{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1550 <br>KARAR NO: 2025/44<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/03/2021<br>NUMARASI: 2018/589 Esas -  2021/281 Karar<br>DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği.<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  sigorta aracılık hizmetleri veren müvekkili ile davalı şirket arasında 07/05/2011 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşme çerçevesinde ve sözleşmeye uygun olarak faaliyet göstererek binlerce poliçe düzenlediğini, davalı şirket tarafından Beykoz ...Noterliği'nin 8 Temmuz 2016 tarihli, ... yevmiye nolu sözleşmenin tek taraflı olarak feshedileceğine dair ihtarname gönderildiğini, daha sonra Beykoz ... Noterliğinin 9 Kasım 2016 tarih .. yevmiye nolu işlemi ile onaylanan fesihname düzenlerek 04/10/2016 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini ve müvekkiline verilen vekaletnamenin de iptal edildiğini, dava konusu acentelik sözleşmesinin feshedilmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bu nedenlerle müvekili şirkete 50.000,00 TL denkleştirme tazminatı ödenmesine, ödenecek tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin olağan fesih hakkını kullanmış olup davacı tarafın portföy tazminatı talep hakkının olmadığını,acentelik sözleşmesinin müvekkili şirket ve davacı acente kayıtları incelendiğinde, portföyden herhangi bir poliçenin müvekili tarafından yenilenerek önemli bir menfaat elde edildiği yönünde bir bulguya rastlanılmadığının tespit edildiğini, davacı tarafından iddia edilen hususlar ispatlanamadığından, fesih işlemi haklı olmasa dahi davacının işlemleri ile müvekkili şirketin önemli menfaat elde etmediğinin sabit olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda denkleştirme tazminatı tutarı 124.340,00-TL olarak hesaplanmış iken, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda denkleştirme tazminatı tutarı 118.895,52-TL olarak hesaplanmıştır. Davacı vekili iki rapor arasındaki bedel yönünden çelişkinin giderilmesini istemişse de Mahkememizce yapılan incelemede; Talimat Mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi raporunda ticari ilişkinin 2011-2016 yılları arasında (60 ay) hesaplama yapılmış, denkleştirme tazminatı tutarı 124.340,00-TL olduğu belirlenmiş, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ticari ilişkinin son 5 dönemi esas alınarak 2012-2016 yılları arasında (58 ay) hesaplama yapılmış, denkleştirme tazminatı tutarı 118.895,52-TL olduğu belirlenmiş, Her iki rapor arasındaki bedel farklılığının esas alınan yıllar ve süreden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. TTK'nın 122.maddesine göre son 5 yıllık faaliyetin dikkate alınması gerektiğinden fesih tarihi olan 04/10/2016 tarihi dikkate alındığında son 5 yıl olarak 2012-2016 tarihlerinin dikkate alınması gerekmekte olup, fesih 2016 yılının 10.ayında yapıldığından bu  5yıllık dönem 60 aya değil 58 aya tekabül etmektedir. Bu husus göz önünde bulundurulduğunda ikinci raporu hazırlayan heyetten alınan raporun kanaat verici nitelikte olduğu değerlendirilmiş,  yeni bir heyetten yeniden rapor alınmasına veya ikinci raporu sunan heyetten ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir. İkinci bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilerek davacının davalıdan 118.895,52-TL denkleştirme tazminatı tutarında alacaklı olduğu belirlenmiş olup, davacı tarafça 10/03/2021 tarihinde talep artırım/ıslah yapılarak dava değeri 118.895,52TL'ye çıkarıldığından davanın KABULÜNE karar vermek gerekmiştir. Ayrıca  6100 sayılı HMK'nun 331/2. maddesi \"Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise, talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderleri ödemeye mahkum eder\" hükmünü içermektedir. Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1225 esas 2018/208 karar sayılı yetkisizlik kararı gereğince de HMK'nun 331/2. maddesi gözetilerek, kendisini bir vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık yasal süre içerisinde ikame edilmediğini ve  reddi gerektiğini, savunmaları dikkate alınmaksızın dosyanın ikinci defa bilirkişiye tevdi edilmesine itiraz ettiklerini, cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde belirtmiş oldukları savunmaların  yerel mahkemece irdelenmediğini, dosyada bulunan her iki bilirkişi raporununda denetime elverişli olmadığını, öncelikle portföy tazminatı şartlarının somut olayda mevcut olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, itirazları değerlendirilmeksizin dosyanın