{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/894 Esas - 2024/615<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN <br>\tT.C.<br>\t...<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/894 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/615<br><br><br><br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/08/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 05/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 03/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.07.2019 tarihinde ... ... ... ... ... ...  cevap verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00.-TL geçici işgöremezlik, 100,00.-TL sürekli işgöremezlik ve 100,00.-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 3009,00.-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazadaki asli ve tek kusurlunun davacı olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik zararı ile ilgili olarak müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sınırlı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER:<br>... ... ...  soruşturma nolu dosyası, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, SGK kayıtları, hastane kayıtları, ATK raporları,  bilirkişi raporları, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE:<br>Davanın, trafik kazasından kaynaklanan sürekli, geçici ve bakıcı gideri maddi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, 01/07/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında  dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki  06 BIP 744 plaka sayılı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralanmasına neden olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; oluşan kazada tarafların kusur durumu, kaza nedeniyle davacının yaralanıp yaralanmadığı,  illiyet bağı bulunup bulunmadığı, yaralanması durumunda davacının sürekli ve geçici maluliyetinin oluşup oluşmadığı, bakıcı yardımına ihtiyaç duyup duymadığı, davacının geliri, öte yandan soruşturma dosyasında kaza tespit tutanağı esas alınarak araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, davacının itirazı üzerine dosyanın Sulh Ceza Mahkemesine gönderildiği ancak henüz takipsizlik kararına itiraz bakımından karar verilmediği, buna göre  oluşan kaza bakımından aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır.<br>Mahkememiz tarafından verilen 21/12/2021 tarih 2020/376 Esas 2021/843 Karar sayılı karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, kararı inceleyen ... BAM 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/1417 E. 2023/1501 K. Sayılı kararı ile;... \" İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranını ve raporu kabul etmediklerini, kazanın meydana geldiği yerin yolcuların otobüse inip bindiği bir mahal olduğunu, mahkeme dosyasına kazandırılan kusur bilirkişi raporunda oransal (yüzdelik) kusur tespiti yapılmadığını, mahkeme tarafından itirazları reddedilerek kusur oranlarının mahkemece belirlenmesinin doğru olmadığını, %100 kusura göre yapılan hesap kapsamında davayı ıslah etmeleri nedeniyle ret vekalet ücreti verilmesinin de doğru olmadığını belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; kusur raporunun yetersiz olduğunu, mahkeme tarafından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi heyeti marifetiyle ifade tutanakları, ceza dosyası vb. belgeler üzerinde detaylı inceleme yapılarak kusur tespitinin yapılması gerektiğini, hükme esas maluliyet raporunu kabul etmediklerini, ATK 3. İhtisas kurulundan rapor alınması gerektiğini, bu eksiklikler tamamlanarak yeniden aktüerya raporu alınması gerektiğini, geçici işgöremezlik zararından sorumlu olmadıklarını belirterek istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tahsili istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; mahkemece dava konusu olayda kusur durumunun belirlenmesi için bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunun içeriğinden her iki tarafın da eyleminin kazada etken olduğunun belirtildiği ancak oranlama yapılmadığı, kaza tutanağı içeriğinden dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının asli ve tam kusurlu  olduğu, sürücünün kural ihlalinin bulunmadığı tespitinin yapıldığı ve olayla ilgili hazırlık soruşturmasının da (ayrı bir kusur raporu alınmaksızın kaza tutanağındaki tespit esas alınarak) müştekinin (davacı) tam kusurlu olması nedeniyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı ile sonuçlandığı görülmüştür.<br>\t6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde; \"Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun... ... ...  Karar sayılı ilamında; \"Müzakereler sırasında; tüm konuşmacılar hâkimin bilirkişi raporu ile bağlı olmadığını dile getirmişlerdir. Bu husus çok doğrudur. Ancak, hâkim kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamaz. Özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisi ile kusur belirleyemez. Bu görüşü Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... ... ... sayılı kararları da doğrulamaktadır.<br>\tHâkim özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde şahsi bilgisi ile kusur belirlemesi yapamayacağına göre, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırması gerekecektir. Bu görüş de ... ... ...  sayılı kararlarında  vurgulanmıştır.<br>\tTatbikat ceza davasındaki kusurun hukuk hâkimini bağlamayacağını, hukuk hâkiminin yeniden kusur incelemesi yaptırması gerektiğini içtihat ettiğine ve bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini vurguladığına göre, somut olayda Özel Dairenin hâkimin bilirkişi heyeti yerine geçip kusur belirlemesi yapması gerektiğini ileri sürmesini benimsemek mümkün değildir.<br>\tBilirkişi müessesi tenkit edilebilir. Verdikleri raporlar hukuki çerçevede yok sayılabilir. Ama o müessese kaldığı sürece yeniden rapor alınmasını gerektiren durumlarda, başka bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılabilir. Yoksa hâkim bilirkişi heyeti yerine geçirilemez. Özel ve teknik bilgiyi gerektiren durumlarda da şahsi bilgisine göre kusur belirlemesi sonucu karar vermesi istenilemez. Şimdiye kadarda hukuk dairelerinin tümü bilirkişi incelemesi yapılmasını icap ettiren hallerde bilirkişiden rapor alınmasının şart olduğunu içtihat etmişlerdir.\" gerekçesi ile yerel mahkemenin direnme kararı onanmıştır.