{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1590 <br>KARAR NO\t\t: 2025/130<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.07.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/298 Esas 2024/535 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 04.04.2024<br>KARAR TARİHİ\t: 29.01.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29.01.2025<br><br>\tİzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.07.2024 tarih 2024/298 Esas 2024/535 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 28.08.2017 tarihinde müvekkilinin kullanmakta olduğu tescilsiz motosiklet ile seyir halindeyken davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, dava dışı ...'un sürücüsü olduğu ... plakalı aracın kontrolsüz bir şekilde tali yoldan ana yola girmesi sonucunda gerçekleşen kaza nedeniyle yaralandığını, dava dışı ... hakkında Eşme Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/394 Esas, 2018/355 Karar sayılı dosyasında mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkilinin uğradığı işgücü kaybından doğan maddi ve manevi zararlarının tazmini için davalı sigorta şirketi ile dava dışı ... aleyhine İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/656 E. sayılı dosyasında tazminat davası açıldığını, harca esas değer bakımından geçici iş göremezlik zararı için 500,00 TL, kalıcı iş göremezlik zararı için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğini, yargılama sonucunda mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın müvekkili ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf edildiğini, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2023 tarih ve 2020/1089 Esas 2023/403 Karar sayılı ilamıyla usulden bozularak dosyanın geri çevrildiğini ve yeniden yargılama yapılmak üzere aynı mahkemenin 2023/242 E. sırasına kaydedildiğini, kaldırma kararı doğrultusunda aktüerya bilirkişisinden alınan raporda davacının %5 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, iyileşme süresinin 4 ay olduğu, geçici iş göremezlik tazminatının 5.756,66 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 155.326,77 TL olduğunun tespit edildiğini; mahkemece bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak “Davacının fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminata ilişkin davasının, talebiyle bağlı kalmak suretiyle 14.186,40 TL'nin sigorta şirketinin poliçe limiti aşılmamak kaydıyla (330.000,00) sigorta şirketine müracaat tarihi olan 22/10/2018 tarihinden itibaren, diğer davalı için ise kaza tarihi olan 28/08/2017 den itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle, 5.000,00 TL manevi tazminatının davalı ...tan kaza tarihi olan 28/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” şeklinde hüküm kurulduğunu, kararın taraflarca istinaf edilmediğini ve 17.01.2024 tarihinde kesinleştiğini, mahkeme kararında saklı tutulan (hüküm altına alınmayan) fazlaya ilişkin maddi tazminat alacağının tahsili için davalı ve dava dışı ... aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2023/16686 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı tarafından itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, icra takibine itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP\t: Davalı vekili, davacının aynı istemlerle İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde de belirsiz alacak davası açtığını, verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmeyerek kesinleştiğini, müvekkilinin işbu karar uyarınca İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2020/1455 Esas sayılı dosyasına 03.01.2024 tarihinde ödeme yaptığını ve dosyanın kapatıldığını, kesin hüküm nedeniyle ek dava açılamayacağını, davacının Karayolları Trafik Kanunu gereğince başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin işbu davayı açması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, HMK'nın 107. maddesinin 2. fıkrası ile \"karşı tarafın verdiği bilgi ve tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebinini artırabilir.\" hükmünün getirildiği, 7251 sayılı Kanunla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişiklik sonrasında 107. maddenin 2. fıkrasının “Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” şeklinde düzenlendiği; 107. maddede yapılan değişiklikler ile şartları mevcut olan belirsiz alacak davasında yapılan yargılama ile alacağın belirli hale gelmesi durumunda hâkimin geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için alacaklıya süre vermesi gerektiği, belirsiz alacak davası açan davacının, talep artırım yahut ıslah suretiyle neticei talebini artırabileceği, ayrıca belirsiz alacak davası türünde dava açılması durumunda alacağın tamamı dava konusu edildiğinden aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması halinde derdestlik dava şartının söz konusu olacağı; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/656 Esas 2020/41 Karar sayılı dosyasında davanın maddi ve manevi tazminat istemine dayalı olarak ve açıkça HMK 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği, aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması halinde derdestlik dava şartının söz konusu olacağı, ancak izmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/656 Esas 2020/41 Karar sayılı ilamının kesinleşmiş olduğu, kesin hüküm dava şartı bulunduğu gerekçesiyle davanın  HMK'nın 114/1-i ve  115/2 fıkrası uyarınca kesin hüküm dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.  <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davaya konu icra takibinin  İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/242 Esas sayılı dava dosyasındaki yargılamanın devam ettiği sırada açıldığını, icra takibine konu edilen alacağın ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2023 tarih ve 2020/1089 Esas 2023/403 Karar sayılı ilamı ile verilen kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporu ile hesaplanan ve fakat bozma öncesi talep artırım dilekçesinde talep edilmeyen bakiye maddi tazminat alacağına ilişkin olduğunu, ilk derece mahkemesinin usulden ret kararının davacının mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının da ihlali anlamına geldiğini, Anayasa Mahkemesinin 2020/21347 başvuru numaralı ... ve ... Başvurusu hakkında ihlal kararı verildiğini; istinaf incelemesinden sonra yapılan tahkikat neticesinde, asgari ücretin zamlanmasından kaynaklı olarak maddi tazminat tutarında önemli artış söz konusu olduğunu, istinaf öncesi dava değerini belirli hale getirmeleri nedeniyle bu kez en son alınan bilirkişi hesap raporunda belirtilen maddi tazminat miktarı gözetilerek, bakiye maddi tazminat alacaklarının tahsili için davalılar aleyhine ilamsız takip açıldığını, güncel içtihatlara göre belirsiz alacak davasında, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu belirtilmiş ise, açılan davanın kısmi dava olarak görülmesi gerektiğini; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2018/656 E. 2020/41 K. sayılı ilamı ile maddi tazminata yönelik fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verildiğini, işbu hükmün davalı tarafından istinaf konusu edilmeksizin kesinleştiğini, belirsiz alacak davasında bir kez de ıslah yoluna başvurma haklarının bulunduğunu, ıslah haklarının var olduğu bir davada, bakiye alacaklarının ıslah yolu ile değil de ilamsız takip yolu ile talep edilmesinde herhangi bir hukuki engel bulunmadığını, neticede, ıslah müessesinin de başlı başına bir dava olduğunu, konusu parayla ölçülebilen bir hakkın icra yoluyla talep edilmesinde hukuki bir sakınca bulunmadığını, davacının gerçekte maddi hukuka göre sahip olduğu hakkın bizzat yargı kararıyla ortadan kaldırılması sonucunun doğduğunu, müvekkilinin adil yargılanma hakkının bir uzantısı olan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle bakiye geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının karşı aracın işleteni/sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından  tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, kesin hüküm dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.  <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacının, 28.08.2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaralanması nedeniyle karşı aracın ZMMS sigortacısı ve sürücüsü aleyhine İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/656 E. sayılı dosyasında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemiyle dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 13.03.2023 tarih ve 2020/1089 Esas 2023/403 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince kaldırma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonucunda davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması ve dava değerini ıslah etmemesi nedeniyle davacının fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminata ilişkin davasının taleple bağlı kalınarak ilk karardaki tutar üzerinden kabulüne karar verildiği, bu kararın taraflarca istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır.  İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.01.2020 tarihli 2018/656 E. 2020/41 K. sayılı ilk karara karşı davacı tarafından sadece manevi tazminat ve vekalet ücreti yönünden istinaf kanun yoluna başvurulduğu, maddi tazminat yönünden istinaf sebebi ileri sürülmediği anlaşılmakla, 14.186,40 TL maddi tazminat yönünden davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Usulü kazanılmış hakkın varlığı halinde mahkemece usulü kazanılmış hakkı olan taraf aleyhine artık daha fazla miktarda tazminata karar verilemez. (Yargıtay 4. HD 30.10.2023 tarihli 2021/21562 E. 2023/11475 K. sayılı ilamı) <br>\tDavacı tarafça, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda verilen 08.11.2023 tarihli 2023/242 E. 2023/901 K. sayılı kararında saklı tutulan fazlaya ilişkin maddi tazminat tutarı yönünden başlatılan icra takibine davalı tarafın vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davayı açmış olup, ilk derece mahkemesince az yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davasını ıslah etmediğinden/belirli hale getirmediğinden bahisle, kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. <br>\tYukarıda açıklanan gerekçelerle, talebin ve istinaf sebeplerinin niteliğine göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, hükmün gerekçesi düzeltilerek davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.07.2024 tarih 2024/298 E. - 2024/535 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.324,59 TL'nin mahsubu ile bakiye fazla yatan 709,19 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>\tDavalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdiren 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,\t<br>\t3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 185,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.354,4‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 29.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1723db540802d9a","SID":"83a8428f021451ea"}}