karara bağlanmasının adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının ihalali niteliğinde olduğunu, Portföy tazminatı talep edilebilmesi için hem Türk Ticaret Kanunu hem de Sigortacılık Kanununun 122. Maddesinde yer alan şartların bir arada bulunması gerektiğini, bu takdirde davalı şirketin önemli menfaat elde etmesinin yanı sıra davacının hakkaniyet gereği tazminata hak kazanmış olması gerektiğini,  somut olayda, davacının, fesih tarihinden önceki 1 yıl içerisinde 1637 adet poliçe düzenlediğini,  bu poliçelerden yalnızca 131 tanesinin yenilendiğini,  davacının diğer acentelerle de çalışmakta olduğunu, davalı şirkete portföy kazandırdığı kabulünün imkan dahilinde olmadığını, davacının yalnızca davalı şirket ile çalışıp çalışmadığının itilafın çözümlenmesinde önem arz ettiğini, zira, davacının müşterilerini istediği sigorta şirketine yönlendirebilmekte olduğunu, davacının talep hakkı olduğunun ikrarı anlamına gelmemekle birlikte, kanuna aykırı fahiş tazminat tespitine itiraz etiklerini, davacının portföy tazminatı talep hakkı olmamakla birlikte, işbu hakka sahip olduğu kabul edilse dahi, hakkaniyet gereği tespit edilen en yüksek tazminat tutarından indirim yapılması gerektiği kanaatinde olduklarını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini  talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, acentelik sözleşmenin feshi nedeniyle denkleştirme (portföy) tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Taraflar arasında 07/05/2011 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığı, ticari ilişkinin 2016 yılına kadar devam ettiği, davalı tarafça Beykoz  ... Noterliğinin 08/07/2016 tarih ... numaralı ihtarnamesi ile poliçe üretimini böyük bölümünün trafik poliçelerinden oluştuğu ve tekink zarar kaydedildiği, sözleşmenin süresi başlıklı \"..taraflardan her bir 3 ay evvel noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü bir mektup ile feshi ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir\" maddesi doğrultusunda 30/09/2016 tarihi itibarıyla resen fesih edileceğini ihtar ve ihbar ederiz.\" şeklinde ihtarnameyi davacıya gönderdiği, ayrıca sözleşmenin 04/10/2016 tarihi itibarı ile feshedildiğine dair fesihnamenin beykoz ... Noterliğeniin 09/11/2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile davacıya gönderildiği  bu haliyle sözleşmenin davalı  tarafça feshedildiği anlaşılmaktadır.  Portföy tazminatı hukukumuzda ilk kez 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK 122. maddesinde düzenlenmiş olmakla birlikte bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce 6762 sayılı eski TTK'nın yürürlükte olduğu dönemde de, doktrinde çoğunlukla kabul edildiği gibi yerleşik yargı kararları ile uygulama alanı bulmaktaydı.  Öte yandan 6102 sayılı TTK'nın Uygulanma Usulüne ilişkin 6103 sayılı yasanın 2/c maddesine göre,Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır. Aynı yasanın 4. maddesi uyarınca, eski hukuk yürürlükte iken gerçekleşmiş olup da, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte henüz herhangi bir hak doğurmamış olaylara Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır. Somut olayda, davalının fesih ihtarının 2016 tarihinde sonuç doğurduğunun kabul edilmesine göre, sözleşmenin sona ermesine bağlı olarak talep edilebilecek portföy tazminatı isteme koşulları ve miktarının tespitinde yeni kanun hükümlerinin uygulama alanı bulacağı  anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, portföy tazminatı, acentenin, sözleşmenin devamı süresince ticari faaliyetleri sonucu bir müşteri çevresi oluşturmuş veya genişletmişse, sözleşmenin feshinden sonra vekil edenin bu müşteri çevresinden yararlanmasının söz konusu olduğu hallerde vekil edenden talep edilebilecek bir tazminat türü olup, 6102 sayılı TTK 122. maddesinde düzenlenmiştir. TTK 122/5 maddesi uyarınca; potföy tazminatı hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanacaktır. Portföy tazminatı istenebilmesi için maddede aranan tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Sözleşmenin sona ermesi yeterli olup, hangi sebeple sona erdiğinin bir önemi yoktur. Sözleşme; sürenin son bulması, iflas, ölüm, kısıtlama veya feshi ihbarla sona ermiş olabilir. (Sabih ARKAN, Ticari İşletme, 2015, s.228 ) Bu noktada önemli olan, sözleşmenin sona ermesinde acentenin (tek satıcının) kusurlu bir davranışının olmamasıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2015/13003 E- 2017/1215 K sayılı 1.3.2017 tarihli kararı) Başka bir anlatımla, acentenin (tek