan bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette bulunduğu, öte yandan mahkemece 2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta  Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Eldeki davada davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirasının (davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi yerinde olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazları isabetli değildir. <br>\tDavacının istinaf itirazlarının incelenmesinde; ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup, yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 21.10.2019 tarih ve  2017/1822 E.- 2019/9723 K. sayılı ilamı) İlk derece mahkemesince ekspertiz ücretinin karar tarihindeki döviz kuru karşılığının  yargılama giderleri içerisinde hüküm altına alınması doğru olup, öte yandan dava vekili lehine dava tarihindeki kur değeri üzerinden A.A.Ü.T. hükümleri uyarınca takdir edilen 17.900 TL vekalet ücreti de isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir. <br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı vekilinin ve davalılardan ... vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekili ve davalı davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 2.782,87 TL'den peşin alınan 698,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.084,37 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı  ve davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee3cfc7fa5495cdc","SID":"b1a2ae305a881da6"}}