<br>\tSomut olayda, mahkemece kusur oranı yönünden vicdani kanaate göre bir değerlendirme yapılmıştır. İddia edilen kazada kusur durumu teknik bilgi ve incelemeyi gerektirmektedir. Alınan rapordaki verileri kullanarak kusur oranı belirlemek hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir haldir. O halde; mahkemece ek rapor ya da gerekirse başka heyetten tarafların kusur oranlarını da gösterir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlara uyulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile, tarafların itirazları ve dosya kapsamındaki kusur raporları da incelenerek ayrıntılı ve denetime elverişli ve  kusur oranlarını da belirtir şekilde kusur raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın belirtilen gerekçeyle yerel mahkemesine gönderilmesine, kaldırma ve gönderme sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf talebinin ayrı ayrı HMK.nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile, ... ... ... ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tYukarıda açıklandığı üzere tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma ve gönderme sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,\" şeklinde karar verilmesi üzerine dosyanın yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.<br>\t... BAM 35. Hukuk Dairesi'nin  kararı üzerine,  dosya... ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek tarafların kusur oranının oransal olarak olarak belirlenmesi hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 07/05/2024 tarihli kusur raporunda \"...A-) Sürücü ...'ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, B-) Davacı yaya .... ... ... 'ın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu\" şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. <br> \tDosya bu kez, güncel verilerek dikkate alınmak,  daha önce alınan maluliyet raporu, İstanbul ATK'dan alınan kusur raporu ve davacının gelir durumu dikkate alınmak ve varsa geçici - sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri hususunda ek rapor alınmak üzere aktüer bilirkişi ... ... ... 'a tevdi edilmiş, alınan 18/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; \"... SONUÇ *Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmakla birlikte rapor içeriğinde detaylı olarak açıklandığı üzere; 01.07.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle; geçici işgöremezlik süresi 4 ay ve sürekli maluliyet oranı % 10 olarak tespit edilen davacı için  ara kararı uyarınca güncel verilere göre hesaplama yapıldığında; - Geçici işgöremezlikten doğan zararının 6.871,06.-TL olarak hesaplandığı, - Sürekli işgöremezlikten doğan toplam zararının 756.321,94.-TL olarak hesaplandığı, - Bakıcı giderinin 2.174,64.-TL olarak hesaplandığı,  - Poliçe teminat limitinin kaza tarihi itibarıyla sakatlık teminatı ve tedavi giderleri teminatı için ayrı ayrı olmak üzere 360.000,00.-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğu,  Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 09.11.2021 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; davacı için talep edilen sürekli işgöremezlik tazminatının -100,00.-TL'den  152.483,54.-TL'ye, geçici işgöremezlik tazminatının 100,00.-TL'den 8.185,22.-TL'ye, bakıcı giderinin 100,00.-TL'den 2.458,40.-TL'ye yükseltilmiş olduğu\" hususlarında rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. <br>\tDavacı vekili tarafından sunulan 09.11.2021 tarihli talep arttırım dilekçesi ile  sürekli iş göremezlik tazminat talebini 152.583,54 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminat talebini 8.285,28 TL'ye, bakıcı gideri tazminat talebini 2.558,40 TL'ye çıkarmış olduğu, 03.10.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de sürekli iş göremezlik tazminat talebini 390.000,00 TL'ye çıkarmış olduğu görülmektedir. <br>\tKazalı 06 BIP 744 plaka sayılı araca ilişkin olup davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS(trafik sigortası) incelendiğinde; 31.01.2019-31.01.2020 tarihleri arasını kapsadığı, kaza tarihi olan 01.07.2019 itibariyle poliçe limitinin 390.000,00 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle geçerli poliçenin bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Buna göre somut olay değerlendirildiğinde; olay tarihi olan 01.07.2019 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olup, davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olan 06BIP744 plaka sayılı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Maddesi hükümlerine göre belirsiz alacak olarak 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep ettiği, alınan maluliyet raporu ile kaza nedeniyle davacının engel oranının %10 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin bir ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin meydana gelen çoklu kırıkları nedeniyle 4 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, alınan kusur raporu ile davacının oluşan kazada %15 kusurunun olduğunun belirlendiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporları, mahkememizce verilen 21/12/2021 tarihli karar, ... ... ... ... Dairesi'nin yukarıda belirtilen kararı, bu karardan sonra alınan kusur raporu, bilirkişi raporu, davacı tarafın talep arttırım dilekçesi ile ıslah dilekçesi dikkate alındığında;  davacı tarafın ZMMS sigorta poliçesine istinaden davalı sigorta şirketinden 390.000,00‬-TL sürekli iş göremezlik tazminatı,  ‭4.142,64‬-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.174,64-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 396.317,28-TL maddi tazminat alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabülüne, kısmen de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; <br>1-Davanın kısmen KABULÜ ile;  ‭390.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı,  ‭4.142,64‬-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.174,64-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 396.317,28‬-TL maddi tazminatın 03/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taraftan  alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 27.072,43 TL harçtan peşin alınan 1.423,4‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.649,03‬-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 1.423,4‬0 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 63.410,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 4.526,4‬0 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan 2.221,7‬0 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 2.196,61 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalı tarafından yapılan 80,00 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 0,90 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, <br>9-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve  iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KISMEN KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle 1.305,10 TL  DAVALIDAN, bakiye  14,9‬0-TL'sinin ise DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,     <br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/11/2024<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02c097f52c25b82d","SID":"e627402d57f216ab"}}