satıcının) kusuru olmaksızın sözleşmenin her hangi bir şekilde sona ermesi durumunda talep edilebilecektir. Dava konusu olayda, fesih tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK.nın 122. maddesi uyarınca, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğine göre, sözleşmenin davacının bir kusuru olmaksızın davalı tarafından sona erdirilmesi ve  diğer koşulların da bulunması kaydıyla denkleştirmeye ilişkin bu tazminat davacı tarafından talep edebilecektir.Acentenin portföy tazminatı talep edebilmesi için dört koşulun gerçekleşmesi gerekir: 1-Acentelik sözleşmesinin denkleştirme talep edecek şekilde sona ermiş olması, 2-Acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra müvekkilin, acentenin çabasıyla oluşturulan yeni müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam etmesi, 3-Sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle acentenin, müvekkiline devrettiği yeni müşteri çevresinden gelir elde etme imkanını kaybetmiş olması, 4-Acenteye denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun (hakkaniyetin bir gereği) olması ( Özge Ayan, Acentenin Denkleştirme Talep Hakkı, Seçkin Yayınları, Ankara 2008, s. 146 vd; Arslan Kaya, Ticaret Kanunu Şerhi- Birinci Kitap Ticari İşletme- Yedinci Kısım-Acentelik, 2. Basım, İstanbul 2016, s.247 vd). Mahkemece öncelikle bu dört koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmelidir. Bundan sonra, koşulları varsa, alacağın hesaplanmasına geçilmelidir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.  Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Dosyada toplanan deliller, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucu sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği, sözleşmenin feshinin haklı oluğu husussun davalı tarafça ispatlanmadığı anlaşılmaktadır. Davacının portföy tazminatına hak kazanabilmesi için sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedilmiş olması tek başına yeterli değildir. Ayrıca  müvekkilin acentenin kazandırdığı yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da \"önemli menfaatler\" elde etmesi,  acentenin ücret kaybına uğraması ve denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olması gerekmektedir. Bu şartların tümünün birlikte bulunması gerekir. Bu kapsamda yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Dosyaya kazandırılan 18/10/2019 tarihli hükme esas alınan raporda ve talimat ile alınan raporda davalı müvekkil sigorta şirketinin davacı acentenin kazandırdığı yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da \"önemli menfaatler\" elde ettiğine dair herhangi bir belirleme yoktur. Hükme esas alınan raporda davacının son 5 yılda elde ettiği komisyon esas alınarak ve ortalaması alınarak TTK 122/2 maddesi gereği  ödenebilecek tazminatın üst limiti belirlenmiştir.  Davacı tarafça dosyaya sunulan \"fesih tarihi itibarıyla  acentenin portföyünden tanzim edilmiş poliçelerden, doğrudan veya başka acente üzerinden yanilenenlere ilişkin veriler\" başlıklı listede 04/01/2017 ile 29/06/2017 tarihleri arasında yenilenen poliçelerden davalı şirketin 82.641 TL prim elde ettiği ve buna karşılık 10.592 TL komisyon ödediği anlaşılmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 122/1 maddesi ve Sigortacılık Kanunu 23/16 maddelerinde yer alan \"sigorta şirketinin acentenin portföyünden önemli menfaatler elde etmesi\" kriterinin yenilenen poliçelerin brüt prim tutarları ile sözleşme devam ediyor olsa idi davacıya tahakkuk edecek komisyon miktarı birlikte değerlendirildiğinde kanıtlanamamış olmakla ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararda isabet yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece eldeki davanın kabulüne  karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın reddine  dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın REDDİNE , 2-Davacı tarafından başvuru sırasında ve ıslah aşamasında peşin olarak yatırılan 2.030,44‬ TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile fazlaya dair 1.415,04‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taratça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca  30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi  ve  Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine,7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı vekilince istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10- TL posta  gideri 31,50 TL olmak üzere toplam 193,6‬0  TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"610ec452e7163b74","SID":"68346f7b3b161b20"}}